İNSAN HAKLARI

Ankara’daki hak ihlalleri raporlandı

Ankara Barosu İnsan Hakları Merkez, Ankara Tabip Odası, İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Ankara’da  2019’un ilk altı ayına dair hak ihlalleri raporu açıkladı. Raporda gözaltı, tutuklama, kayıp ve kaçırılma, gösteri ve ifade özgürlüğüne yönelik şiddet vakaları ile ilgi bilgiler yer aldı.

 

Raporun özetinde şu bilgiler yer aldı: “1436 kişinin gözaltına alındı, 3 kişinin tutuklandı, 3 kişiye gözaltı merkezinde işkence yapıldı. Bir kişi plastik mermi ile yaralanırken, 2 kişi kafa travması geçirdiği, bir kişi plastik mermi ile yaralandı. Bir kişiye psikolojik şiddet uygulandı. Bir çocuğa darp ve şiddet yapıldı. Bir kişiye kaçırılmaya çalışılırken 7 kişinin kaçırıldığı ve kayıp olduğu bilgisi aileleri tarafından verildi. Kaçırılanlardan 4’ü ortaya çıkarken, 3 kişi hala kayıp. 134 kişiye fiziksel şiddet uygulanarak ve darp edilerek gözaltı işlemi yapıldı. 5 kişi de gözaltı esnasında ciddi yaralanma meydana geldi.”

Raporu hazırlayan 4 kuruluş yayınladıkları açıklama metninde, “Barışçıl gösteriler, kamuoyunun çoğunluğunun ya da hükümetlerin politikalarını desteklemek zorunda değildir” açıklamasında bulundu.

‘KİŞİSEL VE PSİKOLOJİK ŞİDDET UYGULANIYOR’

Ankara’da 2016 yılından bu yana, neredeyse tüm kamusal alanlar eylem ve etkinliklere kapatılarak düşünce ve ifade özgürlüğü engellendiğine dikkati çekilen açıklamada, “Önceki yıllarda toplanma, gösteri ve basın açıklaması yapılan Yüksel Caddesi, Güvenpark ve Sakarya Caddesi gibi kamuya açık alanlar kapatılmış daha sonra da bu yasak hemen hemen her alana yayılmıştır.  Yapılmaya çalışılan tüm basın açıklamalarında kitleler polisin şiddeti ile karşılaşmakta, bu şiddetin haberini yapmak isteyen gazetecilerin haber alma ve yapma hakkı engellenmektedir. Kişiler vücut ve ruh bütünlüklerine zarar gelecek şekilde fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakılmaktadırlar” denildi.

TALEPLER

Raporda şu talepler sıralandı:

“* Ankara’da barışçıl gösteri ve toplanma hakkına getirilen tüm yasaklamalar ortadan kaldırılmalı ve halkın toplanma alanları tekrar halka açılmalı, Yüksel Caddesinde kurulan seyyar karakol kaldırılmalıdır.

* Gösteri, toplanma ve basın açıklamaları sırasında şiddet uygulayan polisler hakkında soruşturma başlatılmalı ve cezai işlem uygulanmalı, cezasızlık politikasından vazgeçilmelidir.

* Polisin görevini kötüye kullanması önlenmeli, kişi hak ve hürriyetini engelleyen fiilleri yapması engellenmelidir.

* Polisin ve çeşitli güvenlik birimlerinin her istediğini keyfi olarak her şekilde durdurma fiilleri ortadan kaldırılmalıdır.

* 6713 sayılı Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkındaki Kanun 2016 yılında yürürlüğe girmiş, kanunun 3. Maddesinde kurulan komisyonunun yönetmeliği hazırlanmıştır. Bu komisyon, kolluğun yapmış olduğu hak ihalleri ile ilgili olarak etkin bir şekilde çalışmalar yapmalı, şikayetleri almalı ve sorumluluğu tespit edilmiş kolluk ile ilgili olarak soruşturmalar açmalıdır.”