EKONOMİ MANŞET SAĞLIK Veri Haberciliği

Verilerle sağlıkta maliyetler: Cepten harcanan parada AKP’nin ilk yıllarına kesin dönüş

Sağlık sisteminde yapılan düzenlemeler, AKP’nin en çok övgü aldığı alanlardan biri. Toplumun farklı kesimleri, bilhassa ileri yaştaki seçmenler, randevu sisteminin gelmesiyle uzun hastane kuyruklarının azaldığı gerekçesiyle hükümeti övüyor. Peki sağlık harcamalarında durum ne? İnsanların cebinden ne kadar para çıkıyor? Cepten yapılan harcamalar, geniş toplum kesimlerince iddia edildiği gibi azaldı mı? Bu soruları, 2003’ten bu güne sağlık sistemine akan paraları incelediğimiz veri haberimizle yanıtlıyoruz. Net durum şu: AKP’nin ilk yıllarındaki olumsuz tabloya kesin dönüş var.

Sağlık sistemi içinde yer alan hastaneler, zengin ya da fakir, yaşlı veya genç hepimizin doğrudan temasının olduğu kamu alanı. Sistemin işleyişi hayatımızı doğrudan etkiliyor. Özellikle son dönemde yapılan yatırımlar bugün hastaneleri şehirden koparıp şehir hastaneleri adı altında dış mahallelere doğru taşıyor. Yüksek rant üreten eski hastane arazileri ise hükümetin göz diktiği para kaynakları arasında yer alıyor.

Yüksek yatak kapasitesi ile övünülen şehir hastanelerinde bazı doktorlar, günde 20 bin adımın üstünde atmak zorunda kaldıklarını, yüksek yatak kapasitesinin kaliteli hizmet ve verim ile eş anlamlı olmadığına dikkat çekiyor.

Bu tablonun içinde sağlık harcamalarında durum ne? Devlet bütçenin ne kadarını sağlığa ayırıyor? Harcamaların ne kadarı halkın doğrudan nakit olarak cebinden karşılanıyor?

SAĞLIK HARCAMALARI 7’YE KATLANDI

TÜİK verilerine göre toplam sağlık harcamaları, 2003’teki 24 milyar lira seviyesinden 2017 yılında 140 milyar lira seviyesine çıkmış durumda. Yani 15 yılda yediye katlanmış durumda. Kişi başına düşen sağlık harcaması ise 363 liradan 1751 liraya çıkmış:

Toplam sağlık harcamalarının GSYİH içindeki payı, üstteki tabloda görüleceği üzere düşmüş durumda. Yani Türkiye’de üretilen zenginliğin daha küçük bir bölümü bugün sağlığa aktarılıyor. 2003 yılında yüzde 5,19 iken, bu oran 2008 ve 2009’da yüzde 5,80’e yükseldikten sonra 2017 sonu itibariyle yüzde 4,53’e düşmüş durumda.

HANELERİN CEBİNDEN ÇIKAN MİKTAR YÜZDE 8 DÜŞTÜ

Sosyal güvenlik kurumu, yerel ve merkezi devlet harcamaları, özel sektör harcamaları dışında kalan, hanehalkı harcamalarına baktığımızda, insanların cebinden doğrudan çıkan miktarın düştüğünü görüyoruz. Sağlık harcamalarının 2003 yılında yüzde 18,93’ü hanehalklarının cebinden karşılanırken bugün bu oran yüzde 17,38’e gerilemiş durumda. Bu düşüş, yüzde 8’lik bir düşüşe tekabül ediyor:

Ancak üstteki tabloda görülen, genel kabul gören durumun aksi bir durum var: Hane halklarının cebinden çıkan miktar, AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte düşmüş değil, aksine ciddi oranda (yüzde 27,7) artmış. 2005 yılında yüzde 24,18’e ulaşan hanehalkları payı, AKP’nin sağlık reformuyla 2009’da yüzde 14,51’e kadar düşürülmüş.

Bu dönemlerde genel kanı, sağlık harcamalarına para ödenmediği yönünde olmuş olsa da, artık toplumun geniş kesimleri, hastanede ödemedikleri doktor ve muayene ücretinin eczanelerde ilaç alırken ödendiğini biliyor.

ÖĞRETMEN MAAŞI İLE CEPTEN ÖDENEN MİKTAR BAŞA BAŞ

Cepten ödenen miktarları işe yeni girmiş öğretmen maaşı (9/1) ile karşılaştırdığımızda karşımıza ilginç bir tablo çıkıyor. Cepten ödenen miktar 2003’ten 2007’ye kadar öğretmen maaşı karşısında hızla yükselse de 2007 – 2009 aralığında ciddi düşüş yaşanıyor. Ancak 2017 sonu itibariyle ülke tekrar 2003 seviyelerine dönmüş durumda. 2018 yılı verileri Kasım 2019’da açıklandığında, karşımızda AKP’nin ilk dönemindeki gibi olumsuz bir tabloyla karşılaşmamız oldukça olası. Zira gidişat o yönde:

Üstteki ikinci tablo da harcamaların öğretmen maaşı içindeki payını ortaya koyuyor. Tablo, ağır ağır bir geriye gidişi ortaya koyuyor.

ÜLKE GELİRİNDEKİ ARTIŞ, NE SAĞLIĞA, NE MAAŞLARA YANSITILMIŞ

Altta göreceğiniz son tablomuz ise, toplam sağlık harcamaları, hanehalkı sağlık harcaması, öğretmen maaşı, gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) ve TÜFE endeksini yan yana getiriyor. 2003 yılında hepsinin 100 birim olduğu varsayılarak hazırlanmış tablo, yıllar içinde bu kalemlerin değişimini gösteriyor. 2003’ten 2018’e en düşük artış TÜFE’de gözlenirken GSYİH ise 8 katına çıkmış. Bu TL bazındaki gelir artışından öğretmenlerin çok az bir pay aldıklarını görüyoruz. Toplam sağlık harcamaları ise ülkedeki TL bazlı gelir artışına nispeten yakın bir artış göstermiş: