DİSK’e bağlı Basın-İş Sendikası, “Artı TV ve Artı Gerçek’te gazeteci kıyımı yapılıyor!” başlıklı bi açıklama yayınladı. Açıklamada “Artı yönetimi, imzaladığı sözleşmeyi yok saydı! Israrla ‘Burası patronsuz işyeri’ beyanlarının ‘yalan’ olduğunu kendileri açık etti” ifadelerine yer verildi.

DİSK’e bağlı Basın-İş Sendikası’na üye Artı TV ve Artı Gerçek çalışanları, bir süredir yönetimle türlü anlaşmazlıklar yaşamaları nedeniyle sendikal örgütlenmeye gitmiş ve DİSK’in hazırladığı bir protokolle, yönetimle masaya oturmuşlardı. Yönetim sendikanın hazırladığı protokolü imzalamıştı.

“PROTOKELE UYULMADI”

Protokolün ardından sendika “ARTI olarak kazandık! Söyleyeceklerimiz herkese” başlıklı bir açıklama yapmış, açıklamada “Her takvim yılı için en düşük maaşa en az yüzde 15 zam, her yılbaşında çalışanlara ikramiye, yönetici ve çalışan ücretleri arasındaki farkı sınırlayan maddeler yer alıyor” gibi kazanımlar elde edildiği duyurulmuştu. DİSK Basın-İş tarafından yapılan yeni bir açıklamayla ise kanal yönetiminin protokole uygun davranmadığı belirtildi.


DİSK Basın-İş tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Doğrudan Artı TV yönetimine; Celal Başlangıç, Ragıp Duran, Ayşe Yıldırım, Kenan Azizoğlu, Emin Arslan, Dilhun Gençdal ve Fatih Yapıcı’ya…
“Değersizleştirme, mobbing ve zamsız geçen 4 yıl… Bütün bunlar bıçağın kemikte olduğu bir vakitte iş bırakma eylemiyle ‘dolaylı’ dile getirildi. DİSK Basın-İş’in de devrede olduğu hak arayışı sürecinde, Artı TV’nin ‘sessizlerin, ezilenlerin, kadınların, halkların, işçilerin, LGBTİ+’ların” sesi olduğu gerçeğinin yarattığı ‘değer’e saygı duyarak müzakerelerle ‘protokol’ imzalatmayı başardık.
“İmza atılmasını yönetimin ‘iyi niyeti’ olarak okuduk. Meğer büyük bir yanılgıymış!
“‘Hak’ arayışında öne çıkanlar teker teker işten çıkarılmaya başlandı çeşitli bahanelerle… Daha ‘protokol’ün ruhu ARTI’da dolaşmaya başlamamıştı bile… Son olarak da DİSK Basın-İş İşyeri Temsilcisi arkadaşımız Cenk Kolçak ‘hiyerarşiyi gözetmeme’ bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldı. Bu yönetim anlayışı için bu ‘kefaretin’ yetmeyeceği açıktı. İşten çıkarmalara karşı tutum belirlemeye çalışırken, ARTI yönetimi akıl almaz bir kararla hukuki ve fiili mücadeleye hazırlanan sendikamıza söz konusu şirketlerle sözleşmesini feshettiğini deklare etti.
“Bu karar, şirketlerde çalışan herkesin ‘işsiz’ kalması demek! Bu karar, hak arayan, haksızlığa sessiz kalmayan basın emekçilerini açlıkla, işsizlikle cezalandırmak demek! Bu karar, 4 yıldır zamsız çalıştırılan, mobbing ve baskı ortamında işini yapmaya zorlanan, itiraz hakkı istifa baskısı ile elinden alınan ve tüm bunlara karşı sendikalaşma hakkını kullanan basın emekçilerine Demirören vari bir yanıttır. İspiyon, jurnalleme, dedikodu mekanizmalarıyla karar veren yönetimin kararını tanımıyoruz. Yönetimin ‘iyi niyeti’ olarak da kamuoyuna duyurduğumuz ‘protokol’e aykırı davranışını çalışanların, sendikanın ve kamuoyunun aklıyla ‘alay etme’ olarak görüyoruz.
“Artı yönetimi, imzaladığı sözleşmeyi yok saydı! Israrla ‘Burası patronsuz işyeri’ beyanlarının ‘yalan’ olduğunu kendileri açık etti!”

DİSK BASIN-İŞ: SON BİR AYDA NE OLDU?

DİSK Basın-İş son bir ayda yaşananları ise şöyle açıkladı:
“4 Mart’ta protokol imzalandı. Protokol öncesi ve sonrası ‘hiyerarşiye uymamak’ veya ‘üslubunuz sorunlu’ gibi muğlak gerekçelerle 7 kişi ya istifaya zorlandı ya da işten çıkarmanın pandemi dilinde ‘ücretsiz/ücretli izne’ çıkarıldı.
“Şimdi ise ‘sözleşme feshi’ ile 50’den fazla çalışan işsiz kalacak. Dile kolay, 50’den fazla hayat, Artı yönetiminin ‘kararı’ ile alt üst olacak! Gerekçe ‘küçülme’, ‘parasızlık’, ‘pandemi’ vs olacak. Buna inanmamız için tek bir neden gösterebilirler mi? Artı yönetimini işçi düşmanı, sendika düşmanı bu tutumdan vazgeçmeye çağırıyoruz.
“Artı Tv’de program yapan, Artı Gerçek’te yazı yazan tüm gazeteci, yazar ve aydınları, okurları, izleyicileri ve tüm kamuoyunu bu kitlesel emek kıyımına karşı dayanışmaya çağırıyoruz.”