Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde, Hak-İş Konfederasyonuna bağlı Hizmet-İş Sendikasının toplu sözleşme dönemi olmamasına rağmen grev kararı alarak uygulamaya gitmesi kafaları karıştırdı.

Yerel seçimler öncesinde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde yetkili sendika olan Hak-İş Sendikası, geçtiğimiz hafta grev kararı alarak belediye önüne ‘Bu İşyerinde Grev Var’ yazısı asmıştı. Belediye işçilerinin toplu sözleşme dönemi olmamasına rağmen alınan bu karar ve asılan bu pankart soru işaretlerine neden oldu.
31 Mart seçimlerinden birkaç gün sonra, Nisan ayının ilk haftasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ‘hızlıca’ yetki belgesi verilen Hak-İş sendikası, şu anda belediyede yetkili sendika olarak görülüyor. Ancak Hak-İş Sendikası üyelerinin, taşeron uygulamasının kaldırılması ile belediyeye ait şirketlere aktarılan işçilerden oluşması nedeni ile grev kararı sorgulanıyor. Çünkü, taşeronluk uygulamasının kaldırılması ve taşeron olarak çalışan işçilerin belediye şirketlerine devredilmesini düzenleyen 696 sayılı KHK, geçişi gerçekleştirilecek işçilerin mevcut ekonomik ve sosyal hakları için mevcut durumun devamını ve bir sonraki sözleşmenin 2020 yılında yapılacağını düzenlemişti. Yani, 696 sayılı KHK ile belediye şirketlerine devredilen işçiler 31 Ekim 2020 tarihine kadar sözleşme imzalayamayacaklar.
696 sayılı KHK’nın yürürlüğe girdiği dönemde Hak-iş ve bağlı sendikalar KHK’nın taşeron işçiliğe son verdiğini belirterek KHK’ya güçlü destek vermişlerdi.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’ye geçmesi ile birlikte Hak-İş Sendikası’nın 696 sayılı KHK hükümlerini ‘unutması’ ve toplu sözleşmesinin zamanında yapılmadığı gerekçesi ile grev kararı alması, ‘bu kadar coşkulu destekledikleri 696 sayılı KHK’ hükümlerini bilmiyorlar mı?’ sorusunu gündeme getirdi.
Bu durumun istisnası CHP’li belediyelerde yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanı işçiler toplu iş sözleşmesi imzalamışlardı.