Önce mahkeme kararıyla köylünün suyunun kontrolü termik santrale verildi, şimdi de “santrale yetmiyor” gerekçesiyle köylünün suyu kesiliyor. Üstelik de tam “el yıkamanın ne kadar önemli olduğu” vurgulanan şu koronavirüs günlerinde. Muğla’da İkizköylülerin kaderi, santral işletmesi yönetiminin iki dudağının arasında.

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de halk, koronavirüs tedbirlerine uyamıyor. Çünkü temel insan hakkı olan suya erişimleri oldukça sınırlı! Son olarak bölgeye 2 gündür su verilmediği, halkın kişisel hijyen dahil hiçbir temizlik ihtiyacını karşılayamadığı belirtiliyor.

“SIK SIK ELLERİMİZİ YIKAMAMIZI SÖYLEDİLER, AMA SU YOK”

Konuştukları sırada sularının 2 gündür kesik olduğunu belirten bölge halkı, “Ellerimizi sık sık yıkamamız gereken şu dönemde üstelik hiçbir şekilde su kesintisi olmayacağı söylenmişken, bizler kişisel hijyen açısından da zor durumdayız” ifadelerini kullandı.
Üstelik köylülere göre bu kesinti sadece bu haftanın konusu değil. Uzunca bir süredir suların “ara ara verildiğini” söyleyen halk, eskiden kendilerinin kullanımında olan su kuyularının sahibinin artık termik santral olduğunu aktarıyor.

“KÖMÜR MADENİ İÇİN ARAZİLERİMİZ KAMULAŞTIRILMAK İSTENİYOR”

Kömür madeninin genişlemesi için arazilerinin de kamulaştırılmak istendiğini vurgulayan İkizköy halkı, “Geçen bir yılda sık sık 1 hafta-10 gün süren su kesintileri ile karşı karşıya bırakıldık. Muğla Büyükşehir Belediyesi Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü’ne yaptığımız başvurular sonucunda, sıklığı azalmasına rağmen kesintiler tamamen durmadı, enerji şirketince kalıcı çözüm üretilmedi” dedi.

“SUYUMUZU ŞİRKETTEN ALIN HALKA TESLİM EDİN”

İkizköy halkı, sorunun bir an evvel çözülmesini istediklerini belirterek, taleplerini paylaştı:
“Dereköy kuyularının yeniden kamuya devredilmesini, sularının MUSKİ tarafından doğrudan sağlanmasını ve altyapı sorunlarının bir an önce giderilmesini istiyoruz. Yöremizin suyu Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.’nin kontrolünden alınsın. Doğaya, kamuya, yöre halkına geri teslim edilsin.”

ELEKTRİK SANTRALİNE SU VAR, YURTTAŞA YOK

İkizköy’ün suyu Yeniköy Termik Santrali’nin sınırları içindeki bir depodan veriliyor. Depo ise bölgedeki diğer 6 köyle birlikte İkizköy’ün de su kaynağı olan Dereköy’deki 15 kuyudan gelen su ile dolduruluyor.
Kuyular, Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.’ye devredilmiş durumda. Şirketin kontrolündeki kuyular ile depodan, ancak santralin su ihtiyacı karşılandıktan sonra köylere su veriliyor.
Bölgedeki köylerin yaş ortalaması ise yüksek. Yaşayanların birçoğu sokağa çıkma yasağına tâbi. Yani evlerinde su yok, bakkala gitmeye de izni yok.

DEVREDİLMENİN HİKAYESİ İLGİNÇ: ÖNCE DEVİR, SONRA SATIŞ

Kuyuların santrale devri oldukça karanlık. Santral ve su kuyuları henüz devlet kontrolündeyken önce DSİ, bölgedeki su kuyularını ve deposunu o dönem santrali işleten devlet şirketi Elektrik Üretim Anonim Şirketi’ne (EÜAŞ) devrediyor. EÜAŞ da 2014’te santrali özelleştiriyor ve bu kuyular ve deponun kullanımı bugün hala santrali işleten özel şirketin kontrolüne giriyor.
Bu birbirine çok yakın zamanda gerçekleşen tartışmalı işlemler bölge halkı tarafından mahkemeye taşınıyor. Konu kamuoyunda ancak sınırlı yer bulabiliyor ve mahkeme termik santral işletmecisi şirket lehine karar vererek konuyu kapatıyor. O günden beri termik santral, depodaki su biraz azalınca köye giden vanayı kapatıyor, depo dolunca vanayı açıyor.
Bugün köylülerin kaderi, santral işletmesine emanet.

