EKOLOJİ-ÇEVRE

Kışladağ altın madeninden ders çıkarılmalı

Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük altın madeni Uşak’ın Eşme ve Ulubey ilçeleri sınırlarında bulunuyor. Hala faal olan Kışladağ altın madenini Eldorado Gold ve şirketin Türkiye uzantısı TÜPRAG madencilik işletiyor.

Şirket 14 yılda 1 km genişliğinde 350 metre derinliğinde oldukça büyük bir çukur oluşturdu. Google’ın uydu görüntülerini güncellemesinin ardından tahrip edilen alan, yaklaşık 750 hektar ve Uşak ilçelerinin 5-6 kat büyüklüğünde.

2006 yılında Kışladağ’da altın ve gümüş madeni gündeme geldiğinde bölgede yaşayanlar, yaşam savunucuları, STK’lar madenin açılmasına karşı çıkmıştı. Bölgenin madencilik faaliyeti açısından riskli olduğu belirtilse de TÜPRAG şirketi Kışladağ altın madenine ‘deneme üretimi’ ile başlamıştı. Maden, üretime başladıktan kısa bir süre sonra Eşme ve Ulubey ilçelerinde 1500 yurttaş siyanür zehirlenme şüphesi ile hastanelere başvursa da yetkililer olayı şebeke zehirlenmesi olarak açıklamıştı. Bölgede yaşanan kitlesel hayvan ölümleri de maden hakkında soru işaretleri oluşturmuştu. Madenin açık ocak sistemi ile işletilmesi ve 70 bin ton siyanür kullanımı hala bölge halkında endişe yaratıyor.

Uşak-Kütahya sınırları içinde bulunan Murat Dağı da geçtiğimiz aylarda altın-gümüş madenciliği ile gündeme gelmiş ve Anadolu Export’un maden faaliyetine çevreciler kitlesel tepki göstermişti. Murat Dağı’nda altın-gümüş madeni çıkarması için şirkete verilen ‘ÇED olumlu’ raporu, 60’a yakın kurumun açtığı dava ile iptal edilse de şirket ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı karara itiraz etti. Süreç hala yargı da ancak yaşam savunucuları Murat Dağı’nın Kışladağ olmasını istemiyor.

SAMANCI SON DURUMU dokuz8HABER’E DEĞERLENDİRDİ

Mimarlar Odası Uşak İl Başkanı Çağlar Samancı, geçtiğimiz günlerde Kışladağ altın madeninin yarattığı tahribatı göstermek için uydu görüntülerinden alan hesaplaması yaparak durumun ciddiyetini ortaya koydu. Kışladağ’da 12-14 yıldır madencilik faaliyeti olduğunu vurgulayan Samancı, Dokuz8haber’e konuştu. Samancı, “Mimarlar işi gereği haritalar ilgili olmak durumunda. Parsel sorgulama denilen bir sistemimiz var. Bir arsaya o arsanın nerede olduğuna bakacağımız zaman bu sistemi kullanıyoruz. Bu sistem 2-3 ay önce yenilendi.

Google’a ait uydu görüntüleri de 6 ay önce güncellendi. Biz sisteme girdiğimiz de direk Türkiye haritası önümüze geliyor. Bende sisteme girdim ve bir şey dikkatimi çekti.

 

Uşak’ın bulunduğu yerde açık kahverengi tonunu gördüm. Şunu söylemem gerek, bu harita görüntüyü 250 bin kat küçülterek sunuyor. Daha sonra ben bu kahverengi olan noktayı büyüttüm ve buranın Kışladağ altın madeni olduğunu anladım.

Neden bu kadar şaşırdım çünkü bu görüntüler daha önce yoktu. Bundan 6 ay önce 4-5 yıl öncesine ait görüntülere erişebiliyorduk.

En son güncelleme ile yeni görüntülere eriştik. Uşak ölçeğinde haritaya yaklaştığımda kendi kullandığımız sistemle alan ölçümü yaptım. Zaten şaşırmamın nedeni tam da burası; karşıma 750 hektarlık bir alan çıktı. Daha sonra Uşak merkez ilçenin bütün alanını hesapladım bu da 2500 hektar civarında yani tahrip edilen alan Uşak’ın dörtte biri kadar. İnanılmaz bir büyüklük! Maden Ulubey- Eşme yolu üzerinde, tahrip edilen alanın büyüklüğü Ulubey ilçesinin 6 katı büyüklüğünde” dedi.

“VAHŞİ YÖNTEMLERLE MADEN ÇIKARILIYOR”

Açıklamalarına devam eden Samancı şöyle konuştu; “Altın gümüş ve benzeri değerli madenler, günümüzde ilgi çok ilgi görüyor. Bu tarz madenleri çıkarmak çevre açısından zararlı. Maalesef ülkemizde maden çıkarmak için kullanılan teknik aynı zamanda maden arama çıkarma süreçlerinde en vahşi olan siyanür liç (Altın işleme faaliyetleri için en etkili ve düşük maliyetli siyanürle yıkama sistemi) denilen sistem. Firmalar ise şunu savunuyor ‘biz siyanürü kaybetmek istemiyoruz. Çünkü sitem pahalı’ ancak siyanür liç sahalarında kullanılan jeomembran (akışkan önleyici bariyer) dedikleri şey basınca çok dayanamayan, zamanla doğaya yenik düşen ve birçok otoriteye göre de jeomembran sisteminin ömrü 15-20 yıl skalasında değişmektedir. Dolayısıyla Murat Dağı’nda kurulmak istenen sistemin de bu tarz riskleri var.

“KIŞLADAĞ’DA 750 HEKTAR ALAN YOK OLDU”

Kışladağ altın madeninde 750 hektar alan yok oldu ve Murat Dağı’nda da aynı şeyi yapacaklardı. Bu durum doğrudan bizim içme suyumuzu etkileyebilir. Çünkü Uşaklılar suyu Murat Dağı’ndan içiyor. Bizim Mimarlar Odası olarak davacı olmamızın ana sebebi bu meselenin bir su meselesi olmasından ileri geliyor. Burada ilginç olan başka bir durum daha var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı şirketten yana tavır göstererek yani bu böyle algılanıyor, mahkemenin iptal ettiği rapora karşı itiraz etti. Murat Dağı süreci henüz bitmiş değil, Kışladağ altın madeninden çıkarmamız gereken dersler var. İkinci şerhimiz ise bölgede ciddi bir doğa tahribatının yaşanacak olması. Murat Dağı doğal bir miras ve ekolojik bir dengesi var bu çerçevede davacı olduk. Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

dokuz8HABER’i takip edin

Video