30 Mayıs 2020, Cumartesi

Üsküdar Belediyesi’nin işten çıkardığı işçiler isyan ediyor: “Hani beraber yürümüştük biz bu yollarda?”

Üsküdar Belediyesi’nde işten çıkarılan işçiler, dört aylık direniş sürecini sonlandırmasının ardından dokuz8HABER’e işten çıkarılma süreçlerini ve belediye dahilinde şahit oldukları hak gasplarını ve nasıl iradeleri dışında AKP propaganda aracı olarak kullanıldıklarını anlattı.

Üsküdar Belediyesi’ndeki işlerinden 23 Ağustos’ta çıkarılan işçiler, dört ayı aşkın bir süredir her salı günü belediye binası önünde basın açıklaması düzenliyordu. Yapılan basın açıklamaları ve yetkililer ulaşma çabaları sonuçsuz kalan işçiler; süreç ve yaşadıkları hakkında bilgi verdi. İşçiler, Üsküdar Belediyesi’ndeki hukuk ve etik dışı işleyişi anlatıp yolsuzluk iddialarında bulundu ve soruşturma başlatılması adına savcılara seslendi.

TOPLANTI VAR DEYİP ÇAĞIRDILAR, SEBEP SUNMADAN İŞTEN ÇIKARDILAR

Üsküdar Belediyesi’nde işten çıkarılan Eyüp Menteş, “Üsküdar Belediyesi’nden bir telefon geldi, Üsküdar Belediyesi Kent A.Ş. bünyesinden. ‘Eyüp Bey toplantı var şu saatte burada olmanız gerekiyor’ dendi” ifadelerini kullanırken, toplantının olağan bir toplantı olduğunu düşündüklerini belirtti. Bir diğer işçi Murat Baş, “’Pazartesi gelin bir görüşme yapacağız’ dediler. Gittik oraya, dediler ki; ‘İş hakkınız sona erdi’. Sebep? ‘Sebep sunmuyoruz’ dediler” diyerek olayı özetledi.

“MHP’YE VERİLEN ‘İŞ SÖZÜ’ YÜZÜNDEN ÇIKARILDIK”

İşten çıkarılmaların çok organize bir şekilde yapıldığını belirten Eyüp Menteş, “Biz o gün işten çıkarıldıktan sonra, işten çıkarılan kişi sayısının 150 olduğunu öğrendik. Onları da çok organize şekilde, parça parça, bir gün 10 kişiye farklı farklı birimlerden; fen işlerinden, temizlik işlerinden, Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nden, ayrı ayrı birimlerden, ayrı ayrı yerlerde oturan insanları tercih ederek 10 kişi, 20 kişi, 30 kişi şeklinde farklı farklı günlerde çıkartılarak, insanların bir araya gelmesini engellemişler. Seçimden sonra, seçimde MHP ittifakından söz verdikleri kişileri işe almak için -vaad ettikleri kişileri- bizleri boşaltarak o kişileri yerimize kaydırdıklarını düşünüyoruz” dedi.

RAKAM 150’YDİ, 300’E YÜKSELDİ: “2020 TİS, BİR BAŞKA SEBEP”

Eyüp Menteş, “2020’nin 4. ayında başlayacak olan toplu sözleşmelere ne kadar az işçiyle girebilirsem o kadar iyi düşüncesine sahip olan bir belediyenin, arkasında referansı düşük olan kişileri işten atarak, performans yetersizliği gibi şeyleri bahane ederek, işçilerini azaltıyor. Hala daha devam ediyor. Biz 150 kişiydik o zaman, şimdi 300 kişi oldu. Yılbaşında tekrar toplu çıkartma olacağını biliyoruz” derken, Belediye’nin toplu sözleşmeye ne kadar az işçi girebilirse o kadar karına olduğunu düşündüğünü ve ondan sonra da taşeron işçileri tekrar taşerondan alarak daha düşük maaşla çalıştırmayı düşündüklerini belirtti.

HİZMET-İŞ SENDİKASINA İSYAN: “MUSTAFA BEY BİZİ KAÇ PARAYA SATTIN?”

