Kadıköy Esnaf Derneği Başkanı Tuncay Savaşlı, pandemi döneminde esnafın yaşadığı ekonomik bunalıma dair konuştu. Savaşlı, “Bir algı yönetimi yapılıyor, kredi verildi diye ama krediyi hangi esnaf almış bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan kararları değerlendiren Kadıköy Esnaf Derneği Başkanı Tuncay Savaşlı “Maalesef esnafa yönelik bir teşvik paket, bir ekonomik paket bekliyorduk ama göremedik. 10 aydır zaten beklenti içerisindeydik ama artık umudumuzda kalmadı. Hükümetin bizlere yönelik bir paket sergileyeceğine dair umudumuz yok artık.” şeklinde konuştu.

Kadıköy Esnaf Derneği Başkanı Tuncay Savaşlı, dokuz8GÜNDEM Emek Dünyası programında Bekir Güneş’in sorularını yanıtladı.

“İŞLETMELER KAPALI OLDUĞU HALDE DEVLET VERGİSİNDEN VAZGEÇMİYOR”

Pandeminin başlamasıyla 16 Mart’ta dükkanlarımız 3 ay kapalı kaldı. Kapalı olduğum dönemlerde hükümetten herhangi bir destek görmedik. 1 Haziran’da açıldık, açılması ile beraber de eski işlerimizi ve cirolarımızı yakalayamadık. Ama sistem vergiler ve kiralar açısından bugüne kadar hala devam ediyor. Şöyle bir de sıkıntımız var.1 Haziran’da normalleşme sürecinde içkili lokanta ve kafeteryaları açtılar. Ancak ruhsatlarında bar, diskotek yazılı işletmeler, 16 Mart’tan itibaren bu yana hala kapalı ve bunların vergilerini tek tek söylemek istiyorum; geçici vergi, eğlence vergisi, işgaliye vergisi, katı atık ve çevre temizlik vergisi, kira stopajı, kurumlar vergisi, SSK stopajı, odalara verdiğimiz aidatlar, müzik çaldığımız için verdiğimiz telif hakkı hala daha devam etmektedir. İşletmeler kapalı olduğu halde devlet vergisinden vazgeçmiyor. Tabii ufak tefek ayrı vergiler de var. Elektrik, su doğal gazlardan alınan katkı payları ve vergilerle devam ediyor. 13-14 vergi kalemi bizden halihazırda tahsis edilmeye devam ediliyor. Hükümet enteresandır desteklemediği gibi vergilerinden vazgeçmiyor.

“SİCİL AFFININ GETİRİLMESİ LAZIM”

KGF Destek kredisi verdiler. Fakat bunlarda da şatlar var. Çekinize yazılmamış olması lazım. Senedinizi ödemiş olmanız lazım. Kredi kartı borcunuzu düzenli bir şekilde ödemiş olmanız lazım. Dolayısıyla Türkiye zaten ekonomik kriz vardı. İnsanlar çeklere yazıyorlardı. Sicil affının getirilmesi lazım. Geçen gün Ziraat Bankası’ndaydım. Kredi çekmek istedim, “1.67” dediler. Yani yüzde 20’ye tekabül ediyor. 100 bin lira borcunuz varsa, yüzde 20’sini faiz olarak geri ödüyorsunuz. Zaten esnafın sicili bozuk olduğu için küçük ölçekli ve orta ölçekli işletmeler bu krediden faydalanamıyor. Ancak büyük ölçekli, ciroları yüksek firmalar banka ile problem yaşamayan esnaflar kredi çekiyor. Onların bir bölümü çektikleri krediyi altına ve dolara yatırdılar, böyle bir hikaye de oluştu. Yani sıkıntılı şu anda sektörün geleceğini öngöremedikleri için devletin desteklemediği gibi özel bankalarda kredi vermiyor.

“KADIKÖY BELEDİYESİ EĞLENCE VE İŞGALİYE VERGİSİNİ ALMAYACAK”

