HABER ANALİZ POLİTİKA Veri Haberciliği

Kapsamlı 23 Haziran İBB Seçim Analizi: Kürtler, Karadenizliler, ‘Beyaz Türk’ler ne yaptı, cezaevlerinden ne ses çıktı?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni başkanı Ekrem İmamoğlu 23 Haziran’da katıldığı yenilenen seçimi büyük oy farkıyla kazandı. İmamoğlu’nu farka götüren bu seçimi grafiklerle ve karşılaştırmalarla inceledik. Kürt seçmenin ne kadar etkin olduğundan, kendini ‘Pontus’ polemiğinin ortasında bulan Karadenizli seçmenin nasıl tepki verdiğine, geçersiz oyların gruplara göre dağılımından sosyoekonomik statüye göre oyların dağılımına farklı alanlarda yaptığımız çalışmaları haberimizde okuyabilirsiniz.

23 Haziran seçimi, AKP adayı Binali Yıldırım ve CHP adayı Ekrem İmamoğlu arasındaki oy farkı başta olmak üzere birçok açıdan da oldukça çarpıcıydı. Muhalefetin, 2017’deki Cumhurbaşkanlığı Sistemi referandumunda olduğundan da öte bir seviyede -2017’de İstanbul’un yüzde 52’si hayır oyu vermişti- tek bir blok olarak birleşip AKP’nin İstanbul’daki hegemonyasını yüzde 54 gibi yüksek bir oy oranıyla sonlandırması, yerel seçimlerin en çarpıcı olayıydı. Bu çarpıcılık, daha önce “Verilerle Belediye seçimleri ve İstanbul’un ekonomik önemi: İhracatın yarısı, ekonominin üçte biri” başlıklı haberimizde de incelediğimiz İstanbul’un Türkiye için önemiyle doğrudan bağlantılı.

Muhalefetin İstanbul’un seçim haritasının rengini turuncudan kırmızıya boyaması birçokları için sürpriz olmadı. Zira 31 Mart’ta İmamoğlu önde olmasına rağmen YSK tarafından galip ilan edilmemesi, hangi partiye mensup olursa olsun, çok geniş kesimlerin tepkisini çekmişti. CHP’ye fikren yakın olan, geçen yılki 24 Haziran seçimleri sonrası sandığa “küsen” kesim bu yakın sonuç sonrası sandığa gitme konusunda motive olurken AKP tarafında da seçimin usülsüz bir şekilde iptal edildiğine dair oluşan kanaat, AKP’li bazı seçmenlerin 23 Haziran’da sandıktan uzak kalmasına sebep oldu. Tüm bu etkenlerin üstüne HDP’ye yakın kesim ve bilhassa Kürtler, az sonra da göreceğiniz gibi seçime tam katılım sağlayınca tarihi fark kaçınılmaz oldu.

Birçok anket şirketi, saha araştırmaları sonucu İmamoğlu’nun ipi önde göğüsleyeceğini seçimden önce öngörürken sırayla KONDA, Themis Araştırma ve Avrasya Araştırma, sonuca en çok yaklaşan üç şirket oldular.

23 Haziran seçimleri öncesi en çarpıcı tahmini KONDA yaparken şirketin öngördüğü fark birçok kesimce gerçek dışı ve “abartılmış” bulundu. Ancak KONDA’nın kararsızlar dağıtılınca öngördüğü 8,94 puanlık farkın da üstüne çıkıldı ve seçim iki aday arasında 921 baz puanlık farkla tamamlandı. Themis Araştırma, 7,7 puanlık farkla en başarılı ikinci tahmini yaparken 31 Mart’ta biri hariç bütün büyükşehir belediyelerinin kazananını doğru tahmin ederek büyük sükse yapan Avrasya Araştırma bu seçim yine başarılı sayılabilecek bir çalışmayla üçüncü oldu.