Üsküdar Belediyesi’nde işten çıkarılan Ercan Yılmaz, işten çıkarıldıkları gün Hak-İş’i aradıklarını belirtirken, “Hak-İş’te bizim bölüme Hizmet-İş derler. Hizmet-İş’i aradık. Mustafa Şişman’la görüştük. Mustafa Şişman bir saati geçmeden geldi. ‘Kesinlikle sizi bu şekilde çıkartamazlar. Hiçbir gerekçe olmadan işten çıkarma olmaz’ dedi” ifadelerini kullandı. Mustafa Şişman’la konuşmasını aktaran Eyüp Menteş, “İkinci buluşmamızda Mustafa Şişman Bey şöyle söyledi: ‘Arkadaşlar, başkan yardımcılarıyla görüştük. İşi çözmek için başkanı bekliyoruz, başkan İstanbul dışında.’ Mustafa Bey’e şunu sordum: ‘Mustafa Bey, oldu ki siz işi çözemediniz. Siz de bir sendikasınız, bizim temsilcimizsiniz. Bir yaptırımınız olacak mı? Bir eylem planınız var mı? Üsküdar Belediyesi bu işçileri işten attı. Kanunsuz olduğunu zaten söylüyorsunuz. Bu kanunsuzluğu çözebilmek için sendikanın yaptırımı ne olacak? Burada bir eylem yapacak mıyız, oturma eylemi? Burada bir eylem yapacak mıyız, slogan atacak mıyız? Burada direniş yapacak mıyız?’ Mustafa Bey şu ifadeyi kullandı: ‘Eğer biz bu işi çözemezsek, sizi geri aldıramazsak, Üsküdar Belediyesi’nin önünü panayır yerine çeviririz’ dedi” ifadelerini kullandı.

HAK-İŞ’ten ‘Üsküdar’ iddialarına yanıt:
“Kovulan işçiler olayı ‘başka’ gazeteleri davet ederek sabote etmeye çalıştılar

Mustafa Şişman’ın bir süre sonra biraz geriye çekildiğini fark ettiğini belirten Ercan Yılmaz, “Ben anladım tabii. Hatta orada bize çay veren abi vardı belediyenin önünde o da bu sözüme şahit. ‘Mustafa Bey bizi kaç paraya satacaksın’ dedim. ‘Ercan Bey sen nasıl konuşuyorsun böyle, bizde öyle şey olur mu’ dedi” sözlerine yer verdi. İşçilerin bir aylık dava açma süresinde Hak-İş’in onları oyaladığını iddia eden Murat Baş, “28. gün bizi yüzüstü bıraktı. Sonra aradığımızda dedi ki: ‘Arkadaşlar, kesinlikle işe geri dönüş yok, kabul edilmiyor. Zekeriya Şanlıer ile görüştüm ve kavga da ettim onunla. İsteyen tazminatını alır yürür, isteyen mahkemeye verir’ dedi. Mahkemeye vereceğiz, süreç bitti” dedi.

Ercan Yılmaz ise Başkan Mustafa Şişman’a yeniden seslenmek istediğini belirterek, “Ben de şimdi soruyorum tekrar, Mustafa Bey bizi kaç paraya sattın?” dedi.

“SAĞCI VEYA SOLCU HİÇBİRİNİ AYIRMADAN HERKESİ DAVET ETTİK, ÇAĞIRDIK. HİÇ KİMSE GELMEDİ”

Her salı saat 11:00’de Üsküdar Belediye binası önünde yetkililere seslendiklerini belirten işçilerden Ercan Yılmaz, “Ülkenin yönetiminde söz sahibi olan, sağcı veya solcu hiçbirini ayırmadan herkesi davet ettik, çağırdık. Hiç kimse gelmedi” dedi. Murat Baş, “Bir allahın kulu çıkıp da bize, ‘Siz burada ne yapıyorsunuz, neyin mücadelesini veriyorsunuz’ diye sormadı. Çağrı yaptık; bütün bakanlara, milletvekillerine, Cumhurbaşkanı’na ama sesimizi kimse duymadı. Gözleri görmedi, kulakları sağır oldu, gözleri kör oldu” ifadelerine yer verirken, Ercan Yılmaz, “Cumhurbaşkanlığı’na çağrı yaptık duymadılar, Büyükşehir Belediyesi -koskoca İstanbul metropol şehir- Ekrem İmamoğlu’na çağrı yaptık duymadılar, AK Parti İl Başkanlığı’na çağrı yaptık duymadılar, CHP İl Başkanlığı’na çağrı yaptık duymadılar. Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’den gidip bizzat kendim Ercan Yılmaz, Eyüp Menteş’le birlikte gidip randevu istedik ve bize randevu vermediler” dedi.