Biz dernek olarak pandeminin başlangıcında kendi personellerimize Kadıköy Belediyesi’nden, Kaymakamlıktan koli yardımı yaptık. Bugün mesela Kadıköy Belediyesi’ndeydik. Esnaf dernekleri olarak “Ne yapabiliriz” diye artık yerel yönetimleri gezeceğiz. Kadıköy Belediyesi’nden başladık. Beşiktaş, Beyoğlu ve Avcılar Belediyesi ile görüşmelere devam edeceğiz. Hükümetten bir ses yok bari yerel yönetimlerden “ne alabiliriz” diye düşündüğümüzde, Kadıköy Belediyesi bizden işgaliye ve eğlence vergisi almayacak. Bugün başkan ile görüştüğümüzde personellerimize erzak yardımı yapacaklarını duyurdular. Mümkün mertebe her kanalı zorlayacağız.
Kadıköy Belediyesi pandeminin başından beri bizden eğlence ve işgaliye vergisi almıyorlardı. Katı atık ve çevre temizliği vergisi belediyenin insiyatifinde olmadığı için yasa gereği onu almak zorunda olduklarını söylediler. Ama belediyenin bütçesinden mümkün mertebe personellerimize erzak yardımı yapacaklar. Pandemi sürecinde daha önce de yapmışlardı. Kadıköy Kaymakamı ile de görüşmüştük bir erzak yardımı yapmışlardı. Bunlar geçici çözümler ama “ne yapacaksınız” derseniz, sesimizi duyurabildiğimiz kadar duyurmaya çalışacağız. Siyasi parti liderlerine gitmeyi düşünüyoruz. Hükümet bizi hiçbir şekilde duymuyor. 20 tane personeli olan esnaf bu sürecin başlaması ile beraber 10 kişiyi işten çıkarmak zorunda kaldı. Çünkü sektörde yasa gereği işten çıkarmak yasaktı ama birçok sigortasız eleman çalışıyor. Bu Türkiye’nin bir gerçeğidir. Elemanları ilk 10’a düşürdüler, sonra 5’e bu süreç böyle devam etti. İş yerlerini kapatmaya çalışıyorlar, devretmeye çalışıyorlar. Bizim de öngöremediğimiz bir hal aldı. Kepenk indireceğiz yapacak başka bir iş yok.

“KREDİ VERİLDİ DİYE ALGI YÖNETİMİ YAPILIYOR”

Biz ufak bölgesel STK’larız. Lokal ilçeler bazında esnaflarız. Çok büyük STK’lar gibi bakanlar ile milletvekilleri ile görüşebilme gibi bir şansımız yok. Ticaret Odalarına hala aidatlarımızı ödüyoruz, onlar bile feragat etmedi. Büyük STK’lar bizimle irtibata geçmiyor. Sorunların bir şekilde aktarıldığı söyleniyor ama sahaya yansıması yok. Bir algı yönetimi yapılıyor, kredi verildi diye ama krediyi hangi esnaf almış bilmiyoruz. Dolayısıyla kendi çapımızda mücadele ediyoruz. Bir basın açıklaması yaptık. Şimdi yerel yönetimler ile görüşüyoruz. Onların da yapacakları sınırlı, birtakım şeyleri almayacaklarsa, Sayıştay bu yönetimlere dava açar “sen nasıl vergileri almıyorsun” diye hesap sorabilir. Kadıköy Belediyesi mümkün mertebe elinden geleni yapmaya çalışıyor. Büyük ihtimal bu hafta Beşiktaş, Beyoğlu ve Avcılar Belediye Başkanları ile de görüşeceğiz. Tabii ne kadar sonuç alırız bilmiyoruz. Bu sürecin de nereye gideceği belli olmadığı için kimse öngöremiyor, bankalar dahil kimse elini taşın altına koymak istemiyor. Hükümetin ekonomik politikalarından bize verdiği ekonomik destek paketi 0. Bari “ekonomik destek yapmıyorsunuz, vergilerinizi almayın” diyoruz. Ondan da vazgeçmiyorlar. Avrupa’da yapılan pandemi süreci ile ilgili takip yapıyorlar, alınan önlemleri onlara göre yapıyorlar ama bir de Avrupa’da esnaflara nasıl destekler veriliyor ona baksınlar.
Sadece biz değiliz, bize bağlı birçok işletme ve sektör var. Bunlar da şu an mağdur vaziyetteler. Alınan saat uygulamasıyla diyorlar ki; “paket sevisi yapın, böyle günü geçiştirin” biz eğlence sektörüyüz ve alkollü mekanlarız. Bizim paket servisi ile bir alakamız yok. Alkolü mü paket yapıp göndereceğiz? Şu anda işin içinden çıkılmaz bir hal aldı.