KATILIM ORANLARI

23 Haziran İBB seçimi, büyük oranda AKP seçmeninin sandıktan uzak durması sonucu katılımda 31 Mart Türkiye genel katılım rakamının çok az da olsa altında kaldı. Ancak katılıma İstanbul özelinde baktığımızda, İstanbul katılımı geçen seçimin yarım puan üstündeydi. Seçime yüksek katılım gösteren CHP ve HDP seçmeni, katılımın bir miktar artmasını sağladı ve seçim bu sayede Ekrem İmamoğlu lehine tarihi farkla sonuçlandı. İmamoğlu, CHP’nin kaleleri olan iki ilçe, Beşiktaş ve Kadıköy’de yüzde 80’in üzerinde oy aldı. CHP’li yeni başkan, Şişli’nin Teşvikiye mahallesinde %90,91 oy alarak CHP adına tarihi bir başarıya imza attı.

HDP ETKİSİ

HDP’nin güçlü olduğu üç ilçeden ikisi Esenyurt ve Sancaktepe’de katılımda 1 puan civarında düşüş gözlense de bu iki ilçede HDP’lilerin katılımı sayesinde İmamoğlu’nun oylarının ciddi şekilde yükseldiğini, bu durumun da bu iki ilçede sandığa gitmeyen AKP’liler sebebiyle oluşan katılım düşüşünü sınırlı tuttuğu gözlemlenmekte. Bu etki HDP’nin güçlü olduğu ve AKP seçmenin sınırlı sayıda olduğu Adalar ilçesinde katılımın yükselmiş olmasıyla da teyit edilebilir.

SOSYOEKONOMİK STATÜYE GÖRE ADAYLARIN İLÇE BAŞARILARI

Seçimle ilgili ilginç bulgulardan biri de, sosyoekonomik statü düştükçe Binali Yıldırım’ın oylarının artması, arttıkça Ekrem İmamoğlu oylarının artması. Sosyoekonomik statü (SES), sosyal bilimcilerin toplumla ilgili analiz yapmak için kullandıkları önemli araçlardan biri. SES’in hesaplanmasında, hane geliri dışında ayrıca eğitim seviyesi, meslek dilimi, gelirin kaynağı, yaşanılan evin tipi, yaşanılan çevrenin yapısı, sahip olunan mülk kriterleri gibi özellikler değerlendiriliyor.

İstanbul ilçeleri SES’e göre düşükten yükseğe doğru sıralandığında en son sırada Çatalca, Şile, Arnavutköy ve Silivri gibi merkez ilçe olmayan dört ilçe yer alırken en üst sıralarda İstanbul’un merkezinde yer alan Üsküdar, Şişli, Bakırköy, Kadıköy ve en üst sırada yer alan Beşiktaş bulunuyor.

İlçeler soldan sağa SES’e göre sıralandığında ve bu ilçelerde adaylar, aldıkları oy oranlarına göre yerleştirildiklerinde karşımıza bir eğilim ortaya çıkıyor. Eğilim, İstanbul’un merkez ilçelerinde SES arttıkça Ekrem İmamoğlu’nun oylarının yükseldiği yönünde. SES’in en yüksek olduğu dört ilçe, Şişli, Bakırköy, Kadıköy ve Beşiktaş aynı zamanda Ekrem İmamoğlu’nun en yüksek oy oranına ulaştığı dört ilçe olarak dikkat çekiyor.

Buna karşılık İstanbul’un en fakir ilçelerinden ve SES bakımından en altta yer alan Çatalca’da da Ekrem İmamoğlu’nun hakimiyeti göze çarpıyor. Bunda, Çatalca’nın diğer ilçelere kıyasla daha az göç alması ve ilçenin yerel halkının Trakya kültürüne sahip olmasının etkili olduğu söylenebilir. Ayrıca İmamoğlu’nun söylemlerinin dar gelirli kesimde karşılık bulduğu da gözlenebiliyor. Şunu da vurgulamak lazım: Çatalca İlçe Belediyesi’ni 31 Mart’ta AKP’li aday kazansa da 31 Mart’taki İBB seçiminde Ekrem İmamoğlu Binali Yıldırım’a karşı üstünlük sağlamış ve ilçede birinci gelmişti.

