Eğitim-İş: Yönetici Yetiştirme Programı eğitim emekçilerini tükenmişlik noktasına getirdi

Armağan Kabaklı 10 Haziran 2026
Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Yönetici Yetiştirme Programı"nın eğitim emekçilerini tükenmişlik noktasına getirdiğini belirterek, "Zaman kaybetmeksizin uzaktan/çevrimiçi eğitim modeline geçilmelidir" dedi.

Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Yönetici Yetiştirme Programı"nın eğitim emekçilerini tükenmişlik noktasına getirdiğini belirterek, "Zaman kaybetmeksizin uzaktan/çevrimiçi eğitim modeline geçilmelidir. Keyfi uygulamalara son verilmeli, iller arasında uygulama birliği sağlanmalıdır. Süreç boyunca mağdur edilen tüm eğitim emekçilerinin hak kayıpları giderilmelidir" açıklamasını yaptı.

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) özel program ve proje uygulayan eğitim kurumlarına öğretmen atama ve yönetici görevlendirmesine dair düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Yönetici atama sürecindeki sorunların büyümeye devam ettiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Saha araştırmalarımız ve üyelerimizden gelen yoğun şikayetler göstermektedir ki liyakat, eşitlik ve dinlenme hakkını hiçe sayan bu uygulamalar; eğitim emekçilerini hem mesleki hem de özel hayatlarında tükenmişlik noktasına getirmektedir. Bakanlık tarafından planlanan Yönetici Yetiştirme Programı, 16 Mayıs – 14 Haziran 2026 tarihleri arasında 64 saatlik yüz yüz eğitim yüküyle tamamen hafta sonlarına sıkıştırılmıştır. Eğitim-İş olarak program başlamadan önce eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamaması, özel hayatın korunması ve anayasal bir hak olan dinlenme hakkının gözetilmesi adına eğitimlerin çevrimiçi/uzaktan modele geçirilmesi talebimizi resmi yazıyla ilettik. Ancak, Bakanlık bu yapıcı ve haklı talebimize kulak tıkamıştır. Sene sonu işlemlerin ve merkezi sınavların yapıldığı, yılın en yoğun dönemde haftanın 7 günü mesai yapmaya zorlanan eğitim emekçileri bir kez daha plansızlığın kurbanı edilmektedir."

"İLLER ARASINDA UYGULAMA BİRLİĞİ SAĞLANAMADI"

Milli Eğitim Akademisi'nin sınıfta kaldığı belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

"Barınma ve ulaşım en temel gereksinimlerin göz ardı edildiği bu programlar, yalnızca il merkezlerinde düzenlenerek eğitim emekçilerini yüzlerce kilometre yola mecbur bırakmıştır. Teknolojinin ve içinde bulunduğumuz çağın sunduğu imkanları göz ardı eden bu ilkel planlama, yöneticiler ve eğitim emekçileri için bir eğitimden ziyade cezaya dönüşmüş durumdadır. Sağlık sorunları, doğum izni ve refakat gibi insani ve özel mazeretleri bulunan yöneticiler ve adaylar için telafi programı düzenlenmesi ve devamsızlık kurallarının esnetilmesi talebimiz de karşılıksız bırakılmıştır. Üstelik iller arasında uygulama birliği sağlanamamış; kimi illerde esnek, kimi illerde ise katı yaklaşımlar sergilenerek eşitlik ilkesi açıkça çiğnenmiştir."

"EMEK VEREN EĞİTİMCİLERİN EMEKLERİ YOK SAYILDI"

Sürecin en sorunlu kısımlarından birinin Ek Yönetici Değerlendirme Formu üzerinde yapılan puanlamalar olduğu kaydedilen açıklamada, "Deneyimli yöneticilerin birikimi ve emeği yok sayılırken; bazı adayların haksız puanlarla öne geçirilmesi liyakati yerle bir etmekte, adalet duygusunu zedelemektedir. Daha önceki senelerde Temel Eğitim'de puanlandırılan 'Sosyal Sorumluluk Projeleri' son dakika alınan bir görüş yazısı ile Temel Eğitim için iptal edilmiş ve yalnızca Ortaöğretim için puanlandırılmıştır. Önceden duyurulmayan bu uygulama nedeniyle Temel Eğitim'de sosyal sorumluluk projesi hazırlamak üzere emek veren eğitimcilerin puanları silinmiş, emekleri yok sayılmıştır. Bu uygulamalar; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun dinlenme hakkı, angarya yasağı ve eşitlik ilkelerine; anayasanın 10. maddesine ve Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği’ne açıkça aykırıdır. Eğitim emekçilerini yılgınlığa sürükleyen bu hukuksuz düzene seyirci kalmayacağız" denildi.

"DEVAMSIZLIK KURALLARI ESNETİLMELİ"

Açıklamada, şu talep ve önerilere yer verildi:

"Yönetici Yetiştirme Programı’nın sonraki süreçlerinde zaman kaybetmeksizin uzaktan/çevrimiçi eğitim modeline geçilmelidir. Mazeretli katılımcılar için acil çözümler üretilmeli, devamsızlık kuralları esnetilmelidir. Keyfi uygulamalara son verilmeli, iller arasında uygulama birliği sağlanmalıdır. Ek Değerlendirme Formu yeniden düzenlenerek; objektif, şeffaf ve liyakate dayalı hale getirilmelidir. Süreç boyunca mağdur edilen tüm eğitim emekçilerinin hak kayıpları giderilmelidir. Liyakate, eşitliğe ve emeğe dayalı yönetici atama sistemi inşa edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm eğitim emekçilerini bu haksızlıklara karşı dayanışmaya davet ediyoruz."

" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }