5 Aralık 2020, Cumartesi

Demirtaş’tan hakkındaki ‘iddialara’ yanıt: Bir de benden dinleyin lütfen

HDP Eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Meydan meydan, kanal kanal dolaşıp beni ‘terörist, katil’ ilan edenlere zaten inanmadığınızı biliyorum. Yine de bütün ‘iddiaları” bir de benden dinleyin lütfen” diyerek açıklamalarda bulundu.

HDP Eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, yargılandığı davadaki iddialara dair resmi Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. Demirtaş, “Merhaba, umarım hepiniz daha iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Sözde yargılandığım davaya dair biraz bilgi vermek istiyorum. Malum nedenlerle, medyanın önemli bir kısmı duruşmalarımı takip etmiyor. Ancak herkesin gerçekleri bilme hakkı var. Belki biraz zamanınızı alacağım ama anlatacaklarımın tamamı gerçek ve çok önemli. Meydan meydan, kanal kanal dolaşıp beni ‘terörist, katil’ ilan edenlere zaten inanmadığınızı biliyorum. Yine de bütün ‘iddiaları” bir de benden dinleyin lütfen’ diyerek tüm süreci ve hakkındaki iddiaları açıkladı.

İDDİA BİR: Mercek adlı gizli tanığın 2009 yılında verdiği sözde ifadeye göre, TBMM’de Kürtçe konuşma yapmak için KCK’den talimat almışım. (Kürtçe konuşmayı da Sn Ahmet Türk yapmıştı bu arada.)
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı beni bu iddiayla tutuklattıktan iki yıl sonra, mahkemenin ısrarı üzerine gönderdiği yazıda, aslında böyle bir gizli tanığın hiç olmadığını belirtti. Bu fezlekeyi hazırlayıp TBMM’ye gönderen savcı Uğur Özcan, daha sonra Cemaat’ten tutuklandı.

İDDİA İKİ: PKK, Elazığ’daki bir aileye mektup yazmış ve bu mektubu Sn Gültan Kışanak ile benim elden teslim etmemizi istemiş. Mektup, güya eski Diyarbakır Sur Belediyesi Başkanı Sn Abdullah Demirbaş’ın bilgisayarından çıkmış ve PM üyemiz Ali Oruç bize teslim etmiş. Sene 2009.

Yıllar sonra yapılan teknik incelemede bu mektubun, A. Demirbaş’ın bilgisayarından usule aykırı bir şekilde oluşturulduğu/elde edildiği ortaya çıktı. A. Oruç, A. Demirbaş ve G. Kışanak bu suçlamalardan beraat etti. Ama dosyama konulan bu mektup, tutuklanmama gerekçe yapıldı. Zaten kendilerine mektup yazıldığı iddia edilen aile de böyle bir mektubun olmadığını belirtti. Öte yandan, bu fezlekeyi hazırlayan savcı da Cemaat’ten tutuklanan Uğur Özcan.

İDDİA ÜÇ: 2008’de (ben grup başkanvekiliyken) KCK yöneticileriyle telefon görüşmeleri yapmışım. Milletvekili olmama rağmen telefonlarım yasa dışı bir şekilde dinlenmiş. Konuşma içeriklerinde suç unsuruna rastlanmamış ama konuştuğum kişiler örgüt yöneticisiymiş. Kim oldukları fezlekede -özellikle- belirtilmeyen bu “örgüt yöneticileri” kimmiş peki? İşte tamamı parti yöneticilerimiz olan bu kişileri, örgüt üyesi gibi gösterip fezleke düzenleyen savcı da aynı: Cemaat’ten tutuklanan Uğur Özcan.

İDDİA DÖRT: Herkesin yakından bildiği Demokratik Toplum Kongresinin (DTK) konferans ve panellerine katılmışım. Toplantıların içeriğinde suç unsuru yokmuş ama DTK “terör yapılanmasıymış”, ben de DTK yöneticisiymişim.
DTK legal, açık, meşru ve hali hazırda bile faaliyetlerini sürdüren bir platformdur. Anayasa yapımı çalışmalarında, görüş bildirmek üzere Meclis Başkanlığı tarafından TBMM’ye bile davet edilmiştir. Hatta bu davet üzerine DTK, görüş ve önerilerini Anayasa Uzlaşma Komisyonuna yazılı olarak sunmuştur. Suçlamaya konu DTK toplantılarının bazılarına -kaderin cilvesine bakın ki- AKP milletvekilleri Galip Ensarioğlu ve Yasin Aktay ile birlikte katılmıştık. Hepsi de basına açık, legal toplantılardı.