EN ÇOK OY ORANINA ULAŞILAN İLÇE, MAHALLE, OKUL, SANDIK

Binali Yıldırım’ın en çok oy oranına ulaştığı ilçe Sultanbeyli olurken en yüksek oy oranına ulaştığı mahalle ise bir başka ilçede yer aldı. Yıldırım, Tuzla’nın Akfırat mahallesinde yüzde 95,14 oy oranına ulaştı. Bu mahalledeki tek sandık alanı Gazi Mustafa Paşa İlkokulu idi ve Yıldırım dolayısıyla bu okulda aynı oy oranına ulaştı. Yıldırım, bu okuldaki 1003 nolu sandıkta ise neredeyse oyların tamamını, yüzde 98,42’sini topladı.

Ekrem İmamoğlu’nun en yoğun oy aldığı ilçe ise Beşiktaş oldu. İmamoğlu’nun en yüksek oy oranına ulaştığı mahalle ise Şişli ilçesinde, Teşvikiye mahallesi oldu. Sandık bölgesi olarak Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda İmamoğlu yüzde 91,95 oy oranına ulaşırken Silivri’deki bir başka sandık alanı olan 3 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki 9905 No’lu sandıkta İmamoğlu yüzde 96,99’luk oy oranına ulaştı.

EKREM İMAMOĞLU’NU DESTEKLEYENLER DAHA AZ GEÇERSİZ OY ATTI

İstanbul seçiminde geçersiz oyların en düşük oranda kaldığı üç ilçe Beşiktaş, Kadıköy ve Bakırköy oldu. Bu üç ilçe aynı zamanda Ekrem İmamoğlu’nun en yüksek oy aldığı ilçeler olurken, bir diğer ortak özellik de 31 Mart’a göre katılım oranlarının belirgin şekilde artmış olması. Geçersiz oy oranlarının en yüksek çıktığı üç ilçeden ikisi ise Binali Yıldırım’ın bu seçimde en yüksek oy oranına ulaştığı Arnavutköy ve Sultanbeyli olurken, geçersiz oy oranı en yüksek üçüncü ilçe ise 31 Mart’ta AKP’den CHP’ye geçen Esenyurt.

İSTANBUL’U YANSITAN İLÇELER: EYÜPSULTAN VE ÜSKÜDAR

23 Haziran’da ve 31 Mart’ta yapılan iki seçimde de Eyüpsultan ve Üsküdar, İstanbul genelini yansıtan sonuçlar verdi. Bu iki ilçeden Eyüpsultan neredeyse İstanbul’un ufak bir fotoğrafıydı.

dokuz8HABER’İN ALTIN SANDIK ÇALIŞMASI, GENEL SONUCU YÜZDELİK DİLİMDE TUTTURDU

Uyarı: Üstteki grafik İstanbul seçim sonuçları değil, dokuz8HABER’in belirlediği 145 sandığın 23 Haziran’da verdikleri sonuçtur. Açıklayalım:

dokuz8HABER, 23 Haziran seçimlerinde özel bir ‘altın sandık’ çalışmasına imza attı ve çalışma çok isabetli bir sonuçla seçim sonucunu verdi. dokuz8VERİ Haber Merkezi olarak 31 Mart’ta İstanbul’da büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin yenilenmesi sonrası İstanbul’un ortalamasını vermesini öngördüğümüz 145 adet sandık belirledik. Bu 145 sandık, İstanbul’un farklı ilçelerinde ve farklı farklı mahallelerinde, her seçmen grubunu temsil eden, içinde yoğunluklu Binali Yıldırım oyları da bulunan, semtine göre Ekrem İmamoğlu oyları da bulunan, HDP’nin güçlü olduğunu bildiğimiz sandıkları da barındıran özel seçilmiş 145 sandık idi. Bu sandıklardan gelen sonuçları sandıkların açılmasından itibaren derhal sistemimize girdik ve YSK seçim yasaklarını kaldırmadan İmamoğlu’nun 10 puana yakın farkla seçimi kazanacağını öngördük.

