AMERİKA

ABD hapishanelerinde Trump’a sürpriz destek

Donald Trump

Slate, 2020 yılında yapılacak ABD seçimleri öncesinde gündemin nabzını tutmak adına mahkumların tercihlerini inceledi. Çıkan sonuçlar daha önce düşünülenlerin aksine, mahkumların çoğunluğunun Demokrat Parti destekçisi olmadığını gösteriyor.

Hapse girmeden önce John Adkins (43) politikayı önemsemiyordu. Haberleri düzenli izlediğini söylüyor fakat bize daha çok yaşadığı yer olan Detroit’in devam etmekte olan çete şiddetlerini izlemeyi istediğini söylüyor. Şimdi Michigan’da cinayetten 23 yıllık tutukluluk süresinden sonra, Adkins ateşli bir Cumhuriyetçi ve Donald Trump destekçisi.

John Adkins politik eğitimi için tutucu medyanın hakkını teslim ediyor. Adkins hapishane haberleri tekrar izlemeye başlamış fakat sonrasında medyada izlediklerinden tiksinmeye başlamış  “CNN’de, MSBNC’de ve birçok büyük kanalda Hristiyanlar tarafından eşcinsel olmayanların ve beyazların şeytanlaştırılması ile ilgili bize Macomb Islah ve Tutukevi’nden (tutuklu bulunduğu yer) yazıyor. Ayrıca şu anda yayınlanmakta olan The O’Reilly Factor and Tucker Carlson Tonight programını izlediğini ve sunucusunun eşcinsel evliliğe karşı olarak kendisini kazandığını belirten John Adkins bütün bunlarında üzerinde kendisini muhafazakar olarak nitelendiriyor çünkü kendisini sol görüşün saldırısına maruz kalmış hissediyor.

Adkins mektubunda “Demokratların ülke üzerindeki çifte standartlarından bıktığını” belirtiyor. Mektubunda “Ülkede asıl ayrımı yaratanın demokratların hitabet yeteneği, Donald Trump’ın bu durumla ilgisi yok” diye yazıyor.

HAPİSHANELERDE SEÇİM ANKETİ

Aslında yaygın biçimde tutuklu kişilerin demokrat olduğuna inanılır; hatta bazı cumhuriyetçilerin hapisten çıktıktan sonra demokrat partilere oy vermelerinden çekindikleri için sabıka kaydı olanların oy hakkının olmasına karşı çıkarlardı. Afrika kökenli kişilerin- daha çok demokrat olduğu bilinen-  hapishanelerde daha çok temsil edildiğine inanılıyor. Beyaz kişilerin ABD’deki oranları yüzde 64 iken hapishanelerdeki oranı sadece yüzde 39.

The Marshall Project and Slate’in tutuklar arasında yaptığı ilk anketlere göre beyaz insanların çoğu kendini cumhuriyetçi olarak adlandırıyor. Eğer seçme fırsatları olursa Donald Trump’a oy vereceklerini söylüyorlar. Tutukluların yüzde 45’i Donald Trump’a oy vereceğini belirtirken yüzde 30’u ise Demokratların adayına oy vereceğini söylüyor. Geri kalan yüzde 25’i ise kime oy vereceklerini bilmediklerini belirtiyor.

Bu anket tutuklulara dair alınabilecek en iyi verilerden biri, fakat bu anketin de bir sınırı var. Cevaplar daha çok beyazların verdiği cevaplara doğru yönelmiş durumda ve ankete verilen birçok cevap Cumhuriyetçi idaresindeki eyaletlerden geliyor. Sonuçlar bütün hapishanelerin görüşlerini yansıtmamakla beraber biz bütün bir resme bakmak yerine insanların ırkına, cinsiyetine ve diğer unsurlara odaklanarak bu anketi hazırladık.

TRUMP DESTEĞİNİN NEDENLERİ

Hapishanelerde bulunan birçok insanın Donald Trump’ı desteklemek için farklı nedenleri bulunuyor; bunlardan biri, hapishane yaşamının getirdiği sonuçlar, çoğu kişi biriyle hücre paylaşıyor ve hücrende bulunan cumhuriyetçi mahkumları duymazdan gelmek mümkün olmuyor. Bunun üzerine ayrıca sürekli sağ medyayadan bilgi alma zorunluluğu da bulunuyor (birçok cumhuriyetçi,  hapishanelerde televizyon kanallarını kontrol ediyor ve ne izleneceği onlar tarafından seçiliyor.) Hapishaneler oldukça ırk-ayrımı temelli yerler ve beyaz-üstünlükçü ırkçı hareketi için çoğalma alanı olarak görülüyor.

