25 Ekim 2020, Pazar

Ahmet Altan: “Bu kırılma bize ümitli bir gelecek vaat ediyor”

Gazeteci ve yazar Ahmet Altan, tutuklu bulunduğu cezaevinden koronavirüs salgınına ilişkin kalem aldığı makalede “Tarihin, dev bir fay gibi bütün hayatı sallayarak kırılmasını yaşıyoruz. Bu kırılma bize ümitli bir gelecek vaat ediyor” ifadelerini kullandı.

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci ve yazar Ahmet Altan, koronavirüs salgınına ilişkin Amerikan gazetesi Washington Post için bir makale kaleme aldı. Bu sürecin insanlık adına olumlu dönüşümlere yol açtığını belirten Altan, “Ümitsizliğe kapılmayın. Tarihin, dev bir fay gibi bütün hayatı sallayarak kırılmasını yaşıyoruz. Bu kırılma bize ümitli bir gelecek vaat ediyor” ifadelerini kullandı.

Bağımsız Gazetecilik Platformu P24’te yayınlanan Altan’ın makalesi şöyle:

BU KIRILMA BİZE ÜMİTLİ BİR GELECEK VAAT EDİYOR

Herkesin evinde hapis olduğu bugünlerde gerçek bir hapishanede olmak, insanda deniz altındaki bir akvaryumda oturuyormuş duygusu yaratıyor. Bize 24 saat ‘karantinada’ tuttuktan sonra verdikleri bir gün gecikmeli gazetelerden ve seyredebildiğimiz kısıtlı sayıdaki televizyon kanalından ölümcül bir telaşa kapıldığınızı görüyorum. Ben 70 yaşındayım ve hapisteyim. Suyun altında oturmayı da ölümün hedefinde olmayı da birçoğunuzdan daha iyi bilen biri olarak size şunu söylemek istiyorum: Ümitsizliğe kapılmayın. Tarihin, dev bir fay gibi bütün hayatı sallayarak kırılmasını yaşıyoruz. Bu kırılma bize ümitli bir gelecek vaat ediyor.

Şu anda yaşanan dehşetin farkındayım. Timsahlarla dolu bir nehirden geçmek zorunda olan milyarlarca antilop gibi karanlık suların içinde hayatımızı kurtarıp karşı kıyıya varmak için çılgınca çırpınıyoruz. Görüntü, tam bir cehennem görüntüsü. Ama dört-beş ay sonra bu felaket bitecek ve insanlık tarihin yeni bir evresine, bereketli topraklara varacak.

Boşlukta yüz bin kilometre hızla dönen, adına dünya dediğimiz bu garip gezegenin düzeni böyle. Daha iyi koşullara ancak bir felaketten geçilerek varılıyor. Savaşlarla ve salgınlarla yaralanarak ilerleyebiliyoruz.

21. YÜZYIL SALGINDAN SONRA BAŞLAYACAK

Bu felaket bize çoktandır görmezden geldiğimiz birçok gerçeği ve nereye doğru ilerlememiz gerektiğini gösterdi. Ben, 21. yüzyılın bu salgından sonra başlayacağını düşünüyorum. Belki kısa süreliğine şöyle bir savrulup geriye dönüyormuş gibi bir görüntü verebiliriz ama bu da çok uzun sürmeyecek.

DEVLET SİSTEMİ ÖMRÜNÜ TAMAMLADI

Bir kere biz bu salgında ‘devlet’ denilen yapıların bir işe yaramadığını gördük. Bugünkü devlet yapısının ömrünü tamamladığı anlaşılıyor. Zaten posta arabalarının dönemindeki bir idari örgütlenmenin bugün hala devam etmesi eşyanın tabiatına aykırı. Devletler, insanlığın ilerlemesine engel oluyor. Salgının böylesine yayılması devletlerin ve onların yöneticilerinin ‘iktidar hırsıyla’ yaptıkları hatalar sayesinde oldu. Çin daha başta yalan söylemeseydi, diğer devletlerin yöneticileri aldırmazlık etmeseydi felaket bu boyutlara gelmeyecekti.

Ben, çok da uzun olmayan bir gelecekte dünyanın ‘şehir devletlerinden’ oluşan bir federasyona dönüşeceğini, dönüşmek zorunda olduğunu anlayacağını düşünüyorum. Uluslar, sınırlar, bayraklarlar, ‘ortak felaketlerde’ insanlığın aleyhine işliyor, bunu koronavirüs salgınında açıkça gördük.

SEÇİM KAZANMA İLE TOPLUMLARI YÖNETME BİRBİRİNDEN ÇOK FARKLI

Bir başka gerçeği daha gördük: Seçim kazanma yeteneği ile toplumları yönetme yeteneği birbirinden çok farklı yetenekler. Hatta birbiriyle çatışan yetenekler. Seçimleri genellikle en fazla yalan söyleyen, en fazla hamaset yapanlar kazanıyor. Onlar da toplumları akıllı bir şekilde yönetemiyor. Bu felakette bunun çok fazla örneği karşımıza çıktı.

