İstanbul’da yaşayan ve Covid-19 teşhisi konulan Dilek Güven ile Hüseyin Güven çifti, teşhis konulması için birçok hastaneye gittiklerini ancak tüm belirtiler olmadığı için test yapılmadığını aktardı. Dilek Güven, “Eşimin ateşi 38,5 derece olduğunda hastaneye gittik ve bize uzaktan bakarak ‘Hastaneye gelmeyin’ dediler. Bizi gönderdiler ve 4-5 gün hastane bulmak için uğraştık” diye konuştu.

İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde yaşayan ve (Covid-19) salgınınsa yakalanan 43 yaşındaki Dilek Güven ile 44 yaşındaki Hüseyin Güven tedavi gördükleri hastaneden taburcu oldu. U.G. isimli 13 yaşında bir çocukları olan çift uzun süre teşhis için hastane hastane dolaştıklarını ve devlet hastanelerinin tüm belirtiler olmadan test yapmadıklarını dile getirdi. Sigortalarının da ancak muayene izin verdiğini belirten Dilek Güven özel hastanede tedavi olduklarını aktardı.

“COVİD-19 BİZİ YA ALIŞVERİŞTE YA DA MİNİBÜSTE YAKALADI”

Virüsün kendilerine nasıl bulaştığını bilmediklerini belirten Dilek Güven, “20 Mart tarihine kadar eşimle ben mecburen çalışmaya devam ettik. Fakat ben 21 Mart’ta öksürmeye başladım. Eşimin de 2 gün sonra ateşi çıkmaya başladı. Muhtemelen virüs bizi alışverişte ya da minibüste yakaladı. Kendimizden şüphelendiğimiz için işe gitmedik” diye konuştu.

“HASTANEDE BANA ‘BRONŞİT’ EŞİME İSE ‘KANINDA MİKROP’ OLDUĞUNU SÖYLEDİLER”

25 Mart tarihinde eşiyle Samatya Hastanesi’ne gittiklerini aktaran Dilek Güven, teşhis sürecini şu ifadelerle anlattı:
“Bende öksürük, eşimde ateş yüksekliği vardı. Eşimin hastalık midesine de vurmuştu. Samatya Hastanesi çok kalabalıktı. Bana bronşit, eşime de kanında mikrop olduğu teşhisi konuldu. Eşime antibiyotik, bana da gargara verip bizi eve yolladılar. Bir gece yine eşimin ateşi 38,5 derece olunca Bezm-i Alem Hastanesi’ne gittik. Orada bize uzaktan baktılar. Şüphelendikleri için ‘Hastaneye gelmeyin’ dediler. Bizi gönderdiler. 4 veya 5 gün geçti. 1 Nisan’da eşim Türkiye Hastanesi’ne gitti. Orada yer olmadığından eşim tekrar eve geldi. Biz de Özel Avrupa Şafak Hastanesi’ne gittik. Orada tomografimiz çekildi. Eşimin akciğerini sarmış. Benim de belli bir kısımda olduğunu söylediler. Eşim halk özel sağlık sigortası olduğundan özel sağlıktan muayene oldu. Ben de SGK’dan muayene oldum. Fakat özel sağlık ve halk sigorta masraflarımızı karşılamadı. Tam 12.500 TL ücret ödedik. Ödediğimiz ücreti de ne SGK ne de halk sigorta karşılamadı. Ödeme yapılmadan hastaneye yatış gerçekleşmiyor.”

“EVDE MASKEYLE DOLAŞIYORUZ, KARANTİNA DEVAM EDİYOR”

Çocuklarına virüsün bulaşmadığını belirten Dilek Güven, “Kimseye söylememiştik durumu, bizi yatırana kadar. Biz hastanedeyken oğlum evdeydi. Kardeşimi aradım, oğlumu hastaneye getirdi ve tomogrofisi çekildi. Çok şükür kendisinde bir şey çıkmadı. Çocuğum kardeşimde kaldı. Kendi aralarında izolasyon yaptılar. Çok zor bir süreçti” diye konuştu.
Virüsü yendiklerini henüz bilmediklerini ve hala karantinaya devam ettiklerini kaydeden Güven, şöyle konuştu:
“Eşim 10 Nisan’da, ben 6 Nisan’da eve geldim. Şu anda virüsü yenip yenmediğimizi bilmiyoruz. 15 Nisan’da hastaneye gideceğiz ve Covid-19 testi yapılacak. Kandan 32 gün çıkmadığını söylediler bize. Şu anda hepimiz ayrı odalarda yaşıyoruz, maskeyle dolaşıyoruz evde. Alışverişi internetten yapıyoruz.”

“ÇOK YIPRATICI BİR SÜREÇ GEÇİRDİK”

Muhasebeci olduğunu ve bu süreçte ekonomik anlamda olumsuz etkilendiklerini ifade eden Dilek Güven, “20 gündür çalışamıyordum. Şimdi evden çalışmaya başladım. Bu süreçte de kenardaki birikimimizi kullandık” dedi.
Manevi anlamda da çok yıpratan bir süreç yaşadıklarını aktaran Güven, “Ailem şehir dışında ve çok üzüldüler. Çok yıpratıcı bir süreç. Yanınıza kimse gelemiyor. Oğluma 4. kattan uzaktan bakabilmiştim” diye konuştu.

“LÜTFEN DIŞARI ÇIKMAYIN VE MORALİNİZİ YÜKSEK TUTUN”

Sigara içmedikleri için bu süreci atlatabildiklerini de vurgulayan Dilek Güven, “Lütfen zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın. Moralinizi yüksek tutun. Biz sigara içmediğimiz için şu an için atlattık” uyarılarında bulundu.