CHP 81 ilde eş zamanlı ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. CHP Adana İl Başkanlığı’nda açıklamayı yapan İl Başkanı Mehmet Çelebi, “Biz CHP olarak, Saray yönetiminin bu ülkenin çiftçisini ezerken başka ülkelerin çiftçisini desteklemesinin nedenini öğrenmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ve Genel Sekreter Selin Sayek Böke imzasıyla İl Başkanlıklarına gönderilen yazı çerçevesinde, 26 Ağustos’ta 81 ilin kent meydanlarında eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesi istenen ortak basın açıklaması çerçevesinde Adana İl Başkanlığı da açıklama yaptı.
CHP Adana İl Başkanı Mehmet Çelebi tarafından yapılan basın açıklamasında, “Biz CHP olarak, Saray yönetiminin bu ülkenin çiftçisini ezerken başka ülkelerin çiftçisini desteklemesinin nedenini öğrenmek, tek adam rejimi altında ezilen, ekonomisinde ciddi sıkıntılar ve gıda kıtlığı yaşayan Venezuela’ya olan bu muhabbetin sebebini bilmek istiyoruz” ifadelerine yer verildi.

“BUHRANIN AĞIR FATURASI VATANDAŞLARIN SIRTINA YÜKLENİYOR”

Çelebi tarafından okunan CHP’nin ortak açıklamasında şöyle denildi:
“Ekonomide izlenen hatalı politikaların ve iktidarın kurduğu düzenin sonucunda çıkan buhranın ağır faturası vatandaşlarımızın sırtına yüklenmektedir. Bu yükü en çok omuzlayan kesimlerden biri de kuşkusuz çiftçilerimizdir, hayvancılıkla geçinen yurttaşlarımızdır.
Paramızın değerini yitirmesi nedeniyle gübre, ilaç, tohum, mazot giderleri hızla artarken, çiftçilerimiz yeterince desteklenmemiş; hatta tarım ürünü ithalatı kolaylaştırılarak üretici, ürün fiyatıyla girdi fiyatı arasında sıkıştırılmıştır.

“DEVLET HER ÇİFTÇİ AİLESİNE 80 BİN TL BORÇLU”

Son 14 yılda, devletin çiftçimize Tarım Kanunu gereği ödemesi gereken 175 milyar TL’lik destek ödenmemiştir. Bu, devletin her bir çiftçi ailesine 80 bin 754 lira borçlu olduğu anlamına gelir. Diğer taraftan, özellikle son birkaç yıldır hasat zamanı açılan ithalat kapılarıyla çiftçilerimizin malının değeri pula dönmüştür.
Saray hükümetinin, Venezuela’dan bazı tarım ürünlerinin ve peynir çeşitlerinin vergisiz ithalatına ilişkin son kararı da iktidarın çiftçi karşıtı uygulamalarının devamıdır.
200’e yakın peynir çeşidi zenginliğiyle adeta bir peynir cenneti olan, dünya genelinde peynir üretiminde ilk onun içerisindeki ülkemiz yerine; inek sütü üretiminde onuncu, koyun sütü üretiminde ikinci, keçi sütü üretiminde sekizinci, manda sütü üretiminde dokuzuncu sırada olan ülkemiz yerine Venezuela tercih edilerek, ne kadar yerli ve milli olduklarını bir kez daha göstermişlerdir.

“TÜRKİYE’DEKİ ÜRETİCİ YERİNE VENEZUELA ÜRETİCİNE DESTEK”

Sarayın aldığı son kararla Türkiye, Venezuela’dan peyniri vergisiz ithal edecektir. Trakya’daki, Ezine’deki, Kars’taki peynir üreticileri dururken, Saray yönetimi Türkiye’deki çiğ süt üreticisi yerine, Venezuela’nın üreticisine destek vermekte, yabancı üretici için yeni imkanlar sağlanmaktadır. Nitekim, Türkiye’deki yerel seçimlerden önce 25 kuruşa çıkarılan süt destekleri, seçimler sonrasında 10 kuruşa indirilmiş, ardından da 15 kuruşa çıkarılmıştır. Girdi fiyatları sürekli artarken, artırılması gereken destek, süt üreticisinin cebinden kepçeyle alınmış, sonra damlalıkla ancak bir kısmı geri verilmiştir.

VENEZUELA’DAN VERGİSİZ AYÇİÇEĞİ İTHALATI

Sarayın bir başka kararı ile Venezuela’dan vergisiz ayçiçeği ithalatının da kapısı aralanmıştır. CHP ‘Ayçiçeğinde 3,5 lira taban fiyatı ve 75 kuruş prim ödemesi üreticinin maliyetini anca karşılar. Bu fiyatlar ve fazlası verilmelidir’ derken, Saray hükümeti Venezuela’dan vergisiz ayçiçeği ithalatının önü açmıştır. Öyle görünmektedir ki ülkemiz, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da dünyada ayçiçeği ithalatında birinci olacaktır. Biz CHP olarak, Saray yönetiminin bu ülkenin çiftçisini ezerken başka ülkelerin çiftçisini desteklemesinin nedenini öğrenmek, tek adam rejimi altında ezilen, ekonomisinde ciddi sıkıntılar ve gıda kıtlığı yaşayan Venezuela’ya olan bu muhabbetin sebebini bilmek istiyoruz.

“SARAY VE AHALİSİNİN PEMBE TABLOLARI BOŞ TENCERELERİ DOLDURMUYOR”

Ülkemizdeki Saray rejiminin artık ülkeyi yönetme kabiliyetinin kalmadığı ortadadır. Türkiye yönetilememekte, Türkiye savrulmaktadır. Saray ve ahalisi, ekranlardan her gün pembe tablolar çizmekte, fakat bu pembe tablolar milletimizin mutfağındaki boş tencereyi doldurmamaktadır.
Güzel ülkemiz, bereketli topraklarıyla, olağanüstü konumuyla, genç nüfusuyla büyük bir potansiyele sahiptir. Milletin derdini çözmeye kararlı ehil bir kadroyla, doğru bir ekonomi programıyla, hukuk devletini ve kuvvetler ayrılığını güçlendiren çağdaş bir parlamenter demokrasiyle, vatandaşını kucaklayan, hiç kimseyi açıkta bırakmayan, çocukların yatağa aç girmesine müsaade etmeyen güçlü bir sosyal devlet anlayışıyla tüm sorunların üstesinden geleceğiz. Milletimiz, kendisinden kopanlara, sesini duymayanlara, halini görmeyenlere, kendisi yarın yiyeceği ekmeğin hesabını yaparken, vatandaşın parasıyla Saraylarda keyif çatanlara ilk fırsatta gereken yanıtı verecektir. 98 yıl önce kazandığımız bağımsızlığımızı mutlaka yeniden kazanacağız. Ve işte bu inançla, bu azimle bundan neredeyse 100 yıl önce Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının büyük bir zaferle taçlandırdığı bağımsızlık mücadelesinden hiç geri adım atmayacağız, ve 30 Ağustos’ta yurdumuzun her köşesinde halkımızın sağlığını da gözeterek büyük bir coşkuyla kutluyor olacağız. Ülkemizin bağımsız ve müreffeh yarınlarında CHP vardır.”