MANŞET POLİTİKA

Demirtaş: “Elimizdeki en sağlam bilgi Cizre’de savaş suçu işlendiğidir”

selahattin-demirtas77456

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cizre’de hayatını kaybedenlerin cenazelerinin, hukuki delil bırakmamak için farklı yerlere taşındığını savundu, “Elimizdeki tek ve en sağlam bilgi; orada toplu bir katliam yapıldığı ve savaş suçu işlendiğidir” dedi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Parti Meclisi toplantısının açılış konuşmasında gündeme dair konuştu.

Cizre’de yaşananları hatırlatan Demirtaş, “Savaş suçları zaman aşımına dahil değil” diyen Demirtaş, olup bitenler karşısında bu katliamların üstünü örtenlerin hepsinin günü geldiğinde yargılanacağını söyledi.

“AKP’nin ısrarı nedeniyle savaş devam ediyor”

Selahattin Demirtaş konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Kürt sorununda çözüm masanın devrilmesi nedeniyle bunca ölüm varken partimizin buna duyarsız kalmaması düşünülemez. Daha öncede hep ifade ettik, temel hedefimiz savaşsız bir çözüm ortamıdır. Bunun için çalışan bir partiyiz. Geldiğimiz noktada AKP’nin savaştaki ısrarı ve ‘Ben savaşla sonuç alacağım’ inadı nedeniyle savaş devam ediyor. Bunu durduramadık. Her şeye rağmen savaşı durduramadık diye savaş hukukunun ahlakın ayaklar altına alınmasına da izin veremeyiz.

Şu saatlerde Cizre’de yaşandığı gibi. İki haftadır binalarda sıkıştırılmış yüze yakın genç, kadın çocuktan bahsediyoruz. Birçok değişik rakamlar açıklandı. Ben Cizre’deki durumu istatistiklerle açıklayacak değilim. Elimizdeki tek ve en sağlam bilgi; orada toplu bir katliam yapıldığı ve savaş suçu işlendiğidir. O insanların nasıl öldürüldüğünü, ne zaman öldürüldüğünü oradaki katledenler ve emri verenler dışında kimse bilmiyor. Savcı oraya giremiyor, olay yeri incelemesi yapılamıyor. Katledilenler geride delil kalmayacak şekilde cenazeler çürümeye terk ediliyor.”

“Bunu durdurmanın yolu faşizmin kanatlarını koparmaktır”

Cizre’de katledilenlere ait cenazeler Urfa, Mardin, Şırnak ve Malatya’ya bu büyük savaş suçunu örtmek amacıyla gönderildi. Bizim karşımızda merhamet dileyeceğimiz bir siyasi anlayış yok. Bunu bilmemiz lazım. 60-100 kişiyi bu şekilde katledenlerin, 100 bin kişiyi de katledeceğine dair hiçbir şüphemiz yok. Bunu durdurmanın yolu AKP’nin kanatlarının altına sığınmak değil, faşizmin kanatlarını koparmaktır. Tek bir Cizreli faşizme teslim olmuyorsa, doğru çizgi budur. Cizre teslim olmuş olsaydı, başlarına bu felaket gelmeyebilirdi.

Bize dayatılan tekçiliği, bakın artık tek millet, tek bayrak, tek devleti geçtik artık tek parti ve tek adam dayatması var. Bizler toplumun direnen tek odağıyız. Bütün bu zulme karşı örgütlü durabilen tek muhalefet odağıyız. Toplumun tek umuduyuz. Oyu nasıl aldıkların biliyorlar ve bunun suyun üzerine yazılmış bir yazı olduğunun çok farkındalar. Baskıyla korkutarak, toplumda güvenlik kaygısıyla aldıkları oyların bir anda eriyeceğinin biliyorlar. Bu yanılsamayı dağıtmamız gerekiyor.

“Saray’daki kişi dava adamı değildir”

Ülkemizde iktidar bir yandan ulusal bir dikta rejimi örmeye çalışırken, öte taraftan iş birliği yapabileceği gerici odaklarla ittifak yaparak arkasına 90’lardaki ne kadar operasyon birimi varsa hepsiyle irtibat kurup yeni bir iktidar merkezi kurmaya çalışıyor. Saray’daki kişi bir dava adamı değil, eski partisi de bunun farkındadır. Dava söylemini bir tarafa bırakıp bütün gerici odaklarla en gerici koalisyonu geliştirmiştir. Artık AKP’nin ortada bir davası yoktur. Artık devletin bekası altında tam bir gerici ittifak oluşturdular. Bir savaş bloğunu örmüş durumdalar. Bu gerici blok karşısında ilerici cephenin, demokrasi bloğunun Türkiye’nin aydınlık geleceğini temsil eden bloğun güçlendirilmesi gerekir. O bloğun hayata geçmesi için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız.” (dokuz8HABER/imc tv)