CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, saman üreticilerinin sorunlarını Meclis gündemine taşıyarak, “İhtiyacımız olan ithalat değil, Türk tarımının arkasında kararlılıkla duran bir yönetim anlayışı” ifadelerini kullandı.

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen saman üreticilerinin sorunlarını bir kez daha Meclis gündemine taşıdı. Tarım Bakanı tarafından cevaplandırılması istemi ile Meclis Başkanlığı’na soru önergesi veren CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen; Türkiye’nin ihtiyacının ithalat olmadığının altını çizerek, “Türk tarımının arkasında kararlılıkla duran bir yönetim anlayışına ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
CHP’li Başevirgen, “Yıllardır tarımda ithalat politikasının son bulması için çağrıda bulunuyoruz. Türkiye tarımda kendi kendine yeten bir ülke konumunda iken nasıl oldu da her tarım ürününde net ithalatçı durumuna düştük?” diye sordu.

“İTHALATA İHTİYACIMIZ YOK, BIRAKIN ÜRETELİM”

CHP Milletvekili Başevirgen, samanda bile net ithalatçı konumunda olduğumuza işaret ederek, “2003-2019 yılları arasında saman ihracatından 17,6 milyon dolar gelir elde ederken, yine aynı dönemde yapılan 106 bin ton saman ithalatına 20 milyon dolar ödeme yapılmış. Aradaki yaklaşık 2 milyon dolarlık fark artık bizim net ithalatçı konumunda olduğumuzu gösteriyor” diye konuştu.

“CUMHURİYET TARİHİNDE İLK KEZ KURBANLIK HAYVAN VE SAMAN İTHAL EDİLDİ”

Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin, bütçe görüşmeleri esnasında 2019’da sadece 150 kg saman ithalatı yapıldığını söylediğini hatırlatan Bekir Başevirgen, şöyle devam etti:
“Tam da o sıralarda bu ülkeye Bulgaristan üzerinden tırlarla saman girmekteydi. Bu ülkede Cumhuriyet tarihinde ilk kez kurbanlık hayvan ve saman ithalatı yapıldı. Çiftçimize ödenmeyen milyarlarca dolar başka ülkelerin çiftçilerini ihya etti. 1 Haziran 2020’de kilogramı 40-50 kuruş olan saman Ağustosta 95-1,10 kuruşa oldu. Üreticilerimiz stokçulara, karaborsacılara mahkum edildi. Bizim vicdanımız sızlıyor.”

“ÜRETİMİ ENGELLEYEN DEĞİL, TEŞVİK EDEN BİR TUTUM GEREKLİ”

CHP’li Başevirgen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bizim ne peynir ithalatına, ne saman ithalatına ne de başka herhangi bir ürünün ithalatına ihtiyacımız var. Bizim sadece Türk tarımının ve Türk çiftçisinin arkasında kararlılıkla duran, bu konuda sağlam bir irade ortaya koyabilen bir yönetim anlayışına ihtiyacımız vardı. Ama ne yazık ki yapılan onca yanlışa rağmen bu sadece bir hayal olarak kaldı. Bu ülkenin çiftçisi, üreticisi yıllardır yaptıkları gibi bu verimli topraklar ile büyük işler başarabilecek güçte. Başka ülkelerinkine değil kendi ülkemizin çiftçisine inanmak, üretimin önünde engelleyen değil teşvik eden bir tutum sergilemek gerek.”