Amerika Birleşik Devletleri (ABD), koronavirüs gündemi seçim takviminde herhangi bir değişikliğe yol açmazsa başkanlık seçimleri için Kasım 2020’de sandık başına gidecek. Cumhuriyetçi mevcut ABD Başkanı Donald Trump’ın karşısında Demokrat aday adayları Joe Biden ve Bernie Sanders var. Peki ya ABD’de başkanlık seçimleri nasıl gerçekleştiriliyor? Süreç nasıl işliyor? Kim bu delegeler ve ne işe yarıyorlar? ‘Electoral College’ da ne? Ana hatları ile bütün süreci birlikte ele alacağız!

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NDE SEÇİM SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) başkanlık seçimleri, başka adayların kazanma şansı olsa da neredeyse her zaman Cumhuriyetçi ve Demokrat adaylar arasında geçiyor. ABD siyasetini şekillendiren bu iki partinin adayları da her bir eyaletin nüfusuna bağlı olarak sayısı belirlenen delegeler tarafından seçiliyor.
ABD’de ön seçimler iki farklı şekilde yapılıyor. İlk, ancak giderek uygulama alanını yitiren yöntem ‘caucus’. Bu ön seçim tarzı ABD’de sadece 16 eyalette uygulanıyor.
Eyalet düzeyinde yapılan bu parti kurultayı eğilim yoklama toplantısında seçime katılanlar oy kullanmak yerine fiziki varlıklarıyla adaylarını destekliyor. Peki ama bu ne demek? “Caucuslar,” spor salonları, kütüphaneler, kiliseler gibi daha önceden belirlenen alanlarda düzenleniyor ve katılımcıların adaylarına ayrılan alanlarda durması isteniyor. Adayların kampanya ekiplerinin, oy kullanma süresince de parti üyelerine propoganda yapmaya devam edebildiği bu sistemde, odadaki toplam seçmen sayısının yüzde 15’ine ulaşamayan adayların adaylıkları düşüyor. Belirli bir aday için salona gelmiş olan seçmenler ya diğer adayların seçmenlerini ikna ederek yüzde 15’e ulaşmaya çalışırlar ya da kendilerini yakın hissettikleri diğer adaylardan birine kayarlar. Günün sonunda kimin bölgesinde kaç destekçi olduğuna bağlı olarak oy sayıları belirlenir.
Bir diğer ön seçim yöntemi olan ‘primary’ler ise caucus’tan hem çok daha yaygın bir şekilde kullanılıyor hem de oy sayımını yönetmek çok daha kolay bir uygulama. ABD’nin birçok eyaletinde uygulanan bu yöntemde alışıldık oy kullanma usulleri takip ediliyor ve oy kullanma süreci baştan sona partiler değil, eyalet yönetimi tarafından yapılıyor.

IOWA’DA NELER OLDU VE ‘CAUCUS’ YÖNTEMİ NEDEN TARTIŞMALI?

ABD seçimlerinde ‘caucus’ sistemine dair tartışmalar, küçük bir eyalet olmasına rağmen ön seçimin ilk orada gerçekleşmesi sebebiyle önemli bulunan Iowa’da yaşandı. Iowa’da parti toplantısı şeklinde yapılan ön seçimlerde sonuçların açıklanması süreci oldukça sıkıntılıydı ve yaşananlar Demokrat Parti’nin eyalet başkanının istifa etmesiyle sonuçlandı.
11 adayın katıldığı Iowa ön seçiminde oy sayım işlemi 1600’den fazla okulda, kütüphanede ve kilisede yapılmıştı. İlk sonuçlara göre Iowa’da Bernie Sanders ilk sırada çıkmıştı. Saatler sonra gelen kesin sonuçlarda ise Sanders’ın oy çokluğunu elde etse de delege sayısı bakımından, daha sonraki süreçte adaylık yarışından çekilen Pete Buttigeg’ın gerisinde kaldığı anlaşıldı.
Iowa dışında caucus yöntemini kullanan diğer eyaletler Nevada, North Dakota ve Wyoming şeklinde sıralanmakta.
‘Caucus’ sisteminin belli noktalardaki toplantı alanları dahilinde gerçekleşmesi bu alanlardan uzakta oturanların, akşam vardiyasında çalışanların, fiziksel engelli bireylerin ve ulaşım sıkıntısı yaşayanların oylamaya katılımının düşük olması bu yöntemi uzun süredir ABD’de tartışmalı hale getirmişti.
Senatör Dick Durbin de Iowa’da yaşananlardan sonra bunun ‘sona ermesi gereken, garip, tuhaf bir gelenek olduğu’ yorumunda bulunarak, “Biz Amerika çapında insanlar için oylamayı kolaylaştırırken, oylama ile ilgili karşılaştığımız en acı verici durum Iowa parti kurultayı oylamaları” açıklamasını yaptı.

PARTİ İÇİ DELEGE DAĞITIMI NASIL GERÇEKLEŞİYOR?

ABD seçimlerinin aslında çokça kafa karışıklığına neden olmasının sebeplerinden bir tanesi, oy çokluğu değil delege sisteminin kullanılması. Adaylar, ‘caucus’ ve ‘primary’ seçimleri sonrasında ise aldıkları oylar ile eyalet seçimlerinde delegelerini toplamış oluyorlar. Peki ya bu delege sayıları nasıl belirleniyor?
Delegeler, parti tarafından çeşitli bölgelere dağıtılıyor ve bu sistemde aslında “nüfusun tam olarak temsil edilebilmesi” amaçlanıyor. Delegelerin ABD sisteminde var olmasının sebebi de kent yaşamının yanında kasabalarda ve daha ufak bölgelerde de yaşayan kalabalık nüfusun ülke yönetiminde söz sahibi olabilmesi.
Delege sayılarının belirlenmesinde de uygulanan farklı yöntemler bulunuyor. İlki, bir eyalette en çok oyu alan aday bütün delegeleri alırken, ikinci yönteme göre ise oy oranına orantılı bir şekilde delegeler dağıtılıyor. Demokrat Parti ikinci metodu her eyalet için kullanırken, Cumhuriyetçi Parti bu konuda bir limit getirmiyor ve hangi yöntemin kullanılacağını eyaletin kendisine bırakıyor.
İki parti için 3 Şubat ile başlayan parti içi seçim süreci 23 Haziran’da sona erecek. Demokrat Parti’de adaylardan birinin kazanması için 1,991 delegeye sahip olmaları gerekiyor. Cumhuriyetçi Parti’de ise 1,276 delegenin elde edilmesi gerekir.

YARIŞ JOE BIDEN İLE BERNIE SANDERS ARASINDA SÜRÜYOR

Pete Buttgieg, Elizabeth Warren, Mike Bloomberg, Amy Klobuchar ve Kamala Harris gibi çeşitli isimler ile başlayan Demokrat Parti önseçimlerinde, 3 Mart’ta gerçekleşen ve 15 eyaletin aynı anda seçime katıldığı ‘Super Tuesday’ (Süper Salı) öncesi ve sonrasında büyük isimler yarıştan çekildi. Çekilen adaylardan Tulsi Gabbard, Amy Klobuchar, Pete Buttgieg, Andrew Yang ve Mike Bloomberg, aday adaylığı sürecinde Joe Biden’a desteklerini açıkladılar. Yarıştan çekilen Elizabeth Warren ise Bernie Sanders ile benzer sol görüşü paylaşsa da herhangi bir adayı halen desteklemiş değil. Bunun sebebi olarak Joe Biden’ın Başkan Yardımcısı görevine bir kadını getireceğini ilan etmesi ve olası adaylardan birinin de Warren olması gösteriliyor.

Cumhuriyetçi Parti’de ise Demokrat Parti’ye zıt olarak, adaylık yarışında ciddi bir rekabet yaşanmadı. Birçok eyalette Cumhuriyetçi Parti, ABD Başkanı Donald Trump’ın adaylığını desteklemek amacı ile seçim düzenlemedi. Başkan Donald Trump ise şimdiye kadar girdiği seçimlerde kazandığı delege sayısı ile adaylığı zaten garantilemiş oldu.

BİRİNCİ TUR: IOWA

İlk önseçimler Iowa eyaletinde gerçekleşti. Demokrat adaylar kendi aralarındaki seçimlerin sonucunda ilk üç sırada Pete Buttigieg (yüzde 25,1) 14 delege, Bernie Sanders (yüzde 26,5) 12 delege ve Elizabeth Warren (yüzde 20,2) ise 8 delege ile ilk eyalet seçimini tamamladı. Diğer adaylardan Joe Biden (yüzde 13,7) ve Amy Klobuchar (yüzde 12.2) sırasıyla 6 ve 1 delege çıkardılar. Cumhuriyetçilerin kendi aralarında yaptığı seçimlerde ise ABD Başkanı Donald Trump, rakibi William Weld’e karşı büyük üstünlük sağlayarak oyların yüzde 97,1’ini alıp 39 delege çıkardı. Weld oyların sadece yüzde 1,3’ünü alarak 1 delege çıkarabildi.

İKİNCİ TUR: NEW HAMPSHIRE

Iowa eyaletinde gerçekleşen seçimlerin sonuçlanması ile birlikte, seçimler New Hampshire’da devam etti. Demokrat Parti’de Bernie Sanders oyların yüzde 25.6’sını alarak 9 delege, Pete Buttigieg oyların yüzde 24.6’sını alarak 9 delege, Amy Klobuchar ise oyların yüzde 19.7’sini alarak 6 delege çıkardı.