ÜSKÜDAR HALKI UZUN BİR ARADAN SONRA İŞÇİ SINIFININ SESİYLE TEKRAR BULUŞTU

Üsküdar Belediyesi’nde işten çıkartılan işçilerin direniş sürecinde onlara eşlik eden isciyiz.biz Koordinasyonu Sözcüsü Emre Öztürk, “İşçiyiz.biz koordinasyonu, sürecin başından itibaren yanlarındaydı. Belediyelerdeki sendikalarda genel olarak bir yozlaşma var. Bu hangi konfederasyona bağlı olduğundan bağımsız bir sorun çünkü belediyelerde, belediyelerin siyasal bir kimliği olduğu için işçi de biraz bundan etkileniyor. Hak-İş’in tutumu -zaten kendisi de inkar etmiyor-; nerede bir işçi hareketinde devlet-millet meselesine vurgu yapılıyorsa, orada bilin ki işçinin çıkarları değil, patronun çıkarları gözetiliyor çünkü devlet-millet meselesini konuşmuyoruz. Bizim konuştuğumuz haklar. O yüzden Hak-İş orada zaten sarı sendika olarak yer alıyordu. İşçilerin arkasında zaten ilk sorun çıktığında da yer almadı. Üsküdar’daki direnişle şu başarıldı: Üsküdar halkı uzun bir aradan sonra işçi sınıfının sesiyle tekrar buluştu. İşçi sınıfının sesi ile buluşamadığımız günlerdeyiz. 12-13 hafta süren mücadele, daha sonra işçilerin gideceği yeni iş yerlerine taşınacak. Ayrıca direniş, bu mücadeleye tanık olan herkesi bir eğitimden geçirdi diye düşünüyoruz. İşçi sınıfı açısından bu Üsküdar’da uzun süreden sonra ilk defa oldu” dedi.

“BİZİ BİZDEN OLANLAR VURDU. BİZİ BİZİM DİNİMİZİ KULLANANLAR VURDU”

Üsküdar Belediyesi’ndeki haksızlıklara değinen Eyüp Menteş, “Biz Üsküdar Belediyesi’nde çalışırken, çok haksızlıklar da gördük, yanlışlar da gördük ama çalıştık. Ekmek için çalıştığımızdan biz bunları dile getiremedik, kimseye anlatmadık çünkü oradan ekmek yiyorduk. İhanet olurdu. Anlatmayarak belki başkalarına ihanet etmiş olduk, başkalarının hakkını yemiş olduk ama anlatamazdık. Sonuçta ailemiz vardı, çoluğumuz çocuğumuz vardı, bir ekmeğimiz vardı. Onun peşindeydik biz. Gözümüz kör, kulağımız sağır oldu. Öyle çalıştık” derken Ercan Yılmaz, “Bizi bizden olanlar vurdu. Bizi bizim dinimizi kullananlar vurdu. (İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’ye geçmesiyle) Derneklere, vakıflara akıtılan para gibi şeyler elden kaydıktan sonra, bunların telafi edilmesi için kaynaklar lazımdı. Neresiydi, Üsküdar Belediyesi en emindi çünkü o emrindeydi. Hilmi Türkmen. Onlara ait diğer belediyelerde nasıl onu bilmiyorum ama Hilmi Türkmen dedikleri şahıs, 7/24 emrinde olan bir şahıs” ifadelerini kullandı.

