Ceza verilen Bülent Şık: Halkı bilgilendirme sorumluluğumu yerine getirdim
Halk sağlığını tehdit eden ürünlerin pazarlanmasının ve satılmasının toplumsal riskler doğurduğunu belirttiği internet paylaşımları nedeniyle hakkında ceza kararı verilen gıda mühendisi Dr. Bülent Şık, kamusal ve bilimsel sorumluluğunun gereği olarak halkı bilgilendirme görevini yerine getirdiğini açıkladı.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, pandemi döneminde polen, bal, propolis, bitkisel çaylar ve benzeri ürünlerin kontrolsüz tüketimine yönelik halk sağlığı uyarıları yapması nedeniyle BEE’O markasının sahibi olan SBS Bilimsel Bio Çözümler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından açılan davada mahkeme, Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık’a ve davadaki yayıncı tarafa maddi tazminat ödeme cezası verdi. Mahkeme ayrıca, dava konusu yapılan paylaşımların internet ile sosyal medya ortamından tamamen kaldırılmasına hükmetti.
Konuya dair kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Dr. Bülent Şık, ciddi sağlık riskleri doğurabilecek olan çeşitli gıda ve takviye ürünlerinin düzensiz şekilde tüketilmesinin yol açacağı olası sorunları açıkça dile getirmenin bilim insanlarının, gazetecilerin, meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının temel sorumlulukları arasında yer aldığını ifade etti.
Pandemi sonrası dönemde dünya genelinde gıda krizinin daha da derinleştiğini aktaran Şık, küresel ölçekte yaşanan bu krize ilişkin veriler paylaştı. Şık, "Pandemi sonrası iki yılda dünyada açlık çeken nüfus yaklaşık 150 milyon arttı. Türkiye’de ise gıda fiyatlarında son 3-4 yılda bazı ürünlerde 7-8 kat, bazılarında 13-14 kata varan artışlar yaşandı. Ve Türkiye’de hane bazında nüfusun yaklaşık yüzde 30-35’i gıda güvencesizliği sorunu yaşıyor. Bu durum sağlıklı yaşam için gerekli besin öğelerine yeterince erişememek anlamına geliyor ve en çok kadınları ve çocuklu aileleri etkiliyor" dedi.
YOKSULLUKLA BAĞI VAR
Gıda güvencesizliği sorununun ekonomik kriz, işsizlik ortamı ve hane halkındaki gelir kaybı ile doğrudan bir bağlantısı olduğunu vurgulayan Şık, son 3-4 yıl içerisinde gıda ürünlerinde gerçekleşen yüksek fiyat artışlarının, gıda güvencesizliği yaşayan kesimlerin karşı karşıya kaldığı genel sağlık risklerini daha da büyüttüğünü belirtti. Yapılan saha çalışmalarının da bu durumu net bir biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Şık, bu doğrultuda güvencesizlik problemi yaşayan ailelere, özellikle de çok çocuklu hanelere yönelik gıda desteği sağlamayı amaçlayan büyük ölçekli kamusal destek programlarına çok büyük bir ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Şık, bu ihtiyacın karşılanmasındaki anahtar yollardan bir tanesinin ise okullarda eğitim gören çocuklara ücretsiz olarak bir öğün yemek sunulması olduğunu dile getirdi.
DOĞAL DİYE PAZARLANAN ÜRÜNLERDE SAĞLIK TEHDİDİ SÖZ KONUSU
İnternet ve sosyal medyada yayımlanan yazıları nedeniyle yargılanarak cezalandırılmasının, esasen bilimsel ve kamusal sorumluluk bilincinin doğrudan hedef alınması anlamına geldiğini belirten Şık, pandemi sürecinde birtakım gıda ürünlerinin, gıda bileşenlerinin veya takviye edici gıdaların yapılan yanlış reklam faaliyetleri neticesinde çok büyük ölçekli satış rakamlarına ulaştığını ifade etti. Bu süreçte bir tür satış hacmi patlaması yaşandığına dikkati çeken Şık, özellikle internet medyası, sosyal medya platformları ve bu mecralarda kamusal görünürlüğü oldukça yüksek olan influencer şeklinde adlandırılan sosyal medya ünlüleri eliyle yoğun reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütüldüğünü söyledi. Şık, icra edilen bu reklam ve pazarlama faaliyetlerinin, riskli toplumsal kesimleri ya da genel sağlık tehditlerini daha açık ve savunmasız bir hale getirdiğini sözlerine ekledi.
Yürüttüğü bilimsel çalışmalar ve yargılama sürecine ilişkin detaylar veren Şık, polen davasına konu olan polen ve polenden mamul çeşitli arı ürünlerinin bu şekilde satılabildiğini tespit ettiklerini, bu tespitleri mahkeme heyetine de belgeleriyle sunduklarını aktardı. Bitkisel ya da doğal olarak nitelendirilerek pazarlanan çok sayıda ve çok çeşitli gıda ürünü içinde benzeri bir sağlık tehdidinin kesinlikle söz konusu olduğunu vurgulayan Şık, dolayısıyla bu alanda sosyal medya mecralarında yürütülen reklam faaliyetlerinin kamu otoriteleri tarafından ayrıca ve titizlikle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Türk Tabipler Birliği bünyesinde kurulan pandemi kurulunda görev alan bilim insanlarından biri olduğunu hatırlatan Şık, bitkisel içerikli ürünlerin piyasada bu denli fütursuzca kullanılmasının, bebeklere, çocuk yaşta kişilere ve hamile kadınlara önerilmesinin çok ciddi sağlık riskleri doğurabileceğine geçmişte de açıkça dikkat çektiğini ancak buna yönelik herhangi bir yasal düzenleme yapılmadığını belirtti. Söz konusu ürünlerin pazarlanmasında ve satış aşamalarında kayda değer bir kontrol mekanizmasının bulunmadığını kaydeden Şık, bu tip ürünlerin düzensiz ve kontrolsüz tüketiminin yol açacağı çeşitli sağlık sorunlarını dile getirmenin bilim insanlarının, gazetecilerin, meslek örgütlerinin ve sivil toplum örgütlerinin bir sorumluluğu olduğunu ifade etti. Kendisinin de tam olarak bu kamusal sorumluluğu yerine getirdiğini vurgulayan Şık, durumun bir hukuki davaya konu edilmesinin ise bir yönüyle şaşırtıcı olduğunu, bir yönüyle de şaşırtıcı olmadığını belirterek açıklamalarını tamamladı.