Pandemi nedeniyle alınan yasak kararlarından fazlasıyla etkilenen turizm, eğlence ve hizmet işçileri örgütlenerek sendika kurdu.

Pandemi nedeniyle alınan yasak kararlarından fazlasıyla etkilenen turizm, eğlence ve hizmet işçileri örgütlenerek sendika kurdu. TEHİS (Turizm, Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası) Kadıköy Süreyya Operası önünde yaptığı basın açıklamasıyla kuruluş deklarasyonunu ilan etti.

“BİZ BU ŞARTLARI KABUL ETMİYORUZ”

“Evde kalırsak aç, çalışırsak korona”, “İşçiler birlikte güçlü” pankartlarının açıldığı açıklamada, “Biz işçiler olarak çöplerden ekmek toplayamaya, psikolojik sorunlar yaşamaya, geçim sıkıntısından dolayı intihar etmeye zorlanıyoruz. Biz bu şartları kabul etmiyoruz” denildi.

“DEVLET YANIMIZDA OLMADI”

TEHİS sözcülerinden Hazal Hendekçi açıklamasında şöyle konuştu:
“Bizler sendikanın içinde dertlerini bilen ve yaşayan işçileriz. Bu pandemi sürecinde yaşadığımız sıkıntılar, bizi bir kez daha örgütlü mücadelenin gerekliliğini fark etmemize neden oldu ve sendika girişimini başlattık. Pandeminin ilk başladığı zamanlarda alınan önlemler kapsamında evlerimize kapatıldık, devletten destek görmedik. Haziran ayı itibarıyla açılan işyerlerimize geri çağrıldık. Sorunlarımız devam etti işverenler maaşlarımızı ödeyemedi, ödemedi. Devlet yine yanımızda olmadı. Yeni alınan önlemlerle işyerlerimiz tekrar kapandı bizi açlığa mahkum ettiler. Bizler bu sektörde sigortasız çalışan, uzun mesai saatlerinde emeğimizi harcayan kişilerdik. Buna rağmen açlığa mahkum edilmeye devam ediliyoruz.”

“ÖRGÜTLENELİM BAŞKA ÇAREMİZ YOK”

“Ben iki senedir hizmet sektöründe çalışıyorum Kadıköy’de bir kafede garsonluk yapıyorum. Kısa çalışma ödeneğine başvurduk ama maalesef şartlarını sağlayamadığımız için alamadık. Hizmet sektöründe çalışan hiçbir arkadaşımız bu şartları sağlayamıyor bu ödenekler kime gidiyor bilmiyoruz. Biz işçiler olarak çöplerden ekmek toplayamaya, psikolojik sorunlar yaşamaya, geçim sıkıntısında intihar etmeye zorlanıyoruz. Biz bu şartları kabul etmiyoruz. Ve hiç bir işçi arkadaşımızın da bunu kabul etmesini istemiyoruz. Gelin hep beraber bu zor günlerimizde yan yana duralım, örgütlenelim çünkü başka çaremiz yok.”

“BİZ YAŞAMAK İSTİYORUZ”

Hendekçi’nin ardından söz alan TEHİS sözcülerinden Tolga Kubilay Çelik:
“8 yıldır bu sektörde çalışıyorum. Konaklama ve eğlence sektöründe 913 bin işçi çalışıyor. Bu işçilerin yaklaşık 800 bini şuan işsiz dükkanları kapatılmış, evlerine gönderilmiş haldeler. Bu 913 bin işçi sigortalı gösterilenler aslında bu sektörde kayıt dışı, göçmen işçi olarak çalışan binlerce işçi var. Bu işçilerin hiçbiri en ufak maddi destek, yardım alamadı. Bu iktidar insanların 1000 lira ile yaşayacağına inanıyorsa buyursun kendisi yaşasın. Bin lirayla kimse yaşayamaz. Pandemi dönemiyle beraber emeğimiz değersizleştirildi. Bu sektörde çalışan işçiler günlük 80 liraya, 70 liraya güvencesiz çalıştırılıyor. Dün sosyal medyada bu sektörde çalışan bir arkadaşımız çöpten ekmek toplayarak karnını doyurduğunu bizlere duyurdu. Biz sadece ayakta kalmak değil, yaşamak istiyoruz. Fransa’da bunu işçiler duvarlara yazdı ‘yaşamak istiyoruz”

“ARTIK ÜÇÜNCÜ SAYFA HABERİ OLMAKTAN ÇIKMALIYIZ”

Sendika avukatlarından Tamer Doğan:
“Konumuz garsonlar, bulaşıkçılar, baristalar, ustalar gibi gözükse de aslında konumuz önüne iki seçenek sunulan işçi sınıfının durumudur. Tam da pankartta yazdığı gibi “evde kalırsak aç, çalışırsak korona” Mersin Akkuyu nükleer santralinde çalışan binlerce işçinin yemekhanede ki koşullarını sosyal medyada gördük. Evlere gönderilen işçiler açlığa, çalışmaya zorlanan işçiler insanlık dışı şartlara zorlanıyor. İşçi sınıfı gözden çıkarılmıştır. Türkiye işçi sınıfına deniyor ki; ya çalışarak koronadan öleceksin yada evine gideceksin açlıktan öleceksin. Türkiye işçi sınıfı şuna karar vermek zorunda biz kendi seçeneğimizi yaratmalıyız. Biz artık üçüncü sayfa haberi olmaktan çıkmalıyız. İntihar etmek zorunda değil, çöpten ekmek toplamak, yemek aramak zorunda değil. Örgütlenmek zorunda.”

“BİZ BU MUYUZ?”

“Tek başına kaldığında kapattık denildiğinde aşçısı, bulaşıkçısı, garsonu yada bir başkası boynunu büküp evine gidiyor. Ondan sonrada eşinin yüzüne bakamıyor, borç bulmaya, kredi bulmaya çalışıyor. Aramızda esnaf arkadaşlar da var kapalı mekanlarına vergi ödemeye devam ediyorlar. Bu sorun topyekün bir sorun o yüzden karar vermeli üçüncü sayfa haberi olmaktan çıkmalıyız. Biz eline iş, aş yazarak intihar edecek insanlar değiliz yazık bize. Biz bu muyuz?”