YÖNETİCİLERİ, ‘MEDYAYA KONUŞMAKLA’ TEHDİT EDEN KİŞİ İŞE GERİ ALINDI: “ÜSKÜDAR’DA GERİ DÖNÜŞÜMDEN TOPLANAN PARA HANGİ KAYNAĞA AKTARILIYOR? ARAŞTIRILSIN”

Ercan Yılmaz, “Bugün Üsküdar Belediyesi’nde geri dönüşümde toplanan para hangi kaynağa aktarılıyor bir araştırılsın. 3 yıla yakındır o tesis çalışıyor. 3 yılda beri buranın parası nereye gitti” ifadelerini kullanırken, Eyüp Menteş başından geçen olayı anlattı: “Bir tane arkadaş geldi, onu da işten atmışlar. Üsküdar Belediyesi’nde şoför bu adam, kamyon şoförü. Arkadaş geldi dedi ki: ‘Ben medyada her şeyi konuşacağım.’ Ne konuşacaksın abi? Dedi ki: ‘Üsküdar Belediyesi’nde geri dönüşümde çalışıyordum, geri dönüşüm kamyonunda çalışıyordum. Biz geri dönüşümleri götürüyoruz. Plastikleri, kartonları geri dönüşüme veriyorlar fakat hurdaları, demirleri kendilerine ayırıyorlar.’ Dedik nasıl yapıyorlar? ‘Kendileri satıyorlar, parayı da ceplerine koyuyorlar.’ Nasıl olur bu iş? ‘Evet, aynen böyle. Ben de şahidim. Bunu medyada konuşacağım’ dedi. ‘Bu adamlar bu hurdaları satarak, kendilerine Üsküdar’da çay ocağı açtılar. Adlarını da vereceğim, yerlerini de göstereceğim’ dedi. Bu adam bu konuşmayı yaptıktan sonra ertesi gün işe geri aldılar.”

Geri dönüşüm kaynaklarının araştırılmasını talep eden Ercan Yılmaz, “Buradan savcılara da sesleniyorum. Çıksınlar bunu araştırsınlar. Bu kaynak nereye gidiyor, nereye gitti geçmişte” dedi.

“AK PARTİ MİTİNGLERİNE ZORLA GÖTÜRÜLDÜK”

Ak Parti mitinglerine imza karşılığı götürüldüklerini belirten Murat Baş, “Bütün seçim programlarında, hepsinde bizi çalıştırdılar. Mitinglere imza karşılığı gittik. Mecburduk. Bizi seve seve götürmediler, zoraki götürdüler. Tabii ki ben seve seve de giderdim belki bana bıraksa ama bırakmadı. Müdürümüz dedi ki; ‘gelmeyen hakkında kanuni işlem yapılacak, tutanak tutulacak.’ İşimizden olmamak için ne yaptık, gittik” ifadelerini kullandı. Baş, “Belediye Başkanı sıcak yatağında yatarken ben gece afiş astım. Milletten sopa yedim, hakeret işittim, küfür yedim ama Sayın Hilmi Bey, yatağında mışıl mışıl uyuyordu o zaman. Bu ilçe teşkilatları, mahalle başkanları hepsi fosur fosur uyurken, ben sokaklarda karda, kışta afiş astım. Bu muydu benim emeğimin karşılığı” ifadeleriyle sözlerine devam etti.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM PROPAGANDASI İÇİN TOPLANTIYA SİVİL GİYİMLİ GÖNDERDİLER”

