2013 yılında Libya’dan İtalya’ya doğru giderken vurulması sonucu batmaya başlayan mülteci gemisinden yapılan aramalara İtalya’nın saatler boyunca kayıtsız kaldığı ortaya çıktı.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin 27 Ocak’ta yayınladığı rapora göre, İtalya batan gemiden gelen aramaları kulak ardı etmiş. Libya’dan İtalya’ya doğru yola çıkan ve mültecileri taşıyan geminin batması sonucu 60’ı çocuk 200’den fazla kişi hayatını kaybetmişti.
New Arab’da yer alan habere göre, sahil güvenlik görevlisi Leopoldo Manna ve Luca Licciardi, 400 civarı mülteciyi taşıyan balıkçı teknesini kurtarma çalışmalarını erteledikleri için 28 Ocak’ta hakim karşısına çıktı.

“ÖLÜYORUZ, LÜTFEN!”

10 Ekim 2013’te Libya’nın Zuvare limanından yola çıkan ve çoğunluğu Suriyeli mültecilerden oluşmak üzere 400’den fazla kişiyi taşıyan balıkçı teknesi, limandan ayrılışından birkaç saat sonra Berberi bayrağı taşıyan bir tekne tarafından vuruluyor. Taşıt suyla dolarken Suriyeli bir doktor olan Mohammad Jammo, İtalya’nın denizdeki acil durumlarla ilgilenen numarasını arıyor. Teknenin batmak üzere olduğunu ve taşıtta birçok çocuğun da bulunduğu söyleyip geminin koordinatlarını da verdikten sonra kurtarma ekiplerini beklemeye başlıyor. Ancak bir yardım gelmeyince 2 saat sonra İtalya Sahil Güvenlik’i tekrardan arayıp “Ölüyoruz, lütfen!” diyor.

KİMSE SORUMLULUK ALMIYOR

Operatör Jammo’ya, taşıt Malta’nın bölgesinde kaldığı için onları araması gerektiğini söyleyip Malta Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin numarasını veriyor.
Birkaç saat sonra İtalya Hava Kuvvetleri’nden bir görevli, İtalya Deniz Kuvvetleri Kumandanlığı’nı arayıp, batan geminin en yakınındaki kurtarma araçları olan Libra’ya nasıl bir talimat vermesi gerektiğini soruyor.
Bir saat sonra ise Malta İtalya’dan Libra’yı görevlendirmesini istiyor ancak İtalya sorumluluk almayı reddedip Malta’yı, ticari gemilerinden müdahale etmelerini istemeye davet ediyor.
İki ülke kimin sorumluluk alacağı konusunda birbirleriyle çekişirken balıkçı teknesi alabora oluyor. Libra’ya tehlike içindeki taşıta yaklaşması ve olaya müdahale etmesi ancak akşam 5’te söyleniyor; Jammo’nun Sahil Güvenliği aramasından tam 6 saat sonra.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, İtalya ve Malta’nın kurtarma merkezlerinin bir an önce harekete geçmek yerine sorumluluğu birbirlerine attıklarını ortaya çıkarmış oldu.

LİBRA’YA ‘UZAKLAŞ’ EMRİ GELMİŞ

Telefon kayıtları, kurtarma operasyonunda yer almasın diye Libra’ya tehlike içindeki gemiden uzaklaşması emri geldiğini su yüzüne çıkardı. Roma öğleden sonra 1’de operasyonu devretmek için Malta’daki yetkileri aramış ancak geminin net konumunu karşı tarafa bildirememiş.
BM komite üyesi Helene Tigroudja, “İtalya, yapılan aramaların hemen ardından donanma gemisini ve sahil güvenlik ekiplerini olay yerine yönlendirseydi, kurtarma ekipleri taşıt batmadan en az iki saat önce oraya ulaşmış olurdu,” şeklinde konuştu.

BİLET OLMADIĞI İÇİN SUÇLAMALAR DÜŞEBİLİR Mİ?

Sahil Güvenlik görevlisi Manna ve Donanma İşletme Odası Başkanı Licciardi, Eylül 2019’da kurtarma operasyonun gecikmesinden sorumlu kişiler olarak belirlendi.
Görevlilerin savunması, hayatını kaybeden insanların gemi batmadan önce taşıtın içinde olup olmadıklarına dair bir delil olmamasına dayanıyor. Manna’nın avukatı Luca Cicaglia, yolcular tekneye biletle binmedikleri için kimin teknenin batması sonucu öldüğünü belirlemenin yasal olarak mümkün olmadığını söylüyor.

2014’TEKİ OLAYLARDAN BİRİ DE İNCELENEBİLİR

Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Monitörü (Euro-Med HRM), BM raporunu olumlu karşıladı ve 15 Eylül 2014’te Libya açıklarında gerçekleşen ve 200’den fazla kişinin hayatını kaybettiği gemi kazasıyla ilgili de benzer bir inceleme başlatılması çağrısında bulundu.
 

Bu haberin orjinali The New Arab tarafından yayınlanmış ve Büşra Ağaç tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.