BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MEDYA

Reuters Enstitüsü Dijital Habercilik Raporu 2019 yayınlandı

Her yıl dünyada habercilik alanındaki gelişmeleri ve yeni trendleri detaylı bir şekilde inceleyen Reuters Dijital Habercilik Raporu sekizinci defa yayınlandı. Raporda bu yıl önceki yıllara kıyasla, internet kullanıcılarının haber almak için daha kapalı ağlara ve özel mesajlaşma gruplarına yöneldiğine ve doğru ve güvenilir bilgi için git gide daha fazla kişinin dijital haberciliğe ödeme yapmasına dair ilk bulgular göze çarpıyor. Türkiye üzerine de bir bölüm ayrılan raporda, Türkiye’de medyanın durumu, yeni medya trendleri ve okurların habere erişim alışkanlıkları ele alınıyor.

6 kıtada 38 ülkede 75 bin kişiyle yapılan anketler neticesinde oluşturulan rapor, küresel çapta yükselen popülizmin de etkisiyle haber kaynaklarının güvenilirliğinin de sorgulandığını gösteriyor. Raporun açılışında, dünya çapında kutuplaşmanın yanı sıra ayrıca küresel dijital şirketlerin etkisiyle mecralar arası etkinliğin de medya atmosferini etkilediğinden bahsediliyor. 2019’un ilk yarısında hem geleneksel hem de dijital medyada küçülmeye giden sektör öncülerine dikkat çekilirken aynı zamanda da çoğu zaman “tık avcılığı” da yapan partizan medya kuruluşlarının kutuplaşmadan faydalandığı görülüyor. Peki, 2019 yılında doğru, güvenilir ve teyit edilmiş bilgiye ulaşmanın yöntemi ve bedeli ne olacak?

ONLINE ÜCRETLİ HABER

Genel itibariyle haber mecralarına bakıldığında, dijitalleşmenin olanaklarıyla birlikte doğan mali yükü hafifletmek için ücretli üyelik ve okurların bağışlarına yöneldiklerini görmek mümkün. Fakat tüm çabalara rağmen, raporda yalnızca okurların küçük bir bölümünün haber son bir yılda ödemeye yapmaya başladığını fakat yine de bir artış trendi olduğunu gösteriyor. İskandinavya’da okurların üçte biri haber mecralarına ücretli üyelik başlatırken, ABD’de ise bu rakam yüzde 16 seviyesinde. Yüksek gelir seviyesine sahip ülkelerde dahi, üyeliklerin genellikle bir tek mecrayla sınırılı olduğu fakat tek seferlik bir bağıştansa düzenli ödeme seçeceğinin daha yaygınlaştığı da raporun bulguları arasında.

Rapor ayrıca haber mecralarında ücretli üyelik sisteminin gelişmemesiyle ilgili olarak “üyelik yorgunluğu” kavramını ortaya atıyor. Buna göre, sinema, TV, müzik gibi hizmetleri kişiselleştirilmiş ekranlarından takip etmek isteyen kullanıcıların cüzi miktarlar karşılığında düzenli üyeliklere yönlendirilmesinin ve her bir farklı mecra için yeni üyelik açılmasının kullanıcılarda yorgunluğa sebep olduğunu belirtiyor.

HABER TRENDLERİ

Raporda ayrıca dijital sosyal iletişim trendleri ele alınırken, yoğunluklu olarak kullanıcıların dünyanın en geniş katılımlı sosyal ağı olan Facebook’tan uzaklaşarak Whatsapp gibi daha kapalı devre çalışan ve Instagram gibi görselliği öne çıkaran mecralara yöneldiği ortaya çıkıyor. Haber paylaşımlarında da manşetlerden ziyade sosyal iletişim ve yorumların öne çıktığı görülüyor. Kapalı devre haberleşme gruplarının en yaygın olduğu ülkeler sırasıyla Brezilya (yüzde 53), Malezya (yüzde 50), Güney Afrika (yüzde 49) olarak sıralanırken, haberleşme için açık ya da kapalı Facebook gruplarına dahil olarak haberlerini buradan temin edenler arasında yüzde 29 ile Türkiye yer alıyor, onu hemen arkasında yüzde 22 ile Brezilya takip ediyor. Buna karşın Kanadalılar ve Avustralyalılarınsa yalnızca yüzde 7’si haberlerini sosyal medya gruplarından temin ediyor.

