25 Eylül 2020, Cuma

Ahmet Altan: “Bu kırılma bize ümitli bir gelecek vaat ediyor”

Gazeteci ve yazar Ahmet Altan, tutuklu bulunduğu cezaevinden koronavirüs salgınına ilişkin kalem aldığı makalede “Tarihin, dev bir fay gibi bütün hayatı sallayarak kırılmasını yaşıyoruz. Bu kırılma bize ümitli bir gelecek vaat ediyor” ifadelerini kullandı.

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci ve yazar Ahmet Altan, koronavirüs salgınına ilişkin Amerikan gazetesi Washington Post için bir makale kaleme aldı. Bu sürecin insanlık adına olumlu dönüşümlere yol açtığını belirten Altan, “Ümitsizliğe kapılmayın. Tarihin, dev bir fay gibi bütün hayatı sallayarak kırılmasını yaşıyoruz. Bu kırılma bize ümitli bir gelecek vaat ediyor” ifadelerini kullandı.

Bağımsız Gazetecilik Platformu P24’te yayınlanan Altan’ın makalesi şöyle:

BU KIRILMA BİZE ÜMİTLİ BİR GELECEK VAAT EDİYOR

Herkesin evinde hapis olduğu bugünlerde gerçek bir hapishanede olmak, insanda deniz altındaki bir akvaryumda oturuyormuş duygusu yaratıyor. Bize 24 saat ‘karantinada’ tuttuktan sonra verdikleri bir gün gecikmeli gazetelerden ve seyredebildiğimiz kısıtlı sayıdaki televizyon kanalından ölümcül bir telaşa kapıldığınızı görüyorum. Ben 70 yaşındayım ve hapisteyim. Suyun altında oturmayı da ölümün hedefinde olmayı da birçoğunuzdan daha iyi bilen biri olarak size şunu söylemek istiyorum: Ümitsizliğe kapılmayın. Tarihin, dev bir fay gibi bütün hayatı sallayarak kırılmasını yaşıyoruz. Bu kırılma bize ümitli bir gelecek vaat ediyor.

Şu anda yaşanan dehşetin farkındayım. Timsahlarla dolu bir nehirden geçmek zorunda olan milyarlarca antilop gibi karanlık suların içinde hayatımızı kurtarıp karşı kıyıya varmak için çılgınca çırpınıyoruz. Görüntü, tam bir cehennem görüntüsü. Ama dört-beş ay sonra bu felaket bitecek ve insanlık tarihin yeni bir evresine, bereketli topraklara varacak.

Boşlukta yüz bin kilometre hızla dönen, adına dünya dediğimiz bu garip gezegenin düzeni böyle. Daha iyi koşullara ancak bir felaketten geçilerek varılıyor. Savaşlarla ve salgınlarla yaralanarak ilerleyebiliyoruz.

21. YÜZYIL SALGINDAN SONRA BAŞLAYACAK

Bu felaket bize çoktandır görmezden geldiğimiz birçok gerçeği ve nereye doğru ilerlememiz gerektiğini gösterdi. Ben, 21. yüzyılın bu salgından sonra başlayacağını düşünüyorum. Belki kısa süreliğine şöyle bir savrulup geriye dönüyormuş gibi bir görüntü verebiliriz ama bu da çok uzun sürmeyecek.

DEVLET SİSTEMİ ÖMRÜNÜ TAMAMLADI

Bir kere biz bu salgında ‘devlet’ denilen yapıların bir işe yaramadığını gördük. Bugünkü devlet yapısının ömrünü tamamladığı anlaşılıyor. Zaten posta arabalarının dönemindeki bir idari örgütlenmenin bugün hala devam etmesi eşyanın tabiatına aykırı. Devletler, insanlığın ilerlemesine engel oluyor. Salgının böylesine yayılması devletlerin ve onların yöneticilerinin ‘iktidar hırsıyla’ yaptıkları hatalar sayesinde oldu. Çin daha başta yalan söylemeseydi, diğer devletlerin yöneticileri aldırmazlık etmeseydi felaket bu boyutlara gelmeyecekti.

Ben, çok da uzun olmayan bir gelecekte dünyanın ‘şehir devletlerinden’ oluşan bir federasyona dönüşeceğini, dönüşmek zorunda olduğunu anlayacağını düşünüyorum. Uluslar, sınırlar, bayraklarlar, ‘ortak felaketlerde’ insanlığın aleyhine işliyor, bunu koronavirüs salgınında açıkça gördük.

SEÇİM KAZANMA İLE TOPLUMLARI YÖNETME BİRBİRİNDEN ÇOK FARKLI

Bir başka gerçeği daha gördük: Seçim kazanma yeteneği ile toplumları yönetme yeteneği birbirinden çok farklı yetenekler. Hatta birbiriyle çatışan yetenekler. Seçimleri genellikle en fazla yalan söyleyen, en fazla hamaset yapanlar kazanıyor. Onlar da toplumları akıllı bir şekilde yönetemiyor. Bu felakette bunun çok fazla örneği karşımıza çıktı.