ESNAF TÜKENMEK ZORUNDA BIRAKILDI

Bu bölgesel değil, Türkiye’nin sorunudur. Ekonomik sıkıntının baş gösterdiği her sektörde her alanda psikolojik sorunlar yaşanmaya başlar. Bu işin sosyal boyutu var, psikolojik boyutu var, aile boyutu var. Bugün benim kenarda bir birikimim var ve onunla idare edebiliyorum. Yarın bir gün bittiğinde enflasyon tavan yapmış bir şekilde etin kilosu belli, peynirin, zeytinin kilosu belli, yani gelir olmadığı gibi vergilerimiz devam ediyor. Ne kadar dayanabiliriz? Evini satan, arabasını satan ve borçlarını ödemeye çalışan esnaflar var. Bu işin psikolojik boyutu ne olacak? İnsanlar artık gerçekten öngöremediği bir süreç içerisinde insanları eve kapatarak bu süreç nasıl yönetilecek bilmiyorum. Mutlaka devletin bir önlem alması gerekiyor. İş sadece ekonomik boyut olarak düşünülmemesi gerekiyor. Bu işin psikolojik yansımaları ne olacak?
Avrupa’da yapılan destekleri görüyoruz. Cirolarına destek yapılıyor. İşçilerin hesaplarına paralar yatırılıyor. Normal hayat orada devam ediyor. Bizim ülkemizin ekonomik sıkıntıları belliydi. Böyle bir süreçte insanlar iyi kötü geçiniyorlardı. Az da olsa kanaat ediyorlardı. Şimdi hiç gelirleri yok. Tüketmek zorundalar.

“ŞU AN BATMIŞ VAZİYETTEYİZ”

Biz bu süreçte çok zorlandık. Çekler ve krediler ödenemedi. Yapılandırmaları ödeyemiyoruz, Kiraları ödeyemiyoruz. Personellerimize harçlık da veriyorduk, maaşlarını destekliyorduk ama bizde de para bitti. Bugün bir işletmenin kirası 20 bin TL. Bunun en az 10 tane personeli var, muhasebesi var, birçok vergi kalemi var. Yani şu an batmış vaziyetteyiz. Son çırpınışlarım. “Ne yapıyorlar, ne ediyorsunuz” derseniz hepsinin psikolojisi bozuk şu anda. Bazen bir araya geliyoruz “ne yapalım” diye, “ne olacak bu işler” diyoruz. Kimse öngöremiyor. Yardım var mı? Hayır. Destek var mı? Hayır. Hanelerimize borçlarımız, vergiler yazılmaya devam ediliyor. Biz açılsak bile 3 ay sonra 300-400 bin lira borç ile başlayacağız.

“SORUN HEPİMİZİN SORUNU”

Sayın Cumhurbaşkanımızla veya idari yönetimiyle, Bilim Kuruluyla her alanda rahat görüşebiliyorlar. Bizim öyle bir şansımız yok. Süreç belli, nereye gittiği belli, ekonomik sıkıntılar belli çeşitli dönemlerde bunlar gündem oluyor ama şöyle bir yanlış var. Türkiye’de bugün ana akım medyayı, CNN’i veya Habertürk kanalını her gün izlediğimde orada yapılan tartışma programlarının ana gündem maddesi siyaset, vatandaşa ve esnafa yönelik yapılmıyordu. Bari bu süreçte yapın. Sesimizi bir duyurabildiğimiz kadar duyuruyoruz ama oraya baktığımda gerçekten bir tablo görüyorum. Her gün 10 kişi çıkıyor; ya Doğu Akdeniz’i tartışıyorlar, ya AKP, MHP, HDP ve CHP’yi tartışıyorlar. Şu konuyu tartışacak kanal göremiyorum. Ben bu ülkenin vatandaşıyım ve çok üzülüyorum. Böyle bir süreçte niye bu gündem olmaz, niye tartışılmaz? Neden çekiniliyor? Sorun hepimizin sorunudur. Ülke hepimizin ülkesi. Para varsa var, yoksa yok bu kadar basit. Bu kanallarda neden bu gündem olmuyor? Mesela bizim basın açıklamamıza 40’a yakın basın mensubu geldi, ama ana akım medyadan hiç kimseyi görmedik. Yayınlanmıyor da, gündem de olmuyor. Sonuçta biz bu Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıyız, üvey evlat değiliz. Biz eğlence sektörüyüz veya bizim gibi marketi de, kasabı da, ayakkabıcısı da bu sorunları yaşıyor. Her ne hikmetse hiçbir haber kanalında esnafın mağduriyetleri ile ilgili herhangi bir tartışma programı yok, gündem olmuyor. Biz ne kadar sesimizi duyurabiliriz. Biz sonuçta istihdam yaratıyoruz, 120 kalem sektörü besliyoruz. Sadece Kadıköy’de tedarikçiler hariç, 35 bin kişi bu işten faydalandı. 925 tane kafe ve bar var. Aileleri ile çarptığın zaman 35 bin kişi bundan mağdur oluyor. Türkiye genelini siz hesap edin artık.

“BİZ BİR ŞEKİLDE KAR EDERİZ AMA PERSONELLER NE OLACAK?”