Cumhuriyetçilerin arasındaki yarışta ise, ABD Başkanı Donald Trump Iowa’da olduğu gibi oyların çoğunluğunu alarak (yüzde 85.4) 22 delege çıkardı. Rakibi Bill Weld ise, oyların yüzde 9.1’ini alarak delege çıkaramadı.

ÜÇÜNCÜ VE DÖRDÜNCÜ TUR: NEVADA İLE SOUTH CAROLINA

Cumhuriyetçi Parti, Nevada ve South Carolina eyaletlerindeki parti içi seçime gitmezken, Demokrat Parti’nin adayları bu iki eyalette de yarışa devam etti.

Nevada’da yapılan oylamada, Bernie Sanders, yüzde 34 oy ile 24 delege alırken, Joe Biden 9 ve Pete Buttigieg 3 delegede kaldı. South Carolina’da, Joe Biden yüzde 48.4 oy alarak 35 delege toplarken, Bernie Sanders ise yüzde 19.9 oy ile 13 delege topladı.

BERNIE SANDERS’A ‘SUPER TUESDAY’ YENİLGİSİ

15 ABD eyaletinin aynı anda parti içi seçimlere katıldığı ‘Super Tuesday’ (Süper Salı) seçimleri da o ana kadar yarışı önde götüren Bernie Sanders için bir yenilgi oldu ve ilk turlarda kazandığı başarı ile çıkan hareketin önü kesilmiş oldu.

‘Ilımlı Demokrat’ olarak görülen eski ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden 15 eyaletin 10’unda seçimi kazanırken, Senatör Bernie Sanders sadece 4 eyalette üstünlüğü aldı ve Mike Bloomberg ise sadece 1 eyaleti alabildi. Afro-Amerikan seçmenlerin Joe Biden’ı büyük oranda desteklediği görülürken, Hispanik seçmenin ise Bernie Sanders kampanyasına destek verdiği görüldü. ‘Super Tuesday’ Cumhuriyetçiler için farklı sonuçlar çıkarmadı ve ABD Başkanı Donald Trump, rakibi Bill Weld’e karşı bütün eyaletlerde galip çıktı.

SANDERS’A İKİNCİ YENİLGİ TURU

10 Mart ile 17 Mart arasında seçime giren 10 eyalette de seçimler Bernie Sanders’ın kötü performansıyla devam etti. Sadece North Dakota ile Northern Mariana Islands’da başarı elde edebilen Sanders, 10 Mart ile 17 Mart arasında katıldığı ön seçimlerde toplam 282 delegenin desteğini kazanabildi. Rakibi Joe Biden ise bu tarihlerde gerçekleşen seçimlerde toplam 501 delege kazanarak toplam 1,203 delege sayısına ulaştı.

YENİLGİLER SONRASI SANDERS KAMPANYASI SONA MI ERİYOR?

‘Super Tuesday’ ve sonrasında Biden’a karşı düşüşe geçen Sanders’ın kampanyasını sonlandıracağı yönünde sinyaller geliyor. Sanders kampanyasının sözcüleri durumu yalanlamış olsa da, göze çarpan detaylardan biri de yapılan açıklamaların aksine, Sanders kampanyasına ait reklamların Google ve Facebook’tan çekilmiş olması oldu.

COVID-19 SALGINI SEÇİM TARİHLERİNİ DEĞİŞTİRDİ

Birçok önemli eyalet Demokrat Parti ön seçimlerinin düzenleneceği tarihi, koronavirüs pandemiği sebebi ile değiştirmek zorunda kaldı. Yeni tarihlere göre, Alaska eyaleti ön seçimleri 10 Nisan’da, Wyoming 17 Nisan’da, Puerto Rico 26 Nisan’da, Ohio 28 Nisan’da, Guam 2 Mayıs’ta, Nebraska ve West Virginia 12 Mayıs’ta, Georgia ve Oregon eyaletleri 19 Mayıs’ta, Hawaii 22 Mayıs’ta düzenlenecek.

2 Haziranda ise Connecticut, Delaware, Washington D.C., Indiana, Maryland, Montana, New Jersey, Pennsylvania, Rhode Island ve South Dakota seçimlere girecek. 6 Haziran’da Virgin Islands seçimleri düzenlenecek ve normalde 9 Haziran’a kadar bitmesi kararlaştırılan Demokrat Parti’nin seçim süreci de 20 Haziran’da Louisiana, 23 Haziranda Kentucky ve New York eyaletlerinde düzenlenecek seçimler ile de uzamış olacak.

Tarih değişimindeki gelişmeler dışında ise oy kullanma yönteminde de değişiklikler oldu. Hawaii, Ohio, Wyoming ve Alaska’da tarihlerin değişmesi ile birlikte seçmenler seçim sandıklarına gitmek yerine evlerine posta yolu ile ulaştırılan oy pusulasından seçimlerini yapıp, posta yolu ile oylarını kullanacaklar.