DOKUZ8 TOPLUMSAL CİNSİYET

Ceren Damar’ın katili tarafından şikayet edilen avukatlar konuştu: “Bize karşı olan şikayeti şeref madalyası olarak taşıyoruz”

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in katili Hasan İsmail Hikmet, 26 avukat hakkında suç duyurusunda bulundu. Konuya ilişkin konuşan ve hakkında suç duyurusunda bulunulan Avukat Doğan Erkan, “Vahit Bıçak’ın paylaşımları kadın cinayetlerini meşrulaştırır ve kadın cinayetlerini örgütler” dedi. Avukat Ceren Kalay Eken ise “Bize karşı olan şikayeti şeref madalyası olarak taşıyoruz” diye konuştu.

Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in Çankaya Üniversitesi’nde öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından katledilmesine ilişkin davanın ikinci duruşması, 29 Kasım’da Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. Duruşmanın ardından hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen sanık Hikmet’in, 26 avukat hakkında duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı. Hikmet, avukatlar hakkında adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, suç uydurma ve iftira gibi suçlardan soruşturma başlatılmasını talep eden bir dilekçe hazırladı. Hikmet, olayın kadın cinayeti olmadığını ancak kamuoyuna kadın cinayeti gibi sunulduğunu savunurken, avukatlar hakkında kamu davası açılmasını da talep etti.

Haklarında sanık tarafından suç duyurusu bulunan avukatlar Doğan Erkan, Ebru Beşe, Zeynep Tepegöz, Ceren Kalay Eken ve Stajyer Avukat Gökberk Çınar dokuz8HABER’e konuştu. Dilekçenin muhtemelen Vahit Bıçak tarafından yazılmış olduğunu ifade eden Avukat Doğan Erkan, “Biz hadi kadınları öldürün, meşru müdafaa olur deme eğilimini kabul etmedik ve bunu şikayet ettik” dedi. Avukat Zeynep Tepegöz ise “Ceren Damar’ın katilinin avukatı, dosyayı kendi lehine çevirmek için bugüne kadar alışılagelmiş olan tavrın çok fazla dışına çıktı” diye konuştu. Avukat Vahit Bıçak’ın Ceren Damar’ı bir cinsel saldırı suçunun faili gibi gösteren açıklamalarına değinen Avukat Ceren Kalay Eken ise “Ölmüş bir kadının arkasından sanığı savunmak için boşlukları doldurarak, olmayan bir hikaye yaratmak çirkinliği avukatlık ile alakalı bir şey değil, avukatların yaptığı şey ya da yapması gereken şey de bu değil” dedi. Stajyer Avukat Gökberk Çınar da, “Bu suç duyurusunu açıkça karar duruşmasını ve yargı sürecini gözlerden uzak, kimse bilmeden, kimseye söz söyletmeden ilerletme amacı güdülmekte hatta bu cinayetin bir cinsel saldırı neticesinde meşru müdafaa kapsamında olduğu, bir kadın cinayeti olmadığı tezini desteklemek amacıyla yaptığını düşünüyorum” diye konuştu.

Avukat Doğan Erkan
Avukat Doğan Erkan

Avukat Doğan Erken: “Biz hadi kadınları öldürün, meşru müdafaa olur deme eğilimini kabul etmedik ve bunu şikayet ettik.”