Raporda, kapalı devre yayınlar aracılığıyla kullanıcıların tanımadığı kaynaklardan temin ettiği haberlerin ayrıca yalan haberlerin yaygınlaşmasına etki edebileceği riskine de dikkat çekiliyor. Brezilya’da rapor için yapılan ankete katılanların yüzde 85’i dijital mecralarda karşılaştıkları bilginin güvenilirliğine şüpheyle yaklaştığını belirtirken bu rakam Birleşik Krallık’ta yüzde 70, ABD’de yüzde 67 fakat Almanya’da yüzde 38 ve Hollanda’da yüzde 31 seviyesinde.

Tüm ülkelerde yapılan çalışmanın sonucuna göre genel ortalamada haberlere olan güven önceki yıllara göre yüzde 2 seviyesinde bir azalma göstererek yüzde 42 seviyesinde kalırken, yüzde 49 ise kendi okudukları kaynağa güvendiğini belirtiyor. Aylardır Sarı Yelek protestolarıyla gündeme gelen Fransa’da medyaya olan güven 11 puanlık keskin bir düşüş göstererek yüzde 24 seviyesine inerken, arama sonucu bulunan haberler ve sosyal medyaya olan güven ise sabit kaldı.

Güvenilir kaynaklardan haber aldığını söyleyen kişiler ankete katılanların çeyreğini oluştururken, ABD’de bu rakam yüzde 40 oldu. Bir diğer çeyrek ise geçtiğimiz bir yılda, “şaibeli” haber kaynaklarını takip etmeyi bıraktığını belirtiyor. Raporun öne çıkardığı bir diğer olgu ise, haber merkezlerinin anlık haber duyurusundan ziyade, yorumcularla öne çıktığını gösteriyor. Okurların yüzde 62’si güncel gelişmelerden haberdar olmak için medyadan faydalanırken, yüzde 51 ise ne olduğunu anlamaya yardımcı olmadığından şikayetçi. Yine, okurların yalnızca yüzde 42’si medyanın güçlü ve zengin kişilerin hesap verebilirliğini sorguladığını söylüyor.

Reuters Institute for the Study of Journalism
/ Digital News Report 2019

DİJİTAL MEDYA VE 2019’DA TÜRKİYE

Raporun Türkiye bölümü Servet Yanatma tarafından yazılmış ve bölüm, son bir yılda Doğan Medya’nın hükümete yakınlığıyla bilinen Demirören Holding’e satışı ile açılıyor. 2008’de Turkuvaz Medya’nın satışına benzetilen devrin sonucu olarak birçok gazeteci ve editörün işinden edildiğini, Doğan Medya’nın çok önceleri eleştirel bir mecra olmaktan uzaklaşmasına rağmen geçiş sonrası yayın politikasının hükümete daha yakın bir çizgiye taşındığını açıklıyor.

Türkiye’ye dair bahsi geçen bir diğer gelişme ise yazılı basında yer alan iki gazetenin (Habertürk ve Vatan) yayın hayatına yalnızca dijital olarak devam etme kararı alması oldu. Bu dönüşümün sebebi olarak da 2018’den bu yana değer kaybına uğrayan Türk Lirası ile ticari faaliyet gösteren basın kuruluşlarının, döviz gideri olan kağıt masrafı ve yükselen harcamalarına dayandırılıyor. Bunun haricinde olarak ayrıca artan masraflar ve dijitale kayan reklamların, basılı gazeteyi sürdürülebilirlikten uzaklaştırdığı da ekleniyor. Türkiye’de baskıya son veren ulusal ve yerel gazeteler haricinde, son bir yılda ayrıca birçok diğer gazete de sayfa sayısında azaltmaya gitti. Rapora göre 2013-2017 yılları arasında ülke çapında basılı gazete ve dergilerin toplam dağıtımı yüzde 33 azaldı ve bunun önümüzdeki yıllarda diğer gazeteler için de baskıdan vazgeçme ihtimalini güçlendirdiği öngörülüyor.

