Amerikan’ın yeni Dışişleri Bakanı Antony Blinken bakanlık personeli ile biraraya geldi. Blinken “önceliğinin bakanlıkta moral ve güveni yeniden sağlamak olduğunu” söyledi.

Blınken, ABD Dışişleri Bakanlığı binasının ana lobisinde Corona virüsü salgını sebebiyle kısıtlı sayıda personel ile biraraya geldi. Başkan Joe Biden eski Başkan Donald Trump’ın ABD’nin geleneksel müttefiklerini dışlayan ve müttefiklere müzakere için alan bırakmayan tek taraflı bir yaklaşım sergilediğini söylemiş ve bunu değiştirme vaadinde bulunmuştu.
Amerika’nın sesi’nde yer alan habere göre; Dışişleri Bakanlığı’nda çalışanlarıyla biraraya gelen Antony Blinken, “Amerika için yeni bir gün. Dünya için yeni bir gün. Bugün eve yeniden dönmüş gibiyim. Dışişleri Bakan Yardımcısı olarak görev yaparken, böyle hayati bir öneme sahip bir kurumun yönetilmesine yardımcı olmanın, bu kurumu harika bir kurum haline getiren unsurların korunmasının ve geleceğine yatırım yapmanın ve kurumu bulduğunuzdan biraz daha güçlü bir şekilde bırakmanın ne demek olduğunu öğrendim. Bu işi çok ciddiye alıyorum. Dışişleri Bakanı olarak sizi hayal kırıklığına uğratmayacağım” ifadelerini kullandı.

“DÜNYA BİZİ DİKKATLE TAKİP EDİYOR”

Amerika’nın uluslararası siyasette daha aktif bir politika izlemesi gerektiğini önceki açıklamalarında vurgulayan Antony Blinken, “Önce Amerika” doktrinini odağa alan eski Başkan Donald Trump döneminden sonra önlerinde zorlu bir sürecin olduğunu ve dünyanın da bunu yakından takip ettiğini vurguladı.
Blinken, “Dünya bizi dikkatle izliyor. Ülkemizi iyileştirip-iyileştiremeyeceğimizi bilmek istiyor. Dünyaya bir örnek olarak liderlik edip-etmeyeceğimizi; pandemi, iklim değişikliği, ekonomik kriz, demokrasiye yönelik tehditler, ırksal adalet mücadelesi, güvenliğimize ve küresel istikrara yönelik rakiplerimiz ve hasımlarımızdan kaynaklanan tehlikeler gibi bugünün zorluklarıyla mücadele etmek için müttefik ve ortaklarımızla diplomasiye önem verip-vermeyeceğimizi bilmek istiyor“ dedi.
“Dünyada Amerika’nın liderliğine ihtiyaç var ve biz de bunu sağlayacağız. Çünkü ABD sürece dahil olduğunda, dünyanın sorunları çözme ve zorluklarla mücadele etme imkanı daha fazla” şeklinde konuştu.

“ÇOK ŞEY DEĞİŞTİ”

Blinken, ABD’nin hem pandemi hem de özellikle 6 Ocak’ta Trump yanlılarının işgal ettiği Kongre binasında yaşananların ardından içinde bulunduğu duruma dikkat çekerek, “Bugün geldiğim Dışişleri Bakanlığı’nın dört yıl önce bıraktığım gibi olmadığının farkındayım. Çok şey değişti, dünya değişti, bakanlık değişti. Bunu görmek için etrafımıza bakmamız yeterli. Neredeyse boş bir lobiye sesleniyorum. İnsanlar maskeli. Pandemide beş bakanlık personeli ve diğer ülkelerde görev yapan 42 yerel personel hayatını kaybetti. Hükümet binalarımızın etrafı bariyerlerle çevrili. Bunun gibi bir dönem daha önce yaşamadık” dedi.
Blinken kendi döneminde bakanlıkta hem açık bir tartışma ortamı hem de şeffaflık olacağının sözünü verdi. “Bakanınız olarak aldığım her karara destek vereceğinizin sözünü veremem. Ancak açık kapı ve önyargısız bir yaklaşım sözü verebilirim. Size karşı dürüst olacağım çünkü şeffaflık bizi daha güçlü kılar. Muhalif görüşlere ve uzman görüşlerine kulak vereceğim çünkü en iyi kararlar bu şekilde alınır. Kimseden korkmadan ve kimseye boyun eğmeden görüşlerinizi dile getirmenizde sesinizi duyurmanızda ısrarcı olacağım. Sizi kollayacağım” ifadelerini kullandı.

4 ÜLKENİN DIŞİŞLERİ BAKANI İLE GÖRÜŞTÜ

Salı günü yemin ederek göreve hızlı bir şekilde başlayan Antony Blinken, ilk olarak Kanada, Japonya, Güney Kore ve Meksika’nın dışişleri bakanlarıyla telefonda görüştü.
Antony Blinken, Dışişleri Bakanlığı’nda moral açısından zor durumda olan ve kayba uğramış bir işgücü devralıyor. Kendisinden önce Trump döneminde dışişleri bakanlığı görevini yürüten Rex Tillerson ve Mike Pompeo da kurumun içinin boşaltılması girişimlerine güçlü bir direniş göstermemişti. Bu çabalar Kongre’nin müdahalesiyle engellenebilmişti.
Yeni Dışişleri Bakanı Blinken, Trump döneminde süreçlerden dışlanan dışişleri hizmetlerini koruyacağı ve bakanlığın bir kez daha Amerika’nın dünya ile ilişkilerde önde gelen bir rol üstleneceğini söyledi.
Amerikan diplomatlarının becerisi ve profesyonel duruşuna atıfta bulunan Blinken, “Tarih boyunca dışişleri hizmetlerinin en büyük özelliklerinden biri partiler üstü olmasıdır. Demokrat ve Cumhuriyetçi başkanlar döneminde aynı şekilde hizmet verdiniz çünkü ülkenizi partinin önüne koydunuz. Sizden tüm istediğimiz ABD’ye, Anayasa’ya ve olabildiğince başkana hizmet etmeniz. Bunu yapacağınızı biliyorum” ifadelerini kullandı.

BLİNKEN NASIL Bİ YOL İZLEYECEK?

Dışişleri Bakanı Blinken, ABD’nin Avrupa’daki müttefikleriyle Trump döneminde bozulan ilişkileri düzeltme ve ABD’nin liderliğini yeniden ortaya çıkarma vaadinde bulunsa da, Senato’daki onay oturumunda Trump’ın bazı dış politika girişimleriyle hemfikir olduğunu da söylemişti.
Blinken, İsrail ve bazı Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesini öngören Abraham Anlaşması’na ve insan hakları ile Güney Çin Denizi’ndeki faaliyetleri konusunda da Çin’e karşı sert bir duruş sergilenmesine destek veriyor.
Blinken, 2015 yılında İran’la imzalanan ancak Trump yönetiminin tek taraflı olarak çekildiği nükleer anlaşmaya Tahran’ın yeniden uymasını sağlamak istediğinin de işareti veriyor.
Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Senato’da yapılan onay oturumunda Türkiye’yi ABD’nin müttefiki gibi davranmamakla suçlamıştı.
Blinken, yeni yönetimin Ankara’ya Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemi nedeniyle daha fazla yaptırım uygulama gerekliliğini yeniden değerlendirmesi gerektiğini de dile getirmişti.