SUSUZLUK BİR TEK İNSANLARI VURMADI: HAYVANLAR DA SUSUZ

Öte yandan köydeki susuzluğa dair bir video Facebook’ta bugün paylaşıldı. Facebook’ta hayvanların ahırda hareketsiz oturdukları görülüyor. Videoyu paylaşan İkizköy İstimlak İstemiyor isimli hesap, insanlarla birlikte hayvanların da susuzlukla mücadele ettiğini anlatıyor.

#SuHakkıİnsanHakkıdır #KömüreDeğilİkizköyeSuBiz İkizköy halkı olarak geçen hafta Yeniköy Kemerköy Termik Santrali sebebiyle meydana gelen su kesintisinden ve bunun hele de şu sıralar çok daha önemli hale gelen hijyenimizi ve sağlığımızı ne denli tehdit ettiğinden bahsetmiş, mağduriyetimizi dünkü paylaşımımızla dile getirmiştik.Fakat su kesintisinin tek mağduru İkizköy’de yaşayan biz insanlar değiliz. Burada bizimle birlikte birçok masum hayvan yaşıyor, ihtiyaçlarını bizim yardımımızla gideriyorlar. Köyün suyu kesildiğinde, hayvanlarımız da susuz kalıyor. Onlar için kendi imkanlarımızla tankerlerle getirterek su sağlamaya çabalıyoruz.Fidan dikeceğimiz ve yaza doğru mahsullerimizi alacağımız zamanlar yaklaşırken, su kesintisi bizi ayrıca düşündürüyor. Nasıl tarım yapacağız, ağaçlarımızı, tarlamızı, bahçemizi hangi suyla sulayacağız? Kömür madeni yüzünden artık kendi sulama kuyularımızdan da doğru düzgün su çıkmıyor. Yazın yakıcı sıcağında karşılaşacağımız su kesintileri yükümüzü arttıracak ve zarara uğramamıza neden olacak ağır sonuçlar doğuracaktır. Ürün üretemezsek ne yiyeceğiz, neyle geçimimizi sağlayacağız?Bizimle birlikte diğer 6 köyün suyunu sağlayan depo DSİ tarafından Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.’ye devredilmiş olup, artık şirketin kontrolüne geçen kuyulardan ve depodan ancak santralin su ihtiyacının karşılanmasından sonra biz köylülere su verilmektedir.Kömür madeninin genişlemesi için kamulaştırılmak istenen İkizköy’deki arazilerimiz yüzünden, geçen yıldan bu yana sık sık meydana gelen ve 10 güne kadar süren su kesintileriyle karşı karşıya kaldık. Muğla Büyükşehir Belediyesi Muski Genel Müdürlüğü’ne yaptığımız başvurular sonucu sıklığı azalmasına rağmen devam eden bu kesintiler, tarım arazilerinin kamulaştırılmasını istemeyen biz İkizköylüler’e bir ceza mı? İnsan suyla cezalandırılmalı mı? Bu ceza sadece bize değil, bu topraklarda yaşam mücadelesi veren her canlıya!Biz ne covid-19’a karşı savunmasız bırakılmak, ne hayvanlarımızın derdine sessiz kalmak, ne de verimli topraklarımıza ve bizlere yapılan bu kötülüğü sessizce izlemek istiyoruz. Su ihtiyaçtır ve her şeyden önce su hayattır. Biz bu sorunlara terk edilerek, bu sorunlarla baş başa bırakılarak yaşamak değil, insanca yaşamak istiyoruz. Fazla bir şey değil, tek mücadelemiz bu: İnsanca yaşamak!İşte bu yüzden biz İkizköy halkı, Dereköy kuyularının enerji şirketinden alınmasını ve yeniden kamuya devredilerek sularımızın doğrudan MUSKİ tarafından sağlanmasını, altyapı sorunlarının bir an önce giderilmesini talep ediyoruz.

Gepostet von İkizköy Direniyor am Donnerstag, 9. April 2020