Dilekçenin muhtemelen Vahit Bıçak tarafından yazılmış olduğunu ifade eden Avukat Doğan Erkan “Vahit Bıçak çok kötü bir hukukçu, iddia dokunulmazlığı ve savunma dokunulmazlığı aynı maddede düzenlenmiş. Kendisi savunma dokunulmazlığı diye hukuk kategorisi dışında, hukuki prensipler dışında görüşler üretip bunları savunma dokunulmazlığı adı altında kamufle edebiliyor. Bizim de iddiamız Vahit Bıçak’ın avukatlık ilke ve kurallarını prensiplerini ve ahlakının dışına düştüğüydü” dedi. Bıçak’ı Baro Disiplin Kurulu’na şikayet etme nedenlerine değinen Erkan, “Twitter’da paylaştıkları nedeniyle şikayet ettik. Çünkü Vahit Bıçak, sözde sanık Hasan İsmail Hikmet’e Ceren Damar tarafından taciz uygulandığını ifade ediyor. Ayrıca bu sebeple de sanığın meşru müdafaa yaptığını savunuyor” diye konuştu. Bıçak’ın Twitter üzerinden yaptığı paylaşımların kadın cinayetlerini meşrulaştırmanın ötesinde onları yeniden örgütlediğine dikkat çeken Erkan, “Şöyle bir düşünce savunulamaz; meşru müdafaa planlı olarak yapılamaz, meşru müdafaa saldırıya uğradığın anda o andan kurtulabilecek oranda bir güç koyma eylem koyma halidir. Ancak Vahit Bıçak belli bir meşru müdafaa planlıyor ve bunu andan bağımsız uyguluyor. İstismara uygulayan bir kişi ne yapar? Gider ve adli makamlara şikayette bulunur, başvuruda bulunur vs. Ancak Bıçak, sanığın istismara uğradığını, sonrasında öldürdüğünü belirterek buna meşru müdafaa diyor. En tehlikelisi ise kadına şiddetin yerini değiştiriyor yani kaç tane örnek vardır ki kadın tarafından istismara maruz kalan erkek. Bu paylaşımların hepsi kadın cinayetlerini meşrulaştırır ve kadın cinayetlerini örgütler” dedi. Barolar Birliği Meslek Kuralları’na da değinen Erkan, “Bu kurallar yasa hükmündedir. Avukat bir defa bu hukuki bilgilere sahip olacak, hukuki bilgiyi özenle titizlikle araştıracak ve özel hayatında da buna uygun görüşler savunacak. Dolayısıyla biz hadi kadınları öldürün, meşru müdafaa olur deme eğilimini kabul etmedik ve bunu şikayet ettik” diye konuştu.

 “Avukatların ve baroların davaya müdahil olmasının önü açıldı.”

Sanık tarafından yapılan şikayetin beklenilenin tam tersi yönünde etki yarattığını kaydeden Erkan, “Hesapları yanlış işledi ve avukatların, baroların davaya müdahil olmasının önü açıldı. Açıkçası bu soruşturma talebinden hiçbir şey çıkmaz. Ama biz çok isteriz keşke bir dava açılsa da bunları anlatsak, bizim için hiçbir sakıncası yok. Ancak bizim Baro Disiplin Kurulu’na şikayet etmemiz bir savcılık dosyası olamaz. Korkutmaya mı çalışıyor, bilmiyorum. Ancak bizim korkmayacağımız kesin. Galiba Vahit Bıçak’ın kendisi korkuyor çünkü çünkü son duruşmaya katılmamış” dedi. Geçtiğimiz gün Yol Tv’ye telefon ile bağlanarak Ceren Damar’ın babası hakkında “Babası çocuğunun kanı üzerinden siyasi rant elde etmeye çalışıyor” diye konuşan Bıçak’ın sözlerine değinen Erkan, “Her şeyden önce bir vicdan gerekir böyle öldürülmüş bir kadının babasına böyle bir şey söylenebilir mi? Öncelikle buna hukuku geçtik vicdan elvermez” dedi.

Avukat Zeynep Tepegöz
Avukat Zeynep Tepegöz

Avukat Zeynep Tepegöz: “Ceren Damar’ın katilinin avukatı, dosyayı kendi lehine çevirmek için bugüne kadar alışılagelmiş olan tavrın çok fazla dışına çıktı.”

