Baroların Kadın Hakları Merkezleri'nden 12. Yargı Paketi'ne tepki: Eşitlik ilkesine aykırı her girişimin karşısındayız

Atilla Yoğurtçu 12 Haziran 2026
Türkiye genelindeki baroların kadın hakları merkezleri, "12. Yargı Paketi" olarak bilinen düzenlemelere ilişkin ortak bir basın açıklaması yaparak, Anayasa'nın eşitlik ilkesine ve uluslararası insan hakları yükümlülüklerine aykırı her türlü girişime karşı duracaklarını bildirdi.

Açıklamada özellikle Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakasındaki "süresiz olarak" ibaresini iptal eden kararına vurgu yapılarak, "Erkek egemen sistemde kadınların yaşam koşullarını belirleyen yapısal eşitsizlikler sabitken nafaka hakkının sınırlandırılmasına yönelik girişimler kadınları ekonomik şiddet karşısında daha da güvencesiz bırakma tehlikesi taşıyor" denildi.

İstanbul Barosu'nda düzenlenen basın açıklaması, "12. Yargı Paketi ile Aile Hukukunda Yapılması Planlanan Değişikliklerin Kadın Haklarına Etkileri Çalıştayı" öncesinde gerçekleştirildi.

"Fatoş Pınar Türker'in arkasındayız"

Açıklamada ilk olarak söz alan İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Özlem Özkan, İBB Davası'nda çıplak arama iddiası ve tanıklığıyla gündeme gelen Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'e destek verdi. Özkan, "Süreç boyunca kendisiyle arkadaşlarımız da görüştü. Ancak açıklamayı kendisinin yapmasını bekledik. Ardından yürütülecek süreçte de her zaman arkasında olduğumuzu bir kez daha dile getirmek istiyoruz" dedi ve Türker'in beyanlarına ilişkin soruşturma taleplerinin arkasında olduklarını belirtti.

"Torba yasa mantığını reddediyoruz"

İstanbul Barosu'ndan Av. Fatma Betül Eser tarafından okunan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Kamuoyunda '12. Yargı Paketi' olarak anılan ve TBMM gündemine getirilmesi planlanan değişiklikler kapsamında; nafaka hakkı, boşanma süreçleri ve aile arabuluculuğu gibi kadınların yaşamını doğrudan etkileyen konuların ve LGBTİ+’lara karşı nefreti körükleyen düzenlemelerin yeniden tartışmaya açılmasını dikkatle takip ediyoruz. Birden fazla kanun değişikliğinin aynı yargı paketine sıkıştırılarak toplum için anlaşılmaz kılındığı, baroların ve tüm ilgililerin yasama süreçlerinden dışlandığı bu 'torba yasa' mantığını reddediyoruz."

"Tehlikenin bilincindeyiz"

Kadına yönelik şiddet ve cinayetlerin önlenemediği, koruyucu tedbirlerin etkin uygulanmadığı bir ülkede yaşandığı vurgulanan açıklamada, "Medeni Kanun’dan ve 6284 sayılı Kanun’dan doğan hakların sürekli biçimde tartışma konusu hâline getirilmesinin erkek egemen sistemi güçlendirdiğini, şiddete karşı kadınları seçeneksiz hissettirdiğini ve çaresizliğe sürüklediğini biliyoruz" denildi.

Nafakanın bir ayrıcalık değil, boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek eş için öngörülmüş temel bir hukuki güvence olduğu hatırlatılan açıklamada, AYM'nin yoksulluk nafakasına ilişkin kararının ardından kadınların ekonomik güvencelerine yönelik tartışmaların yeni bir aşamaya taşındığı belirtildi.

"Aile arabuluculuğu kabul edilemez"

Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun'un kadınların şiddet failleriyle müzakereye zorlanmasını açıkça yasakladığı halde "aile arabuluculuğu"nun gündeme getirilmesine sert tepki gösterildi:

"Kadınlar boşanmak istediği için ölümle tehdit edilirken, medeni haklarını talep ettiği için erkek şiddetine maruz kalırken... kadınlara mahkemelerin değil arabuluculuk ofislerinin yolunun gösterilmesi kabul edilemez niteliktedir. Taraflar arasındaki güç ilişkisinin eşit olmadığı... evlilikler söz konusuyken kadınların adalete erişimini güçlendirmeyen, aksine onları baskı altında uzlaşmaya zorlayabilecek hiçbir mekanizmanın çözüm olarak sunulmasını kabul etmiyoruz."

"Nefret yasalarına karşı mücadele edeceğiz"

  1. Yargı Paketi'nin yalnızca kadın haklarını değil, LGBTİ+ bireyleri de hedef aldığı belirtilen açıklamada, cinsiyet uyum sürecine ilişkin getirilmesi planlanan kısıtlamaların, transların yaşam ve sağlık haklarını tehdit ettiği ifade edildi.

Açıklamanın sonunda şu çağrılar yapıldı:

"Torba yasalarla kadınların ve LGBTİ+ların yaşamları, hakları ve özgürlükleri üzerinde pazarlık yapılmasına asla izin vermeyeceğiz! Kadın mücadelesiyle kazandığımız medeni haklarımızı tartışmaya açtırmayacağız! Eşitlikten asla geri adım atmayacağız! Nefret yasalarına karşı durmaya devam edeceğiz! Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz!"


" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }