28 Mayıs 2020, Perşembe

Demirtaş’tan hakkındaki ‘iddialara’ yanıt: Bir de benden dinleyin lütfen

HDP Eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Meydan meydan, kanal kanal dolaşıp beni ‘terörist, katil’ ilan edenlere zaten inanmadığınızı biliyorum. Yine de bütün ‘iddiaları” bir de benden dinleyin lütfen” diyerek açıklamalarda bulundu.

HDP Eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, yargılandığı davadaki iddialara dair resmi Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. Demirtaş, “Merhaba, umarım hepiniz daha iyisinizdir. Biz de iyiyiz. Sözde yargılandığım davaya dair biraz bilgi vermek istiyorum. Malum nedenlerle, medyanın önemli bir kısmı duruşmalarımı takip etmiyor. Ancak herkesin gerçekleri bilme hakkı var. Belki biraz zamanınızı alacağım ama anlatacaklarımın tamamı gerçek ve çok önemli. Meydan meydan, kanal kanal dolaşıp beni ‘terörist, katil’ ilan edenlere zaten inanmadığınızı biliyorum. Yine de bütün ‘iddiaları” bir de benden dinleyin lütfen’ diyerek tüm süreci ve hakkındaki iddiaları açıkladı.

İDDİA BİR: Mercek adlı gizli tanığın 2009 yılında verdiği sözde ifadeye göre, TBMM’de Kürtçe konuşma yapmak için KCK’den talimat almışım. (Kürtçe konuşmayı da Sn Ahmet Türk yapmıştı bu arada.)
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı beni bu iddiayla tutuklattıktan iki yıl sonra, mahkemenin ısrarı üzerine gönderdiği yazıda, aslında böyle bir gizli tanığın hiç olmadığını belirtti. Bu fezlekeyi hazırlayıp TBMM’ye gönderen savcı Uğur Özcan, daha sonra Cemaat’ten tutuklandı.

İDDİA İKİ: PKK, Elazığ’daki bir aileye mektup yazmış ve bu mektubu Sn Gültan Kışanak ile benim elden teslim etmemizi istemiş. Mektup, güya eski Diyarbakır Sur Belediyesi Başkanı Sn Abdullah Demirbaş’ın bilgisayarından çıkmış ve PM üyemiz Ali Oruç bize teslim etmiş. Sene 2009.

Yıllar sonra yapılan teknik incelemede bu mektubun, A. Demirbaş’ın bilgisayarından usule aykırı bir şekilde oluşturulduğu/elde edildiği ortaya çıktı. A. Oruç, A. Demirbaş ve G. Kışanak bu suçlamalardan beraat etti. Ama dosyama konulan bu mektup, tutuklanmama gerekçe yapıldı. Zaten kendilerine mektup yazıldığı iddia edilen aile de böyle bir mektubun olmadığını belirtti. Öte yandan, bu fezlekeyi hazırlayan savcı da Cemaat’ten tutuklanan Uğur Özcan.

İDDİA ÜÇ: 2008’de (ben grup başkanvekiliyken) KCK yöneticileriyle telefon görüşmeleri yapmışım. Milletvekili olmama rağmen telefonlarım yasa dışı bir şekilde dinlenmiş. Konuşma içeriklerinde suç unsuruna rastlanmamış ama konuştuğum kişiler örgüt yöneticisiymiş. Kim oldukları fezlekede -özellikle- belirtilmeyen bu “örgüt yöneticileri” kimmiş peki? İşte tamamı parti yöneticilerimiz olan bu kişileri, örgüt üyesi gibi gösterip fezleke düzenleyen savcı da aynı: Cemaat’ten tutuklanan Uğur Özcan.

İDDİA DÖRT: Herkesin yakından bildiği Demokratik Toplum Kongresinin (DTK) konferans ve panellerine katılmışım. Toplantıların içeriğinde suç unsuru yokmuş ama DTK “terör yapılanmasıymış”, ben de DTK yöneticisiymişim.
DTK legal, açık, meşru ve hali hazırda bile faaliyetlerini sürdüren bir platformdur. Anayasa yapımı çalışmalarında, görüş bildirmek üzere Meclis Başkanlığı tarafından TBMM’ye bile davet edilmiştir. Hatta bu davet üzerine DTK, görüş ve önerilerini Anayasa Uzlaşma Komisyonuna yazılı olarak sunmuştur. Suçlamaya konu DTK toplantılarının bazılarına -kaderin cilvesine bakın ki- AKP milletvekilleri Galip Ensarioğlu ve Yasin Aktay ile birlikte katılmıştık. Hepsi de basına açık, legal toplantılardı.

İDDİA BEŞ: KCK’nin Avrupa sorumlularından Faik Hoca adlı kişi, benim Avrupa’da bir konferansa katılmam yönünde aldığı talimatı Kamuran Yüksek aracılığıyla bana iletmiş.

