GÜNDEM İNSAN HAKLARI MANŞET

Londra Üniversitesi Elçi cinayetinde şüpheli 3 polisi tespit etti

Diyarbakır Barosu’nun Tahir Elçi cinayetinde aydınlatılması amacıyla Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Bölümü Forensic Architecture’e hazırlattığı raporda, Elçi cinayetinde 3 polis şüpheli olarak belirlendi.

Forensic Architecture tarafından hazırlanan ve sağladığı görsel, işitsel ve belgesel delilleri analiz ederek ve olaylar silsilesinin aslına sadık bir üç boyutlu dijital modelini oluşturarak olaya dair mekânsal bir araştırma ışığında oluşturulan raporda, Elçi cinayetinde 3 polis şüpheli olarak belirlenerek bu polisler A, C ve D olarak kodlandı.

Diyarbakır Barosu’nun Forensic Architecture’dan talebi doğrultusunda, dosyadaki görsel-işitsel verileri kullanarak şu konuları açıklığa kavuşturmanın mümkün olup olmadığını belirlenmesi istemiyle hazırlanan raporda, şu tespitlerin yapılması istendi: “Elçi’nin öldürdüğü zamanı tespit etmek; Öldürücü atışı yapmış olabilecek bireyleri tespit etmek; Tahir Elçi’nin Yenikapı Sokak’ın dışında bir yerden ateşlenen uzun namlulu bir silahla vurulmuş olup olmayacağını belirlemek; Yenikapı Sokak’tan koşarak geçen PKK mensuplarını Elçi’nin öldürülmesinde şüpheli olarak değerlendirmek gerekip gerekmediğini belirlemek, gerekiyorsa hangisinin şüpheli sıfatı taşıyabileceğini saptamak; Yenikapı Sokak’taki polis memurlarının Elçi’nin öldürülmesinde şüpheli olarak değerlendirmeleri gerekip gerekmediğini belirlemek, gerekiyorsa hangilerinin şüpheli sıfatı taşıyabileceğini saptamak; Vurulmasının ardından Elçi’ye yeterli tıbbi yardımda bulunma çabasının gerçekleşip gerçekleşmediğini saptamak.”

HANGİ KAYNAKLARIN KULLANILDIĞI ANLATILDI

Forensic Architecture araştırmasında, Adli Tıp Uzmanı Dr. Ümit Biçer’in Diyarbakır Barosu Başkanlığına sunulmuş olan Uzman Mütalaası, 17 Mart 2016 tarihinde gerçekleştirilen keşif ve olay yeri incelemeye dair Bilirkişi Raporu, soruşturma dosyasında alınmış olan balistik inceleme raporları, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağı, Diyarbakır Mimarlar Odası’nın hazırladığı, Şubat 2014 tarihli Yenikapı Sokak’a ait mimari planlar ve cephe çizimlerini kaynak olarak kullandı.

KULLANILAN METOT

Raporda, Forensic Architecture araştırmasında kullandığı metot şu ifadelerle yer aldı: “Mevcut görüntü kayıtları Elçi’nin ölüm anını kayda geçmediğinden, sahneyi mekânsal ve zamansal olarak yeniden canlandırmak ve bütün aktörleri bu canlandırma içine yerleştirmek gerekmiştir. Ayrıca Elçi’nin öldürüldüğü zaman aralığının tespit edilmesi ve ses kaydı olan ama görüntü kaydı olmayan silah atışlarından hangisinin ölümcül atış olabileceğinin belirlenmesi gerekmiştir. Forensic Architecture bu araştırmayı gerçekleştirebilmek için bir dizi multimedya analizi ve mekânsal modelleme tekniği kullanmıştır.”

4 VİDEO EŞ ZAMANLI HALE GETİRİLDİ

Olay yerinde çekilen görüntülerin eş zamanlı hale getirildiği vurgulanan raporda, olayın çeşitli açılardan izlenip karşılaştırabilmek için 4 video dosyası işitsel, görsel verilerin tespit edilmesi ve eşletirilmesi yoluyla eşzamanlı hale getirildiğine işaret edildi. Elçi’nin öldürülme anında 4 kameranın da kadrajının dışında gerçekleştiğinden diğer deliller ve tanıklarla çapraz referanslandırarak yeninden canlandırıldığı ifade edilen raporda, “En başta Elçi’nin öldürülmüş olabileceği en kısa zaman aralığını belirledik. Bunun için Elçi’nin yaşarken görüldüğü son an ile bedeninin yerde görüldüğü ilk anı gözlemledik” denildi.

