22-23 Nisan’da çevrim içi olarak gerçekleşecek olan İklim Zirvesi’ne ABD Başkanı Joe Biden ev sahipliği yapacak. Türkiye’nin de davetli olduğu zirvede tüm ülkelerin iddialı iklim hedeflerini açıklamaları bekleniyor. Zirve öncesinde bir çağrı yapan sivil toplum kuruluşları, Türkiye’yi Paris İklim Anlaşması’nı onaylamaya davet ederken, bu sayede Türkiye’nin küresel iklim politikalarında söz sahibi olma fırsatı elde edebileceğini vurguluyor.

ABD Başkanı Joe Biden, 22 Nisan’da başlayacak ve çevrimiçi gerçekleştirilecek iklim zirvesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da dahil olduğu 40 ülke liderini davet etti. ABD, zirve sırasında Paris İklim Anlaşması altında iddialı bir emisyon azaltım hedefi açıklayacağını şimdiden duyurdu. Davet edilen diğer dünya liderlerinin de zirvede daha iddialı iklim hedefleri açıklamaları bekleniyor.

Çağrıyı yapan sivil toplum kuruluşları (350.org, CAN Europe, Change.org, Doğa Derneği, SEFIA, TEMA Vakfı, WWF-Türkiye, Yuva Derneği ve Greenpeace Akdeniz), Paris İklim Anlaşması hakkında doğru bilinen yanlışları da ortaya koymayı amaçlıyor. Bu doğrultuda “10 Soruda Paris Anlaşması” isimli bir broşür hazırlayan kuruluşlar, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı neden onaylaması gerektiğini detaylı olarak bu broşürde ele alıyor.

ABD’de başkanlık görevini devralmasının ardından Joe Biden ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk resmi teması olacak zirveye davet edilen 40 ülke arasında Paris İklim Anlaşması’na taraf olmayan tek ülke Türkiye. Türkiye’nin küresel iklim müzakerelerinde söz sahibi olabilmesi için 22 Nisan’da gerçekleşecek İklim Zirvesi’ne katılımı önem taşıyor. Sivil toplum kuruluşları, zirve öncesinde Türkiye’nin Paris Anlaşması’na taraf olacağını duyurarak, küresel iklim politikalarının şekillenmesinde liderliğe aday olmasını ve en az diğer dünya liderleri kadar karar verici konumda olmasını talep ediyor.

WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Doğa Koruma Direktörü Sedat Kalem “ Dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri olan ülkemizin, son zamanlarda hız kazanan düşük karbon ekonomisine geçiş ve enerji dönüşümü sürecinin dışında kalması beklenemez. Bu doğrultuda, Türkiye’nin de Paris Anlaşması’na taraf olarak; güçlü bir emisyon azaltım hedefi ortaya koyması ve kömürden çıkışı önceliklendiren bütüncül bir politika çerçevesinde iklim krizi ile mücadelede kararlılık sergilemesi gerekiyor” diyor.

TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Ceren Pınar Gayretli “Türkiye; Irak, İran, Eritre, Libya ve Yemen’le birlikte Paris İklim Anlaşması’nı onaylayarak yürürlüğe koymayan son 6 ülke arasında yer almaktadır. Türkiye’nin sözleşmeye taraf olan diğer 191 ülke gibi Paris İklim Anlaşması’nı onaylayarak yürürlüğe koyması ve sera gazı azaltım taahhütlerini iyileştirmesi gerekmektedir. Türkiye, Paris İklim Anlaşmasını onaylamamaya devam ettiği takdirde; siyasetin, ticaretin ve ekonominin geleceğinin çerçevesini çizen ülkelerin dışında kalacak. Türkiye’nin bir an önce Paris İklim Anlaşması’nı onaylayıp, iklim hedeflerini güçlendirerek küresel çalışmaların liderleri arasında yer almasını talep ediyoruz” diyor.

Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) Direktörü Bengisu Özenç “ Türkiye’nin, dünyadaki iklim politikalarının belirlenmesinde lider ülkeler arasında olması önemli. Uluslararası ticaret ve finans, bugün yeşil kalkınma stratejileri üzerinden yeniden tanımlanırken ülkeler iklim politikalarını da bu gerçek doğrultusunda belirliyor. Küresel iklim politikalarının şekillenmesinde karar vericiler arasında yer almak için, Kasım ayında gerçekleştirilecek BM İklim Konferansı öncesi bu zirve bir fırsat olarak değerlendirilmeli. Dünya’nın en büyük 20 ekonomisinden biri olan Türkiye, vakit kaybetmeden Paris Anlaşması’nı onaylarak ilk adımı atmalı ve yeni düzen içerisinde yerini almalı” diyor.

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Proje Lideri Burcu Ünal; “Pandemi ile acı bir şekilde de olsa hepimizin aynı gemide olduğunu tecrübe ettik. İklim krizi ile mücadelede de hiçbir ülkenin tek başına kurtuluş şansı yok. Tüm dünya daha fazla zaman kaybetmeden birlikte harekete geçmeli… Bu birlik için de şu an elimizdeki en büyük koz Paris İklim Anlaşması. İklim krizinin, aşırı hava olayları ile maalesef günlük hayatın bir parçası haline geldiği Türkiye de hızla Paris İklim Anlaşması’nı onaylayarak; eski ve kirli enerji üretim biçimlerini terkedip yüzünü yenilenebilir enerjiye çevirmeli. İklim krizi ile mücadelede dünya liderleri arasında yerini alma şansına sırtını dönmemeli” diyor.

Doğa Derneği Başkanı Dicle Tuba Kılıç “ Türkiye, yaşadığı kuraklıklar, seller, fırtınalar yoluyla iklim krizini çok daha yakından tanıdı. Yıllardır süregelen yanlış su, tarım ve enerji politikalarını değiştirme yönünde karar alınması artık bir tercih değil zorunluluk. Paris Anlaşması’nın imzalanmasıyla bu değişimi başlatabilir, katılımcı ve kalıcı çözümler geliştirerek dünyada önemli bir konuma gelebilir. Binlerce yıldır çeşitli iklim koşullarına uyum sağlamış kadim üretimlerin sürdüğü coğrafyamızdan iklim krizine uyum sağlamak için öğrenecek çok şeyimiz var” diyor.

Küresel sıcaklık artışını iki derecenin altında tutmayı amaçlayan Paris Anlaşması’nı Türkiye’nin de onaylaması için 47 sivil toplum kuruluşu TBMM’ye iletilecek bir imza kampanyası başlatmıştı. Paris Anlaşması’na bugüne kadar 197 ülke imza attı, bunların 191’i anlaşmaya taraf olarak süreci tamamladı. Türkiye ise Eritre, Libya, Irak, İran, Yemen ile birlikte dünyada anlaşmaya taraf olmayan altı ülkeden biri.

Sivil toplum kuruluşlarının Paris İklim Anlaşması’nın onaylanması için başlattığı imza kampanyasına bugüne kadar 15 bin kişi katıldı.

İmza kampanyası metni: Change.org/ParisiOnayla

10 Soruda Paris Anlaşması broşürüne buradan ulaşabilirsiniz.