ABD, Küba'nın devlet petrol şirketi Cupet'i yaptırım listesine aldı

Çetin Yılmaz 12 Haziran 2026
ABD'nin Küba devlet petrol şirketi Cupet'i OFAC yaptırım listesine eklemesinin ardından Küba yönetiminden karara tepki geldi. Küba Dışişleri Bakanı Rodriguez, Washington'ın enerji ablukasını ağırlaştırdığını kaydetti.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından Küba petrolünü tedarik eden ülkelere yönelik gümrük vergisi yaptırımı tehdidinin ardından, adanın resmi petrol kuruluşu olan Küba Devlet Petrol Şirketi (Cupet) de resmi olarak yaptırım listesine dahil edildi. Küba yönetimi, ABD tarafından atılan bu adımları kendi egemenliklerine yönelik açık bir tehdit olarak tanımladı.

AA’da yer alan habere göre, söz konusu yaptırım kararına Küba hükümet yetkililerinden tepki geldi. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, ABD yönetiminin iç politika hesaplamalarını öne sürerek enerji ablukasını daha da ağırlaştırdığını ifade etti.

Ekonomik ve enerji ablukasının ABD tarafından daha da derinleştirildiğini belirten Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, ham petrol çıkarma, rafinaj ve üretim alanlarında faaliyet gösteren Cupet'e yönelik kararla ilgili konuştu. Rodriguez, "ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, fetih hırsları, başkanlık emelleri ve siyasi kariyer hesapları doğrultusunda hareket eden çevrelerin intikamcı tutumuyla Küba'ya yönelik ekonomik ve enerji ablukasını daha da ağırlaştırıyor" ifadelerini kullandı.

Küba Başbakan Yardımcısı ve Dış Ticaret ile Yabancı Yatırım Bakanı Oscar Perez-Oliva da ABD tarafından alınan yaptırım kararlarına tepki gösterdi. Perez-Oliva, yaptığı açıklamada, "Bu adımı meşrulaştırmak için ABD Dışişleri Bakanlığının hazırladığı gerekçelere değil, Küba karşıtı çevrelerin en saldırgan, en cahil ve en öfkeli kesimlerinin yaydığı sıradan ve kaba yalanlara başvuruluyor" değerlendirmesinde bulundu.

YABANCI VARLIKLARI KONTROL OFİSİ

Küba'nın ulusal petrol şirketi Cupet, ABD Hazine Bakanlığı bünyesinde faaliyet yürüten Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisinin (OFAC) yaptırım listesine resmen eklendi. Bu son gelişmeyle birlikte, aralarında Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel'in de yer aldığı, yaptırım uygulanan Kübalı kurum, kuruluş ve devlet yetkililerinin sayısında artış yaşandı.

Konu hakkında açıklamalarda bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise "Adadaki tüm kaynaklar gibi enerji de Küba'nın komünist hükümeti tarafından uzun süredir hem baskı aracı olarak kullanılıyor hem de rejimin soyguncu yönetim yapısını besliyor" açıklamasını kaydetti.

Gelişmelerin öncesinde, ABD Başkanı Donald Trump'ın 30 Ocak tarihinde Küba'ya petrol satan ya da tedarik eden tüm ülkelerden gelecek mallara yönelik gümrük vergisi uygulanmasını içeren bir başkanlık kararnamesini imzalaması yer alıyor. Beyaz Saray yönetimi, alınan bu kararın Küba'nın gerçekleştirdiği zararlı eylem ve politikalara karşı ABD'nin ulusal güvenliğini korumak ve dış politika çıkarlarını savunmak maksadıyla yapıldığını belirtti.

Küba ile ilgili değerlendirmelerinde, İran'ın ardından bu ülkeye yöneleceklerini ve Havana yönetimi ile görüşmeler gerçekleştireceklerini dile getiren Trump, Küba'nın çökmüş bir devlet olduğunu ve adadaki mevcut siyasi ile ekonomik sorunların ancak ABD tarafından çözülebileceğini vurguladı.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise ABD'nin kendi ülkesine yönelik askeri bir müdahalede bulunabilmek adına bir bahane arayışı içinde olduğunu ifade etti. Devlet Başkanı Diaz-Canel, böyle askeri bir senaryonun gerçekleşmesi durumunda tüm bölgenin bir kan gölüne döneceği yönünde uyarıda bulundu.

" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }