Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan AKP’li kayyum rektöre karşı direnen Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek vermek için Tandoğan Kampüsü önünde açıklama yapmak isteyen Ankara Üniversitesi öğrencilerine polis engel olurken açıklamanın kampüs içerisinde yapılmasına izin verildi. Basın açıklamasında ise “Boğaziçi öğrencilerinin talepleri bizim taleplerimizdir diyoruz. Necdet de, Verşan da, Melih de gidecek; üniversiteler bizimle özgürleşecek” denildi.

Ankara Üniversitesi öğrencilerinin, Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan AKP’li kayyum rektöre karşı direnen Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri için Tandoğan Kampüsü önünde düzenlemek istediği eylem öncesi kampüs polis ablukası altına alındı. Bir araya gelerek açıklama yapmak isteyen öğrencileri polis ekipleri kampüs önüne yaklaştırmadı. Öte yandan açıklama yapmalarına izin verilmeyen öğrencilere polisler tarafından GBT yapıldı.

ÖĞRENCİLER ÜST ARAMASINDAN GEÇEREK KAMPÜSE ALINDI

Polisler öğrencilere basın açıklamasının kampüs sınırlarında olması şartıyla izin verileceğini kaydetti. Kampüse girerken üst aramasından geçen öğrencilerin kimlik kartları göstermeden de geçişine izin verilmiyor. Kampüse giren öğrenciler, “Ferman devletin, üniversiteler bizim” sloganlarıyla yürüyüşe başladı.

“NECDET’TE, VERŞAN’DA, MELİH’DE GİDECEK”

Ankara Üniversitesi öğrencileri, Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan AKP’li kayyum rektöre karşı direnen Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri için Tandoğan Kampüsü önünde eylem düzenledi. “Kayyum rektörlere karşı yaşasın üniversite dayanışması” başlığı ile düzenlenen basın açıklamasında, “Boğaziçi’nden yükselen sesi kampüslerimizde büyütmek için bütün sıra arkadaşlarımızı bizim olanı geri almaya çağırıyor, Boğaziçi öğrencilerinin talepleri bizim taleplerimizdir diyoruz. Necdet de, Verşan da, Melih de gidecek; üniversiteler bizimle özgürleşecek. Yaşasın öğrenci dayanışması!” ifadeleri kullanıldı.