İDDİA BEŞ: KCK’nin Avrupa sorumlularından Faik Hoca adlı kişi, benim Avrupa’da bir konferansa katılmam yönünde aldığı talimatı Kamuran Yüksek aracılığıyla bana iletmiş.

Oysa Kamuran Yüksek, o dönemde eş genel başkan yardımcımız. “Faik Hoca” dedikleri sözüm ona KCK sorumlusu ise partimizin resmî Avrupa temsilcisi Faik Yağızay. Matematik öğretmeni olduğundan, kendisine parti içinde “Faik Hoca” diye hitap edilir. Faik Hoca’yı, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da tanır. Avrupa Konseyinde görüşmüşlükleri de vardır. Bu asılsız suçlamalar da 1 no’lu fezlekede bulunuyor. Bu fezlekenin savcısı yine Uğur Özcan, daha sonra Cemaat’ten tutuklandı.

İDDİA ALTI: 2009’da grup başkanvekiliyken, Cumhurbaşkanı ile bir yurt dışı gezisine katılmak için KCK’yi bilgilendirip izin istemişim. Oysa konuştuğum kişi benim Eş Genel Başkan Yardımcım Kamuran Yüksek. Kendisi Parti Genel Merkezi ile Meclis Grubunun ilişkisinden sorumlu.
Yani daveti, kendi partimin genel merkezine bildirmiştim. Öte yandan, bu telefon konuşmam da yasa dışı bir şekilde dinlenmiştir. Bu fezlekenin savcısı da Cemaat’ten tutuklandı.

İDDİA YEDİ: KCK’nin Türkiye siyasi alan sorumlularındanmışım ve “ele geçen bir listeye” göre 21. sıradaymışım. Oysa söz konusu liste, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Konferans Salonunda, DTK ile DTP’nin ortak düzenlediği “Yerel Yönetimler Konferansı” katılımcı listesidir.
Ben o konferansa grup başkanvekili sıfatıyla katıldım ve konuşmacıydım. Katılımcı listesinde 21. sıradaydım.

İDDİA SEKİZ: 6-8 Ekim olaylarına dair, HDP Genel Merkezi Twitter hesabından atılan şiddet içermeyen mesajlar konusu.
O günden bugüne yapılan tüm incelemelere rağmen, özel olarak bana ait tek bir çağrı bulunamamıştır. Bulunamaz da. Aksine 7 ve 9 Ekim’de şiddeti kınayan, durması için yapılmış iki çağrım dosyada var.

Ancak hiçbir delil bulunamayınca, Murat Karayılan adına açılmış sahte bir Twitter hesabından atılan mesajlar dosyaya konulmuştur. Saatler birbirini tutsun diye de HDP’nin twitlerinin saati değiştirilmiştir. Bunlar dışındaki suçlamaların tamamı, basına açık konuşmalarıma dayandırılmıştır. Ki bunların tümünü, şu anda bile sosyal medyadan izliyorsunuz. Hepsi de ifade özgürlüğü kapsamındaki konuşmalardır. Kaldı ki, ben bu düşüncelerimi TBMM’de de dile getirdim. O nedenle değil dava veya tutuklama, bunlar hakkında soruşturma bile açılamaz. Tüm bu komplo ve kumpasları AYM’ye taşıdık. Ne hazindir ki, AYM bu sahte delilleri incelemeye bile tenezzül etmeden başvuruyu reddetti. AİHM’e başvurduk. AİHM, yargılamamın ve tutukluluğumun siyasi olduğuna karar verdi. Bu karara da, “bizi bağlamaz, tanımıyoruz” denildi. Üç yıla yakındır ben ve milletvekili arkadaşlarım benzer kumpaslarla hücrelerde tutuluyoruz. Adaleti bir gün mutlaka bulacağımıza inanıyoruz. Bunu siyasallaşmış yargıya değil, halkımıza güvenerek, inanarak söylüyorum.

“BU ANLATTIKLARIM DIŞINDA HER ŞEY İFTİRADIR”

“Bu anlattıklarım dışında söylenen her şey yalandır, iftiradır. Bizler barış ve demokrasi için, birlikte yaşam için büyük fedakarlıklar yaptık ve bedeli bu oldu. Ama yılmadık, boyun eğmedik, umutsuzluğa kapılmadık, direnmeye devam ediyoruz. Barış ve demokrasi kazanana kadar” diyen Demirtaş açıklamalarını, “Hepinize sıcak selamlarımızı ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Neden siyasi rehine olduğumuzun daha da iyi anlaşıldığını umuyoruz” ifadeleriyle bitirdi.

Son Haberler

Cumartesi Anneleri: “Demir ve Akipa’nın failleri yargılansın”

Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 819’uncu haftasında Şırnak’ta gözaltına alındıktan sonra cansız bedenlerine ulaşılan İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın faillerinin yargılanması talep etti. Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen...

Süleyman Soylu’dan Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına yanıt

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun aile ve kendisinin telefonlarının dinlendiğine yönelik açıklamalarına yanıt veren Süleyman Soylu, "Kılıçdaroğlu'nun gündemi değiştirme çabasıyla yaptığı açıklamanın gerçekle hiçbir ilgisi yok"...

Gazeteci Toker: “Katar ile yapılan anlaşmaların da üstü kapatılıyor”

Dokuz8 TV’nin Haftadan Kalan Programı’na konuk olan gazeteci Çiğdem Toker, Katar ile yapılan anlaşmalara ilişkin, “Hükümetin birçok anlaşmasında da olduğu gibi burada da üstü...

Erdoğan’dan tank palet fabrikası açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tank palet fabrikası tartışmalarına ilişkin, "Neresinden tutsanız elinizde kalacak bir iftira ile karşı karşıyayız. Yapılan işin adı satış değil işletme devridir" açıklamasında...

Çok Okunanlar

Süleyman Soylu’dan sokağa çıkma kısıtlamasına ilişkin açıklama

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Kısıtlamalar çerçevesinde toplam 20 bin 101 uygulama noktamız var. 78 bin 873 kamerayla tedbirler takip...

Koronavirüse yakalanan veya temaslı olan memura maaş kesintisi

Bazı kurumlarda koronavirüse yakalanan ya da temaslı olduğu için evde izolasyona alınan işçilerin maaşlarından kesinti yapıldığı belirtilirken, Türk Büro-Sen...

DSÖ uyardı: “Pandemi sonrası dünyayı daha zorlu sorunlar bekliyor”

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, dünyayı pandemi sonrası yoksulluk ve açlıkla ilgilie daha zorlu sorunların beklediğini belirtti ve uyarı yaptı. Dünya...

“2021 tam anlamıyla bir felaket olacak”

BM Dünya Gıda Programı (WFP) Direktörü David Beasley, dünyanın 2021’de son 75 yılın en kötü insani kriziyle karşı karşıya...

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 4 il için uyardı: Risk devam ediyor

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Zonguldak, Ankara, Sivas ve Malatya'da koronavirüs salgınına yönelik riskin devam ettiğini belirtti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Zonguldak,...

Kızını cinsel istismara maruz bırakan erkekten “Hocalar caiz dedi” savunması

İstanbul Beykoz’da 17 yaşındaki çocuğunu cinsel istismara maruz bırakan Y.K. isimli erkek tutuklandı. İstanbul'da evli olduğu kadının hayatını kaybetmesinin ardından...

Aylar sonra tekrar uygulanan hafta sonu sokağa çıkma yasağı başladı

Koronavirüs salgını nedeniyle aylar sonra yeniden uygulamaya konulan hafta sonu sokağa çıkma yasağı saat 21.00'de başladı. Yasak Pazartesi sabahı...

Rus Youtuber hamile kız arkadaşının ölümüne neden oldu

Stas Reeflay isimli bir Rus YouTuber, bir izleyicisinin para teklifi üzerine hamile kız arkadaşını soğukta bekleterek ölümüne sebep olmakla...

Diyanet’ten ‘cuma namazı’ açıklaması

Koronavirüs salgın dolayısıyla 'cuma namazı' konulu bir açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanlığı, "Bulaşıcı salgın hastalığa yakalananların ve teması' olanların...

2020-KPSS ortaöğretim soru kitapçığı ve cevap anahtarı yayılandı

ÖSYM, 2020 Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ortaöğretim oturumunun temel soru kitapçığı ve cevap anahtarının yayınlandığını duyurdu. Ölçme Seçme ve...

Gözden Kaçmasın