KÖŞE YAZILARI

Suriyeli çocukların da eğitim hakkını savunmak

Eğitim Sen’in “2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Başında Eğitimin Durumu” raporunu incelediğimizde eğitimin hemen hemen tüm sorunlarına değindiğini ve çözüm yolları sunduğunu görmekteyiz. Fakat raporda eksik olan unsurlardan birisi de Suriye’den savaş nedeni ile gelen göçmen çocuklarının eğitim alamaması ve bu alanında karşılaştığı sorunlardır ki bu durum raporda hiç yer almamıştır.

2019-2020 dönemini içeren eğitim öğretim yılı 9 Eylül 2019 tarihinde milyonlarca çocuk (yaklaşık 18 milyon) büyük bir heyecanla okullarına başladı. Ön hazırlıkların, eğitim ile ilgili harcamaların büyük bir kısmının tamamlanmasıyla başlanan eğitim öğretimin ana unsurlarından olan yüzbinlerce öğretmen de görevlerinin başında rollerini aldılar.

Her eğitim öğretim yılı başladığında basına ve kamuoyuna onlarca açıklama düşer. Tüm mesajlar başarı dileklerini içerir.

Açılması ve kapanması arasında yaşanılan tüm sorunlar her yıl eğitim kurumları, sendikalar tarafından raporlara dönüşür. Bu raporlar çok önemli sorunlara dikkat çekmesine rağmen eğitimde yaşanılan sorunların düzeltilmesi noktasında hiç bir yetkili kurum tarafından dikkate alınmaz ve raporlar raflarda kalır.

Eğitim sendikalarının öncelikli görevlerinden birisi de eğitimdeki olumsuz gidişata müdahale etmek ve hazırladıkları raporlarının takipçisi olmaktır. Kamuoyuna sunulan ve yalnızca basının sınırlı satırları arasında yer bulan bu değerli raporların muhataplarınca dikkate alınmasını sağlamak için gerekli kamuoyunun da oluşturulması zorunludur.

Eğitim Sen’in “2019-2020 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞINDA EĞİTİMİN DURUMU” raporunu incelediğimizde eğitimin hemen hemen tüm sorunlarına değindiğini ve çözüm yolları sunduğunu görmekteyiz.

Fakat raporda eksik olan unsurlardan birisi de Suriye’den savaş nedeni ile gelen göçmen çocuklarının eğitim alamaması ve bu alanında karşılaştığı sorunlardır ki bu durum raporda hiç yer almamıştır.

Bilinmesi ve görülmesi gereken gerçekleri biz buradan kısaca ifade edelim. Suriye’deki savaş 2011’den bu yana devam ediyor. Çocuklar kriz karşısında en ağır bedeli ödeyen ve en ağır yükü taşıyan kesim olmaya ise devam ediyor: eğitimleri, duygusal sağlıkları, yaşamları risk altında.

Türkiye’de çoğu Suriyeli olmak üzere yaklaşık 4 milyon mülteci yaşıyor ve onların yaklaşık 1.74 milyonu çocuk. Ocak 2019 itibarıyla okula kayıtlı olan 645 bin çocuğa karşı, yaklaşık 400 bin çocuk hala okul dışında. Bu sayı doğal olarak bugün daha çok artmıştır.

2019-2020 dönemini kapsayan bir süreçte böylesine devasa bir öğrenci kitlesinin sorunlarını görmezden gelmek mümkün değildir.

Eğitimden yararlanamayan binlerce Suriye’li çocuğun büyük bir kısmı ucuz işgücü ve çocuk gelin olarak değerlendirilmektedir. Merdiven altı atölyelerde karın tokluğuna çalıştırılan bu çocuklar bir geleceksizliğe mahkum edilmişlerdir. Suriye’li çocukların eğitim haklarını takip etmek diğer çocuklar gibi haklara kavuşturulmasını sağlamak yalnız eğitim sendikalarının değil tüm demokrasi güçlerinin de görevleri arasındadır. Ve bu sorun ertelenemez bir görev olarak karşımızda durmaktadır.