KÖŞE YAZILARI

Protest Rap Hep Vardı, Aramıza Hoş Geldiniz

“Malzemesini ve ilhamını sokaktan alan bir müzik türünün toplumsal olaylara duyarsız kalması beklenemezdi ve hiçbir dönemde de kalmadı. Uzun lafın kısası protest rap hep vardı, sizler aramıza hoş geldiniz…”

 

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan ve Türkçe sözlü protest rap müzik için tam anlamı ile bir patlama dalgası yaratan ‘Susamam’ ve ‘Olay’ parçaları üzerine bir çok şey yazıldı, programlar yapıldı, doğrusu ve yanlışı ile iyisi ve kötüsü ile çok fazla şey söylendi. Bu süreç rap müzik veya hip hop kültürü ile çok fazla içli dışlı olmayan insanlar için genel olarak kafalardaki ‘Eril bir dil kullanarak uyuşturucu güzellemesi yapan’ rap müzisyeni algısının yıkılmasında etkili oldu fakat tartışmaların neredeyse tamamında ortak olarak kaçırılan bir nokta vardı; o da bu ülkede protest rapin ilk defa yapılmıyor oluşuydu.
Doğuşu itibari ile de ezilmişlikten doğan ve sistem karşıtı olan bu müziğin ülkemize gelişi de protest temellere dayanıyor.

Almanya’da zor zamanlarda baskı altındaki gençlerin bir araya gelmesi ve o zamana kadar hep İngilizce ya da Almanca olarak dinledikleri müziği kendi dillerinde kendi dertlerini anlatan bir grup kurarak icra etmeleri Cartel’i, Cartel de Türkçe sözlü rap müziği doğurdu. Dönemin Almanya koşullarında çıkan, içinde milliyetçilik öğeleri barındırsa bile ilk örneklerden biri sayabileceğimiz parça 1993 çıkışlı Cartel- Defol Dazlak.


Hem müzik hem de siyasetin yoğun ve kaos içerisinde yaşandığı 90’lı ve 2000’li yılların biraz daha ötesine geçip hepimizin daha net olarak hatırlayacağı son 10 yıllık sürece geçmek istiyorum.
Üniversitelerdeki harç eylemleri, Tekel’in özelleştirilmesine karşı direnişin devam etmesi, anadilde eğitim mücadelesi ve toplumsal muhalefet için bir çok önemli olayın yaşandığı 2010 yılında Saian (Güney Erkurt) tarafından hazırlanan Boykot isimli parça yüzeysel bir protestlikten ziyade ülkedeki güncel durumları net olarak özetlemiş, bazı kesimler tarafından hedef gösterilmişti…


“Fetva verir der ki “Faiz haram, alma asla” Birisi çıkıp cevap versin, kimin lan Bank Asya?!
Salya sümük ağla, ormanındayız biz kanlı kayın Yaşadığın çiftlik kimin? Bak sen, o da FBI’ın!”
2011 yılında gençlerin belki en büyük gündem maddesi ‘internet sansürü’ tartışmaları idi.
Pit10 (Server Uraz) bir parça yayınlayacağını ve bu şarkının sözlerinin 22 Ağustos 2011’de internette kullanımının yasaklanması planlanan ancak yasaklanmayan kelimelerden oluşacağını açıkladı.

Ve 2013…
Malzemesini ve ilhamını sokaktan alan bir müzik olan rap, ülkedeki direnişe tabii ki de sessiz kalmayacaktı ama beklentilerin bile üzerine çıkıldı ve 50’ye yakın rap parçası yayınlandı. 2013 ve Gezi Direnişi üzerine yazılacak söylenecek çok şey var ve bu 2 parça yeterince şey söylüyor.
Susamam parçası içerisinde de beraber çalışan Şanışer ve Ozbi’nin ayrı ayrı yaptığı Asi ve #DirenGezi…




Dönemin iyi örneklerinden biri de Gazapizm ve Boykot’un beraber yaptığı, ölen-öldürülen çocuklara armağan edilmiş ‘İnsanlar Ölü’.


Gazetecilere saldırıların ve baskıların arttığı bir dönemde “Ülkemizde yaşamış ve halen yaşamakta olan tüm gazetecilerin ve yazarların anısına…” başlığı ile yayınlanan Yeis Sensura’dan Yazardan Mektup…


Malzemesini ve ilhamını sokaktan alan bir müzik türünün toplumsal olaylara duyarsız kalması beklenemezdi ve hiçbir dönemde de kalmadı. Uzun lafın kısası protest rap hep vardı, sizler aramıza hoş geldiniz…

Ek: Daha fazla örneğe ulaşmak isteyenler için bir Spotify listesi bırakıyorum.

Spotify – Protest Rap

Etiketler