Sanık tarafından şikayette bulunulan avukatlardan olan Zeynep Tepegöz ise Ceren Damar davasında başından beri bu tür ithamlarla karşılaştıklarını ifade etti ve “Ceren Damar’ın katilinin avukatı, dosyayı kendi lehine çevirmek için gerçekten bugüne kadar alışılagelmiş olan tavrın çok fazla dışına çıktı. Çünkü biz kadın cinayeti dosyalarında genellikle erkeklerin, kadınların özel hayatları ya da belden aşağı diyebileceğimiz söylemlere başvurduklarını sıkça görüyorduk ama Vahit Bıçak fazlasıyla ileriye gitti. Vahit Bıçak bir ceza hukuku profesörü ve bir ceza hukuku profesörüne yakışmayacak bir savunma içerisinde” dedi. Hukukçu Dayanışması olarak savunma hakkının kutsallığı nedeniyle, savunmada sanık avukatı tarafından kullanılan argümanları şikayet etmediklerini belirten Tepegöz,  “Ama bir avukat olan Vahit Bıçak, meslek kurallarına uygun ve etik bir şekilde davranması gerekirken bu savunmayı çok daha ileriye taşıyıp Twitter’da ya da sosyal medya hesapları üzerinden bir ırza tecavüze karşı meşru müdafaa gibi söylemlerini kullandı. Ayrıca görevi başında katledilen bir kadının; bir evladın ailesini, yani birinin eşi, birinin çocuğu olduğunu düşünmeksizin onun özel hayatı hakkında çok çirkin ithamlarda bulundu. Aslında tamda mahkemede yaptığı savunma ile örtüşecek şekilde yazdığı yazılar nedeniyle, ve sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle şikayetçi olduk. Bizim şikayetimizin konusu tamamen meslek kurallarına etik şekilde davranmadığı için oldu. Türkiye Barolar Birliği meslek kurallarına, bir avukatın mesleğine yakışır şekilde yazı yazmaması ve hukuk dışı yorumlarda bulunması nedeniyle şikayet ettik” dedi. Dilekçenin incelendiğinde sanık tarafından yazılmadığının anlaşıldığını vurgulayan Tepegöz, “Başsavcılığın böyle bir dilekçeye itibar edeceğini düşünmüyorum ama beni korkutan ve üzen şey bir meslektaşımın bu türden şeylere başvururken bunu daha da ileri taşıyarak hala bu söylemlere devam edip erkek şiddetini arttıran çok eril ve çok kötü bir dil kullanmaya devam ediyor olması” dedi.

“Mustafa Damar bir baba olarak adil yargılanma hakkını kullanıyor ve bunun neticesinde de katilin hak ettiği cezayı en ağır şekilde alması için çabalıyor.”

Geçtiğimiz gün Yol Tv’ye telefon ile bağlanarak Ceren Damar’ın babası hakkında “Babası çocuğunun kanı üzerinden siyasi rant elde etmeye çalışıyor” diye konuşan Bıçak’ın sözleri hakkında konuşan Tepegöz, “Emine Bulut, Şule Çet gibi kadın cinayetlerine gösterdiği hassasiyet ile diğer duruşmalara da destek olmak maksadı ile katılmakta Mustafa Damar. Asla böyle bir siyasi tavrı yok. Bir baba olarak adil yargılanma hakkını kullanıyor ve bunun neticesinde de katilin hak ettiği cezayı en ağır şekilde alması için çabalıyor. Bunun dışında karşı tarafı incitecek, hakaret eden ya da tahrik eden her hangi bir söylemde bulunmamasına rağmen ölmüş bir kadının, ölmüş bir evladın arkasından bu tür tutum gösteren tam tersi katil ve katilin avukatlarıdır” dedi.

 

Avukat Ebru Beşe
Avukat Ebru Beşe

Avukat Ebru Beşe: “Bu basit bir cinayet dosyası olarak tanımlayıp geçemeyeceğimiz bir dosya ve toplumsal bir olay artık.”