Demokrasinin bu büyük açmazının bir çözümü var. Devletleri ya da oluşacağını düşündüğüm şehir devletlerini ‘spor kulüpleri’ gibi yönetmek. Spor kulüplerinde bir yönetici grubu seçiliyor ama takımı bir profesyonel ekip yönetiyor. İngiliz milli takımını bir İzlandalı, Türk milli takımını bir Romen, Güney Kore takımını bir Alman maçlara hazırlıyor. Şehirlerin ve devletlerin farklı uluslardan, ‘yıllık’ kontratlarla çalışan ‘teknik adamlar’ tarafından yönetileceği bir döneme mecburen geçeceğiz. Bu salgının, bu tür değişimleri hızlandıracağına inanıyorum.

TARİHİN EN BÜYÜK DÖNÜŞÜMLERİNDEN BİRİNİN PROVASI

Tarihin en büyük dönüşümlerinden birinin provasını da bu felakette yaşadık. İnsanlar çaresizce evlerine kapanınca, ‘üretim zincirinden’ insan çekilmek zorunda kaldı. İnternet sayesinde insanın üretime zihinsel katkısı artarken, fiziksel katkısı çok azaldı. 21. yüzyılda insanlar bedenleriyle çalışmayacaklar. Yeni bir iktisat düzeni keşfetmemiz gerekecek, bunun kaçınılmaz bir mecburiyet olduğunu da yaşayarak anlıyoruz. Bir kısım insan harcayamayacağı kadar paraya sahipken bir kısım insan parasız ve korunmasız kalmasının ‘ortak’ bir felaket yaratabileceğini öğreniyoruz. Çin’deki pazarcıyı kurtaramıyorsan İngiltere’deki başbakanı da kurtaramıyorsun. Üç Silahşörler’in, ‘Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ diyen mottosunu yeniden keşfediyorsun.

ZİHNİYET MUTASYONU YAŞAMAMIZA YOL AÇACAK

Bu, büyük bir zihniyet mutasyonu yaşamamıza yol açacak bence. Kendini korumak istiyorsan karşısındakini de koruyacaksın. Bencillik edersen ölürsün. Bu salgın bize bu gerçeği öldürerek öğretiyor: Çinli pazarcıyı koruyamazsan kendini de koruyamazsın! İnsanla insanlık arasındaki uçuruma köprülerin kurulacağı yeni bir bilinç düzeyinin ilk aşaması bu.

Böyle bir zihniyet mutasyonu bütün kavramları ve ilişkileri de değiştirecek. ‘Başkasına kötülük etmenin kendine kötülük etmek’ olacağını kavrayan yeni bir insan türünün içimizden doğması gerekecek. Bunun nasıl bir değişim yaratabileceğini düşünebiliyor musunuz?

İnsanlar belki de ilk kez bu salgın sonucunda, insanlık denilen büyük bir akışın parçası olduklarını, ülke, din, dil, ırk farkılılıklarının anlamsız kaldığını, Kamboçyalı kayıkçıyla Amerikan başkanının, Fransız zenginiyle Türk manavın, İtalyan kontla Hintli paryanın aynı çaresizliği ve korkuyu paylaştığını böylesine aydınlık bir bilinçle kavradı.

İNSANLIK İÇİN İYİMSERİM

Bu virüs, sadece benim gibi yaşlıları değil yaşlanmış bütün kavramları, inançları, düşünceleri, yapıları da yıkıyor.

Yeni bir dünyanın, daha da önemlisi yeni bir insanın oluşacağı bir eşiği acıyla aşıyoruz.

Şu andaki büyük sarsıntının ortasında ben gelecek için iyimserim. Söylediklerim bir ütopya değil. Bir salağın iyimserliği de değil. Söylediklerimin gerçekleşeceğine inanıyorum, bunları benim göremeyeceğimi de biliyorum. Bunları, benim yaşımdaki insanları öldüren salgının hızlı saldırısını bir hapishane hücresinde beklerken yazıyorum. Kendim için değil ama bir parçası olduğum insanlık için iyimserim.

Geçen Kasım ayında hapishane yönetimi bize öğlen yemeğiyle birlikte bir turp verdi. Hücre arkadaşım turpu bir kağıt bardağın içine koyup, penceredeki demir parmaklığın dibine bıraktı. Turp orada çürümeye başladı. Geçenlerde turpun içinden yeşil bir filiz belirdi. Filiz uzadı. Filizin ucunda minicik beyaz çiçekler açtı. Her sabah kalkıp o çiçeklere bakıyorum. O muazzam klişeye şahit oluyorum: Turp hem ölüyor hem doğuyor. Zavallı bir turp kendi ölümünden yeni çiçekler yaratıyor. Ölürken iyimserliğini kaybetmeden geleceğe uzanmaya uğraşıyor.