Üsküdar Belediyesi’nin kentsel dönüşüm uygulamalarına alet edildiklerini iddia eden Eyüp Menteş, “Büyük Çamlıca Camii’nin alt tarafında, mahallenin ismini hatırlayamıyorum şu anda. Dediler ki orada olun ama sivil gelmeniz lazım. Dedik hani işse sivil gelmememiz lazım. ‘Siz sivil gelin’ dendi. Tamam dedik gittik oraya. Bütün belediye personeli orada, yaklaşık 150 kişi kadar var. Mutlu Bey (Plan ve Proje Müdürü Mutlu Kaynar) geldi dedi ki: ‘Arkadaşlar, buraya bir milletvekili gelecek.’ Bir tane stant kurmuşlar. Konuşma yapılacak belli o stantta. Bizi de oranın vatandaşı, oranın halkı gibi gösterecekler ama aşağı taraftan bir ses geliyor, bir kalabalık, bir gürültü geliyor. Bir baktık bir tane çevik kuvvet polisi; kafası, gözü şişmiş. Koşarak ambulansa götürdüler. Dedik ne oluyor, bakalım. Arkadaşımın biriyle oradan aşağıya doğru indik. Kalabalığın, sesin geldiği yere doğru indik. Oraya demir bariyerler kurmuşlar, çevik kuvveti getirmişler. Oranın vatandaşını, o mahallenin halkını oraya kapatmışlar. Bütün yolları kesmişler. Belediyede çalışan bir işçinin evini orada satın almışlar. Bir tane kepçe getirmişler. Bir tane milletvekilini çağırmışlar oraya. Yapacakları işlem şuymuş: Milleti oraya hapsetmişler, Biz Üsküdar Belediyesi’nde çalışan işçiler sivil geldiğimiz için bizi o konuşma yapılacak yerin önüne getirecekler, kepçe oradan o evi yıkacak, biz alkışlayacağız: ‘Kentsel dönüşümü kabul ettik.’ Biz buranın vatandaşıyız imajı verilecek medyaya. Medya orada çekim yapacak, Sivil görünümlü Üsküdar Belediyesi işçileri orada alkışlayacak, milletvekili orada konuşma yapacak. ‘Bakın Üsküdar Belediyesi kentsel dönüşüme başladı, vatandaşlar da kabul etti, destekliyorlar, alkışlıyorlar bizi’ imajı verecekler.

“ÜZERİMİZE YÜRÜMEYE BAŞLADILAR, BİZ 150 KİŞİ, HALK İKİ BİN KİŞİ”

Aklım başıma geldi, dedim ki; ‘Arkadaşlar bakın, çoğumuz Yavuztürk Mahallesi’nde oturuyoruz, çoğumuz Ferah Mahallesi’nde oturuyoruz. Bugün burada bu düzenbazlığı yapan insanlar, yarın bizim mahallemizde bizim evimiz için yapacaklar. Biz bunlara alet olmayalım’ dedim. Herkes aynısını söylemeye başladı. Yapacak bir şeyimiz yok emir eriyiz biz, oradan ayrılma şansımız yok. Mutlu Bey geldi, ‘Kesinlikle kimse dağılmayacak’ dedi. Derken aşağıdan tekrar bir gürültü koptu. Bu sefer megafon sesi geldi: ‘Bu yukarıda duran adamlar buranın halkı gibi gösterilecek. Bunları burada istemiyoruz. Bunlar karaktersiz adamlar, bunlar satılmış adamlar’ dedi. Üzerimize yürümeye başladılar. Bunun üzerine Mutlu Bey, ‘Çabuk buradan kaçın, dağılın’ dedi. Yoksa vatandaş bizi linç edecek. Biz orada 150 kişiyiz oranın halkı bin, iki bin kişi. Onun üzerine oradan ayrıldık. Aynı şekilde yine bunu Küplüce’de yaptılar. Küplüce’nin alt tarafında camiinin allt tarafında yine vatandaşı kilitlediler oraya. Yine aynı şekilde Üsküdar’da çalışan işçilerin bir kısmını oraya götürdüler. Onlar da aynı şekilde ‘şak şak’ yaptılar, yapmaya çalıştılar. Onlar da aynı şekilde oradan kaçmak zorunda kaldılar” dedi.

“BİNLERCE MEŞE AĞACINI, BİNLERCE ÇAM AĞACINI KATLETTİLER”