Diğer sebeplerden biri ise ideolojik: Birçok tutuklu Trump’ın açık ve net konuşmasından etkilendiğini ve demokratlar tarafından politik doğruculuk adı altında kendisine baskı uygulandığını hissettiğini belirtirken, Trump’ın birçok konuşmasında ABD’deki adalet ve ekonomi üzerinde konuşmalarından da etkilendiğini belirtiliyor.

Birçok katılımcı bugünlerde hapishaneye girdikleri günden bu yana politika ile her zamankinden daha fazla ilgilendiklerini belirtiyor. Tutuklular önem verdikleri muhafazakar-sağ destekçisi gazeteci ve sunucu Rush Limbaugh’un yayınları  ve cumhuriyetçiler tarafından kurulmuş olan ve hapishanelerde ortak olarak izlenen Fox yayınlarından kendi politik görüşlerini etkilendiklerini belirtiyor.

AYNI HÜCREDE DEMOKRAT VE CUMHURİYETÇİ

Christopher Shelton- Jankins ( 27) politik görüşlerinin Trump destekçisi olan hücre arkadaşından etkilenerek aldığını belirtiyor. Beraber hücre arkadaşının çalıştığı hapishanenin hukuk kütüphanesinde haberleri tartıştıklarını dile getiriyor. Jankins mektubunda  “Onun sınıra yapılacak duvarlar hakkında Demokratların ve Cumhuriyetçilerin durdukları yer konusunda yaptığı konuşmayı hatırlıyorum. Demokratların herkese kucağını açtığını -ki bunun aslında güzel bir şey olduğunu- fakat Cumhuriyetçiler Demokratların ekonomimiz ve sosyal güvenliğimiz üzerindeki görüşlerinin daha pratik olmadığını söylüyor” ifadelerine yer verdi.  Jankins hücre arkadaşını “çok akıllı” olarak tanımlıyor ve söylediklerine saygı duyuyor. Mektubunda “Yanlış ve kibirli görüşlere sahip olduğumu bana fark ettirdiği anda içimde bir şeyler kırıldı” ifadelerine yer verdi.

Beyaz  annesi ve siyahi babası olan Jankins hapishaneye girmeden önce zamanını politika üzerinde çok fazla düşünmediğini belirtiyor. Fakat son zamanlarda Demokrat Parti’nin görüşlerinden koptuğunu söylüyor. Bunun temel sebebini mektubunda “sadece annemin bütün Cumhuriyetçileri ırkçı ve sürekli fakir insanların fakir zengin insanların zengin kalmasını sağlayan kişiler olarak gördükleri için” olarak belirtiyor.

Altı yıl Kansas’ta hapishanede cinayetten suçlu bulunarak kaldığını belirten Jankins bu süre boyunca politik görüşünün değiştiğini belirtti ve mektubunda “birçok mahkum fakir ve siyahi olarak belirtilip birçoğu Demokrat olarak görülür. Bunun temel sebebi bize bunca zamandır Cumhuriyetçilerin bizi hep fakir ve tutuklu tutmak istediklerinin söylenmesi, ama artık bunun tam tersine inanıyorum. Demokratlar bizi hükümet olma hayali ile kandırmaya çalışırken Cumhuriyetçiler bizi kötü alışkanlıklarımızdan uzak tutmak istiyor” ifadelerine yer verdi.

Cezai adalet reformu ABD’liler arasında büyük bir siyasi çeşikliliği geniş bir alana yaydı. Tutuklular, Cumhuriyetçilerin Demokratlardan daha çok önemli değişiklik getirebileceklerini düşünmeye başladı. Bazı Trump destekçileri, sorunlar için Başkanın neler yaptığını –ya da yapmadığını- bilmeden desteklerken diğerleri ise Başkanın şiddet içermeyen uyuşturucu suçları için özel af yasası ve Başkanın önceden imzaladığı çift taraflı First Step Act Yasası için alkışlıyorlar.

39 yaşındaki siyah mahkum William Robinson 2012 yılından beri ihmalkarlık sebebiyle birinin ölümüne sebep olmaktan dolayı Arkansas’ta hapishanede bulunan mahkum, Donald Trump’ın yaptığı First Step Act yasasının 1994 yılında Bill Clinton tarafından imzalanan anlaşmanın, mahkumlara Donald Trump’ın Demokratlardan daha fazla efor sarf ettiğinin kanıtı olarak nitelendiriyor. Ayrıca Trump yönetiminin kendisinden önce Obama tarafından yapılan “İkinci Şans Programı”nı uyguladıklarını belirtiyor.