HABERE ERİŞİM

Türkiye’de internet kullanıcılarının habere erişmek için kullandıkları mecralar değerlendirildiğinde, çevrimiçi kaynaklar yüzde 87 ile birinci sırada yer alıyor. Onu yüzde 74 ile TV takip ederken, sosyal medyanın 2016 yılından bu yana süren düşüşü devam ediyor ve bu sene yüzde 59’la üçüncülüğünü koruyor. Basılı yayınlarınsa kullanımı yüzde 46 seviyesinde.
2015-2019 arasında habere erişim amacıyla kullanılan cihazlar değerlendirildiğinde, cep telefonu artık masaüstü bilgisayarı geride bırakmış görünüyor. Yüzde 71 oranında telefondan haber okuyan kullanıcılar, yalnızca yüzde 52 oranında bilgisayara yönelirken, tabletin payı ise yüzde 24’ten yüzde 27’ye yükselmiş.

Raporda ayrıca Türkiye’de en fazla takip edilen ve izlenen medya kanalları da listelenmiş bulunuyor. Buna göre TV, Radyo ve basılı yayınlarda yüzde 58’lik bir erişimle FOX TV Haber en popüler görünürken onu yüzde 44 ile CNN Türk ve yüzde 38 ile NTV takip ediyor. Beğeni endeksinde TV kanallarını ise yüzde 38 ile Sözcü ve Hürriyet gazeteleri takip ediyor.
Popüler olarak takip edilen dijital mecralara bakıldığında CNN Türk yüzde 40 erişimle birinci sırada yer alırken, yüzde 35 ile onu NTV takip ediyor. Hürriyet’in çevrimiçi yayını ise yüzde 33 ile üçüncü sırada.

TÜRKİYE’NİN EN POPÜLER MEDYA KURULUŞLARI

Ülkedeki en fazla takip edilen ve beğenilen medya kuruluşları olarak raporda eleştirel tavrıyla öne çıkan Sözcü ve Cumhuriyet bulunuyor; onları yabancı bir medya kuruluşu olan BBC servisi takip ediyor. Bağımsız özgürlük araştırmaları kuruluşu olan Freedom House raporunda Türkiye’nin özgür olmayan ülkeler kategorisinde yer alması ile karşılaştırıldığında, alternatif medyanın popülerliği ve sosyal medya tabanlı küçük medya kuruluşlarının önemi daha da göz önüne çarpıyor. Rapor, muhalefette bulunan siyasi partilerin medya erişiminin zayıflaması nedeniyle sosyal medyayı daha etkin kullanmak zorunda kaldığı ve özellikle seçim kampanyaları sürecinde sosyal medyanın büyük etkisi olduğunu da gösteriyor.

MEDYA ATMOSFERİ

Türkiye’de faaliyet gösteren medya kuruluşları ve sektöre yakın zamanda dahil olan kurumları değerlendirirken raporda yerelde doğan dijital mecraların çok kıymetli işler çıkarsa da henüz ana-akımlaşmadan uzak olduğu ve bununla birlikte düşük kapasiteye rağmen önemli haberleri öne çıkaran BBC, DW, Euronews gibi yabancı medya kuruluşlarının bulunduğunu da gösteriyor. Bununla birlikte, gündeme ek olarak Rusya kaynaklı Sputnik ve Birleşik Krallık kaynaklı Independent da Türkçe servis birimleriyle bu alanda yer alıyor.

TÜRKİYE MEDYASINDA DEZENFORMASYON

Uzun zamandır birçok akademisyenin dikkat çektiği siyasi ve toplumsal kutuplaşmanın da medya üzerinde büyük etkisi olduğu görülüyor. Rapora göre bu kutuplaşma yalan haber ve dezenformasyonu da beraberinde getiriyor. Yankı havuzlarında yer alan bilgilerin, seçici bir okur tarafından inanılır görünen bilgilerle yayınlandığı bir çok mecra bulunuyor. Fakat, dezenformasyona karşı Türkiye’de teyit ve doğrulama mecralarının da yükselişinin görüldüğü raporda belirtiliyor.

