Antalya Kadın Platformu: Irmak için, Esra için, Kübra için, Helin için, Vahda için adalet
Sabri Sarı - ANTALYA –
Antalya Kadın Platformu, Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümüne ilişkin Attalos Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, kadın ölümlerinin münferit olmadığı vurgulanarak, son dönemde Antalya’da yaşanan kadın ölümleri hatırlatıldı ve etkin soruşturma çağrısı yapıldı.
Basın açıklamasını Eğitim Sen Antalya Şube Kadın Sekreteri Özlem Yavuz okudu. Yavuz, Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün yalnızca bir adli vaka olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, olayın kadın eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşulları açısından ciddi soru işaretleri barındırdığını söyledi.
Kadın eğitim emekçilerinin birçok bölgede barınma sorunları, yalnızlaştırma, güvencesizlik, idari baskılar ve ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Yavuz, kamu otoritelerinin bu sorunlara karşı yeterli önlem almadığını kaydetti.
Açıklamada, kadınların yaşam hakkını tehdit eden koşulların sistematik bir sorun olduğu vurgulanırken, toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı politikaların, cezasızlık uygulamalarının ve kadınları koruyan mekanizmaların zayıflatılmasının kadınlara yönelik şiddeti artırdığı belirtildi.
Antalya’daki kadın ölümleri hatırlatıldı
Antalya Kadın Platformu, son aylarda Antalya’da kamuoyuna yansıyan kadın ölümlerine de dikkat çekti.
Açıklamada, 7 aylık hamile hemşire Esra Uğur’un evinde ölü bulunması, günlerce kayıp olarak aranan Kübra Yapıcı’nın öldürüldüğünün ortaya çıkması, üç aylık evli Helin Kutlay’ın ölümü sonrası eşinin tutuklanması ve sera işçisi göçmen kadın Vahda Ş.’nin evinde silahla vurulmuş halde bulunması hatırlatıldı.
Platform, söz konusu olayların her birinin tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirterek, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin normalleştirilmesine karşı mücadele edeceklerini ifade etti.
“Kadınların yaşam hakkı görmezden gelinemez”
Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından kadınların yaşam hakkını koruyan mekanizmaların daha da zayıfladığı savunuldu. Kadınları yaşatacak olanın “aileyi kutsayan politikalar değil, kadınların özgür ve eşit yaşam hakkını güvence altına alan politikalar” olduğu vurgulandı.
Antalya Kadın Platformu, Irmak Ayşe Koparan’ın ailesine, öğrencilerine ve eğitim emekçilerine başsağlığı dileyerek şu soruları yöneltti:
“Irmak Ayşe Koparan’ın ölümüne giden süreçte neler yaşandı? Kadınların maruz kaldığı mobbing, baskı ve şiddet neden ciddiye alınmıyor? Neden her ay onlarca kadın erkekler tarafından öldürülüyor ya da şüpheli koşullarda yaşamını yitiriyor? Neden koruyucu ve önleyici mekanizmalar etkin biçimde işletilmiyor?”
Açıklama, “Kadın cinayetlerini de şüpheli kadın ölümlerini de normalleştirmiyoruz. Irmak için, Esra için, Kübra için, Helin için, Vahda için adalet istiyoruz” sözleriyle sona erdi. Platform, gerçekler ortaya çıkana ve sorumlular hesap verene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.