145 sandıktan gelen tüm verileri derlediğimizde ise manzara aynen üstteki grafikteki gibiydi: Ekrem İmamoğlu yüzde 54,13 oy almıştı. Yani gerçek sonuçtan 0,08 puan uzak bir öngörüye ulaşmıştık. Binali Yıldırım ise yüzde 45,02 oy almış gözüküyordu. Yani Yıldırım için gerçek sonuçtan yalnızca 0,03 puan yakınlıkta bir öngörümüz vardı. dokuz8VERİ Haber Merkezi olarak seçim sonucunu neredeyse yüzdelik dilimde, daha sandıkların büyük çoğunluğu sayılmamışken görebilir vaziyetteydik.

Bu başarıda, bu sandıklardan bize sandık sonuç tutanaklarını gönderen 100’den fazla gönüllünün, sandıkları incelikli bir çalışma ile belirleyen Ali Taş’ın ve seçim günü veri girişini yapan arkadaşlarımızın büyük bir payı var.

İMAMOĞLU’NUN GÜÇLÜ OLDUĞU ALTIN SANDIKLARDA DURUM

Yukarıda bahsettiğimiz 145 altın sandık içinde Ekrem İmamoğlu’nun yüksek oy oranına ulaştığı sandıklara baktığımızda elimize bazı bulgular beliriyor. Aynı sandıkların 31 Mart performansıyla 23 Haziran performansını karşılaştırdığımızda, İmamoğlu’na oy verenlerin sandıklara çok daha motive bir şekilde koşar adım gittiklerini görüyoruz. İmamoğlu’na oy verenlerin geçersiz oy basma yüzdeleri diğer gruplar arasında en düşük çıkarken İmamoğlu’nun bu sandıklarda oy oranını yüzde 75,60’dan yüzde 82,13’e çıkardığını görüyoruz.

İMAMOĞLU’NUN GÜÇLÜ OLDUĞU ALTIN SANDIKLARDA DURUM

Yukarıda bahsettiğimiz 145 altın sandık içinde Binali Yıldırım’ın yüksek oy oranına ulaştığı sandıklara baktığımızda daha farklı sonuçlar karşımıza çıkıyor. Aynı sandıkların 31 Mart performansıyla 23 Haziran performansını karşılaştırdığımızda, Yıldırım’a oy verenlerin sandıklara çok daha düşük bir motivasyonla gittiklerini görüyoruz. Bu durum katılım oranlarına da yansıyor ve oranın yüzde 85,09’dan yüzde 83,38’e düştüğünü görüyoruz. Yıldırım’a oy verenlerin geçersiz oy basma yüzdeleri diğer gruplar arasında 31 Mart’ta en yüksekken bu eğilimin 23 Haziran’da değiştiğini ve HDP’ye geçtiğini görüyoruz (bir sonraki grafik). Binali Yıldırım’ın belirlediğimiz altın sandıklarda oy oranını yüzde 64,38’den yüzde 62,62’ye düşürdüğünü görüyoruz.

HDP’NİN GÜÇLÜ OLDUĞU ALTIN SANDIKLARDA DURUM

Yukarıda bahsettiğimiz 145 altın sandık içinde HDP’nin etkisinin güçlü olduğunu bildiğimiz sandıklara baktığımızda daha da farklı sonuçlar karşımıza çıkıyor. Aynı sandıkların 31 Mart performansıyla 23 Haziran performansını karşılaştırdığımızda, bu bölgede Yıldırım’a oy verenlerin sandıklara Binali Yıldırım mahallelerine göre çok daha düşük bir motivasyonla gittiklerini görüyoruz bunun da toplam katılım oranını düşürdüğünü görüyoruz. Ancak İmamoğlu’na oy veren HDP’liler 31 Mart’a göre çok daha yüksek motivasyonla sandığa gitmiş durumdalar ve bu da İmamoğlu oylarının 6 puana yakın artmasına yol açmış. Bu bölgede geçersiz oy oranları İstanbul geneli gibi düşse de en yüksek geçersiz oy oranlarına ulaşıldığını görüyoruz. Özetle, HDP’li seçmen Ekrem İmamoğlu’na oy vermek için 31 Mart’tan çok daha yüksek motivasyonla sandığa gitmiş.

İLÇELER BAZINDA GÖRÜNÜM: AKP’NİN GÜÇLÜ OLDUĞU İLÇELER

İstanbul sonuçlarına AKP’nin en yüksek oy aldığı ilçeler yönünden baktığımızda karşımıza, altın sandıklarımıza benzer sonuçlar çıkıyor. AKP’nin en yüksek oy aldığı ilçe olan Sultanbeyli’de AKP oyları yalnızca yarım puan düşerken en sıkı AKP’lilerin sandığa gitme motivasyonunun iki seçim arasındaki 2,5 aylık dönemde çok küçük bir miktar azaldığı göze çarpıyor. Bunu söyleyebilmemizin sebebi ise bu ilçedeki yaklaşık 1,5 puanlık katılım düşüşü ve İmamoğlu’nun bu ilçede oylarını 3 puan artırması. Bu rakamlar, AKP’li seçmenden İmamoğlu’na ufak bir kayma olduğuna dair bir işaret veriyor olabilir. Öte yandan Esenler’deki 5 puanlık Ekrem İmamoğlu oy artışı da oldukça dikkat çekici. Zira Esenler, AKP’nin İstanbul’da en güçlü olduğu ikinci ilçe.

İLÇELER BAZINDA GÖRÜNÜM: CHP’NİN GÜÇLÜ OLDUĞU İLÇELER

CHP’nin İstanbul’daki kaleleri olarak değerlendirebileceğimiz üç ilçe olan Beşiktaş, Kadıköy ve Bakırköy’de katılım oranlarının ciddi şekilde artışı, dokuz8HABER’in altın sandıklarıyla da parallelik taşıyor. Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun en yüksek oy oranına ulaştığı Beşiktaş ilçesindeki geçersiz oy oranının yüzde 1’in altında kalması da sosyoekonomik statüde en üst sırada olan bu ilçenin ne kadar bilinçli ve motive bir şekilde sandığa gittiğini göstermesi açısından da çarpıcı.

İLÇELER BAZINDA GÖRÜNÜM: HDP’NİN GÜÇLÜ OLDUĞU İLÇELER

İstanbul’da 24 Haziran 2018 olsun, geçmiş yerel ve genel seçimler olsun, HDP’nin en yüksek oy oranına ulaştığı üç ilçe asla değişmiyor: Adalar, Esenyurt ve Sancaktepe. Bu ilçelerden Adalar’ın ‘Beyaz Türk’ diye tabir edilen, sosyoekonomik statüsü ve gelir seviyesi yüksek, fikren CHP’ye de bir miktar yakın kesimden oluştuğunu biliyoruz. Bu ilçede katılım diğer iki ilçenin aksine artarken Esenyurt ve Sancaktepe’de katılımın düştüğünü görüyoruz. Ancak bu, HDP’lilerin sandıktan uzaklaştığı anlamına gelmiyor. Bu iki ilçede HDP oy oranı yüzde 20’lere yakın seviyelerde. Bu ilçelerde AKP de oldukça güçlü ve katılım azalışının doğrudan AKP’li seçmenle ilgili olduğu değerlendirmesi yapıyor ve verilerin bu şekilde okunması gerektiğini vurguluyoruz.

Zira bu ilçelerin sonuçlarına baktığımızda, Ekrem İmamoğlu’na destek artışının, AKP’nin en güçlü ilçelerindeki Ekrem İmamoğlu’na destek artışının da üstüne çıktığını söylemek kolaylıkla mümkün. Bu da HDP seçmeninin bu artışta belirleyici etkiye sahip kitle olduğunu anlamamızı sağlıyor. Öte yandan Adalar’daki 10 puanın üstündeki İmamoğlu oy artışının da ilçeler bazında birinci sırada olduğunu vurgulayalım.

KARADENİZLİ SEÇMEN DAVRANIŞI: ‘PONTUS’ LAFINA ÇOK KIZMIŞLAR

İstanbul’da Karadenizli nüfusun yoğun olduğu üç mahallenin ortak sonuçlarını derlediğimiz üstteki tabloda, 31 Mart’ta iki aday arasında Yıldırım lehine yaklaşık 11 puanlık fark varken 23 Haziran’da CHP adayının yaklaşık 1 puan farkla öne geçtiğini görüyoruz. 2,5 ayda bu mahallelerde yaklaşık 12 puan fark oluşturan İmamoğlu’nun İstanbul genelinde 9,2 puan fark attığını düşünürsek, Karadenizlilerin seçim sürecinde özellikle ‘Pontus’ polemiğine tepkilerinin farkın daha da açılmasına yol açtığını söylemek mümkün.

