KÖŞE YAZILARI

Netflix yerli ve milli olur mu?

“RTÜK topa girdi diye dijital medya ağa, aşiret dizileri yayınlayacak değil. Denetim ve cezalar bir sure sonra başlayacak. Bu süre içinde özellikle yerli portallar içerikte otosansür uygulamaya başlayacaklar. Buzlama ve biplemeler internette de karşımıza çıkacak. Zamanın akışı belli. Hiçbir iktidar bu akışı durduramaz, belki yavaşlatır sadece. Günümüzün teknolojik dünyasında bu sınırlama girişimleri olsa olsa bir iktidarı komik duruma düşürür. Dijital medya yükselişini sürdürecektir.”

Gözümüz yollarda kalmıştı, sonunda oldu. Netflix, Blu TV, Puhu TV gibi internetten yayın yapan platformların da RTÜK denetimine girmesini içeren yönetmelik Resmi Gazete’de yayınlandı.

Yönetmelik, vitrinde lisans zorunluluğu getiriyor gibi sunulsa da, Türkçesi “Bundan böyle kafanıza göre yayın yapamazsınız” demek. Milli ve manevi değerler, çocukların korunması, aile… ile başlayan cümlelerle para cezaları, yayın durdurma tehlikesi kapıda.

DİJİTAL MEDYANIN YÜKSELİŞİ DURDURULABİLİR Mİ?

Geleneksel medya tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de düşüşte. Dijital medya ise önlemez bir yükselişte. YouTube ve Netflix bu yükselişte başı çekiyor. Netflix’in 2005’te 4 milyon olan abone sayısı bu yıl itibariyle 150 milyona ulaştı. Dünyada tam 190 ülkeye yayın yapıyor.

RTÜK denetimi Netflix, Blu TV, Puhu TV başta olmak üzere dijital yayın yapan bir çok portalı etkileyecek ama asıl hedef Netflix gibi görünüyor. Türkiye’de hızla büyüyen platformun tek farkı yurt dışı menşeili olması değil. İçerik olarak da farklı. Blu TV ve Puhu TV, televizyondan farklı içeriklerde türler sunsa da, Netflix kadar “özgür” değil. Puhu TV, çoğunlukla ortağı olduğu TV kanallarındaki içerikleri sunuyor. Blu TV ise ana akım televizyon kanalları kadar olmasa da zaten bir otosansüre sahip. Özellikle Doğan Medya’dayken içeriklerini Kanal D’ye taşımayı denemişti.

ZAMANLAMA YİNE MANİDAR AMİRİM

Behzat Ç. Blu TV’de yayına başladı. Son günlerde Netflix’teki film ve dizilerde yer alan eşcinsellik çokça tartışılıyordu ki, daha tartışmanın dumanı tüterken yönetmelik yürürlüğe girdi. Zaten buradaki denetim ve sansür ağırlıklı olarak cinsellik üzerine olacak. RTÜK’ün TV kanallarına yaptığı müdahalelerin çoğunluğu da cinsellik konularında. Cinsellik derken, öpüşme sahnelerinin süresinin uzunluğu, evlilik dışı ilişkiler, eşin kocasına saygısız davranması, aile değerlerini alçaltan espriler… Bir yarışmada evli bir kadının başka bir adamla dans etmesi bile RTÜK’ün radarına girmişti, şaka değil. Milli ve manevi değerlerimiz artık internette de güvende olacak yani.

Hükümet tarafı RTÜK gibi kurumların Avrupa’da da olduğu, çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak için denetimin gerekliliği gibi gerekçelerle yönetmeliği savunuyor. Denetim gerekli ama çocukları mı, iktidarın dünya görüşünü mü denetleyecek; işte mesele burada.

Gençlerimiz Netflix’teki dizi ve filmlerde yer alan eşcinsellere özenecek diye bu yayınları durdurma kararını savunacaklardır. Kızının sevgilisi var diye namus cinayeti adı altında onu öldürenleri örnek almaz gençlerimiz. Ya da mafya dizilerine özenip sokakta adam öldürmez. Mini etek giydi diye sokakta kadınlara saldırmaz. O nedenle bu türden sahneler RTÜK denetimine tabii değil.

RTÜK DENETİMİNDEN SONRA NE OLACAK?

Peki ne olacak? RTÜK topa girdi diye dijital medya ağa, aşiret dizileri yayınlayacak değil. Denetim ve cezalar bir sure sonra başlayacak. Bu süre içinde özellikle yerli portallar içerikte otosansür uygulamaya başlayacaklar. Buzlama ve biplemeler internette de karşımıza çıkacak.

Yasağa ilgisi olan bir toplumuz. 90’larda özel radyolar da lisans gerekçesiyle kapatılmıştı ve siyah kurdele eylemi tüm yurda yayılmıştı. Sonuç hepsi yeniden açıldı. Son yıllarda “tivitır – mivitır” denilerek sosyal medya da sınırlanmaya çalışıldı ama sonuç yine tersine döndü. Gençleri engelleyelim dediler, ananeler dedeler de Twitter’daki yerini almaya başladı.

Zamanın akışı belli. Hiçbir iktidar bu akışı durduramaz, belki yavaşlatır sadece. Günümüzün teknolojik dünyasında bu sınırlama girişimleri olsa olsa bir iktidarı komik duruma düşürür. Dijital medya yükselişini sürdürecektir.

Bu içerikleri izleyen seyirciler sesini daha çok duyurmalı. Sansürün karşısında durup buna girişenleri yaptıklarına pişman etmeli. Şanslılar, çünkü zamanın akışı ve rüzgar özgürlükten yana…

Etiketler