EKOLOJİ-ÇEVRE YEREL GÜNDEM

“Balık çiftlikleri ve su ürünleri OSB’si Didim’i yok edecek”

Didim’de, Menderes Deltası’ndan Bafa gölüne kadar uzanan 9400 dönümlük bir alanda, Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) kurulması planlanıyor. Duruma tepki gösteren yurttaşlar, Didim’in turizm kenti özelliğini kaybetmesinden ve çevre kirliliğinden endişe ediyor.

Ülke ekonomisine turizm gelirleri ile katkı sunan ve Türkiye’de turizm denilince ilk akla gelen merkezlerden biri olan Aydın’ın Didim ilçesinde, kurulu balık çiftliklerinin kapasite artırımı ve Su Ürünleri OSB’nin kurulması planlanıyor. Ekoloji savunucuları ve Didimli yurttaşlar, projenin turizme ve çevreye zarar vereceğini belirterek, durdurulmasını talep ediyor.

Konuyla ilgili Didim Halk Platformu’ndan Haydar Pınarbaşı dokuz8HABER’e konuştu.

“BALIK ÇİFTLİKLERİNİ VE OSB’Yİ İSTEMİYORUZ!”

Didim’de daha önceden kurulu balık çiftliklerinin olduğunu ve buna karşı da bir mücadele verildiğine değinen Haydar Pınarbaşı şöyle konuştu:

“Akbük Koyu’ndan balık çiftliği kaldırıldı, fakat Taşburun mevkiinin açıklarında yeniden balık çiftlikleri kuruldu. Kurulan balık çiftliklerinin çapı büyük olmadığı için ÇED raporu gerekmiyordu. Bu yıl da ortaya çıkan raporlara ve fizibilite çalışmalarına göre, Didim’de balık çiftliklerinin kapasitesinin artırılacağı ve buna bağlı olarak 9400 dönümlük alanda Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi kurulacağı ortaya çıktı. Taşburun mevkii dediğimiz Akburun-Ak-Yeniköy dediğimiz alanın içerisinde SİT alanları da mevcut. Balık çiftlikleri ve OSB istemiyoruz. Buna karşı Didim’de Haziran ayının sonunda bir imza kampanyası başlattık. Kampanyamızda 40 bine yakın bir imza toplandı.”

Turizm Bakanlığı’nın “Didim turizm kentidir. Burada mega turizm projeleri uygulayacağız” açıklamalarını hatırlatan Pınarbaşı, “O dönemden beri teklif duruyordu, ancak 2-3 hafta önce OSB ile ilgili fizibilite raporunun görüşüleceği bir toplantı olacağını, geçtiğimiz perşembe günü balık çiftliklerinin kapasitesinin arttırılması ve yeni bir balık çiftliği kurulması ile ilgili de Akköy mahallesinde halkın katılım toplantılarının yapılacağını öğrendik. Buna karşı biz de Didim’deki bütün siyasi partiler, STK’lar ve bütün sendikalarla görüşmeler yaptık. Bütün kesimlerin oluruyla da demokratik tepkimizi dün yaptığımız eylemde ortaya koyduk” diye konuştu.

“DİDİM HALKI BU PROJEYE KARŞI ÇIKIYOR”

Didimli yurttaşların bütününün yanlış yatırımlara karşı olduğunun altını çizen Pınarbaşı, Didim’deki ortak tepkiye ilişkin şöyle konuştu:

“AKP ve MHP üyeleri ile de görüştük. AKP’liler kişisel anlamda karşı olduklarını, ancak buna kurumsal anlamda bir tavır koymadılar. MHP de yine aynı şekilde. Konu ile ilgili kendi basın açıklamalarını yapacaklarını söylediler, ama buna taraf olduklarını söylemediler. Resmi bir açıklama yapmadılar. AKP ve MHP dışında ticaret odasından esnaf odasına, sendikalardan diğer STK’lara hepsi bu projeye karşı çıktı. Burada sürdürülebilir bir turizm, sürdürülebilir bir şehircilik anlayışı ile Didim’in doğası ve kültürel varlıkları ile korunmasında hemfikiriz.”

“DENİZİN DİBİNDEKİ KİRLİLİK ARTTI”

Faaliyet gösteren balık çiftlikleri nedeniyle denizdeki kirliliğin arttığını da aktaran Pınarbaşı, “Didim Halk Platformu olarak şuan faaliyetteki balık çiftlikleri hakkında görüştüğümüz dalgıçlar, deniz suyunun kirlendiğini Didim’de dalış yapılacak yerin neredeyse kalmadığını söyledi. Kapasite artışı kirliliği daha da artıracak. Didim turizm kenti olarak ilan edildi. Çok değerli SİT alanları ve plajları ile hem Aydın’ın hem de Türkiye’nin sayılı yerlerinden bir tanesi. Biz hiçbir yatırıma karşı değiliz. Ama Didim gibi bir yere böyle şeylerin düşünülüyor olması üzücü ve ihanettir. Biz şunu istiyoruz: Didim bir turizm kenti olarak parlayabilir. Didim’in doğal çevresinin, doğal turizmi artıracağını düşünüyoruz. Doğru yatırım yapılmasını istiyoruz” dedi.

BELEDİYE RAPORU: YÖNETMELİĞE AYKIRI BİR PROJE

Didim Belediyesi tarafından 6 Ağustos tarihinde yayınlanan raporda ise, şu tespitler yer aldı:

-Su Ürünleri OSB ile OSB kendi yönetmeliklerine aykırı bir proje olacak,

-Denizde ve karada OSB alanı özelleştirilecek ve kamuya kapatılacak,

-Yüzlerce deniz canlısı ve 256 kuş türünün üreme, barınma ve beslenme doğal alanı oluşu nedeniyle A1 koruma alanı bandında olan Menderes Deltası enkaza dönüşecek,

-Didim’e bile yetmeyen su kaynaklarına devasa bir tüketici daha eklenecek,

-1.Dereceden tarihi ve doğal SİT alanların ortasına endüstriyel bölge inşa edilecek,

-Mevcutta Menderes nehriyle gelen ve kimyasalları da barındıran kirlilik OSB’nin atıkları ile daha da artacak.

-Jeotermal su kullanımında ise Aydın ve çevresinde yaşananlara benzer yıkımlarda eklenecek.

dokuz8HABER’i takip edin

Video