DOKUZ8 EKOLOJİ-ÇEVRE

Carbon Tracker’den rapor: AB’nin her 5 kömürlü termik santralinden 4’ü kâr getirmiyor

Finansal düşünce kuruluşu Carbon Tracker, kömürlü termik santrallara dair “Apocolypse Now” başlıklı rapor yayımladı. Hazırlanan bu raporda, AB ülkelerindeki her beş kömür santralinden dördünün kar etmediği ve kömür yakıtlı elektrik santrallerinin ise bu yıl 6,6 milyar euro kaybedebileceği kaydedildi.

Sanayinin yüksek teşvikler olmadan, maliyeti giderek düşen rüzgar ve güneş enerjisi ile geçici olarak ucuzlayan doğalgaz gücünün yarattığı uzun süreli rekabete dayanamayacağı belirtilen raporda, yatırımcılar ve politika yapıcıları kömür kullanımının 2030 yılına kadar tamamen durdurulmasına yönelik hazırlık yapılmaları konusunda uyarılıyor. Raporda ayrıca hükümetlerin, uzun vadede kömürü desteklemeyi tercih etmeleri durumunda, zorlu sorunlarla karşılaşacağı vurgulanarak,  maliyetleri işletmelere yüklemek ve hissedar değerini yok etmek; maliyetleri tüketicilere yüklemek ve faturaların yükselmesine neden olmak; ya da maliyetleri borç veya vergilerle karşılamak gibi seçeneklerden birini seçmek zorunda kalacağı ifade ediliyor.

Aktif varlık odaklı finansal modeller kullanarak AB içerisindeki her kömür santralının işletim ekonomisini ve 2019’da karşı karşıya kaldıkları kayıpları inceleyen Carbon Tracker, aşağıdaki bulgulara ulaştı:

  • Almanya’nın linyit ve taş kömürü santralleri 9 milyar euro kaybedebilir. Buna rağmen, ülkenin kömür komisyonu kömür kullanımının aşamalı olarak durdurulması için son tarih olarak ancak 2038 yılını önerdi.
  • Kömür kullanımını aşamalı olarak durdurmak için henüz bir tarih belirlememiş olan İspanya ve Çekya sırasıyla 992 milyon euro ve 899 milyon euro zararla karşı karşıya. Kömürün devre dışı bırakılması için son tarih olarak 2025 yılını belirleyen Birleşik Krallık’ta ise geriye kalan kömür santralleri 732 milyon euro kayba uğrayacak.
  • Almanya’daki RWE en büyük zararla karşı karşıya bulunan şirket olarak 975 milyon euro kaybedebilir. Bu miktar işletmenin piyasa değerinin %6’sına tekabül ediyor. Aktif varlıkları esas olarak Almanya ve Çekya’da bulunan EPH ise, 613 milyon euro, Yunanistan’da bulunan PPC ise 596 milyon euro kayıp yaşayabilir.

Carbon Tracker’ın Enerji & İşletmeler Bölümü Başkanı ve söz konusu raporun yazarlarından birisi olan Matt Gray ise konuyla alakalı yaptığı açıklamada, “AB’nin kömür üreticileri nakit para kaybediyorlar, çünkü giderek ucuzlayan yenilenebilir enerjiler ve doğalgaz gücü ile rekabet edemiyorlar ve bu durum daha da kötüleşecek. Karar vericiler ve yatırımcılar en geç 2030 yılına kadar kömür kullanımını tamamen durdurmaya yönelik hazırlık yapmalılar” dedi.

TERMİK SANTRALLERİN YÜZDE 79’U ZARAR EDİYOR 

Taş kömürü üretimi 2018 yılından bu yana %39 oranında azalan AB’de bu durum, “aşırı düşük kullanım oranlarına” sebep oldu. Diğer yandan, linyit üretiminin  yüzde 20 oranında düştüğü AB’de, Carbon Tracker’ın hesaplamalarına göre; toplam linyit üretiminin %84’ü ile taş kömürü üretiminin %76’sı kâr getirmeyen durumda ve bu sektörler 2019 yılında sırasıyla 3,54 milyar euro ve 3,03 milyar euro zararla karşı karşıya. Ayrıca, AB genelindeki kömür santrallerinin %79’u zarar ederek faaliyetini sürdürüyor.

KAZAN-KAZAN DURUMU ORTAYA ÇIKABİLİR

Hükümetlerin ve yatırımcıların, kömürü herkesin yararına olacak yöntemlerle devre dışı bırakmaya yönelik planlama yapmaya ağırlık vermesi gerektiğini vurgulayan Carbon Tracker, raporda bunun hızlı ve düşük maliyetli bir şekilde yapılabileceğini ifade ediyor. Carbon Tracker, hükümetlerin işletmelere göre daha düşük maliyetle borçlanabilecekleri gerçeğinden hareketle, finansal açıdan sürdürülebilir bir çözüm ortaya koyuyor. Cabon Tracker’in raporunda sunduğu çözüm çerçevesinde, hükümetlerin işletmelere sağladığı kredi ile,  yenilenebilir enerji tesisleri kurmaları ve sonrasında enerji satışından elde ettikleri gelirle krediyi geri ödemeleri koşuluyla, kömür gücü santrallarının kapanmasını finanse etmek için kullanılması öngörülüyor.Buna göre işletmeler, yenilenebilir enerji tesislerinin kurulması için yerel iş gücünü istihdam edebilir ve kârlarının bir bölümünü toplumların kömür kullanımından uzaklaşmalarına yardımcı olmak amacıyla kullanabilirler. Gray ise konuya dair yaptığı açıklamada, “Kömürden kurtulmak ucuza mâl edilebilir; hükümetlerin ve yatırımcıların yerel toplumlarla çalışması koşuluyla hem tüketiciler hem de hissedarlar açısından bir kazan-kazan durumu yaratılabilir” dedi.