Belki siz bu yazdıklarımı okurken ben de hastalanmış olacağım.

Ama ne fark eder?

Bir kâğıt bardakta ölen bir turp bile çiçek açabiliyorsa hapisteki bir ihtiyar da iyimser olabilir.

Bir turptan daha ümitsiz olacak değiliz ya…

Son Haberler

AYM, çoklu baroya iptal başvurusunu gündemine aldı

Anayasa Mahkemesi, çoklu baroya ilişkin yasal düzenlemenin iptali talebini 1 Ekim’de esastan görüşecek. Çoklu baro düzenlemesinin yasalaşması ardından CHP Anayasa Mahkemesi'ne yürütmeyi durdurma ve iptal...

Ormanlık alanı ateşe verdiği iddiasıyla yakalanan şüpheli tutuklandı

Hatay Arsuz’da ormanlık alanda 8 noktayı ateşe verdiği iddiasıyla gözaltına alınan Fatih M. tutuklandı. Hacıahmetli Mahallesi'nde dün çıkan orman yangınlarıyla ilgili gözaltına alınan Fatih M.'nin, İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki işlemleri...

Gülay Uygun’un ağabeyi: Kamyoncunun dediği erkek sesi benimdi

Ümit Köse, kardeşi Gülay Uygun'un ölü bulunduğu günle ilgili, "O bir kamyoncu bağlandı da, 'Orada bir erkek sesi vardı' diyordu ya, o beyaz araba...

MEB, Meslek Liseleri için staj tarihi verdi

Milli Eğitim Bakanlığı, “Meslek lisesi öğrencileri 28 Eylül’de staja başlayabilir” açıklaması yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı, meslek lisesi öğrencilerinin 28 Eylül'den itibaren işletmede beceri eğitimi/stajlarına başlayabileceklerini...

Çok Okunanlar

Halil Sezai’nin avukatı yeni görüntülerle tahliye istedi

İstanbul Tuzla'da komşusunu darp ettiği gerekçesiyle tutuklanan Halil Sezai'ye ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. https://www.youtube.com/watch?v=rbnL6Girrfo&feature=youtu.be Halil Sezai'nin avukatları tarafından mahkemeye sunulan...

7 ilde ‘Kobane eylemleri’ operasyonu: 82 gözaltı kararı

2014‘te düzenlenen Kobane eylemlerine ilişkin soruşturma kapsamında 7 ilde 82 kişi için gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınanlar arasında Kars...

Ayrıldığı erkek tarafından saldırıya uğrayan ve tehdit edilen kadından yardım çağrısı

Adana'da yaşayan 20 yaşındaki hemşire Ezgi Bolat, ayrıldığı Fatih Öztürk isimli erkek tarafından cinsel, fiziksel ve psikolojik saldırıya uğradığını...

Muhittin Böcek, Akdeniz Üniversitesi Hastanesine sevk edildi

Bir süredir koronavirüs tedavisi gören Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edildi. Belediyenin sosyal medya hesaplarından...

EBA’da 7’nci sınıf öğrencilerine derste ‘cinler’ anlatıldı

EBA ile ilgili tartışmalar devam ediyor. Sistemin çökmesinin ardından büyük tepki çeken EBA bu defa ise derste "cinleri" anlatarak...

Bahçeli’nin ‘yeniden yargılansın’ dediği Mümtazer Türköne tahliye edildi

FETÖ'den tutuklanarak cezaevine konulan Zaman Gazetesi eski yazarı Mümtazer Türköne tahliye edildi. Silahlı terör örgütü üyeliğinden dolayı cezaevinde bulunan Zaman...

Naci Görür’den İstanbul depremi için uyarı: “Yeri endişe verici”

Tekirdağ'ın Marmara Ereğlisi ile İstanbul'un Silivri ilçesi açıklarında 4,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Uzmanlar bu depreme ilişkin değerlendirmelerde...

Tuzla’da maske takmayıp, polise direnen kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Tuzla’da maske takmayan ve kimliğini polise vermemek için direnen kişi, adliyeye sevk edildi. İstanbul'un Tuzla ilçesinde maske takmayarak polise...

Taksim Meydanı’nın yeni yüzünü yurttaşlar seçecek

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Taksim Meydanı’nı yeniden tasarlamak üzere düzenlediği yarışma sonuçlandı. 146 başvurunun yapıldığı yarışmada, İstanbullular üç tasarım arasından...

Yarkadaş Düzen’in TFF’den de para aldığını söyledi: İstifa bekliyoruz

Habertürk'te Fatih Altaylı canlı yayında TRT spikeri Ersin Düzen'in aylık 400 bin lira maaş aldığını iddia etti. Bu iddialara...

Gözden Kaçmasın