Esenyurt 44 No’lu Aile Sağlığı Merkezi önünde bir araya gelen İstanbul Tabip Odası, ASM’lerdeki personel eksikliğinin kabul edilemeyeceğini vurguladı ve adım atılması çağrısında bulundu.

İstanbul Tabip Odası (İTO), Aile Sağlığı Merkezlerindeki (ASM) personel eksikliğine dikkat çekmek amacıyla Esenyurt 44 No’lu Aile Sağlığı Merkezi önünde bir araya geldi. Açıklamaya İTO Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyeleri ve Aile Hekimleri Çalışanları Sendikası da katıldı.
Basın açıklamasını İstanbul Tabip Odası Aile Hekimleri Komisyonu üyesi Saffet Ercan okudu.

“HİZMETİN BÜTÜNÜNDE AKSAMALAR OLMAKTA”

Aile hekimleri, 5258 Sayılı Aile Hekimliği Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği maddelerine aykırı olarak aile sağlığı çalışanı eksik birimlerde tek başlarına çalıştığını söyleyen Ercan, şöyle devam etti:
“Başta aşılama, izleme ve salgın kontrol hizmetleri olmak üzere hizmetin bütününde aksamalar olmaktadır. Aile hekimlerinin tümünün aile sağlığı çalışanları ile birlikte çalışacak şekilde yeterli insan gücü sağlanmalıdır. Bebek-çocuk aşıları ile bebek-çocuk ve okul izlemeleri gebe ve 15-19 yaş kadın izlemeleri, okul aşıları, toplum tabanlı kanser taramaları, poliklinik hizmetleri, hastalara gerekli eğitim ve bilgilendirmeniz verilebilmesi açısından önem taşımaktadır. Yıllardır uygun olmayan binalarda, salgın döneminde de yetersiz ve koruyucu özelliği olmayan ekipmanlar, aile sağlığı çalışanı eksikliğiyle poliklinik ve aşılama çalışmalarını sürdüren aile hekimlerinden Covid-19 aşılarını bu şartlarda yapmasının istenmesi büyük bir yük ve sorun yaratacaktır.”

“BODRUM KATINDA PENCERESİZ ODALARDA HİZMET VERMEYE ZORLANIYORLAR”

Türkiye’de ve İstanbul’da bulunan aile sağlığı birimlerinin yüzde 15’inde aile sağlığı çalışanın olmadığına dikkat çeken Saffet Ercan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Binlerce yeni mezun atama beklerken önünde topladığımız ASM’de 5 aile hekimi, hemşiresi olmadan, sağlıksız bir binanın bodrum katında penceresiz odalarda hizmet vermeye zorlanmaktadır. Bulaşıcı hastalık ve salgınlar, toplumun sağlığını ölümcül düzeyde tehdit ettiğinden, Covid-19 pandemisi, parçalanmış hale getirilen birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin ne kadar değerli olduğunu bizlere göstermiş oldu. Ayrımsız, ulaşılabilir, bölge ve nüfus tabanlı, bulaşın kaynağını sınırlandıracak deneyimli, birikimli ve yeterli sayıda sağlık çalışanı ekipleri eliyle, bütüncül olarak birinci basamak sağlık kurumlarında sunulmasının gerekliliği böylece bir defa daha anlaşıldı.”