İzmir Tabip Odası ve İzmir Tabip Odası İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Komisyonu, koronavirüs salgınının sağlıkçıları haklı çıkardığını belirterek, işyerlerinde devam eden risk faktörlerinin varlığına dikkat çekti.

İzmir Tabip Odası ve İzmir Tabip Odası İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Komisyonu 28 Nisan Dünya İşçi Sağlığı ve Güvenliği Günü’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, koronavirüs (Covid-19) salgınının İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği alanında sağlıkçıları haklı çıkardığı belirtilerek, yıllarca işyerlerinde risk faktörlerinin var olduğu ifade edildi.

“KİŞİSEL KORUYUCU KULLANIN DEDİK”

Sağlık ve Güvenlik alanının ne kadar önemli olduğunun belirtildiği açıklamada, şu maddeler sıralandı:
“*Risk faktörleri var dedik: Kimyasal risk faktörleri, ergonomik risk faktörleri, psikososyal risk faktörleri gibi birçok risk faktörleri var, risk faktörlerine karşı koruma çalışmaları yapılsın dedik. Korona salgını ile birlikte biyolojik risk faktörlerinin birçok işyeri için ne kadar önemli olduğu acı bir şekilde anlaşıldı.
*Kişisel koruyucu kullanın dedik: Yıllarca işyerlerinde Kişisel Koruyucu Donanımları kullanın dedik. Baret kullanın dedik, N-95 ve diğer maskeleri toz ve kimyasal maddelere karşı kullanın dedik. Koruyucu gözlük kullanın dedik. Korona salgını ile birlikte kişisel koruyucuların önemi anlaşıldı. Herkes maske, koruyucu gözlük, eldiven gibi kullanmaya başladı. Sadece işyerleri değil tüm toplum önemini anladı.

“ACİL DURUM PLANI YAPILSIN İSTEDİK”

*Acil durum planı yapılsın istedik: Yıllarca işyerlerinde acil durum planı yapılsın dedik. Olay meydana gelmeden önce alınacak tedbirler ve meydana geldikten sonra kriz halinde yapılacaklar diye çalışma yapılsın istedik. Korona salgınından sonra bu planların önemi anlaşıldı. Pandemik İnfluenza Ulusal Hazırlık Planındaki önlemler alınsaydı belki daha rahat olabilirdik.
*Meslek hastalıkları önlensin dedik: Yıllarca çalışanlar çalıştıkları yerlerdeki risklerden dolayı hasta olmasınlar diye sayısız etkinlik yaptık. Meslek hastalıkları kayıt edilsin istedik. Korona salgınından sonra sağlık alanında çalışanların işyerlerinde biyolojik riskten dolayı hasta olmasını acı bir şekilde deneyimledik. Sağlık sektörü dışında da birçok iş kolunda mesleğinden dolayı işyerlerinde korona enfeksiyonu kapan binlerce çalışan tespit ediliyor.
*İş kazaları olmasın dedik: Yıllarca çalışanlar çalıştıkları yerlerde iş kazasına uğramasın diye sayısız faaliyet yürüttük. Her kaza kayıt altına alınsın istedik. Korona salgınından sonra işyerinde virüs bulaşma tespitleri de artık iş kazası olarak değerlendirilmeye başlandı.

“BULAŞICI HASTALIKLARA KARŞI AŞILANMA DEDİK”

*Kronik hastalıkların sağlık gözetimi dedik: Yıllarca işyerlerinde özel politika gerektiren çalışanlar sağlık gözetimlerini yaptık, İşyerlerinde kronik hastalar sağlık gözetimlerini yapıp işe göre çalıştırılmalarını sağladık. Korona salgını sonrası bu grupların önemi anlaşıldı. Kronik hastalar, 65 yaş üstü çalışanlar için sokağa çıkma yasağı gibi özel önlemler getirildi.
*Hijyen ve dezenfeksiyon dedik: Yıllarca işyerlerinde hijyen önlemleri alınsın diye uğraştık didindik, Yemekhane hijyeni, tuvalet- lavabo hijyeni, el yıkama, el dezenfektanları, işyerlerinde hijyen eğitimleri ve hijyen denetimlerini yaptık. Personel hijyen belgelerini kontrol ettik, portör muayenelerini takip ettik. Korona salgını sonrası hijyenin önemi bütün ciddiyeti ile ortaya çıktı. Herkes artık dezenfektan kullanmaya başladı. Hijyen hayatımızın en önemli unsuru oldu.
*Bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanma dedik: Yıllarca işyerlerinde biyolojik risklere karşı aşılamayı önerdik. Grip aşısı, tetanoz aşısı hepatit aşısı gibi aşıları işyerlerinde inatla uyguladık. Aşı karşıtı görüşlere karşın aşılamayı sürdürdük. Korona sonrası tüm toplum aşılamanın önemini acil bir şekilde öğrendi.
*Koruyucu hekimlik dedik: Yıllarca işyerlerinde işyeri hekiminin görevi koruyucu hekimliktir dedik. Reçete yazma ve hasta muayenesi sonra gelir dedik, Bulaşıcı hastalıklara karşı işçi sağlığı eğitimleri yaptık, eğitim kayıtlarını aldık, sertifikalar verdik. İçme suyu, yemekhane hijyenlerini kontrol ettik. Korona salgını sonrası koruyucu hekimliğin önemi bütünüyle anlaşıldı.”