Demokrasinin bu büyük açmazının bir çözümü var. Devletleri ya da oluşacağını düşündüğüm şehir devletlerini ‘spor kulüpleri’ gibi yönetmek. Spor kulüplerinde bir yönetici grubu seçiliyor ama takımı bir profesyonel ekip yönetiyor. İngiliz milli takımını bir İzlandalı, Türk milli takımını bir Romen, Güney Kore takımını bir Alman maçlara hazırlıyor. Şehirlerin ve devletlerin farklı uluslardan, ‘yıllık’ kontratlarla çalışan ‘teknik adamlar’ tarafından yönetileceği bir döneme mecburen geçeceğiz. Bu salgının, bu tür değişimleri hızlandıracağına inanıyorum.

TARİHİN EN BÜYÜK DÖNÜŞÜMLERİNDEN BİRİNİN PROVASI

Tarihin en büyük dönüşümlerinden birinin provasını da bu felakette yaşadık. İnsanlar çaresizce evlerine kapanınca, ‘üretim zincirinden’ insan çekilmek zorunda kaldı. İnternet sayesinde insanın üretime zihinsel katkısı artarken, fiziksel katkısı çok azaldı. 21. yüzyılda insanlar bedenleriyle çalışmayacaklar. Yeni bir iktisat düzeni keşfetmemiz gerekecek, bunun kaçınılmaz bir mecburiyet olduğunu da yaşayarak anlıyoruz. Bir kısım insan harcayamayacağı kadar paraya sahipken bir kısım insan parasız ve korunmasız kalmasının ‘ortak’ bir felaket yaratabileceğini öğreniyoruz. Çin’deki pazarcıyı kurtaramıyorsan İngiltere’deki başbakanı da kurtaramıyorsun. Üç Silahşörler’in, ‘Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ diyen mottosunu yeniden keşfediyorsun.

ZİHNİYET MUTASYONU YAŞAMAMIZA YOL AÇACAK

Bu, büyük bir zihniyet mutasyonu yaşamamıza yol açacak bence. Kendini korumak istiyorsan karşısındakini de koruyacaksın. Bencillik edersen ölürsün. Bu salgın bize bu gerçeği öldürerek öğretiyor: Çinli pazarcıyı koruyamazsan kendini de koruyamazsın! İnsanla insanlık arasındaki uçuruma köprülerin kurulacağı yeni bir bilinç düzeyinin ilk aşaması bu.

Böyle bir zihniyet mutasyonu bütün kavramları ve ilişkileri de değiştirecek. ‘Başkasına kötülük etmenin kendine kötülük etmek’ olacağını kavrayan yeni bir insan türünün içimizden doğması gerekecek. Bunun nasıl bir değişim yaratabileceğini düşünebiliyor musunuz?

İnsanlar belki de ilk kez bu salgın sonucunda, insanlık denilen büyük bir akışın parçası olduklarını, ülke, din, dil, ırk farkılılıklarının anlamsız kaldığını, Kamboçyalı kayıkçıyla Amerikan başkanının, Fransız zenginiyle Türk manavın, İtalyan kontla Hintli paryanın aynı çaresizliği ve korkuyu paylaştığını böylesine aydınlık bir bilinçle kavradı.

İNSANLIK İÇİN İYİMSERİM

Bu virüs, sadece benim gibi yaşlıları değil yaşlanmış bütün kavramları, inançları, düşünceleri, yapıları da yıkıyor.

Yeni bir dünyanın, daha da önemlisi yeni bir insanın oluşacağı bir eşiği acıyla aşıyoruz.

Şu andaki büyük sarsıntının ortasında ben gelecek için iyimserim. Söylediklerim bir ütopya değil. Bir salağın iyimserliği de değil. Söylediklerimin gerçekleşeceğine inanıyorum, bunları benim göremeyeceğimi de biliyorum. Bunları, benim yaşımdaki insanları öldüren salgının hızlı saldırısını bir hapishane hücresinde beklerken yazıyorum. Kendim için değil ama bir parçası olduğum insanlık için iyimserim.

Geçen Kasım ayında hapishane yönetimi bize öğlen yemeğiyle birlikte bir turp verdi. Hücre arkadaşım turpu bir kağıt bardağın içine koyup, penceredeki demir parmaklığın dibine bıraktı. Turp orada çürümeye başladı. Geçenlerde turpun içinden yeşil bir filiz belirdi. Filiz uzadı. Filizin ucunda minicik beyaz çiçekler açtı. Her sabah kalkıp o çiçeklere bakıyorum. O muazzam klişeye şahit oluyorum: Turp hem ölüyor hem doğuyor. Zavallı bir turp kendi ölümünden yeni çiçekler yaratıyor. Ölürken iyimserliğini kaybetmeden geleceğe uzanmaya uğraşıyor.