Atış sayısı analiz konusunda raporda şu ifadeler yer aldı: “Dört eşzamanlı hale getirilen video kaydının ses ve görüntü kanallarını analiz ederek araştırmamıza konu olan zaman aralığı içinde duyulan ve görülen tüm silah atışlarını saydık ve kayda geçtik. Böylece hangi atışların olay yerinde bulunan hangi bireyler tarafından yapıldığını tespit etmemiz ve işaretlememiz mümkün oldu.”

OLAYIN DİJİTAL BİR ÜÇBOYUT MODELİ OLUŞTURULDU

Olayın mekânsal veriler kullanılarak dijital üçboyutlu modelinin oluşturulduğu kaydedilen raporda, şunlar dile getirildi: “Tarihi bir bölge olan Yenikapı Sokak’ın arşiv çizimlerini ve video çekimlerinde bulunan mekânsal verileri kullanarak olay yerinin dijital bir üçboyutlu modelini oluşturduk. Yenikapı Sokak ve Gazi Caddesi’yle kavşağı için oluşturduğumuz dijital modelin dayanağı olarak Diyarbakır Mimarlar Odası’nın sağladığı, Yenikapı Sokak’a ait mimari planları ve cephe çizimlerini kullandık. Mimari çizimler modelimiz için taban alanı ve cephe bilgilerini, ayrıca Yenikapı Sokak’ın kot bilgilerini sağladı. Üçboyutlu model sayesinde, nesnelerin ve bedenlerin zaman ve mekân içindeki ilişkilerini analiz etmemiz ve ölçmemiz mümkün oldu. Görüntü kayıtlarından silahı ateşleyeni ve atışın güzergahını gözlemleyemediğimiz durumlarda, üçboyutlu model sayesinde belirli anları yeniden canlandırmamız ve silahlarını ateşledikleri görülen şahısların Elçi’nin bulunduğu yere göre konum ve yönelimlerini karşılaştırmamız mümkün oldu. Elçi’nin, PKK mensuplarının, polis memurlarının ve basın mensuplarının konumlarını saptayabilmek için ‘kamera kalibrasyonu’ adı verilen bir teknik kullandık. Bu işlem sayesinde bir kameranın odak mesafesi, varil distorsiyonu, optik merkezi gibi iç optik özelliklerini hesaplamanın yanı sıra, kameranın mekândaki belirli unsurlara göre konumu ve yönelimi gibi dış parametreleri de saptamak mümkündür. Dolayısıyla bu kalibrasyon işlemi, olay yerindeki nesne ve kişilerin konumlarını, yönelimlerini ve ölçeklerini saptamamızı sağlamıştır.”

PKK MENSUPLARININ ATIŞLARINA BAKILDI

Olayda, PKK mensupları ile polis memurlarının hareket analizinin yer aldığı raporda, şu tespitlere yer verildi: “İki PKK mensubundan birinin öldürücü atışı yapmış olup olamayacağını tespit etmek için 1’den 4’e kadar olan kameraların kayıtlarını dikkatle analiz ettik. Görüntü kayıtlarını kare kare inceledik ve iki PKK mensubunun hareket, davranış ve konumlarını gözlemledik. Ardından olay yerinde bulunduğunu görsel olarak tespit ettiğimiz beş polis memurundan birinin öldürücü atışı yapmış olup olamayacağını inceledik. Polislerin silahlarının olası ateş hatlarını değerlendirerek Tahir Elçi’ye doğrudan ve engelsiz bir açılarının olup olmadığına baktık.”

SİLAH SES ANALİZLERİ YAPILDI

Olayda kullanılan silahların patlama sesinin analizinin yapıldığı vurgulanan raporda, “Araştırmamıza konu olan zaman dilimindeki bütün atışların ses analizini yaparak bu atışlardan herhangi birinin, video kayıtlarında görülenlerden farklı tür bir mühimmat veya farklı kalibrede bir silahla yapılmış olup olamayacağını değerlendirdik. Bunun için her video kaydının ses kayıtlarını birer grafikle görselleştiren spektrogramlardaki silah atışlarının ses profillerini inceledik. Silah atışlarının ses profillerini birbirleriyle karşılaştırarak bu atışlardan herhangi birinin Yenikapı Sokak ötesinden uzun namlulu bir silahla yapılmış olup olamayacağını inceledik” ifadelerine yer verildi.

KODLAMALAR YAPILDI

Araştırmada, olaydaki aktörlere isim ve renklerle kodlar verildiği kaydedilen raporda, Tahir Elçi’nin kırmızı renkte ve TE koduyla belirlendiğini, basın mensuplarının gri renkle gösterildiğini, 2 PKK mensubunun sarı renkle gösterildiğini, polis memurlarının mavi renkle A, B, C, D ve E olarak kodlandığı aktarıldı.

