Japonya’da 11 Mart 2011’deki 9,0 büyüklüğündeki deprem ve tsunami sonrasında meydana gelen Fukuşima nükleer felaketinin üzerinden tam 10 yıl geçti.

Japonya’da 11 Mart 2011’deki 9,0 büyüklüğündeki deprem ve tsunami sonrasında meydana gelen Fukuşima nükleer felaketinin üzerinden tam 10 yıl geçti. Fukuşima nükleer felaketi, 1986’da yaşanan Çernobil nükleer felaketinin ardından en büyük nükleer facia olarak kayıtlara geçmişti. Çok büyük radyoaktif sızıntının olduğu nükleer felaket sırasında 2 bin 203 kişi hayatını kaybetti. Günümüze dek ise radyosyonun etkileri nedeniyle 18 bini aşkın kişinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

PATLAMALAR NASIL MEYDANA GELDİ?


11 Mart 2011’de meydana gelen 9,0 büyüklüğünde Tohoku depremi ve ardından oluşan tsunami Fukuşima Daiçi Nükleer Santrali’nde peş peşe patlamalar meydana gelmesine neden oldu. Ardından santraldeki soğutma sistemi arızalanarak, yakıt çubukları açığa çıktı  ve olması gerekenden 50 kat daha fazla radyoaktif atık çevreye yayıldı.

18 BİN 500 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ


Felaketin ardından 160 binden fazla kişi başka yerlere taşınmaya zorlandı. Japon Hükümeti’nin verilerine göre facianın yaşandığı anda  2 bin 202 kişi deprem nedeniyle, 1 kişi radyasyon nedeniyle hayatını kaybetti. Santralde çalışan 2 işçi radyosyan yanıkları nedeniyle, 37 işçi ise fiziksel yaralanma sonucu hastaneye kaldırıldı. Ancak, günümüze dek yaklaşık 18 bin 500 kişinin radyasyonun etkileri nedeniyle yaşamını yitirdiği ve tahmin ediliyor.

400 BİNE YAKIN İNSAN EVİNDEN UZAKLAŞTIRILDI

Kaza sonucu 380.000 kişi evlerinden uzaklaştırılmış, bunlardan 130.000’inin, kazadan
önce, nükleer santralın 20 km çevresinde oturduğu yetkililerce açıklanmıştır. Fukuşima kazasından hemen sonra bölgenin boşaltılması sonucu fazla radyasyon dozu alan ve radyasyondan ölen olmadı. Evlerinden uzaklaştırılan insanların bir bölümü travma ve depresyon geçirdi, bazılarının ise yaşamına son verdiği açıklandı. Fukuşima nükleer santral kazasıyla ilgili ayrıntılar gerek bir çok bilimsel yayında bulunuyor.

FUKUŞİMA’DAKİ NÜKLEER FACİA ÖNLENEBİLİRDİ


Fukuşima nükleer felaketine dair parlamentonun hazırladığı raporda, Fukuşima santralındaki radyason krizinin insan eliyle yaratılmış bir felaket olduğu sonucuna varıldı ve “Nükleer felaket önlenebilirdi” ifadeleri kullanıldı. Raporda, faciayı, 11 Mart 2011’de meydana gelen 9.0 büyüklüğündeki deprem ve ardından oluşan tsunaminin tetiklediği kabul edilse de “Fukuşima Daiçi nükleer santralindeki kaza ise doğal afet olarak görülemez. Bu kaza, insan hatasından kaynaklanan bir felaket. Kaza öngörülebilir ve önlenebilirdi” denilen raporda, ayrıca “nükleer felaketin sonuçları daha etkin önlemler alınarak hafifletilebilirdi” ifadesine yer verildi.

NÜKLEER TEMİZLİK ÇALIŞMALARI HALA DEVAM EDİYOR

İçme suyunun nükleer atıkla kirlenmesi sonucu bazı kasabalar tamamıyla tahliye edildi.
Fukuşima’da nükleer temizlik ve reaktörlerin devre dışı bırakılması çalışmaları hala devam ediyor.

2021 OCAK AYINDA ÖLÜMCÜL DERECEDE RADYASYON TESPİT EDİLDİ

Japonya Nükleer Düzenleme Kurumu (NRA) tarafından yapılan açıklamada, Fukuşima Nükleer Enerji Santrali’nde yer alan 2. ve 3. reaktör binalarının 5. katları çevresinde 2021 Ocak ayında ölümcül seviyede radyasyon tespit edildiği bildirilmişti.

ENERJİ SIZINTISI TEMİZLİĞİ DAHA DA ZORLAŞTIRABİLİR

NRA, 2. ve 3. reaktörlerin muhafaza kazanlarının kapaklarına, yüksek derecede radyoaktif olan Sezyum 137 bulaştığının tespit edildiğini ifade etti. Kapaklarda ölçülen radyasyon seviyesinin 10 Sievert’e kadar ulaştığını belirten NRA, bu seviyenin alanda sadece 1 saat bulunan bir insanı öldürmek için yeterli olduğunu açıkladı. NRA Başkanı Toyoshi Fuketa ise yaptığı açıklamada, tespit edilen radyasyon seviyesinin enerji sızıntısının temizliğini daha da zorlaştırabileceğini ifade etti.

GREENPEACE: NORMALE DÖNDÜK MİTİ GERÇEK DEĞİL

Greenpeace radiation survey team in Tsushima, Namie exclusion zone, Fukushima Prefecture.

Greenpeace Japonya, Fukuşima eyaletinin bazı noktalarında önceki yıllardan daha yüksek seviyede radyasyon saptadı. Bu duruma neden olarak, 2019’da meydana gelen iki tayfunun dağlık bölgedeki radyoaktif sezyumu eyalete sürüklemesi gösteriliyor. No 19 ve 21 olarak adlandırılan iki tayfun, Japonya’ya çok miktarda yağmur yağmasına neden olmuştu. Şiddetli yağışlar dağlık ormanlardaki radyasyonu nehir yoluyla yayıyor. Greenpeace araştırması, Fukuşima’daki girişe kapalı alan ile  kentte yaşamın devam ettiği bölgelerde,  özellikle de radyasyon seviyesinin yüksek olduğu bilinen noktalarda gerçekleştirildi. Örgütün Japonya enerji sözcüsü Kazue Suzuki’ye göre araştırma,  “Fukuşima’da normale döndük” mitinin  gerçek olmadığını ortaya koyuyor.