KÖŞE YAZILARI

Güneyin güzel kenti

“Suriye’deki iç savaş nedeniyle kitlesel göçün merkezlerinden biri olan Gaziantep’te resmi olmayan verilere göre 600 bin sığınmacı yaşıyor. 25 yıllık projeksiyonu bir anda yaşamaya başlayan şehirde, göçün getirdiği sıkıntılar aşılamaya çalışılsa da gündelik hayatta bu sorun tüm derinliği ile hissediliyor.”

Aldığı yoğun kitlesel göçlerle nüfusu 2.5 milyona dayanan, 43 milyon metrekarelik 5 organize sanayi bölgesi, örnek ve küçük sanayi sitesi ile yıllık 7 milyar dolar ihracat yapan, bölgesinin lider kenti Gaziantep, aynı zamanda çeşitli sorunlarla da boğuşan yarı metropol bir Anadolu kenti olma özelliğini tamamıyla içinde barındırıyor.

Sadece ilk ve ortaöğretimde 600 bine yakın öğrencisi, 3 üniversitesi olan bu kadim şehrin lise ve üniversiteye giriş başarısında Türkiye’de 60. sıralarda dolaşması tüm iyi niyetli girişimlere rağmen kentin çözüm bulunamayan, yakıcı sorunlarının başında geliyor.

5600 yıllık tarihi ile dünyanın en eski ve 7 tepeli kentlerinden biri olan Gaziantep, Fatma Şahin’in büyükşehir belediye başkanlığı koltuğuna oturmasıyla birlikte farklı bir alana kaydı. Sanayideki kümeleşmenin yanı sıra Türkiye’nin en zengin mutfağına sahip olunması nedeniyle bir Gastro-Turizm hamlesi gerçekleştirildi. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağına giren şehrin ulusal ve uluslararası alanda tanıtımı için epey bir emek ve para harcandı.

Dünyanın en büyük mozaik müzesi, dünyanın ilk açık hava müzesi Yesemek, İsa’nın havarilerinden Johannes’in İncil’i çoğalttığı Fırat üzerinde bir kartal başı gibi duran Rumkale, Suriye sınırındaki Karkamış’ta bulunan ve kazı çalışmaları devam Hitit kenti, Avrupa’nın en büyük hayvanat bahçesi, modern hastaneleri ile sağlıktaki dönüşümü, Dülük Antik Kenti, Kalesi, sivil mimarlık örneği evleri; 15’in üzerinde müzesi, hanları, hamamları, geleneksel el sanatları ile bir renk ve kültür mozaiği olan Gaziantep, turizm pastasından istediği payı henüz alamıyor.

Trafiğin büyük sıkıntıya neden olduğu kentte sorun sola dönüş yasakları ile aşılmaya çalışılsa da sürücüler bu uygulamanın akışa çare olamadığı konusunda hemfikir.

Gastronomi atağından sonra lokanta ve restoranların pahalı olması konusunda çok yoğun şikâyetler var. Hatta bunun için bir kent çalıştayı yapılması gündeme gelmişti ama bir türlü gerçekleştirilemedi. Fıstığın 110, baklavanın 100 TL’ye satıldığı Gaziantep’te kentlinin bu lezzetleri vitrinden seyrediyor olması, Gastro-Kent hedefiyle uyuşmuyor.

Suriye’deki iç savaş nedeniyle kitlesel göçün merkezlerinden biri olan Gaziantep’te resmi olmayan verilere göre 600 bin sığınmacı yaşıyor. 25 yıllık projeksiyonu bir anda yaşamaya başlayan şehirde, göçün getirdiği sıkıntılar aşılamaya çalışılsa da gündelik hayatta bu sorun tüm derinliği ile hissediliyor.

Türkiye ekonomisinin içinden geçtiği zorlu süreçle birlikte enerji maliyetlerinin yüzde 100 artması sanayide rekabet gücünü zayıflattı. Hemen hemen dünyanın her ülkesine ihracat yapan Gaziantep’te, sanayici enerji fiyatlarının sabit tutulması gerektiğini savunuyor.

Sanayi kenti olması itibariyle ayrıca emeğin de kenti olan Gaziantep’te sendikalaşma oranının yüzde 1-1.5 civarında olduğunu da hatırlatmadan geçemeyeceğim.

Basit bir fotoğrafını çekmeye çalıştığım Gaziantep ve çevresindeki şehirlerle ilgili daha detaylı yazılarımıza devam edeceğiz.

Tüm okurlarımıza baklava tadına selamlar…