KÜRT SEÇMEN DAVRANIŞI: ‘ÖCALAN MESAJI’ KONUSUNDA HÜKÜMET MEDYASININ DOLDURUŞUNA GELMEDİLER

İstanbul’da Kürt nüfusun yoğun olduğu ve geçen yıl düzenlenen genel seçimde HDP’nin yüzde 40 üstü oy aldığı 11 mahallenin ortak sonuçlarını derlediğimiz bu tabloda, 31 Mart’ta iki aday arasında yaklaşık 20 puanlık fark varken 23 Haziran’da farkın yaklaşık 29 puana çıktığını görüyoruz. Kürt seçmenin özellikle 23 Haziran’da çok daha yüksek motivasyonla sandığa gidip İmamoğlu’nu desteklediğini söylemek mümkün.

Bu mahallelerdeki sonuçlara bakıldığında, Kürtlerin 23 Haziran seçimi öncesi PKK’nın hükümlü lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yolladığı “Aynı çizgide yola devam” mesajını “Üçüncü yolu seçin. Sandığa gitmeyin” şeklinde basına yansıtan Anadolu Ajansı ve diğer hükümet yanlısı medyanın manipulasyonuna alet olmadığı da gözüküyor.

‘BEYAZ TÜRK’ DAVRANIŞI: “NASILSA BİR ŞEY DEĞİŞMEYECEK” ALGISI YOK OLDU

İstanbul’da ‘Beyaz Türk’ olarak tabir edilen, sosyoekonomik statüsü (SES) ve geliri en üst seviyede olan nüfusun yaşadığı 20 mahallenin ortak sonuçlarını derlediğimiz bu tabloda, iki aday arasındaki farkın 23 Haziran’da bir önceki seçime göre 9 puan daha arttığını görüyoruz. 31 Mart’ta başa baş geçen seçimin ardından ‘Beyaz Türk’lerin “Nasıl olsa yeniliriz” hissiyatını aşıp 23 Haziran’da çok daha yüksek motivasyonla sandığa gidip İmamoğlu’nu desteklediğini söylemek mümkün.

CEZAEVLERİNDE 23 HAZİRAN: CEZAEVLERİ İMAMOĞLU DESTEKÇİLERİYLE DOLU

dokuz8VERİ Haber Merkezi, 23 Haziran ve 31 Mart cezaevleri sonuçlarını geçen yıl yapılan 24 Haziran genel seçimleriyle de kıyasladı. HDP’lilerin Ekrem İmamoğlu’na ilgisini, HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve hükümlü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın cezaevlerinden yaptıkları çağrıların cezaevlerinde nasıl algılandığını veriler üzerinden araştırdı.

Çalışmada cezaevi sandıklarında katılım oranının alışılmışın dışında, yüzde 100’lerin üzerinde çıktığı gözlendi. Bu durum görevli olarak bu sandıklarda 142 belgesiyle oy kullanan cezaevi personelinden kaynaklanıyor. Katılımın yüzde 100’lük oranın üzerine ne kadar çıkarsa AKP’ye çıkan oy oranının da artmasına bakılırsa cezaevi personelinin ağırlıkla AKP’ye oy verdiği görülebilir. Cezaevi personelinin bu sandıklarda oy kullanmaması durumunda Ekrem İmamoğlu lehine olan sonucun çok daha açık bir farka işaret edeceği ifade edilebilir.

24 HAZİRAN 2018 SONUÇLARI…

24 Haziran seçimleri sonuçlarına bakıldığındaysa yerel seçimlerde cezaevlerinden Ekrem İmamoğlu’na gelen oyların ana kaynağının HDP olduğunu görüyoruz. 24 Haziran’da İstanbul’un 19 cezaevine kurulan 63 sandıkta HDP toplam 13.440 geçerli oyun 5386’sını alarak yüzde 38,79 ile açık ara birinci parti çıkmış. HDP’yi takip eden MHP ise 2993 oy ile yüzde 23,27 alırken, CHP ise 2426 oyla yüzde 18,01 oranına ulaşarak üçüncü parti olmuş. İktidar partisi ve Cumhur İttifanın büyük ortağı AKP ise 24 Haziran’da İstanbul’un cezaevlerinde sadece 1072 oy ile yüzde 8,66 oranında kalmış gözüküyor.