“Bugün bizler, her fakültesinden Ankara Üniversitesi Öğrencileri olarak, bu üniversitenin
özneleri olarak, bizimde nasibini aldığımız anti-demokratik dayatmalara maruz bırakılan
Boğaziçi Üniversitesi’nin bileşenleriyle dayanışma içerisinde olduğumuzu belirtmek ve
mücadelelerini büyütmek için bir araya geldik.
AKP iktidarı, Boğaziçi Üniversitesi’nin 158 yıllık kültürü ve birikimini yoksayarak atadığı
sözde Rektör Melih Bulu ile biz Ankara Üniversitesi öğrencilerinin hiçte yabancısı olmadığı
kayyum siyasetinin bir örneğini daha ortaya koymuştur, üniversite politikasının bir örneğini
daha bizlere göstermiştir. İntihalciliğini gizleyemeyen ve cinsiyetçi söylemleriyle övünen,
kurulduğundan bu yana AKP içinde görevler alan Melih Bulu, üniversite öznelerinin
iradesine ve demokratik teamüllerin tamamına aykırı biçimde kayyum olarak atandığı
günden bu yana Boğaziçi Üniversitesi’nin bileşenleri tarafından protesto edilmektedir.
Anti-demokratik bir şekilde koltuğuna oturan kayyum rektörü, baskı politikalarına boyun
eğmeden anayasal haklarını kullanarak protesto eden öğrenci arkadaşlarımız polis şiddetine
maruz kalmış, aynı arkadaşlarımız ertesi sabah şafak operasyonları ile gözaltına alınmış,
aileleri ve kendilerine uzun namlulu silahlar doğrultulmuştur. Hemen ardından iktidar
sözcüleri ve yandaş medya eylemlere katılan öğrenci arkadaşlarımızın tamamını hedef
göstermeye ve kriminalize etmeye çalışmıştır.
Kısa bir süre önce erkek şiddetine kurban verdiğimiz akademisyen Aylin Sözer’in evine
girmek için çilingir bekleyen polis ekipleri, öğrenci arkadaşlarımızın evine duvarları yıkarak
girmiş, böylece protestocu arkadaşlarımıza gözdağı verilmek istenmiştir. Geçtiğimiz Cuma günü ise anayasal haklarını kullanarak Boğaziçi öğrencileri ile dayanışma göstermek isteyen üniversite öğrencilerini işkenceyle gözaltına alan polis bir arkadaşımızın bacağını kırmış ve eyleme katılmak isteyen bir arkadaşımızı önleyici gözaltı bahanesi adı altında evine hapsetmeye, gözaltına almaya çalışmıştır. Polis şiddetine karşı dayanışma göstermek için 100. Yıl Mahallesinde eylem yapan ODTÜ öğrencileri de aynı şiddetten nasibini almıştır.
Öğrenci ve üniversite dayanışmasına karşı böyle bir düşmanlık güden iktidarın yüzlerce
kayyum Rektöründen biri de Necdet Ünüvardır. 4 dönem AKP Milletvekilliği yapan ve yıllardır üniversitenin kapısının önünden geçmeyen Ünüvar’ın okulumuza atanmasının tek sebebi iktidara olan siyasal bağlılığıdır. Görevde keyfi davrandığı suçlaması nedeniyle kesinleşmiş hüküm giyen, adı Menzil tarikatı ile anılan, Fethullahçıların düzenlediği Türkçe
olimpiyatlarında konuşmalar düzenleyen, kardeşinin liyakatsiz bir şekilde atanmasını
sağladığı iddia edilen Necdet Ünüvar Ankara Üniversitesine, Melih Bulu ise Boğaziçi Üniversitesine rektör olamaz.
Üniversitelerimizi söz, yetki ve karar mekanizmalarını elimizden alarak kayyumlar ile idare
etmeye çalışan, üniversite bileşenlerini de kayyumlar eliyle alınan kararlara biat ettirmeye
çabalayan iktidarın akademideki özerklik ve demokrasi kırıntılarını da tasfiye etmeye
çalıştığının bilincindeyiz.
Dün AYM tarafından ifade özgürlüğü kapsamında olduğu değerlendirilen bir metnin imzacısı
olmaları nedeniyle hocalarımızı KHK’larla bizlerden ve okullarından uzaklaştıran, onların
cübbelerini ayaklar altına alan, bu KHK’lar nedeniyle DTCF’de bir bölümü kapanma tehditi ile karşı karşıya bırakan zihniyet, bugün Boğaziçine kelepçe vuran zihniyettir. Ancak bu zihniyet bilmelidir ki bizler dün olduğu gibi bugün de biat etmeyeceğiz.
Boğaziçi’nden yükselen sesi kampüslerimizde büyütmek için bütün sıra arkadaşlarımızı
bizim olanı geri almaya çağırıyor, Boğaziçi öğrencilerinin talepleri bizim taleplerimizdir
diyoruz. Necdet de, Verşan da, Melih de gidecek; üniversiteler bizimle özgürleşecek.
Yaşasın öğrenci dayanışması!”
Ankara Üniversitesi öğrencileri, Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan AKP’li kayyum rektöre karşı direnen Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri için eylem çağrısı yaparak, “Kayyum rektörlere karşı yaşasın üniversite dayanışması” demiş ve Tandoğan Kampüsü Rektörlük Girişi’nde saat 14.00’a eylem çağrısı yapmıştı. Eylem çağrısı için hazırlanan metinde, “Ankara Üniversitesi öğrencileri olarak layık olduğumuz özerk ve demokratik üniversiteleri savunmak ve Boğaziçili arkadaşlarımıza destek olmak için bütün sıra arkadaşlarımızı yarın 14’te Tandoğan Kampüsü önüne dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Atamayla gelen, direnişle gider!” ifadeleri kullanılmıştı.

NE OLMUŞTU?

Karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre; 2002 yılında AKP Sarıyer ilçe teşkilatı kurucusu ve 2015 seçimlerinde AKP İstanbul Milletvekili Aday Adayı olan Prof. Melih Bulu, Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atandı. Karar duyulur duyulmaz tepki çekerken Boğaziçi Üniversitesi camiası tepkisini sosyal medyada dile getirdi.

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYELERİ: KABUL ETMİYORUZ

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri, AKP’li Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasına karşı açıklama yayınladı. Karara tepki gösteren öğretim üyeleri, “Üniversitemizin akademik özerkliğini, bilimsel özgürlüğünü ve demokratik değerlerini açıkça ihlal eden bu uygulamayı kabul etmiyoruz” dedi.

ÖĞRENCİLER TEK SES: KAYYUM REKTÖR İSTEMİYORUZ

AKP’li Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasına karşı tepki göstermek ve “Kayyum rektör istemiyoruz” demek için bir araya gelen Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine polis biber gazı, tazyikli su ve plastik mermi ile müdahale etti.