Biz pandemi başında 200 bin liralık bir erzak yardımı yaptık. Belediye, Kaymakamlık, başka kurumlardan aldığımız ve kendi bütçemizden ama bizim de potansiyelimiz ve harcamalarımız bir yere kadar. Şu an bitmiş vaziyetteyiz. Onların durumuna gelince sigortalı çalışanlar için 1177 lira ücretsiz izin paraları veriliyor. Kısa çalışma ödeneğinde prim ve gün sayısı aranıyor. Bizim sektörümüz çok hareketli bir sektördür. Kısa çalışma ödeneğinden çok fazla yararlanan personelimiz yok. Sigortasız çalışanlar bu sektörde çok onlara hiçbir şekilde devlet yasal olarak bir şey yapamadığı için de onlar çok fazla mağdur.
Beraber çalıştığım bir garsonun market borcunu ödedim. Elimden geldiği kadarıyla harçlık veriyorum. Sistemi böyle çevirmeye çalışıyoruz ama tabii bu belli bir günden sonra kesilecek. Bence onlar daha çok mağdur. Ortalama maaşları 3 bin ile 5 bin arasında değişiyordu. Bu gelirleri kesildi. Herhangi bir yükleri yok, esnafın yükü daha fazla. Sonuçta insanların da evini geçindirmek zorunda, ailesine para vermek zorunda. Güneydoğu ve İç Anadolu’dan gelen insanları ben çok iyi biliyorum. Çok kötü binalarda 2 ya da 3 kişi bir araya gelip 1500 liralık evlerde kalıyorlardı. Ve yemezler, içmezler kahvaltı bile yapmazlar, giderlerdi iki börek ile sabah kahvaltısı yaparlar. İş yerinden yedikleri yemek ile hareket ederlerdi. Köylerde anne ve babalarına para biriktirip göndermeye çalışan çocuklardı. Böyle personeller çalışıyor bu sektörde. Zaten maddi durumları kötü olan insanlar, şimdi kiminin çocuğu var, kiminin kirası, çoğu memleketine gitti. Bir umutları yok. Onların durumu daha sıkıntılı. Bizim hanemize 200 – 300 bin lira borç yazacak, biz bir şekilde kredi çekeriz, kar ederiz ama personeller ne olacak?

“PARA İSTEMİYORUZ SADECE KREDİ DESTEĞİ İSTİYORUZ”

Taleplerimiz öncelikle devletin vergilerden vazgeçmesidir. Ödeyemediğimiz kiranın stopajını bizden almasın. Yüzde 20’den yüzde 10’a düşürdüler. Mevcut kredilerimizi ötelesinler. Bize bir yıl ertelemeli faizsiz kredi desteği sunsunlar. Hibe istemiyoruz. Kredi desteği sunsunlar. Bize sicil affı yapsınlar çünkü birçok esnaf kredi kartını bile ödeyemiyorsa, bırakın çeki senedini ödememesini kredi çıkmıyor. Kira yardımı, kredi desteği, faizsiz ertelenmesi, personellerimize ücretsiz kısa çalışma ödeneği en az asgari ücret düzeyinde olması gerekiyor. Çok fazla bir talebimiz yok. Ekonomik destek istiyoruz. Hibe istemiyoruz. Para istemiyoruz sadece kredi desteği istiyoruz. Sicil affı getirmeleri gerekiyor. Bunun için de bankaların faiz oranları çok yüksek para verirken para kazanmasınlar artık. Vereceklerse tabii ki. Aslında çok somut talepler var. Zor da değil. Devlet bunun bir şekilde finansmanını ayarlayacaktır. Çalışan personellerimize destek istiyoruz. Esnafa destek istiyoruz.

“BİZ DERDİMİZİ ANLATALIM, ONLAR DA BİZE YARDIMCI OLSUN”

Yol haritamızda bugün Kadıköy Belediye Başkanı ile görüştük. Ardından Beşiktaş, Beyoğlu, Avcılar Belediye Başkanları ile görüşeceğiz. Sonra Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti, AK Parti siyasi parti liderleri ile iletişime geçiyoruz. Onlara durumumuzu anlatacağız. Planlamamız bu şekilde Ticaret Odası Başkanı ile, ATO ile hangi STK varsa bunlarla görüşeceğiz. Bizim amacımız derdimizi anlatabilmek, basında ve kamuoyunda bir hareketlilik sağlamak. Biz sesimizi duyuramıyoruz. Yaptığımız basın açıklaması öyle kalsın istemiyoruz. AK Parti ise AK Parti, CHP ise CHP, İYİ Parti ise, İYİ Parti, HDP ise HDP, MHP ise MHP. Biz siyasetçi değiliz. Biz ekmeğimizin peşindeyiz. Problemlerimizi anlatalım, dertlerimizi anlatalım. Onlar da bize yardımcı olsun. Biz bu ülkenin esnaflarıyız, siyasetle de işimiz yok. Hangi kurum olursa olsun, hangi siyasi parti olsun derdimizi anlatırız ve destek isteriz. Bizim sesimizi duyuracak olan siyasi partiler ve milletvekilleridir. Elimizden gelen bu…