Araştırmaya konu olan 9 saniye on karelik zaman aralığı içinde toplamda 40 ayrı atış sayıldığının dile getirildiği raporda, bu atışların çizelgeye işlendiği, her bir atışa bir numara ve araştırmanın zaman aralığının esas alındığı bir zaman kodun verildiği, ayrıca atışın çıktığı silahı ve hedefini ya da yönünün tespit edildiği dile getirildi.

‘PKK MENSUPLARININ ÖLDÜRMESİ İMKANSIZ’

Raporda yapılan analizlerin sonucunda varılan sonuç bölümünde olayın PKK mensuplarınca yapılıp yapılmadığına ilişkin şu tespitler anlatıldı: “İki PKK mensubundan birinin Elçi’nin ölümünden sorumlu olup olmadığını tespit etmek için ilk olarak olay yerinde polis memurlarının yaptığını görsel olarak tespit ettiğimiz atışları eledik. Böylece analizin bu etabını kimin yaptığı ‘belirsiz’ olan atışlara odakladık, çünkü bunları PKK mensuplarından birinin yapmış olması imkân dahilindeydi. Belirsiz atışlardan herhangi birinin K1 veya K2’ye atfedilmesinin mümkün olup olmadığını ve bu atışların Elçi’yi öldürmüş olup olamayacağını inceledik. Yukarıdaki analiz sayesinde iki PKK mensubunun araştırmamıza konu olan zaman aralığında Tahir Elçi’yi öldürmüş olmalarının büyük ölçüde imkânsız olduğunu tespit ediyoruz.”

POLİS MEMURU C ENGELSİZ ATEŞ HATTINA SAHİP

Polis memurlarının eylemlerinin analizinde şu ifadeler kaydedildi: “Elçi’nin polislerin silah atışlarından biriyle öldürülmüş olma ihtimalini inceledik. İlk olarak analizi olay yerinde polis tarafından yapıldığı bilinen atışlara odakladık. Polis tabancası ile yapıldığı görülen her bir atışı inceledik ve bunlar arasından Elçi’ye yönelik doğrudan bir ateş hattı bulunmayan atışları eledik. Üç boyutlu modelimizi kullanarak olay esnasında silahını ateşlediği görülen polis memurları A, C ve D’nin Elçi’ye yönelik doğrudan bir ateş hattına sahip olup olmadığını test ettik. Polis memuru B’nin Elçi’ye doğru bir ateş hattı yoktur. Her 5 polis memuru için, memurun omuzlarından Elçi’nin vurulduğu anda ayakta duruyor olabileceği alanın en uç köşelerine doğru birer üçboyutlu şekil çizdik. Bu şekiller sayesinde her polis memurunun sahip olduğu ateş hattının, olay yerindeki nesne ve insanlarca ne derecede engellendiğini gözlemledik. Bu testin sonuçlarını aşağıdaki cetvele kaydettik. Yaptığımız analize göre, polis memurları A, C ve D’nin silahlarını ateşlediklerinin görüldüğü anlarda Tahir Elçi yönünde (farklı engel seviyelerine sahip) doğrudan ateş hatları bulunmaktadır ve dolayısıyla her birinin Elçi’yi vurmuş olması ihtimal dahilindedir. 24, 26, 28 ve 29 numaralı atışlarıyla polis memuru C, Tahir Elçi’ye doğru engelsiz bir ateş hattına açıkça sahip olan tek memurdur.”

‘SİLAHLAR BİRDEN ÇOK KEZ ATEŞLENDİ’

Elçi’ye uzaktan ateş açılmadığı değerlendirilen rapor, şu ifadelerle son buldu: “Tahir Elçi 28 Kasım 2015 tarihinde, saat yaklaşık 10:55’te, 7 saniye 12 karelik bir süre diliminde tek bir mermiyle vurularak öldürülmüştür. PKK mensuplarından ikisi de öldürücü atışı yapmamış görünmektedir. Araştırmaya konu olan zaman aralığında yapılan bütün atışların benzer ses profilleri vardır. Bu süre içinde kayda değer derecede uzak bir mesafeden uzun namlulu bir silahın ateşlendiğine dair herhangi bir işitsel delil yoktur. Üç polis memurunun (A, C ve D) Elçi’ye yönelik doğrudan bir ateş hattı vardır ve silahlarını birden çok kere ateşledikleri görülmektedir. Aralarında polis memuru C, Elçi’ye yönelik açık ve engelsiz bir ateş hattıyla silahını ateşleyen tek memurdur. Araştırma olay yerindeki polis memurlarından kesin olarak hangisinin Elçi’nin ölümünden sorumlu olduğunu tespit etmemekle birlikte, kuvvetli suç şüphesi altında olan polis memurlarını saptamıştır. Öldürücü atışın Elçi’yi vurma kastıyla yapılmış olup olmadığının saptanması araştırmanın kapsamı dışındadır.”

Kaynak: MA