Demokrat Parti iktidarında yaşanan 6-7 Eylül olaylarının 65. yılı geride kaldı. İstanbul Beyoğlu’nda yaşayan binlerce Rum yurttaş, yaratılan düşmanlık iklimi nedeniyle ülkeden ayrılmak zorunda kaldı, çoğu yurttaş, sadece evini değil işini de Türkiye’de bırakıp gitmek zorunda kaldı.

Türkiye tarihinin önemli olaylarından 6-7 Eylül’ün 65. yılı geride kaldı. Binlerce insanın ülkeden yarılmak zorunda kaldığı olayların yaşandığı dönemde Türkiye’de Demokrat Parti iktidardaydı.

OLAYLAR NASIL BAŞLADI?

Türkiye’de 6-7 Eylül olayları toplumun hafızasında önemli bir yer kaplıyor. İstanbul’un, özellikle de Beyoğlu’nun sosyal yapısının köklü bir şekilde değiştiği olaylar 5 Eylül 1955 yılındaki yalan haberle başladı. 5 Eylül 1955’te Selanik’te Atatürk’ün doğduğu evin bahçesinde bir ses bombası patlatıldı. Devlet radyosu ve  İstanbul Ekspres Gazetesi, haberi, “Atamızın Evi Bomba İle Hasara Uğradı” manşetiyle verdi. Haberin ardından toplumsal tabanı Demokrat Parti seçmeni olan pek çok kişi tarafından İstiklal Caddesi’nde yürüyüş organize edildi. 100 bin kişiyi aşan yürüyüş, haberlerin uçlaştırılmasıyla linç grubuna dönüştü. Yüzlerce Rum yurttaşın dükkanı ve evi saldırıya uğradı ve yağmalandı.

OLAYLARIN BİLANÇOSU

6-7 Eylül olayları toplumda infiale yol açarken sadece İstanbul’da 4 bin 214 ev, bin 4 işyeri, 73 kilise, bir sinagog, iki manastır, 26 okul ile fabrika, otel gibi 5 bin 317 tesis yağmalandı. Yağma sırasında 11 kişi hayatını kaybetti, 300 kişi yaralandı. Olayların ardından binlerce Rum yurttaş, Türkiye’yi terk etti. Bu terk ediş, ülkede sadece sosyal yapıyı değil ekonomik yapıyı da değiştirdi. Rumlara ait ev ve işyerlerinin yanı sıra sermaye de el değiştirdi.
6-7 Eylül olaylarının 62’inci yılında #dokuz8’e konuşan Apogevmatini Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mihail Vasiliadis: “6-7 Eylül olayları ‘Azınlıkları eritme” zincirinin bir halkasıdır” demişti.

BOMBAYI KİM ATTI?

Can Dündar’ın 6-7 Eylül olaylarını anlattığı belgeselindeki iddiaya göre, 5 Eylül günü, Fuat Köprülü ve İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay’ın da aralarında bulunduğu birkaç kişi, Adnan Menderes’in evinde toplanırlar. Bu toplantıda, gerginleşen Türk-Yunan ilişkileri hakkında konuşulur ve Türkiye’nin bu taraflaşmada elinde bir “koz” olması gerektiği hususunda anlaşmaya varılır. Bu “koz”, 6-7 Eylül tertibi olacaktır. Buna göre, MAH’ın görevlendireceği bir öğrenci Mustafa Kemal’in evinin bahçesine bomba atacak ve İstanbul’da bazı “ufak tefek” olayları başlatacaktı. İstanbul’da çıkartılacak olaylar öncesinde emniyet teşkilatına da gerekli bilgiler bile verilmişti.

YASA TEKLİFİ VERİLDİ

Öte yandan 6-7 Eylül 1955’te meydana gelen olaylarla ilgili Ömer Faruk Gergerlioğlu tam adı “Yaşanan Olaylarda Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü İlan Edilmesi Hakkında Kanun Teklifi”ni Meclis Başkanlığı’na sundu.