DİĞER MECRALAR

Raporun Türkiye kısmında ayrıca kullanıcıların yöneldiği platformlar da belirtiliyor. Televizyonun halen toplumun büyük bir kesimi için önemli bir haber kaynağı olarak görüldüğü Türkiye’de yeni mecralar yükseliş gösteriyor. Buna göre podcastler gittikçe popülaritesini artırırken, yalnızca haber değil birçok farklı alanda daha sık karşımıza çıkıyor. Bununla birlikte kapalı devre mesajlaşma uygulamalarının haber maksadıyla kullanılmasının yaygınlığı ise yalnızca hükümetin medya üzerindeki baskı ve kontrolüne dayandırılamayacağı çünkü hükümet taraftarı kişilerin de bu mecralara yöneldiği de belirtiliyor.

BASINA GÜVEN

Son yıllarda haber mecralarının güvenilirliği konusunda tartışmalar yaşanırken, geçtiğimiz bir yılda Türkiye’de basına olan güven seviyesi 8 puan birden yükseldi. Güvenilir kaynaklar arasında en yukarıda TV mecrasında FOX ve NTV bulunurken, basılı yayınlarda ise bu Cumhuriyet ve Sözcü olarak göze çarpıyor. Bunun yanı sıra, hükümete yakınlığıyla bilinen gazeteler ise genel itibariyle daha düşük seviyelerde güvenilirliğe sahip olunsa bile, hükümeti destekleyen kişilerden büyük bir güven desteği görüyorlar.

TÜRKİYE’DE DİJİTAL MEDYA MECRALARI

Haber okurlarının yüzde 60’ının haberi mesaj ya da sosyal paylaşım yoluyla diğer kullanıcılara ilettiği ve yüzde 45’inin de haber mecralarında yorum yaparak haberin kaynağıyla etkileşime girdiği Türkiye’de, geçtiğimiz yıl boyunca en popüler sosyal mecra YouTube olarak kaydedildi ve video içeriğin yükselişinin devam ettiğini gösterdi. Rapora göre, Türkiye’de YouTube kullananlar toplam kullanıcıların yüzde 76’sını oluşturuyor ve bunun yüzde 49’u da mecrayı haber kaynağı olarak kullanıyor. Bu rakam geçtiğimiz yıl YouTube’u haber kaynağı olarak kullananlara kıyasla 8 puan daha yukarıda; ve sosyal video mecrasını en popüler haber alanı olarak öne çıkarıyor.

YouTube’u hemen yakın bir şekilde birincilikten düşen Facebook takip ediyor; geçtiğimiz yıla kıyasla 4 puan düşüş yaşayan Facebook’u kullanıcıların yüzde 47’si haber kaynaklarına erişmek için takip ederken mecranın tüm erişimi ise yüzde 71 olarak kaydediliyor. Farklı mecralarda haber takibinin önemi kullanıcıların yüzde 74’ünün erişimi olan Whatsapp’ta da görülebilir; yine geçtiğimiz yıla göre 3 puan yükselişle internet kullanıcılarının yüzde 33’ü haber almak için Whatsapp’ı da kullanıyor.

Türkiye’de yılın en büyük yükselişini ise Instagram yaşadı. Geçtiğimiz yıla göre 9 puanlık bir artış gören Instagram kullanıcıların yüzde 33’ü tarafından habere erişmek için kullanılırken genel toplumun erişimi ise yüzde 64 seviyesinde. Bununla birlikte birçok gazeteci ve yazarın kullandığı Twitter’ın toplumda erişimi yüzde 49 seviyesinde kaydedilirken, habere erişmek için bu mecrayı kullananların sayısında önceki yıla göre 2 puanlık bir düşüş var ve o da yüzde 33’lük seviye ile Whatsapp ve Instagram kadar toplumda habere ulaşma mecrası olarak görülüyor.