Gazeteci İsmail Arı 5 Haziran'da hakim karşısına çıkıyor
"Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "gizliliğin ihlali" suçlamalarıyla hakkında 2 yıl 3 aydan 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılan BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı, 5 Haziran tarihinde ilk kez hakim karşısına çıkıyor. Aralarında Basın Konseyi, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) gibi çok sayıda basın meslek kuruluşu ve medya temsilcisi, 5 Haziran günü gerçekleştirilecek duruşma öncesinde "Gazetecilere Özgürlük" başlıklı bir çağrı paylaştı.
Tutuklu olarak yargılanan gazeteci İsmail Arı’nın davasının ilk duruşması, tutukluluk sürecinin 75’inci gününe denk gelen 5 Haziran günü saat 14.00’te Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi salonunda görülecek.
Arı hakkında mahkemeye sunulan iddianamede, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "gizliliğin ihlali" yönünde suçlamalar yöneltildi. Cumhuriyet savcılığı, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçu bakımından zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını isteyerek 1 yıl 3 aydan 5 yıl 3 aya kadar, "gizliliğin ihlali" suçu yönünden ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesini talep etti. Yapılan bu talepler doğrultusunda Arı hakkında toplamda 2 yıl 3 aydan 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası istendiği kaydedildi.
BİRGÜN TV'DEKİ AÇIKLAMALARI SUÇLAMAYA KONU OLDU
Hazırlanan iddianame kapsamında, Arı'nın 16 Ocak 2026 tarihinde BirGün TV bünyesinde katıldığı yayın programındaki değerlendirmelerine geniş bir şekilde yer verildi. Savcılık makamı, Arı'nın söz konusu programda dile getirdiği kamu kaynaklarının çeşitli vakıflara aktarıldığı ve bazı yurt binalarının kamu mülkiyetine ait olmasına karşın vakıfların kullanımına tahsis edildiği şeklindeki ifadelerinin kamuoyunu yanıltıcı bir nitelik taşıdığını belirtti. İddianame metninde, bahse konu açıklamaların kamuoyunda yanlış intiba oluşturabilecek nitelikte olduğu yönünde değerlendirme yapılarak, bu sözlerin halk arasında gerçeğe aykırı bilgilerin yayılmasına yol açtığı ifade edildi.
SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI DA DOSYADA
Savcılık, muhabir Arı'nın sosyal medya platformu X üzerinden gerçekleştirmiş olduğu üç farklı paylaşımı da suçlamalar arasına ekledi. İddianamede, bir imam hatip lisesinin yapım aşamaları ve inşaat sahasında yer aldığı belirtilen tescilli yapılara dair paylaşılan bilgilerin dezenformasyon barındırdığı kaydedildi. Bu hukuki değerlendirmeye dayanak olarak ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından konuya ilişkin olarak gerçekleştirilen resmi açıklamalara atıfta bulunuldu. Savcılık makamı, ilgili sosyal medya paylaşımlarının kamuoyu genelinde yanlış bilgilerin yayılmasına sebebiyet verebilecek bir vasfa sahip olduğunu belirtti.
“TORPİL ÇARKI” PAYLAŞIMI DA SUÇLAMA KONUSU OLDU
Söz konusu iddianamede, hakim ve savcı alımlarına yönelik mülakat süreçlerine dair Arı tarafından yapılan ve kamuoyunda "torpil çarkı" iddiası şeklinde nitelendirilen sosyal medya paylaşımı da yer aldı. Savcılık, bu paylaşımın yargı teşkilatı mensuplarına yönelik olumsuz bir algının yerleşmesine zemin hazırladığını belirterek, yazılı sınav sonuçları yerine siyasi referanslar vasıtasıyla atamalar gerçekleştirildiği yönünde toplumda yanlış bir kanaatin oluşmasına yol açtığını kaydetti. İddianame içeriğinde, yapılan bu paylaşımın kamu barışını bozmaya elverişli bir nitelik taşıdığı yönündeki hukuki görüşlere yer verildi.
YUNUS EMRE VAKFI HABERLERİ DE DOSYADA
Arı'nın kamuoyu gündeminde "Yunus Emre Vakfı yolsuzluk dosyası" olarak bilinen adli soruşturmaya dair yapmış olduğu haber paylaşımı da iddianame metninde bir suç unsuru olarak gösterildi. Savcılık, ilgili paylaşımların da kamuoyunu yanıltıcı mahiyette bilgi yayma suçu kapsamında ele alınması gerektiğini belirtirken, paylaşılan haber içeriklerinin yürütülmekte olan soruşturma süreçlerini etkileyebilecek bir niteliğe sahip olduğunu ifade etti.
“GİZLİLİĞİN İHLALİ” SUÇLAMASI
Hazırlanan iddianamede ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan bir soruşturma dosyasında yasal kısıtlama kararı bulunmasına rağmen, Arı'nın bu soruşturma dosyasına dair paylaşımlarda bulunduğu aktarıldı. Savcılık makamı, bu eylem gerekçesiyle Arı'nın soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle ayrıca cezalandırılması yönünde talepte bulundu. İddianamede, gizlilik kararı bulunan soruşturma dosyasına yönelik bilgilerin kitlelerle paylaşılmasının adli ve yargısal süreçleri doğrudan etkileyebileceği, ayrıca soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini tehlikeye düşürebileceği belirtildi.
DEZENFORMASYONLA MÜCADELE MERKEZİ AÇIKLAMALARINA ATIF
İddianame metninde öne çıkan ayrıntılardan biri de sanığın bazı sosyal medya paylaşımları yönünden Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bünyesinden yapılan açıklamaların doğrudan kaynak gösterilmesi oldu. Savcılık, bahse konu resmi açıklamaları hukuki delil ve değerlendirme gerekçeleri arasında ibraz ederek, Arı'nın gerçekleştirdiği paylaşımların açık bir şekilde dezenformasyon içerdiğini, kamuoyunda asılsız kanaatler uyandırdığını ve yargısal soruşturma süreçlerini etkileme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.
MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN DURUŞMA ÖNCESİ BASIN AÇIKLAMASI
Dava duruşması öncesinde aralarında Basın Konseyi, DİSK Basın-İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Diplomasi Muhabirleri Derneği, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Gazeteciler Cemiyeti, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, KESK Haber-Sen, Parlamento Muhabirleri Derneği ve Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın (TGS) da yer aldığı çok sayıda gazetecilik meslek kuruluşu, basın özgürlüğü savunucusu örgüt ve medya temsilcisi ortak bir metne imza attı. Meslek örgütleri temsilcileri, tutuklu bulunan İsmail Arı'nın derhal serbest bırakılması yönünde çağrıda bulunarak, 5 Haziran günü Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi duruşma salonunda gerçekleştirilecek ilk celse öncesinde, saat 13.00’te adliye önünde yapılacak olan basın açıklamasına kitlesel katılım gösterilmesi yönünde davet yaptı.