Konuyla ilgili hakkında şikayet talebi bulunan avukatlardan Ebru Beşe ise duruşmasının hemen ertesinde sosyal medya paylaşımları nedeniyle Vahit Bıçak’ı şikayet ettiklerinin üzerinde durarak, “Bıçak, çok net yanlış intibalar bırakıp insanları öldürme eylemine teşvik edebilecek ifadeler paylaşmıştı sosyal medyada. Bizim şikayetimiz zaten buna ilişkindi. Avukatlık meslek etiği var ve biz buna aykırı davrandığını, sosyal medyada buna ilişkin yanlış bilgilendirmelerde bulunduğunu söylemiştik. Çünkü bu Bu basit bir cinayet dosyası olarak tanımlayıp geçemeyeceğimiz bir dosya ve toplumsal bir olay artık. Bu soruşturma talebinin ve şikayetin mesnedi olmadığını düşünüyorum” dedi.

Avukat Ceren Kalay Eken
Avukat Ceren Kalay Eken

Avukat Ceren Kalay Eken: “Bize karşı olan şikayeti de şeref madalyası olarak taşıyoruz”

Sanık tarafından şikayette bulunulan avukatlardan bir diğeri olan Ceren Kalay Eken ise sanık avukatının en iyi savunma saldırıdır şeklindeki bir düşünceye sahip olduğu için şikayette bulunduklarını belirterek, “Meslektaşlarımızı, meslek hukukuna ve meslek etiğine davet etmemizin bundan sonraki dosyalarda önüne geçmek adına yapıldığını düşünüyorum bu şikayetin. Çünkü biz görevimizi yaptık. Bir hukuk insanının belli sınırları var. O sınıra uymayarak onun dışına çıkarak hem maktulün ailesini hem de aslında avukatlık kurumunu zedelediğini düşünerek haklı bir şikayette bulunduk. Hem bundan rahatsız olduklarını hem de bu yolu daha sonraki dönemlerde kullanmamamız adına bize gözdağı vermeye çalıştıklarını düşünüyorum” dedi. Genelde avukatların kendi adlarıyla şikayet dilekçesi sunmadıklarını ifade eden Eken, “Sanık şikayet etmiş gibi görünüyor ama bunu sanığın yapmadığını meslektaşımız olan hem de profesör olan bir akademisyenin yaptığını biliyoruz. Bundan yana da kendisi ile aynı mesleği icra ediyor olmaktan da son derece rahatsızız. Özellikle kadın haklarında çalışan bir avukat olarak da çok rahatsızım” dedi. Kadını bu tarz öldürmeyle sonuçlanan dosyalarda genellikle kadının cinselliği, cinsel hayatı, cinsel kimliği üzerinden çirkin bir şekilde bel altı vurularak savunmalar yapıldığını kaydeden Eken, “Maalesef bizim sıkça rastladığımız durumlar bunlar. Ama Ceren Damar gibi bir dosyada yani bu kadar toplumun gözünün önünde olan bir dosyada açıkçası bu kadar fütursuzca beklemiyorduk. Ama karşımızdaki kitle de bizi şaşırtmadı çünkü hayata bakışları böyle” dedi. Savunma hakkının kutsal olduğuna değinen Eken, “Biz burada savunma sınırlarına aykırı olduğunu, etiğe aykırı olduğunu düşünüyoruz. Duruşmada ki hal ve tavırları hem ortamı gerici hem toplumda infial uyandırıcı ve rahatsız ediciydi. Dolayısıyla yerinde bir şikayette bulunduk. Bu bize karşı olan şikayeti de şeref madalyası olarak taşıyoruz” diye konuştu.

“Avukat olan kişi kafasından yeni bir senaryo yazmaz.”

