Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği: Eskişehir’in havasına, suyuna ve toprağına sonuna kadar sahip çıkacağız

Çetin Yılmaz 4 Haziran 2026
ESÇEVDER, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla Türkiye ve Eskişehir genelindeki ekolojik tehditleri barındıran bir açıklama yayımlayarak fosil yakıtların terk edilmesi, su kanununun çıkarılması ve vahşi madenciliğin durdurulması yönündeki acil taleplerini kamuoyuna duyurdu.

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği (ESÇEVDER), 5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle bir basın açıklaması gerçekleştirerek küresel iklim krizinin etkileri altında yaşam alanlarının, suyun, toprağın ve havanın korunmasının taşıdığı hayati öneme dair değerlendirmelerini paylaştı.

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği tarafından paylaşılan metinde, Türkiye'nin iklim krizine karşı en kırılgan coğrafyalardan biri olan Akdeniz Havzası'nda yer aldığı bildirildi. Yanlış sanayileşme, kontrolsüz ve vahşi madencilik projeleri, Orman Kanunu’ndaki esnemeler ile orman ve su kaynaklarının hoyratça tüketilmesinin Türkiye’nin ekolojik geleceğini tehdit ettiği belirtildi. Kuruyan göllerin, akarsuların, ranta açılan kıyıların ve havası solunamaz hale gelen kentlerin doğaya karşı yürütülen tahribatın göstergeleri olduğu kaydedildi.

ESKİŞEHİR'İN EKOLOJİK MÜCADELESİ

Açıklamada, Anadolu’nun kalbi, doğanın ve yeşilin kenti olarak nitelendirilen Eskişehir'in de bu çevre krizlerinden payını aldığı ifade edildi. Alpu Ovası’nda kurulmak istenen kömürlü termik santrale karşı verilen mücadelenin hatırlatıldığı metinde, kentin güncel ekolojik tehditleri maden tehdidi, Porsuk Çayı kombinasyonu ve tarım alanlarının kaybı olarak aktarıldı.

Kentin akciğerleri ve su kaynakları olan dağların, suların ve ormanların siyanürlü altın madenciliği ile taş ocakları projeleriyle delik deşik edilmek istendiği vurgulandı. Kentin can damarı olan Porsuk Çayı'nın endüstriyel ve evsel atıkların baskısı altında olduğu, yanlış tarım politikaları nedeniyle alarm verdiği ve su varlığının her geçen gün azaldığı belirtildi. Türkiye'nin verimli ovalarından Alpu ve Sakaryabaşı'nın ise amaç dışı arazi kullanımı ve kuraklık riskiyle yüz yüze olduğu kaydedildi. Eskişehir halkı, yerel yönetimleri, kent konseyleri ve çevre platformlarının bu duruma karşı doğasını ve yaşam hakkını savunmakta kararlı olduğu bildirildi.

Sürdürülebilir bir gelecek ve yaşanabilir bir dünya için yetkililere seslenilen açıklamada acil talepler sıralandı. Fosil yakıtlara yatırım yapan politikaların terk edilmesi, karbon emisyonlarını azaltacak yeşil enerji yatırımlarına öncelik verilecek plan ve programların benimsenerek önündeki engellerin kaldırılması gerektiği ifade edildi. Atalan-Alpagut ve Mihalıççık başta olmak üzere ormanların ve su kaynaklarının vahşi altın-gümüş madenciliğiyle tahrip edilmesine karşı durulması gerektiği vurgulandı.

Kuraklık riski karşısında su kaynaklarını ticari bir meta değil, kamusal bir hak olarak koruyacak yasal düzenlemelerin hayata geçirilerek Su Kanunu'nun çıkarılması ve Porsuk nehir yatağının temizlenmesi talep edildi. Birinci sınıf tarım arazilerinin ve su havzalarının sanayi tesisleri ve maden sahaları uğruna feda edilmesinin önüne geçilmesi ve gıda güvenliğinin riske atılmaması gerektiği belirtildi. Kentlerin iklim krizine dirençli hale getirilmesi amacıyla yerel yönetimlerin ve sivil toplumun ortak çalışacağı yeşil dönüşüm bütçelerinin oluşturulması ve yerel yönetimlerin yeşil alan ile geri dönüşüm projelerinin desteklenmesi gerektiği kaydedildi.

Açıklamanın son bölümünde şu ifadelere yer verildi:

"Doğa bize muhtaç değil, biz doğaya muhtacız. Eskişehir’den yükselen bu ses, tüm Türkiye’nin ortak geleceğinin sesidir. Gelecek nesillere betondan bir enkaz değil, nefes alınabilir bir dünya bırakmak hepimizin ödevi ve görevidir. Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği ( ESÇEVDER ) olarak; dağlarımızı madencilere, nehirlerimizi kirleticilere, ovalarimizi ranta teslim etmeyeceğiz! Eskişehir’in havasına, suyuna ve toprağına sonuna kadar sahip çıkacağız."

" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }