GÜNDEM

Adana Kadın Platformu: Kayyum demokrasiden yana olanlara gözdağı

Adana Kadın Platformu, Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyum atanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, ‘”Seçmen iradesinin gaspı ve kırıntıları kalan demokrasiye olan bir darbedir, ülkede demokrasiden yana olanlara bir gözdağıdır’’ ifadelerini kullandı.

Adana Kadın Platformu Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyum atanmasına ilişkin Eğitim Sen’de basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın Açıklamasını Platform adına Seher Kılıç okudu. Kayyumların seçmen iradesinin gaspı olduğu kadar Kürt halkının eşit yurttaşlık taleplerine de yönelik savaş politikalarının devamı olduğunu belirten Seher Kılıç, ‘’Krizin faturalarını ödemeyeceğiz diyen işçi, emekçilere, çevre talanına karşı duran toplumsal güçlere, iktidarın yargı bağımsızlığını hiçe sayan demokrasiyi rafa kaldıran talana ve ranta dayalı sermaye yanlısı tekçi anlayışı ve tüm uygulamalarına karşı birleşme eğiliminde olan muhalefete yönelik bir tehdittir’’ diye konuştu.

“KAYYUM POLİTİKASI, ÜLKEDE DEMOKRASİDEN, YANA OLANLARA VERİLMİŞ BİR GÖZDAĞIDIR’’

Kılıç, ‘’Biliyoruz ki kayyum politikası ülkede demokrasiden barıştan emekten yana olan herkese verilmiş bir gözdağıdır. Kimsenin kendini halkın iradesi ve yargının yerine koyma hakkı yoktur. Bu durum, rejimi temel bir özelliği haline gelse de demokrasiye yapılan darbeleri kabul etmedik, etmeyeceğiz, alışmadık, alıştıramayacaklar” dedi.

“KAYYUM DÖNEMİNDE İLK İCRAAT, KADIN SIĞINMA EVLERİNİ KAPATMAK OLDU’’

Kayyum döneminde ilk icraatın kadınlarla uğraşmak, kadın sığınma evlerini kapatmak olduğunu dile getiren Kılıç, ‘’OHAL koşullarında seçilmiş 96 HDP’li belediye başkanının yerine atanan kayyumların ilk elden saldırdıkları bölge illerinde yaşayan kadınların kazanımları ve kapatılan kadın sığınma evlerini olduğuna hepimiz tanık oldu’’ açıklamasını yaptı.

Kadının insanca yaşaması gerektirdiğini belirten Kılıç, ‘’Diyarbakır’da Mardin’de Van’da ya da İstanbul’ da nerede olursa olsun şiddetsiz ve sömürüsüz bir hayat için eşitlik özgürlük ve insanca yaşam adına kadınların toplumsal yaşama ve üretime katılımı şiddet ve tacizden korunması için atılan en ufak bir adım tüm kadınların kazanımıdır. Bu sorun Türkiye’nin her alanında demokratikleşmesinin tek parti tek adam yönetimine ve erkek egemen anlayışa karşı mücadelenin sorunudur’’ açıklamasında bulundu.

Kadınların kaldırılacak olan yasalarla birlikte daha da sömürüleceğini düşündüklerini söyleyen Kılıç, ‘’Kayyum uygulamalarının AKP iktidarının iktidara geldiği günden bu yana yaptığı müftülük yasası, nafaka yasası, 6284 sayılı yasanın kaldırılmak istenmesi İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi kadınları daha çok ucuz iş gücü haline getiren esnek çalışma modelleri gibi kadınlara yönelik saldırılarına karşı mücadeleden bağımsız görülmeyeceğini biliyoruz’’ diye konuştu.

“TACİZİN, TECAVÜZÜN SIRADANLAŞTIĞI ERKEK EGEMEN YAŞAM İNŞA ETMEYE ÇALIŞIYORLAR’’

AKP-MHP hükümetinin kadın düşmanı politikalarının yeniden yapılandırmak istediğini öne süren Kılıç açıklamasına şöyle devam etti:

‘’Yaşamın bütün alanlarında halklar, inançlar, emekçiler, kadın ve LGBTİ’ler üzerinden savaş politikalarının esas kabul edildiğini görmekteyiz. Milliyetçiliğin ve cinsiyetçiliğin zirve yaptığı bu dönemde her türlü faşizan politikanın ilk yöneliminin kadın mücadelesi ve kadın kazanımları olduğudur. Siyasal iktidar kadınların direnerek ve mücadele ederek elde ettikleri kazanımları yok ederek yerine kadına yönelik şiddetin, taciz ve tecavüzlerin alabildiğine sıradanlaştırıldığı erkek egemen bir yaşam inşa etmeye çalışmaktadırlar.’’

“KADIN CİNAYETLERİNDE DAHA GÜÇLÜ SES ÇIKARMALIYIZ “

Kılıç, “Son 4 yılda AKP seçimle alamadığını zorla alma, demokrasiyi kıyıma uğratma çabasını güçlendirmiştir. Önceki dönemde atanan kayyumların ayyuka çıkan yolsuzluklarının yanında yaptıkları ilk hamlelerden biri de unutulmamalıdır ki bu yerel yönetimlerde kadınların güçlendirilmesi için oluşturulan mekanizmaların ortadan kaldırılması olmuştu. Bugün tüm yetkili ağızlardan peş peşe gelen kadın cinayetlerinin gerekçesini kadının güçlenmesi ile açıklama utancı, yerel yönetimlerin onurlu çabalarından duydukları rahatsızlığı ve demokrasinin kıyımının gerekçelerinden birini daha önümüze sermektedir. Türkiye’nin dört bir yanından bu kıyıma çıkan seslere dönük saldırgan tutumu, sokak ortasında işkence uygulamalarını görmeli ve bu demokrasi kıyımına daha güçlü bir şekilde ses çıkarmalıyız” dedi.

“KAYYUM, AKP-MHP KOALİSYONUNUN VÜCUT BULMUŞ HALİDİR’’

Açıklamada, kayyumların makam odalarından kadınların hayata katılımını engellemesine karşın ‘’Kayyum, kadınların kazanılmış haklarını ellerinden alan, lüks makam odalarından kadınların hayata katılımlarını engelleyen ve yaşam hakkına saldıran AKP-MHP koalisyonun vücut bulmuş halidir. Kadın düşmanı kayyumlara karşı halk iradesini, demokrasiyi, cinsiyet eşitliğini savunduğumuzu, kadın örgütlerine, kayyum düzenine karşı hep birlikte ses çıkarmaya çağırıyoruz. Bu kazanımların yok edilmesine, büyük yara almış demokrasinin tamamen ortadan kaldırılmasına ve seçmen iradesinin yok sayılmasına sessiz kalmayacağız. Kadınların kazanımlarına yönelik bu saldırıları kabul etmiyor, demokrasiye darbe anlamına gelen kayyum kararının derhal kaldırılmasını istiyoruz’’ denildi.