Avukat Vahit Bıçak’ın Ceren Damar’ı bir cinsel saldırı suçunun faili gibi gösteren açıklamalarına değinen Eken, “Bir kadının çok zor bir şeydir zaten cinsel saldırı saldırganı olması ihtimali. Çok nadir rastlanan bir durumdur. Kaldı ki hani Ceren gibi son derece önemli bir mesleği icra eden bir kadın, bir akademisyen, bir hocanın bu tarz bir fiili olduğu iddiası çok rahatsız edici bir tavır. Kesinlikle bu tutum kadın cinayetlerini meşru kılıyor. Meşru müdafaa zaten öncelikle cana çok tehlikeli bir müdahale sırasında kurtulmak için yapılan öldürme fiilidir. Burada Ceren’in üzerinde hiçbir silah yok. Savunmaları çok acınası bir savunma ve hiç inandırıcı değil” dedi.  Bu davanın bir yanı ile de kadın cinayetlerinde kullanılan savunma  argümanlarının, bu tarz dosyalarda çok kullanıldığını da gözler önüne serdiğini ifade eden Eken, “Ölmüş bir kadının arkasından sanığı savunmak için boşlukları doldurarak, olmayan bir hikaye yaratmak çirkinliği avukatlık ile alakalı bir şey değil, avukatların yaptığı şey ya da yapması gereken şey de bu değil. Avukat olan kişi kafasından yeni bir senaryo yazamaz. Dosyada biz bunun olduğunu düşünüyoruz. Ancak bütün kanıtlar ortada, Ceren canavarca bir şekilde öldürülüyor” dedi. Ceren Damar’ın annesinin, babasının ve eşinin yanında böyle çirkince söylenen yalanların savunma olarak sunulmasının çok ahatsız olduğunu söyleyen Eken,  “Malesef meslektaş olduğumuz Vahit Bıçak, meslek etiğinin dışında davranıyor” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Stajyer Avukat Gökberk Çınar
Stajyer Avukat Gökberk Çınar

Stajyer Avukat Gökberk Çınar: “Kadın cinayetleri açısından özel bir görünüme kavuşan cezasızlık kültürü ve bu kültürün olağanlaştırılmasına karşı verdiğimiz mücadelemiz nedeniyle bu şikayet ortaya çıkmıştır.”

Sanık tarafından şikayet edilen Stajyer Avukat Gökberk Çınar ise, “Tüm bunlara ek olarak, Türkiye’de giderek yaygınlaşan ve kadın cinayetleri açısından özel bir görünüme kavuşan cezasızlık kültürü ve bu kültürün olağanlaştırılmasına karşı verdiğimiz mücadelemiz nedeniyle bu şikayet ortaya çıkmıştır. Süreci meslektaşlarım detaylıca açıkladı ama Vahit Bıçak, paylaşımlarında olduğu gibi hukuki bilgi ve bu bilginin yorumunda tahrifat yaratmaya bu suç duyurusu ile devam ediyor. Bu suç duyurusunu açıkça karar duruşmasını ve yargı sürecini gözlerden uzak, kimse bilmeden, kimseye söz söyletmeden ilerletme amacı güdülmekte hatta bu cinayetin bir cinsel saldırı neticesinde meşru müdafaa kapsamında olduğu, bir kadın cinayeti olmadığı tezini desteklemek amacıyla yaptığını düşünüyorum” diye konuştu.

NE OLMUŞTU?

Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in Çankaya Üniversitesi’nde öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından katledilmesine ilişkin davanın ikinci duruşması, 29 Kasım’da Ankara 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. Duruşmanın ardından hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen sanık Hikmet’in, aralarında Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan’ın da bulunduğu 26 avukat hakkında duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı. Hikmet, avukatlar hakkında adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, suç uydurma ve iftira gibi suçlardan soruşturma başlatılmasını talep eden bir dilekçe hazırladı. Hikmet, olayın kadın cinayeti olmadığını ancak kamuoyuna kadın cinayeti gibi sunulduğunu savunurken, avukatlar hakkında kamu davası açılmasını da talep etti. Ayrıca Hikmet, mahkemede savunma yaparken sürekli yuhalandığını ifade etti ve suç duyurusu dilekçesinde ise “Öğrencilere ekstra not vaadiyle duruşma salonunu hınca hınç doldurdular. Avukatıma yönelik salonda tehdit ve hakaret gerçekleştirildi. Anayasal ve evrensel savunma hakkımı gereği gibi etkin bir şekilde kullanmam engellendi. Avukatım baskı altına alınarak savunma görevini hakkıyla yerine getirmesi engellenmiştir” ifadelerine yer verdi.

Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilen davada, bir sonraki duruşma 24 Ocak 2020 tarihine ertelenmişti.