Suriye, Ürdün, Lübnan, Türkiye ve Hollanda’da yaşayan ve yaşları 13 ile 17 arasında değişen 1900 çocukla yapılan görüşmeler sonucu ortaya çıkan rapora göre, Suriyeli mülteci çocukların yüzde 86’sı Suriye’de bir gelecek hayal edemiyor.

Çocuk hakları örgütü Save the Children (Çocukları Kurtarın) tarafından “Anywhere but Syria” (Suriye dışında herhangi bir yer) adıyla yayınlanan rapora göre Suriyeli çocukların büyük bir çoğunluğu Suriye’ye dönmek istemiyor.
Suriye sınırları içinde evlerinden olmak durumda kalmış çocukların ise üçte biri başka bir ülkede yaşamayı tercih ediyor.

EVSİZLİĞİN FARKLI BOYUTLARI

Önümüzdeki hafta, yüz binlerin ölümüne ve milyonlarca çocuğun aileleriyle birlikte evlerini terk etmesine neden olan savaşın fitilini ateşleyen protestoların üzerinden tam 10 yıl geçmiş olacak.
Save the Children’ın raporuna göre çocukların hayatı her açıdan parçalanmış durumda. Çocukların içinde bulunduğu evsizlik durumu, fiziksel koşulların ötesinde, onları ‘evde olma’ duygusundan da mahrum bırakan bir noktada yaşamlarını etkiliyor. Araştırmaya katılan 5 çocuktan ikisi ayrımcılığa maruz kaldıklarını ve eğitim haklarına ulaşamadıklarını söylüyor.
Araştırmaya katılan çocukların içinde, Türkiye’de yaşayanların yüzde 3’ü; Ürdün ve Hollanda’dakilerin yüzde 9’u; Lübnan’dakilerin ise yüzde 29’u Suriye’ye dönmek istiyor.

ÇOCUKLAR SAVAŞIN BİTMESİNİ İSTİYOR

Çocukları en çok istedikleri şeyin ne olduğu sorulduğunda ise yüzde 26’lık bir oranla en çok verilen cevap, Suriye’deki şiddettin sonra ermesi oldu. İkinci en çok verilen cevap ise (yüzde 18) eğitime erişim. Araştırmaya katılan çocukların yüzde 42’si eğitim hakkından mahrum.

TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİ ÇOCUKLARIN EĞİTİME DEVAM ETME ORANI YÜZDE 26

Türkiye’deki Suriyeli çocukların okullaşması ile ilgili Özcan Çetin tarafından kaleme alınan yazıda belirtildiği üzere, “Türkiye’de 5-17 yaş arası 1 milyondan fazla okul çağında Suriyeli çocuk yaşamaktadır. 2017-2018 öğretim yılında bu çocukların 603 bin 929’u eğitime devam etmiştir.” Çetin, eğitime devam oranının yüzde 26’larda olduğunu ve bu devamsızlığın en önemli nedeninin çocukların çalışmaz zorunda kalmaları olduğunu ifade ediyor. “Ortaokul dönemi, çocukların özellikle de kız çocuklarının eğitimlerini sürdürmelerinde aksaklıkların ortaya çıktığı bir dönemdir,” ifadesiyle toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin de altını çiziyor.

“BURASI GÜVENLİ DEĞİL”

İdlib’de ailesiyle beraber bir kampta yaşayan 7 yaşındaki Lara, Save the Children’a konuştu: “Suriye dışında bir yerde yaşamak istiyorum. Güvenli, okulun ve oyuncakların olduğu bir yerde. Burası güvenli değil. Köpeklerin sesleri beni korkutuyor ve çadır da güvenli değil.”
Covid-19 ile beraber gelen yıkıcı ekonomik problemlerden önce bile Suriye nüfusunun yüzde 80’i yoksulluk sınırının altındaydı. En son verilere göreyse ülkedeki 6.2 milyon çocuğun yiyeceğe erişimi yok.

ÇOCUKLUKLARINI KAYBETTİLER, GELECEKLERİNİ KURTARALIM

Save the Children Orta Doğu ve Doğu Avrupa Bölge Direktörü: “Suriye’nin içinde veya dışında oldukları fark etmeksizin çocuklar bu çatışmadan etkileniyorlar ve nerede olurlarsa olsunlar evde hissetmeye çalışıyorlar. Bu on yıllık savaş Suriye’nin gençlerinin çocukluklarına mal oldu. Dünya, geleceklerinin de çalınmasına izin vermemeli. Uzun süren çatışmalar, savaşın yaraladığı bir ülkede çocukların geleceklerini inşa edebilmeleri konusunda korku ve karamsarlığa yol açtı. Çocuklar güvende hissetmeliler; ait olduklarını ve içinde yaşadıkları toplumlarla aralarında bir bağ olduğunu hissedebilmeliler.”

KÖTÜ ÇALIŞMA KOŞULLARI VE NEFRET SUÇLARI

Mülteci çocuklar yaşadıkları ülkelerde hem güvensiz çalışma koşulları hem de nefret suçu dolayısıyla hayatlarını kaybediyorlar.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre, 2014 ile 2019 yılları arasında en az 367 çocuk çalışırken yaşamını yitirirken çocuk işçilerin 72 ise yani yaklaşık beşte birlik kısmını ise mülteci çocuklar oluşturuyor. 2014’te 5, 2015’te 12, 2016’da 24, 2017’de 10, 2018’de 11 ve 2019’da da 10 mülteci çocuk çalıştığı için öldü.
Mülteci Medyası’nın dün bildirdiği üzere 17 yaşındaki tarım işçisi Suriyeli mülteci Mustafa El Muhammet kullandığı traktörün sulama kanalına devrilmesi sonucu yaşamını yitirdi.
Ekim ayında ise Konya’da yaşayan 14 yaşındaki Suriyeli bir çocuk akranları tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü. O sırada 16 yaşındaki ağabeyi ile işe giden Vail el-Mansur, Türkiye ve dünyadaki mültecilere karşı işlenen nefret suçu kurbanlarından yalnızca biri.
 

Bu haberin orjinali Save the Children Raporu tarafından yayınlanmış, Büşra Ağaç tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.