Belki siz bu yazdıklarımı okurken ben de hastalanmış olacağım.

Ama ne fark eder?

Bir kâğıt bardakta ölen bir turp bile çiçek açabiliyorsa hapisteki bir ihtiyar da iyimser olabilir.

Bir turptan daha ümitsiz olacak değiliz ya…

Son Haberler

İçişleri Bakanlığı: 2020’de 1 milyon litre kaçak içki ele geçirildi

İçişleri Bakanlığı sahte içki nedeniyle hayatını kaybedenlere ilişkin açıklama yaptı. Yapılan açıklamada son dönemde yapılan operasyonlarla birlikte 2020 yılı içinde 1 milyon litre kaçak...

Altay’da 34 kişide koronavirüs tespit edilince maç ertelendi

TFF 1. Lig takımların Altay, 34 kişinin koronavirüs testinin pozitif çıktığını açıkladı. 25 Ekim Pazar günü İzmir’de oynanması gereken Altay - Giresunspor maçı, ev sahibi...

Bakan Koca, İstanbul’da 5 gün boyunca kalacakları hastaneyi açıkladı

5 gün boyunca İstanbul'da olacaklarını belirten Bakan Koca, İstanbul'daki karargah merkezlerinin Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi olacağını söyledi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca İstanbul'da koronavirüs...

Adresi bulamayan kuryeyi döverek ölümüne sebep olan kişi tutuklandı

İstanbul'da siparişini getiren kuryenin adresi bulamadığı için gecikmesi nedeniyle döverek ölümüne sebep olan kişi tutuklandı. Çekmeköy’de 19 Ekim tarihinde yaşanan olayda, bir kargo firmasında çalışan...

Çok Okunanlar

Sokak röportajında iktidarı eleştirince evi basılarak gözaltına alındı

Antalya'da yapılan bir sokak röportajında iktidarı eleştiren İsmail Demirbaş, evi basılarak gözaltına alındı. Demirtaş yaşadığı gözaltı sürecini anlattı ve...

TRT’de Erdoğan konuşurken beliren ‘Öööööööiiiiiillllll’ yazısına soruşturma

TRT Haber’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması aktarılırken, ekranda “Öööööööiiiiiillllll” şeklinde bir ifade yer aldı. TRT, yaptığı açıklamada soruşturma başlatıldığını duyurdu. TRT...

Ahmet Hakan’dan Sağlık Bakanı Koca’ya İmamoğlu eleştirisi

Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın İstanbul'da salgının gidişatına ilişkin düzenlediği toplantıya İBB Başkanı Ekrem...

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun koronavirüs testi pozitif çıktı

İstanbul Büyükşehir Belediye Sözcüsü Murat Ongun, Ekrem İmamoğlu'nun koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyurdu. İmamoğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Covid-19...

Vize işlemlerini askıya alan ABD’den Türkiye’deki vatandaşlarına uyarı

ABD'nin Ankara Büyükelçiliği, Türkiye'deki ABD vatandaşlarına yönelik internet sitesi üzerinden olası terör saldırılarına ilişkin güvenlik duyurusunda bulundu. ABD Başkonsolosluğu özellikle...

Bilgisayar mühendisliği öğrencisinden vaka sayısı tahmin algoritması

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi Ahmet Emir, Türkiye'de koronavirüs vaka sayısının gizlenmesi nedeniyle tahmin algoritması geliştirdi. Türkiye'deki toplam...

Süleyman Soylu’nun konuşmalarını paylaşan yurttaş gözaltına alındı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Sivas Valisi Salih Ayhan’a yönelik eleştirel paylaşımlarda bulunan Erdal Yılmaz’ın evi basıldı, terör örgütüne...

Nihat Hatipoğlu: Sokakta bira içen 4 genç kızımızı görünce hayretler içinde kaldım

Televizyonlarda yaptığı dini programlar ve AKP'ye yakınlığı ile bilinen İlahiyatçı Nihat Hatiopğlu bu defa ise genç kadınlara ilişkin söyledikleri...

İstanbul için yeni salgın tedbirleri kararlaştırıldı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul'daki Covid-19 vaka sayısının Türkiye genelinin yüzde 40'ına, Ankara'nın 5 katına ulaştığını açıkladı. Sağlık Bakanı Fahrettin...

Çocuğa cinsel istismarda bulunan Metro Turizm muavini tutuklandı

Metro Turizm'in yolcu otobüsünde seyahat eden 17 yaşındaki E.H. isimli çocuğu istismar eden muavin Hüseyin Ç., Keşan ilçesinde polis...

Gözden Kaçmasın