SİLİVRİ’DEKİ CEZAEVLERİNDE DURUM

Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kurulan üç sandıktan birinde ise HDP’nin oy oranı geçen yıl yüzde 95,27’ye ulaşmış. Aynı sandık olan 9922 no’lu sandığın 23 Haziran 2019 performansına baktığımızda ise bu sandıktaki oyların yüzde 91’i Ekrem İmamoğlu’na atılmış. Yani HDP’lilerin yoğunluklu olarak bulunduğu bir sandıkta 23 Haziran’da neredeyse firesiz bir şekilde Ekrem İmamoğlu tercih edilmiş. Bu sandıkta 31 Mart 2019’da yüzde 93,07 İmamoğlu oyu olduğunu belirtmekte yarar var. Bu sandıkta Mart’tan Haziran’a AKP 2 oy, CHP 3 oy kaybetmiş. Ancak şunu vurgulamak önemli: Cezaevi seçmenleri tutuklu ve cezası onanmamış hükümlülerden oluştuğu için seçmen hareketliliği kısa sürelerde dahi yaşanıyor.

AKP, geçen yılki genel seçimlerde Silivri özelinde biri hariç hiçbir cezaevi seçim bölgesinde yüzde 7’nin üzerine çıkamamıştı. Bu seçim Binali Yıldırım Silivri Kapalı Cezaevi’nde yüzde 8 oy alırken Silivri Açık Cezaevi hariç yerleşkedeki diğer cezaevlerinde oy oranı yüzde 23 ila yüzde 40 arasında değişti. Bu artışta MHP’li seçmenlerin etkili olduğu söylenebilir.

HDP’NİN TÜM CEZAEVLERİNDEKİ İMAMOĞLU DESTEĞİ AÇIK VE NET

Cezaevi sandıklarının genelinde 24 Haziran’da HDP yüzde 40,07 CHP yüzde 18,05 oy alırken, 31 Mart’ta Ekrem İmamoğlu yüzde 59,36 oy aldı. Buna karşın bu oran 23 Haziran seçimlerinde yüzde 62,86’ya çıkmış durumda. HDP’nin Millet İttifakı’na yönelik desteğinin cezaevlerinde de firesiz şekilde karşılık bulduğu bu oranlardan açıkça görülebiliyor.

10 KADINDAN 7’SİNİN OYU EKREM İMAMOĞLU’NA

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde kurulan iki sandıktan da CHP güçlü çıkmış durumda. 23 Haziran seçiminde Ekrem İmamoğlu’nun kadın cezaevinden aldığı oy oranı yüzde 68,96’ya ulaşıyor. Bu oran 31 Mart 2019 seçimlerindeki yüzde 61,06 oranından bu seviyeye yükselmiş. 24 Haziran 2018’de aynı cezaevinde Millet İttifakı oyları yüzde 25,88; HDP oyları ise yüzde 36,5 seviyesindeymiş. Bu iki grubun oyları bir araya gelince yüzde 62,38 ediyor.

(dokuz8VERİ)

İLGİLİ HABERLER:
İstanbul cezaevlerinde Ekrem İmamoğlu oy oranı genel oranın çok üstünde
23 Haziran’da geçersiz oy oranı en düşük üç ilçe CHP’nin kaleleri
Verilerle İstanbul’da seçmen hareketliliği: Büyükçekmece’de tuhaf bir durum var mı?
Verilerle Belediye seçimleri ve İstanbul’un ekonomik önemi: İhracatın yarısı, ekonominin üçte biri
Verilerle yerel seçim: 31 Mart’ı geçmiş seçimlerden ayıran faktörler
Yerel seçimlerin ortaya çıkardığı Türkiye il ve ilçe belediyeleri haritası
31 Mart yerel seçimlerinde el değiştiren belediyeler