Bosna Bulvarı’ndaki TOKİ yapıları hakkında da iddialarda bulunan Eyüp Menteş, “Bosna Bulvarı’ndaki TOKİ evlerinin yeri, ormanlık alandı. Kaç dönüm arazi, orası ormanlık alandı. Etrafını telle çevirdiler. İlk önce dediler ki budama yapıyoruz. Bizleri çağırdılar. Topluyorlar ya bizi, biz her işte gitmek zorundayız ya. Bizleri topladılar gittik oraya, dediler ki: ‘Ağaçlar budanıyor. Ağaç parçalarını taşıyın kamyonlara atacağız.’ Gittik ilk gün, budama yaptılar ağaçları aldılar, budandığı yerleri. Ertesi gün dediler ki: ‘Daha çok eleman gelecek. Bu sefer 70 kişi gelecek.’ 70 kişiyi getirdiler. Bu sefer dediler ki: ‘Ağaçları seyreltiyoruz, aralarındakileri boşaltacağız.’ Baktık baya baya ağaç gidiyor. TIR’lar gelmeye başladı. Parçalıyorlar TIR’lara atıyorlar kaçırıyorlar etraftan bir tepki gelmesin diye. Öyle böyle, iki gün, üç gün, bir hafta orada çalıştık. Baktık, bir tane ağaç kalmadı. O ormanlık alanı orada ‘zifiri’ temizlediler. Binlerce meşe ağacını, binlerce çam ağacını parçalayıp parçalayıp tıralaya yükleye yükleye götürdüler, kaçırdılar oradan. Sonunda oraya getirdiler TOKİ evlerini kurdular” ifadelerini kullandı. (Editörün notu: İlgili bölgedeki TOKİ konutlarının bulunduğu arazinin eski tarihli uydu görüntülerine baktığımızda, kesilen ağaçların yüzlerle ifade edilebileceğini söyleyebiliriz. R.D.)

“NAKKAŞTEPE MİLLET PARKI’NI MÜTEAHHİTE VERDİLER BİTİREMEDİ, YÜKLENİCİ YERİNE BİZ ÇALIŞTIK”

Üsküdar Belediyesi’nin Nakkaştepe Millet Parkı’nı yüksek ücretler ile müteahhite verdiğini belirten Eyüp Menteş, “Nakkaştepe’yi bitireceklerdi, komple tertemiz bir şekilde Belediye’ye teslim edeceklerdi. Ne oldu? Biz orada iki ay çalıştık. Niye çalıştık? Müteahhit işi bitiremedi. Bize ne, müteahhitle anlaştığın parayı kes o zaman? Kesmezsin. Müteahhite vereceksin, müteahhit de sana bir şeyler yedirecek. Veyahut aranızda nasıl bir anlaşma var. Ondan sonraki işi ona mı vereceksin. Nasıl bir anlaşma var bilmiyoruz. Sen ondan sonra ‘Çok güzel yaptın Nakkaştepe Millet Parkı’nı’ diye bir de yukarılardan ödül alacaksın ama gariban Eyüp Menteş orada çalışacak, işinden olacak” diye sitem etti.

“BİZ AK PARTİ İÇİN ÇOK ÇALIŞTIK, HER ŞEYİ YAPTIK. HANİ BERABER ISLANMIŞTIK YAĞAN YAĞMURDA?”

Ak Parti için çok çalıştığını belirten Menteş, “Biz Ak Parti için her şeyi yaptık. Çanta taşıdık, seçimlerde dolaştık. Onlar hiç önemli değil. Üsküdar Belediyesi’ndeki işçilerin çoğu seçim zamanında, ‘Keşke daha iyi bir parti olsa da, -hani şu andaki diğer partiler bir taraf oldular, birileriyle beraberler diye düşünüyorlar- Ak Parti’ye benzer ama Ak Parti’den daha iyi yönetebilecek başka bir parti olsa da, başımıza onlar gelse’ derlerdi” diyerek işçilerin düşüncelerini anlattı. Ercan Yılmaz ise, “Hani beraber yürümüştük biz bu yollarda, hani beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi bizi yalnız bıraktılar. Onlar çıktılar ‘köşelik’ oldular. Bizi artık tanımıyorlar. Vatandaş kimmiş ki gözlerinde artık” dedi.

“BENİM ENGELLİ ÇOCUĞUM VAR”

Üsküdar Belediyesi’nin işçi çıkarmalarını ‘nankörlük’ olarak tanımlayan Murat Baş, “Bu kadar emeğimize, bu kadar mücadelemize karşılık bizlere kötülük yaptılar, nankörlük yaptılar. Benim zoruma giden bu. Beni iki yıl daha çalıştırsaydı, ben emekli olacaktım. Benim engelli çocuğum var. Ailede benden başka çalışan yok. Ben kiracıyım. Ben ne yapacağım şimdi” dedi.

Kendisi dahil iki çocuğunun da mağdur olduğunu belirten Ercan Yılmaz, “Bir evde üç erkek; iki tane oğlum bir de ben, üç. Bir tane oğlum Askeri Tıp Akademisi’nde okuyordu. Darbe nedeniyle bütün hakları elinden alındı, hiçbir suçu yokken. Öbür oğlum KPSS’den 89 puan aldı. Üç tane mülakatın üçünden de elendi” ifadelerini kullandı.

“LÜTFEN SESİMİZİ DUYUN”

Eyüp Menteş son sözü olarak yetkililere çağrıda bulundu: “Haksızlıklara dur diyecek bu ülkenin yetkilileri var, büyükleri var, başkanları var, Cumhurbaşkanı var. Lütfen sesimizi duyun, bu haksızlıklara bir an önce son verin.

SONRAKİ HABER:
HAK-İŞ’ten ‘Üsküdar’ iddialarına yanıt: “Kovulan işçiler olayı ‘başka’ gazeteleri davet ederek sabote etmeye çalıştılar”

Son Haberler

Birinci dalganın son sokağa çıkma yasağı başladı

Türkiye’de hafta sonu 15 ilde uygulanacak olan sokağa çıkma yasağı 00.00 itibari ile başladı. Büyükşehir statüsündeki 14 il ile Zonguldak’ta hafta sonu uygulanacak olan sokağa...

Kılıçdaroğlu: “Seçim gelecek, gelsin. Biz kazanacağız”

Dün basına kapalı olarak gerçekleştirilen CHP MYK'sında Genel Başkan Kemal Kılçdaroğlu'nun, "Sivil darbeye karşı mücadeleyi biz veriyoruz. O nedenle rahatsızlar ve CHP’yi tuzağa düşürmek...

Dünyada ülkelere göre Covid-19 ölümleri sayıları ne söylüyor?

Dünyada bugüne (29 Mayıs Cuma) kadar resmi olarak 5.8 milyondan fazla kişi Covid-19 hastası oldu. Şimdiye kadar 2,4 milyon kişi iyileşirken, 360 bin kişi...

Muharrem İnce canlı yayını terk etti: “Korkmayın bu kadar”

Muharrem İnce Global TV'de katıldığı canlı yayının kesilmesi ve Erdoğan'ın Fetih konuşmasının verilmesi üzerine "Korkmayın bu kadar. Bu saygısızlıktır, Türkiye bunu hak etmiyor. Erdoğan'ın...

Çok Okunanlar

Avrasya’nın yeni anketi: Erdoğan bir sonraki seçimi kaybedecek

Avrasya Araştırma Şirketi'nin yaptığı yeni araştırmaya göre olası bir seçimde Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan'a oy vereceklerin oranı...

Sokağa çıkma yasağını ayrıntıları belli oldu

Türkiye'de hafta sonu 15 ilde uygulanacak olan sokağa çıkma yasaklarının ayrıntıları belli oldu. Marketler hangi saatlerde açık olacak? Paket...

Öldürülen kaymakamın abisinden büyük iddia

Mardin'in Derik ilçesine kayyum olarak atandıktan sonra 10 Kasım 2016'da makamında bombalı saldırı ile hayatını kaybeden Muhammed Fatih Safitürk'ün...

Hindistan’da maymunlar koronavirüs laboratuvarını bastı

Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de bir maymun çetesi, koronavirüs üzerine çalışma yapan bir laboratuvarı bastı. Bir laboratuvar asistanına saldıran maymunlar,...

Muharrem İnce canlı yayını terk etti: “Korkmayın bu kadar”

Muharrem İnce Global TV'de katıldığı canlı yayının kesilmesi ve Erdoğan'ın Fetih konuşmasının verilmesi üzerine "Korkmayın bu kadar. Bu saygısızlıktır,...

Gözden Kaçmasın