27 Mayıs 2020, Çarşamba

“24 Haziran’dan 31 Mart’a: İki Seçim Arası Türkiye’de Siyasal Kutuplaşma” araştırması

“24 Haziran’dan 31 Mart’a: İki Seçim Arası Türkiye’de Siyasal Kutuplaşma” araştırmasına göre Cumhur İttifakı ve muhalefet seçmeninin Türkiye’nin temel sorunlarına ilişkin görüşleri birbirinden çok fazla ayrılmıyor. Seçmen bloklarının ayrılmaya başladıkları nokta sorunların sebebi, kaynağı ve sorumlularına ilişkin görüşleri. Kimlikler parti tercihinde, parti tercihi de liderde kendini gösteriyor.

İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü’nün Friedrich Ebert Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği, Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı (TÜSES) ve Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) ile ortak yaptığı “24 Haziran’dan 31 Mart’a: İki Seçim Arası Türkiye’de Siyasal Kutuplaşma” adlı proje tamamlandı.

Araştırma, Türkiye’de kimliksel kutuplaşmanın bir sebebi ve sonucu olarak ortaya çıkan ve 2015 yılında temelleri atılan ittifak siyaseti ile birlikte giderek belirginleşen iktidar ve muhalefet bloklarındaki seçmen donmasına odaklanıyor. Araştırmada verili bir olgu olarak kabul edilen siyasal kutuplaşmanın sandığa yansımasının ötesinde, bloklar arası oy geçişinin yok denecek kadar az olmasının sebepleri irdeleniyor.

Araştırma toplumun en çok siyasallaştığı ve siyasi algıların keskinleştiği 24 Haziran 2018 genel seçimleri ile 31 Mart 2019 yerel seçimleri arasındaki dönemde yürütülmüştür. Araştırma Cumhur İttifakı (AKP, MHP) ve muhalefet (CHP, HDP, İYİ Parti) seçmeni olan ve yaş, cinsiyet ve oy verdiği bloklara göre gruplandırılan 47 kişi ile yapılan odak grup görüşmelerine dayanmaktadır.

SEÇMEN BLOKLARI TÜRKİYE’NİN TEMEL SORUNLARINDA ORTAKLAŞIYOR

Araştırmanın en dikkat çeken sonuçlarından birisi, seçmen blokları arasındaki keskin kutuplaşmaya rağmen Cumhur İttifakı ve muhalefet seçmeninin Türkiye’nin temel sorunlarına dair görüşlerinde ortaklaşmasıdır. Her iki seçmen grubu için de ekonomi ve ekonomi ile ilişkili meseleler Türkiye’nin en önemli sorunu olarak yer bulurken bunu Suriyeli göçmenler ve eğitim izlemektedir. Araştırmada vurgulanması gereken önemli konulardan birisi de Suriyeli göçmenler meselesinin seçmen bloğu, siyasi parti, yaş, cinsiyet, eğitim durumu ayırt etmeksizin neredeyse tüm seçmenler tarafından ekonomi ve güvenlikle ilişkili temel sorunların kaynağı olarak gösterilmesidir. IstanPol’ün daha önceki araştırmaları ve bu araştırmanın verileri Suriyeli göçmenler konusunda yayılan dezenformasyonun her iki seçmen grubunu da etkilediğini açıkça ortaya koymaktadır. Kürt meselesi ise doğrudan veya dolaylı olarak her iki seçmen bloğunda da Türkiye’nin en önemli sorunları arasında gösterilmiştir. Ancak, seçmenlerin Kürt meselesine yaklaşımları bloklar arası ve bloklar içinde farklılıklar gösteriyor. Cumhur İttifakı seçmeninin neredeyse tamamı için Kürt meselesi bir güvenlik ve terör sorunu. Muhalefet seçmeninin ise konuya yaklaşımı daha çeşitli.

SORUNLARIN SEBEBİ, KAYNAĞI VE SORUMLUSU KİM?

Rapora göre Cumhur İttifakı ve muhalefet seçmeni Türkiye’nin temel sorunları konusunda çoğunlukla hemfikir olsa da, sorunların sebebi, kaynağı ve sorumlularına ilişkin görüşleri konusunda ayrışıyor. Cumhur İttifakı seçmenlerinin, sorunların kaynağını hükümet dışı aktörler ve etkenler ile ilişkilendirdiği, hükümet ve hükümetin politikalarını sorumlu tutmadığı gözlemleniyor. Cumhur İttifakı seçmeninin ifadelerinde “aracılar”, “fırsatçılar”, “dış güçler”, “Ahmet Davutoğlu’nun politikaları”, “Suriyeliler”, “kamu görevlileri”, “bürokratlar” sorunların kaynağı olarak yer buluyor. Buna karşın muhalefet seçmeni sorunların kaynağı olarak hükümeti ve izlediği politikaları gösteriyor.

SORUNLAR NASIL VE HANGİ AKTÖRLER TARAFINDAN ÇÖZÜLEBİLİR?

Türkiye’nin temel sorunlarının çözümüne ilişkin Cumhur İttifakı ve muhalefet seçmeninin önerileri sorunun kaynağı olarak gördükleri aktör ve etkenlerle ilişkili. Cumhur İttifakı seçmeni için sorunların çözümü sorunun kaynağındaki bu aktör ve etkenlerin ortadan kaldırılması ile mümkün. Son dönemlerde etkisi daha çok hissedilen ekonomi ile ilişkili sorunların çözümüne ilişkin ise Cumhur İttifakı seçmeninin devletin ekonomiye müdahalesi ve kontrolünü bir çözüm önerisi olarak sunması dikkat çeken bir konu. Muhalefet seçmeni ise sorunların çözümü için yapısal değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu ve bunun hükümet değişmeden yapılmasının mümkün olmayacağını düşünüyor.

