GÜNDEM TOPLUMSAL CİNSİYET

Aynı iş yerinde çalıştığı erkek tarafından katledilen Fatma Şengül’ün kızından duruşma öncesi dayanışma çağrısı

Fatma Şengül, 30 Mart 2019 sabahı çalıştığı iş yerine gitmek üzere İstanbul’daki evinden çıktığı sırada aynı iş yerinde çalıştığı Zeynel Akbaş tarafından öldürüldü.Annemin gözlerimin önünde ölmesine rağmen bu kadar ayakta durabildiysem bu kadın dayanışmasının sayesindedir” diyen Fatma Şengül’ün kızı Açelya Şengül ise 28 Ekim Pazartesi günü saat 09.00’da İstanbul Kartal Adliyesi’nde görülecek olan dava için çağrı yaptı:

“Evet burada öldürülen benim annem ama bu ülkede öldürülen çok fazla kadın var; Feray Şahin, Emine Bulut, Ceren Damar gibi. İnsanlar bu davaları takip etsinler ki bu cinayetler artık son bulsun. Yarın saat 09.00’da Kartal Adliyesi’nde ilk duruşmamız görülecek. Herkesi oraya dayanışmaya bekliyorum.”

İstanbul’un Maltepe ilçesi Gülensu Mahallesi’nde yaşayan 51 yaşındaki Fatma Şengül, 30 Mart 2019 sabahı işe gitmek için evden çıktığı sırada, aynı iş yerinde çalıştığı Zeynel Akbaş tarafından evinin önünde silahla vurularak öldürüldü. Fatma Şengül cinayetinin davası Pazartesi günü saat 09.00’da İstanbul Kartal Adliyesi’nde görülecek.

CİNAYET SANIĞI HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ PEŞİNDE

Dava öncesi konuştuğumuz Fatma Şengül’ün kızı Açelya Şengül, sanığın cinayet sonrası verdiği ilk ifade ile ardından avukat ile beraber verdiği ifadenin çeliştiğine dikkat çekiyor: “Sanık ilk ifadesinde ‘Ben akşam olayı planladım. Sabahta planlı bir şekilde gittim ve binanın önünde öldürdüm’ diyor. Daha sonra avukatla beraber verdiği ifade de ise ‘Ben konuşmak için gittim. Ama Fatma kapıya çıktığında bana küfür ve hakaret etti. Ben de bu yüzden dayanamadım ve iki- üç el ateş ettim’ diyor. Böylece sanık haksız tahrik indirimi almak istiyor” dedi. Şengül, annesinin uzun süredir iş yerinde sanık Akbaş ile sorunlar yaşadığını ve annesinin iş yerine yaptığı tüm şikayetlere rağmen herhangi bir sonuç alamadığını da ifade etti. Annesinin ayrıca iş yerinde birçok baskıya maruz kaldığını da söyleyen Açelya Şengül, “Annem iş yerine 5 dakika geç kaldığı için kafasından aşağı çöp kovası dökülmüş” dedi.

Açelya Şengül’ün sorularımıza verdiği yanıtlar şu şekilde:

“İŞ YERİNDE ANNEMİN BAŞINDAN AŞAĞI ÇÖP KOVASI DÖKÜLMÜŞ”

Anneniz hayatını kaybetmeden önceki yaklaşık 6 aylık bir süreçte, iş yerinde sanık Zeynel Akbaş ile sorunlar yaşıyor.  Annenizin burada yaşadığı sorunlar nelerdi?

Annemin mesleği normalde aşçılıktı. Annem uzun bir süre kanser tedavisi gördü. Bu yüzden de aşçılığı bırakmak zorunda kaldı çünkü ağır bir iş yapmaması gerekiyordu. Bu süreçte işten çıkmış ve uzun bir süre de çalışmamıştı. Sonrasında geçim sıkıntısından dolayı çalışmak istediğini söyledi. Ardından onun çok yorulmayacağı basit bir iş bulduk. İş Bankası Emekliler Lokali’nde çay yapacaktı sadece. Annemin katili de kendisiyle aynı lokalde çalışıyordu ve burada kendisini kovdurarak tazminat almaya çabalıyordu . Bu sırada çalışmıyor, çalışmadığı için de onun iş yükü anneme biniyordu. Annemde bunun üzerine sanığa, “Ben kanser hastasıyım, tüm iş yükün bana biniyor, çok yoruluyorum. Kendi işini kendin yap” diyor. Bu şekilde yaklaşık 6 aydır tartışıyorlardı. Annem  6 aydır bu adamı bana şikayet ediyordu. Annem ile geçirdiğim en son gece de yani 29 Mart gecesinde ben eve geldim, yemek yedim. Ardından annem karşıma oturdu ve bana “Kızım ben artık orada çalışmak istemiyorum. Beni orada çok eziyorlar, çok yoruluyorum. Bir adam var kendini kovdurmaya ve tazminat almaya çalışıyor, iş yükü bana biniyor ve dayanamıyorum artık. Onu da orada koruyan bir şef var” dedi. Ben de “Anne biraz sabret 1 ay geçsin, 1 ay sonra sana söz veriyorum seni oradan çıkartacağım” dedim. Aradan 7 buçuk saat geçti ve annem kapımızın önünde iş arkadaşı tarafından öldürüldü. İş yerinde bu katili koruyan şeften bahsetmişti annem daha öncesinde. Bu adam annem yaşıyorken annem iş yerine  5 dakika geç kaldı diye çöp kovasını annemin başından aşağı dökmüş. Annem gömleği kirlenmiş halde arkadaşı Nevin’e gidiyor ve “Nevin başımdan aşağı çöp kovası döktüler. Çok gururuma dokundu ben artık orada çalışmak istemiyorum, dayanamıyorum ama mecburum ve çalışmak zorundayım” diyor. Biz bunu annemin yakın arkadaşından,  ölümünden sonra öğrendik.

“İŞ YERİNİ DE ŞİKAYET EDECEĞİZ”

Anneniz birçok kez iş yerine Zeynel Akbaş’ı şikayet ediyor. Ancak herhangi bir yaptırım uygulanmıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Herhangi bir şikayette bulunacak mısınız?

İş yeri şu an resmen kendini koruma altına almış durumda.  Ben müdürünü aradığımda iş yerinde annemin yaşadığı mobingten bahsettim ancak o, ‘Burada kesinlikle böyle bir şey olmadı. Fatma bize adamı şikayet etmedi. Eğer bize adamı şikayet etseydi biz onu denize dökerdik” dedi. Ben de bunun üzerine, “Annem 6 aydan beri bu adamı size şikayet ettiğini bana söylüyordu.  Bir üst tarafta bir de -3’te çay yapılan bir yer varmış. Ben oraya bir kere bile gelmememe rağmen hem annemin üst katta kendi bölümünde hem de adamın olduğu bölümde çay yaptığını nerden bilebilirim?  Bunları bana annem anlatıyordu ve şikayet ettiğini de bana annem anlatıyordu” dedim.  Tüm bunlara rağmen yine de inkar ettiler. Kısacası resmen kendilerini koruma altına almış durumdalar ve tamamen kendilerini savunuyorlar. İş yerinden de şikayetçi olacağız dava sonlanır sonlanmaz.

SANIK HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİ ALMAK İÇİN İFADESİNİ DEĞİŞTİRMİŞ

Sanık karakoldaki ifadesinde cinayeti akşam tasarladığını ardından da sabah öldürdüğünü söylüyor. Şu an ifadesinde bir değişiklik var mı?

Sanığın ilk verdiği ifade avukatsız verdiği ifade. Bu ifadede diyor ki “Ben akşam olayı planladım. Sabahta planlı bir şekilde gittim ve binanın önünde öldürdüm.”  Avukatlı verilen ifade de ise sanık, haksız tahrik indirimini almak için “Ben konuşmak için gittim. Silahı belime koymamdaki amaç tamamen mahallede kendimi korumak. Fatma kapıya çıktığında bana küfür ve hakaret etti. Ben de bu yüzden dayanamadım ve iki, üç el ateş ettim. Yaptığımdan dolayı pişmanlık duyuyorum. Kendimi de öldürmek istedim” diyor. Ayrıca “Ben Fatma Şengül’ün evini aynı mahallede oturduğumuz için biliyorum” diyor ama böyle bir şey yok çünkü katil bizim mahallemiz de oturmuyor. Katil annemi vurduktan bir süre sonra kendisini de vuruyor ama koltuğunun altından. Ben bunu da bir gece önceden planladığını düşünüyorum sanığın. “Ben Fatma’yı öldürdükten sonra buradan nasıl sağ çıkarım, kendimi yaralarsam çıkarım” diye düşündüğünü tahmin ediyorum. Zaten her şey de planladığı gibi oldu. Anneme kalbinden iki el ve şakağından da bir el ateş ediyor.  Bu adam resmen annemi katletmek için gelmiş evimizin önüne. Eğer intihar etmek isteseydi zaten kendi kafasına sıkardı o an. Ayrıca katilin iddialarını çürüten şeylerde var. Birincisi mahallemizde oturmuyor.  İkincisi annem evden çıkar çıkmaz katil ona doğru yaklaşıyor. Annem silahı gördükten sonra “Dur dur şaka mı yapıyorsun?  Sabah sabah ne yapıyorsun?  diyor. Katil ağzını açmadan herhangi bir cevap vermeden direk 5 kurşun sıkıyor anneme. Dört tanesi isabet ediyor. Bunu gören şahitlerde var. Yani herhangi bir tartışma vs. hiçbir şekilde olmuyor.

KADIN DAYANIŞMASI SAYESİNDE BU KADAR AYAKTAYIM”

Tüm bu süreç içerisinde kadın dayanışması sayesinde büyük bir kamuoyu da oluştu. Bu sizi nasıl hissettiriyor?

Zaten annem hayatını kaybetmeden önce bizde kadın dayanışması çevresinde mücadele eden insanlardık. Annem beni bu yüzden her zaman çok tebrik ederdi. Yani böyle bir şey yaşayınca olayın resmen içine girmiş bulunduk.  Ama çok güçlü bir kamuoyu baskısı oluştu. İnsanların yanındayız mesajı bile beni o kadar çok mutlu ediyor ki. Birilerinin yanımda olduğunu ve bana destek olduklarını  bilmek gerçekten çok büyük bir güç veriyor. Annemin gözlerimin önünde ölmesine rağmen bu kadar ayakta durabildiysem  bu kadın dayanışmasının sayesindedir.

DAVA SÜRECİNDE BENİ YALNIZ BIRAKMAYIN”

Yarın gerçekleşecek dava için söylemek istedikleriniz var mı?

Dava süreci boyunca insanlar beni asla yalnız bırakmasınlar. Evet burada öldürülen benim annem ama bu ülkede öldürülen birçok kadın var; Feray Şahin, Emine Bulut, Ceren Damar gibi. Böyle dosyaların üzerinde kamuoyu baskısı gerçekten çok önemli. İnsanlar bu davaları takip etsinler ki bu cinayetler artık son bulsun. Son olarak yarın saat 09.00’da Kartal Adliyesi’nde ilk duruşmamız görülecek. Herkesi oraya dayanışmaya bekliyorum.