Robinson mektubunda “Bunlar önemli şeyler, Demokratlar politikacılık oynarken Trump zor kararları alabilecek bir lider ve gündemi belirliyor. Bu açıklamalar Trump’ın yeniden seçilmek için yaptığı reklamlardan biri aslında; geçen ayki Super Bowl turnuvasında Politikacılar hukuk reformunu konuşur. Başkan Trump yapar” diyor.

“EKONOMİ İYİ”

Birçok ABD’li gibi bazı tutsaklar da motivasyonu Donald Trump’ın ekonomiyi nasıl işlediği üzerinde bulmuş durumda. Oklohama’da aile içi şiddet ve darp suçlamasından dolayı bir yıldan kısa bir süredir hapishanede bulunan Neal Stephen (44) mektubunda “Size bu zamana kadar Demokratların bir şey yaptığını söyleyemem bir örnek gösteremem. Suç yasasının geçmesini önemseyen biri olarak şu anda Donald Trump’ın yasayı geçirmesini çok olumlu buluyorum” ifadelerine yer veriyor.

Donald Trump’ın ABD Başkanı olarak işini iyi idare edebildiğini onaylıyor musunuz yoksa onaylamıyor musunuz?

Cinayetten hüküm giyen Derek Bedford (46) politikanın kendi hayatının üzerinde bu kadar etkisi olduğunu düşünmüyordu. Yaptığımız telefon görüşmesinde, “Hapishaneye girmeden önce kaygısız bir hayat yaşıyordum. Kansas’ta hapishaneye girdikten sonra politika ile daha çok ilgilenmeye başladım. Daha çok haberleri Wall Street Journal ve Fox News’den takip ettikten sonra deniz aşırı ülkelerdeki askerlere harcanacak paralar yüzünden bizim saat ücretlerini kesebileceklerini düşündüm” dedi.

Bedford 20 yıldır hapishanede bulunuyor ve bunca zamandır gelen başkanların hep illüzyonla başkaları tarafından kandırıldığını düşünüyor. Bedfor bu konuyla ilgili “İnanıyorum ki Obama ülke için güzel şeyler yapmaya çalıştı fakat sonunda zenginlerin ve iş adamlarının kuklası oldu” diyor.

DESTEKLEMESE DE OY VERECEK OLANLAR

Bazı katılımcıların Donald Trump’a “kahraman” ya da “bu zamana kadar gördüğümüz en iyi başkan” demesine karşın, bazıları da sevse dahi temkinli yaklaşıyor. Trump’a oy vereceklerini açıklayan birçok katılımcı gördükleri en iyi başkan olmamasına karşın yine de bir şansı daha hak ettiği görüşünde. Trump’ın hala ülkeyi daha iyi bir hale getirmek için kredisi olduğu görüşündeler. Dört yıldır Maine’de hapishanede olan William True (26) mektubunda “Ona bir daha oy veririm. Onu sevdiğimden dolayı değil. Gerçekçi olmak gerekirse kendisini biraz aptal buluyorum” diyor.

Cinayetten tutuklu bulunan True, Cumhuriyetçilerin suçlular için bir reform yapacağına daha az inanan biri olmasına karşın Cumhuriyetçi olduğu için destekliyor. Kendisini Cumhuriyetçi olarak nitelendirmesi ise Demokratların beyaz erkekleri şeytan olarak gösterdiğinden kaynaklı diye açıklıyor. Mektubunda “Eğer Trump radikal görünen eylemlerini (sınıra duvar yapmak gibi) yapacaksa halen altında neler yattığını kanıtlamak zorunda, eğer işin özüne gelirsek o haklı bence de göçmenler büyük bir problem” diyor.

William True kendisine arkadaşlarından gelecek sert eleştirilerden ve Twitter’dan gelecek sert yorumlardan korkmadığını belirtiyor. Stephen ülkeyi yönetecek liderin zayıflıktan uzak olması gerektiğini söylüyor. Mektubunda “Birleşik Devletler gibi güçlü bir ülke savaştan kaçmayan liderlere ihtiyaç duyar. Ve Trump’ın dürüstlüğünü, aklından geçeni doğrudan söylemesini takdir ediyorum. En azından nerede durduğunu ve nasıl bir insanla karşı karşıya durduğumuzu biliyoruz” şeklinde sonlandırıyor mektubunu.

Bu yazının orjinali Slate yazarları Nicole Lewis, Christina Cauterucci ve Anna Flagg tarafından yayınlanmış, Egecan Türkmen tarafından Türkçeye çevrilmiştir.

dokuz8HABER’i takip edin

Video