KİMLİKLER PARTİ TERCİHİNDE, PARTİ TERCİHİ DE LİDERDE KENDİNİ GÖSTERİYOR

Araştırmada bir diğer dikkat çeken konu ise, Türkiye’de hakim olan ve siyasal kutuplaşmada önemli ölçüde etkisi olan kimliksel ayrışmaların parti ve lider algıları tarafından beslendiği. Seçmenin oy verdiği partiye dair algısı o partinin lideri ile yakından ilişkiliyken diğer partilere olan yaklaşımı da bu partilerin liderlerinden bağımsız değil. Hem Cumhur İttifakı hem de muhalefet seçmeninin algısında parti ve lider özdeşleşiyor. Lider kültünün bu kadar etkin olması siyaseti kısırlaştıran, polemiklere indirgeyen ve önyargıları besleyen bir durum yaratıyor. Ancak bu durum bir taraftan da, siyasi partilerdeki lider değişiminin bloklar içi ve bloklar arası geçişleri mobilize edebileceği potansiyelini ortaya çıkarıyor.

KİMLİK SİYASETİNİN ÇİZDİĞİ PARADİGMA SEÇMENİ BLOKLARDA TUTUYOR

İYİ Parti, Cumhur İttifakı seçmeni için blok dışına çıkmaları durumunda uğrayacakları ilk adres olarak ön planda gözüküyor. Buna karşın, Cumhur İttifakı seçmeninin CHP ve HDP’ye yönelik algılarında lider, program ve siyasi vaatlerin ötesinde kimliksel argümanlar ön plana çıkıyor. Bu nedenle Türkiye’deki mevcut kutuplaşmayı aşmak isteyen siyasi partilerin lider değişiminin de ötesinde kimlik siyasetinin çizmiş olduğu sınırları değiştirecek adımlar atması gereği net bir şekilde ortaya çıkıyor.

EKONOMİK ARGÜMANLAR BELİRGİNLEŞİYOR

İki seçim arasında yürütülen bu araştırmada, Türkiye’de kutuplaşmayı besleyen kimlik temelli siyasi argümanların oldukça etkili olduğunu ama ekonomik sıkıntıların gündelik yaşamda da hissedilmesiyle birlikte yerini giderek ekonomik argümanlara bıraktığı gözlemlenmiştir.

YENİ BİR SİYASİ PARTİ SORUNA ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?

Gerek Cumhur İttifakı gerekse muhalefet seçmenleri arasında, siyasi alternatiflerin çok kısıtlı olduğu görüşü hakim olsa da, yeni bir siyasal partinin mevcut sorunlara çözüm olacağına ilişkin yaygın bir kanının olmadığı söylenebilir. Özellikle muhalefet partilerinin seçmenlerinin, Türkiye’de halihazırda bir muhalefet boşluğu olduğu konusunda mutabık olsalar da, ülkenin temel sorunlarının çözümü için sahip oldukları “ütopya”yı, yeni bir parti, yeni bir program, yeni aktörler vb. somut taleplere henüz dönüştürememiş olduğu net bir şekilde gözlemlenmiştir.

PROJENİN RAPORUNA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

Son Haberler

DSÖ koronavirüsün yeni merkez üssünü açıkladı

Dünya çapında toplam koronavirüs vaka sayısı 5,6 milyonu geçerken Dünya Sağlık Örgütü, salgının yeni merkez üssünün Amerika kıtası olduğunu duyurdu. Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışmalarını sürdüren...

Koronavirüs 7 metrelik alanda herkese bulaşıyor

İngiltere'de simülasyon ile metroda koronavirüs deneyi yapıldı. Buna göre virüs 7 metrelik alanda herkese bulaşıyor. İngiltere'de koronavirüsün metrolarda nasıl bulaştığına dair yeni bir simülasyon videosu...

Zimbardo’nun Hapishanesi(!)

Polis şiddeti, başka bir polis şiddeti, arada bir de bekçi şiddeti. Yürüyen üniformalı şiddetler bana nedense Stanford Üniversitesi’nin bodrum katını anımsatıyor.  İLAN: İki hafta sürecek...

500 milyon Facebook hesabının bilgileri ele geçirildi

Türkiye dahil 82 ülkeden, 500 milyon Facebook kullanıcısının verilerinin çalındığı ve bir hacker forumunda satıldığı iddia ediliyor. 19 milyon civarında Türkiyeli kullanıcının da sahibi...

Çok Okunanlar

Süleyman Soylu hamlelerine devam ediyor: Survivor’da SS şovu

AKP'ye yakınlığı ile bilinen Acun Ilıcalı'nın sahip olduğu TV 8'de yayımlanan Survivor isimli programda canlı yayında 3 milyona ulaşıp...

0-14 yaş arası çocuklar yarın sokağa çıkabilecek

Ramazan Bayramı'ndan uygulanan 4 günlük sokağa çıkma yasağının sona ereceği 27 Mayıs tarihinde 0-14 yaş arası çocuklar, saat 11.00-15.00...

Turkey’s Normalization Plan as Covid-19 management

A schedule for normalization has been set in Turkey after AKP chair & President Erdoğan announced relaxation of measures...

“Hakan Fidan, 15 Temmuz’u önceden bildiklerini Meclis’e bildirdi”

CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın 15 Temmuz Darbe Girişimi'nden önceden haberdar olduklarını TBMM'de kurulan komisyona bildirdiğini...

Twitter’da “yeşil noktalı” profiller kimler?

Geçtiğimiz günlerde bir anda Twitter'da "yeşil noktalı" hesaplar gündeme gelmeye başladı. Mahir Ünal'ın çağrısıyla, parti destekçilerinden binlerce hesap kullanıcı...

Gözden Kaçmasın