CHP’li Ocaklı: Butlan kararı partimize yönelik siyasi bir kapkaç operasyonudur
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) gerçekleştirdiği basın toplantısında, partinin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararına ilişkin açıklamalarda bulunarak yargı müdahalesine tepki gösterdi.
Ocaklı, mahkeme tarafından alınan butlan kararının bütün Türkiye'nin malumu olduğunu ifade ederek, "Butlan kararı bütün Türkiye'nin bildiği gibi yetkisiz bir mahkeme eliyle partimize yönelik siyasi bir kapkaç operasyonudur ve bu operasyon biliyoruz ki saray operasyonudur" dedi. Söz konusu kararın kesinlikle parti içi bir mesele olarak görülemeyeceğini belirten Ocaklı, konunun kamuoyuna yansıtıldığı gibi Cumhuriyet Halk Partisi üyelerinin birbirini şikayet etmesinden ibaret olmadığını vurguladı.
Bu durumun tamamen planlanmış bir organizasyon olduğunu dile getiren Rize Milletvekili Ocaklı, bu organizasyonun Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçime sokulmaması ya da ikiye bölünmesini sağlamak üzere planlandığını ifade etti. Delege iradesinin mahkeme kararlarıyla ortadan kaldırılamayacağını vurgulayan Ocaklı, butlan kararının Türkiye'deki siyasi partilerin iç işleyişine yönelik net bir müdahale ve açıkça bir siyasi darbe olduğunu kaydetti. Bu durumu asla kabul etmediklerini belirten Ocaklı, iç hukuk yollarına başvurarak oluşturulan bu olumsuzluğun bertaraf edilmesi adına bir dizi çalışma yürüttüklerini bildirdi.
KURULTAY, 12 TEMMUZ'A KADAR YAPILMALI
Yetkisiz olduğunu ifade ettiği bir mahkemenin kararı neticesinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin kayyum niteliğinde bir genel başkan vasıtasıyla yönetilmeye çalışıldığını belirten Tahsin Ocaklı, partinin iç tüzüğü ve Siyasi Partiler Kanunu gereğince, kendi seçmiş olduğu üyeler ile delegeler tarafından genel başkanın ve yetkili kurulların belirlendiğini hatırlattı. Bu demokratik yöntemle seçilen her genel başkanın genel başkanlık unvanını alabileceğini söyleyen Ocaklı, bunun dışında dışarıdan atanan isimlerin bu unvanı asla hak etmediğini ifade etti.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nın delege yapısının tamamen özgür iradesiyle gerçekleştirildiğinin altını çizen Ocaklı, "Mahkeme tarafından verilen butlan kararı yalnızca bir kurultayın değil, delegelerimizin, üyelerimizin iradesinin ve partimizin kurumsal işleyişinin de yok sayılmasına neden olan bir tutumdur" açıklamasında bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluşundan bugüne halk egemenliğini ve demokratik siyaset anlayışını savunduğunu dile getiren Ocaklı, delege iradesinin yargı müdahalesi vasıtasıyla değiştirilmesini kabul etmediklerini, örgütün, üyelerin ve seçmenlerin tercihlerinin her zaman öncelikli olması gerektiğini kaydetti.
Parti bünyesinde olağanüstü kurultay çağrısını yineleyen Ocaklı, kurultay delegeleri olarak dün itibarıyla 850'ye yakın imzaya ulaştıklarını bildirdi. Toplam sayıdan İstanbul delegeleri çıkarıldığında bine yakın bir delege sayısına ulaşıldığını aktaran Ocaklı, bu delege mevcudunun dün akşam saatleri itibarıyla zaten 850'ye yakınının imzayı tamamladığını belirtti. Dolayısıyla kurultay delegelerinin tamamının ortak talebi doğrultusunda olağanüstü kurultay istediklerini vurguladı.
Olağanüstü kurultayın kesin olarak 12 Temmuz tarihine kadar yapılması gerektiğinin üzerinde duran Ocaklı, "12 Temmuz'a kadar yapılmaması halinde seçimlere girememe riski ile karşı karşıya olan atanmış genel başkan bunu görmelidir ve partinin kurultayını derhal yapmalıdır" şeklinde konuştu.
Partinin yaklaşık 2 milyon kayıtlı üyesi bulunduğuna dikkati çeken Ocaklı, kurultay sürecine ilişkin çözüm önerilerini paylaştı. İlk öneri olarak 2 milyon üyenin katılımıyla genel başkanın belirlenmesini sunan Ocaklı, bunun mümkün olmaması halinde o dönemin ve şimdiki dönemin tüm kurultay delegelerinin katılımıyla talep edilen olağanüstü kurultayın gerçekleştirilmesini istedi. Bu kurultayda Kemal Bey'in seçilmesi durumunda dahi buna razı olduklarını aktaran Ocaklı, üçüncü yol olarak kurultayın parti meclisinin çağrısı ile yapılmasını önerdi. Parti meclisinin de oluşturulmadığını ve sürecin geciktirildiğini ifade eden Ocaklı, bu durumun sarayın hazırladığı planın bir parçası olmak anlamına geleceğini belirtti. Ocaklı; üyenin, delegenin, parti meclisinin, eski ve mevcut milletvekillerinin taleplerine "hayır" denilmesi durumunda, Cumhuriyet Halk Partisi tabanının tamamının talebi geri çevrilmiş olacağı için genel başkanlığın meşru sayılamayacağını vurguladı.
ASLİ GÜNDEM OLAN EKONOMİK VE SOSYAL SORUNLARDAN UZAK DURMAMIZ İSTENİYOR
Türkiye kamuoyunun günlerdir bu butlan kararı meselesiyle meşgul edildiğini belirten Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, bu tartışmalar yüzünden ülkenin asıl gündemi olan ekonomik ve sosyal sorunların geri planda kaldığını ifade etti. Ocaklı, mevcut süreç nedeniyle asgari ücretle geçinen çalışanların, 20 bin lira maaşla yaşamak mecburiyetinde bırakılan emeklilerin, kredi kartı borçlarını ödeyemez hale gelen çiftçilerin sorunlarının konuşulamadığını belirtti. Aynı şekilde emeği sömürülen çay ve fındık üreticilerinin, siftah yapamadan kepenk kapatan esnafın, gelecek kaygısı taşıyan gençlerin ve şiddete maruz kalan kadınların durumunun gündeme gelemediğini dile getirdi. Televizyon ekranlarında sürekli butlan meselesinin tartışılması nedeniyle iş cinayetlerinin ve MESEM adı altında yaşanan çocuk işçilik sorunlarının dahi ele alınamadığını söyleyen Ocaklı, asıl gündem maddelerinden uzak durulmasının istendiğini kaydetti.