EĞİTİM

Felsefeciler Derneği’nden “Ortaöğretim Tasarım Programı” değerlendirmesi

Felsefeciler Derneği Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un Mayıs ayında açıkladığı Ortaöğretim Tasarım Programı’na ilişkin eleştirileri ve önerilerini bir raporla açıkladı.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından 18 Mayıs’ta Ortaöğretim Tasarımı Tanıtım Toplantısı’nda açıklanmış̧ olan Ortaöğretim Tasarım Programı Felsefeciler Derneği tarafından incelenerek değerlendirildi ve konuyla ilgili Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sunulmak üzere bir rapor hazırlandı. Felsefeciler Derneği adına raporu paylaşan Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Gümüş, çok ciddi bir uğraşla iki ayı aşkın süredir yeni ortaöğretim tasarısı üzerine çalıştıklarını belirtti.

TÜM LİSE TÜRLERİ İÇİN ÇEKİRDEK DERS PROGRAM ÖNERİSİNİN İLKE VE GEREKÇELERİ

Raporda “Yeni tasarıdaki alan bazlı yaklaşım; MEB temel yasası ve temel beceriler yaklaşımı ile de örtüşmekte olup modelin temel alanlar yaklaşımına dayandırılması uygun olmuştur. Yeni tasarıda dört ilke kritik önem taşımaktadır” denildi:

“1. Genel ve temel becerileri kazandırma: kariyer odaklılık yerine MEB’in temel yaklaşımı olan “temel” ve “beceri” odaklı yaklaşım daha uygun olacaktır.

2. Temel alanları tanımlama ve ağırlıklarını belirleme,

3. Tüm öğrenciler ve okullar arasında ortaklık ve süreklilik sağlama,

4. Ders sayılarının azaltılabilmesi için yıllık değil yılı dikkate alarak dönemlik ders uygulaması.”

“İlk üç ilkeyi birden tüm lise türleri için ‘’ortak zorunlu çekirdek program’ yaklaşımı karşılayabilir. Dördüncü ilke ise takvimlendirme ile ilgilidir” denilen raporda gerekçeler şöyle sıralandı:

1-Kariyer yerine genel ve temel beceri odaklı yaklaşım önerisinin gerekçesi: Kariyer odaklılık daha çok teknoloji ve meslek edindirmeyi esas almaktadır. Böylece hem genel ve temel becerileri edinimi ve tüm yurttaşlar ve insanlık arasındaki süreklilik ve ortaklığı gözden kaçırmakta hem de öğrencileri “genel kavrayış̧” edinmeden mesleki tercihe zorlama riski oluşturmaktadır. Disiplinlerüstü kariyer dersleri olarak verilen İşletme, Finans, Yönetim Bilimleri, Girişimcilik gibi derslerin 15-18 arası yaş düzeyinde ( henüz temel ve genel becerileri kazanmadan) seçilmesi ve verilmesi sağlıklı ve amaca uygun sonuçlar doğurmayacaktır. Ayrıca meslekler ve kariyer anlayışı toplumlara ve çağlara göre değişiklik göstermekte, günümüz dünyasında insanlar 30-40 yıllık çalışma hayatlarında farklı birkaç̧ iş yapabilmektedir. İleride yaptıkları meslekler de lise çağı ile çok örtüşmemektedir.

Kariyer odaklı yaklaşım; MEB’in “temel” ve “beceri” odaklı anlayışıyla da örtüşmemektedir. Bunun yerine kariyeri de dikkate alan daha kapsamlı “temel alanlar ve temel becerileri kazandırma” yaklaşımı yerinde olacaktır.

2-Alan ağırlıklarının belirlenmesi önerisinin gerekçesi: alan ağırlıklarının bilim, pedagoji ve ülke ihtiyaçları dikkate alınarak sağlıklı bir şekilde belirlenmesi pek çok tartışmaya, yanlış anlamalara, alan taassuplarına ve mikrodaki karışıklıklara son verecek, her 4 alan kendi yerini sistemde bulabilecek, böylece bu yaklaşım ortaöğretime kalıcı ve uzun erimli stratejik bir altlık oluşturacaktır.
Böylece öğretmenler ve eğitim camiası da alan kaygısına (yok sayılma kaygısına) düşmeden kendi alanı ile ilgili daha köklü uyarlanma ve çözüm arayışlarına odaklanabilecek, daha kalıcı ve özgül planlamalar yapabilecek ve çözüm önerileri geliştirebilecektir.

3-Çekirdek program önerisinin gerekçesi: Ortaöğretimde dört yıl boyunca 160 saatlik ders süresi bulunmaktadır. Bu sürenin 116 saatinin ‘’zorunlu alan’’ derslerine (çekirdek derslere), diğer 44 saatinin de her bir lise veya meslek liselerinin kendi özgül programları için ayrılması hem okullar arasındaki ortaklık ve sürekliliğin sağlanmasına hem de özgülleşmeye olanak sunacak; mevcut sistemde yaşanan pek çok karmaşa ve sorunun üstesinden gelinmesine temel oluşturacaktır.

4-Yıllık değil yıl bazında dönemlik ders önerisinin gerekçesi: Ortaöğretim (liseler) düzeyinde yıllık değil yıl bazlı dönemlik ders çizelgesi ve programı daha uygun olacaktır.

Çünkü; dönemlik ders uygulaması bir dersin iki yarıyıla yayılması yerine ders saatinin yüksek tutulmasını, böylece ders sayısının azaltılmasını ve öğrencilerin derse daha fazla yoğunlaşabilmesini sağlayacaktır.