AB Komisyonu’ndan Türkiye için enflasyon ve büyüme tahmini
Avrupa Komisyonu (AB Komisyonu) tarafından yayımlanan raporda, Türkiye genelinde yıllık tüketici enflasyonunun 2026 senesinde yüzde 28,3 düzeyine, 2027 yılında ise yüzde 20,1 seviyesine gerileyeceği tahmin edilirken, ekonomik büyüme hızının 2026'da yüzde 3'e gerileyip 2027'de yüzde 4'e ulaşacağı öngörüldü.
T24’te yer alan habere göre, Avrupa Komisyonu, Türkiye'deki dezenflasyonist sürecin 2026 yılının ilk çeyreğinde duraksama gösterdiğini ve mart ayı itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 30,9 oranında gerçekleştiğini bildirdi. Komisyon tarafından yapılan değerlendirmelerde, sene başındaki yönetilen fiyat ayarlamaları ile gıda fiyatlarında görülen güçlü artış eğilimlerinin enflasyonist baskıları yüksek seviyede tutmaya devam ettiği aktarıldı.
Yayımlanan raporda, mart ayında yükseliş kaydeden uluslararası enerji fiyatlarının iç piyasada yer alan fiyatlara yalnızca sınırlı bir ölçüde yansıdığı, ortaya çıkan bu durumun da akaryakıt ürünlerindeki özel tüketim vergilerinin kademeli bir şekilde ayarlanmasına yönelik uygulanan mevcut mekanizmadan kaynaklandığı ifade edildi. Aylık bazdaki hizmet enflasyonunun, kira bedelleri de dahil olmak üzere, manşet enflasyon oranının üzerinde seyretmeye devam etmesinin ise piyasadaki enflasyonist baskıların varlığını sürdürdüğüne açıkça işaret ettiği kaydedildi.
ENFLASYONDA KADEMELİ OLARAK GERİLEME BEKLENİYOR
Avrupa Komisyonu, dezenflasyonun temel politika önceliği olmaya devam ettiğini önemle vurgularken, yukarı yönlü risk faktörlerinin varlığına rağmen sürdürülen sıkı para politikası desteğiyle enflasyon oranının önümüzdeki iki yıllık süreçte kademeli bir şekilde gerilemesini beklediğini açıkladı. Komisyon, Türkiye'deki ortalama enflasyon oranının 2026 yılında yüzde 28,3, 2027 senesinde ise yüzde 20,1 seviyesinde gerçekleşeceğini öngördü.
Ekonomik büyüme verilerinin 2026 yılında yüzde 3 oranına yavaşlamasının, 2027 yılında ise yeniden yüzde 4 seviyesine toparlanmasının beklendiği belirtilen raporda, Orta Doğu bölgesinde yaşanan çatışmaların Türkiye ekonomisi üzerindeki en belirgin etkisinin uluslararası petrol fiyatlarındaki hareketlilik üzerinden tecrübe edildiği ifade edildi.
Komisyon, küresel enerji ve arz şokunun cari açık rakamlarını artırmasının ve sıkı para politikasına rağmen dezenflasyon sürecini bir miktar geciktirmesinin beklendiğini kaydetti. Söz konusu raporda ayrıca, mevcut mali alanın daha destekleyici nitelikteki bir maliye politikasına imkan tanıyacağı ancak kamu borç yükünün halihazırdaki düşük seviyelerinden yalnızca sınırlı bir ölçüde artmasının öngörüldüğü belirtildi.