Oysa Kamuran Yüksek, o dönemde eş genel başkan yardımcımız. “Faik Hoca” dedikleri sözüm ona KCK sorumlusu ise partimizin resmî Avrupa temsilcisi Faik Yağızay. Matematik öğretmeni olduğundan, kendisine parti içinde “Faik Hoca” diye hitap edilir. Faik Hoca’yı, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da tanır. Avrupa Konseyinde görüşmüşlükleri de vardır. Bu asılsız suçlamalar da 1 no’lu fezlekede bulunuyor. Bu fezlekenin savcısı yine Uğur Özcan, daha sonra Cemaat’ten tutuklandı.

İDDİA ALTI: 2009’da grup başkanvekiliyken, Cumhurbaşkanı ile bir yurt dışı gezisine katılmak için KCK’yi bilgilendirip izin istemişim. Oysa konuştuğum kişi benim Eş Genel Başkan Yardımcım Kamuran Yüksek. Kendisi Parti Genel Merkezi ile Meclis Grubunun ilişkisinden sorumlu.
Yani daveti, kendi partimin genel merkezine bildirmiştim. Öte yandan, bu telefon konuşmam da yasa dışı bir şekilde dinlenmiştir. Bu fezlekenin savcısı da Cemaat’ten tutuklandı.

İDDİA YEDİ: KCK’nin Türkiye siyasi alan sorumlularındanmışım ve “ele geçen bir listeye” göre 21. sıradaymışım. Oysa söz konusu liste, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Konferans Salonunda, DTK ile DTP’nin ortak düzenlediği “Yerel Yönetimler Konferansı” katılımcı listesidir.
Ben o konferansa grup başkanvekili sıfatıyla katıldım ve konuşmacıydım. Katılımcı listesinde 21. sıradaydım.

İDDİA SEKİZ: 6-8 Ekim olaylarına dair, HDP Genel Merkezi Twitter hesabından atılan şiddet içermeyen mesajlar konusu.
O günden bugüne yapılan tüm incelemelere rağmen, özel olarak bana ait tek bir çağrı bulunamamıştır. Bulunamaz da. Aksine 7 ve 9 Ekim’de şiddeti kınayan, durması için yapılmış iki çağrım dosyada var.

Ancak hiçbir delil bulunamayınca, Murat Karayılan adına açılmış sahte bir Twitter hesabından atılan mesajlar dosyaya konulmuştur. Saatler birbirini tutsun diye de HDP’nin twitlerinin saati değiştirilmiştir. Bunlar dışındaki suçlamaların tamamı, basına açık konuşmalarıma dayandırılmıştır. Ki bunların tümünü, şu anda bile sosyal medyadan izliyorsunuz. Hepsi de ifade özgürlüğü kapsamındaki konuşmalardır. Kaldı ki, ben bu düşüncelerimi TBMM’de de dile getirdim. O nedenle değil dava veya tutuklama, bunlar hakkında soruşturma bile açılamaz. Tüm bu komplo ve kumpasları AYM’ye taşıdık. Ne hazindir ki, AYM bu sahte delilleri incelemeye bile tenezzül etmeden başvuruyu reddetti. AİHM’e başvurduk. AİHM, yargılamamın ve tutukluluğumun siyasi olduğuna karar verdi. Bu karara da, “bizi bağlamaz, tanımıyoruz” denildi. Üç yıla yakındır ben ve milletvekili arkadaşlarım benzer kumpaslarla hücrelerde tutuluyoruz. Adaleti bir gün mutlaka bulacağımıza inanıyoruz. Bunu siyasallaşmış yargıya değil, halkımıza güvenerek, inanarak söylüyorum.

“BU ANLATTIKLARIM DIŞINDA HER ŞEY İFTİRADIR”

“Bu anlattıklarım dışında söylenen her şey yalandır, iftiradır. Bizler barış ve demokrasi için, birlikte yaşam için büyük fedakarlıklar yaptık ve bedeli bu oldu. Ama yılmadık, boyun eğmedik, umutsuzluğa kapılmadık, direnmeye devam ediyoruz. Barış ve demokrasi kazanana kadar” diyen Demirtaş açıklamalarını, “Hepinize sıcak selamlarımızı ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Neden siyasi rehine olduğumuzun daha da iyi anlaşıldığını umuyoruz” ifadeleriyle bitirdi.

Son Haberler

BM’den kritik uyarı: Güney Amerika’da 14 milyon kişi açlık kriziyle karşı karşıya

Birleşmiş Milletler'e bağlı Dünya Gıda Programı, koronavirüsün yeni merkezi haline gelen Güney Amerika'da 14 milyon kişinin açlık kriziyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Birleşmiş Milletler’e...
00:00:00

CHP’li Seyit Torun, dokuz8 canlı yayınında soruları yanıtlıyor

CHP'nin yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Seyit Torun, dokuz8HABER'de CHP'li belediyeler üzerindeki baskılar ve CHP'nin yeni politikasına ilişkin açıklama yapıyor. dokuz8HABER'in bu defaki canlı...

Ticari yat faaliyetleri 1 Haziran’da başlıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, ticari yat ve ilkel yapılı ahşap gemilerin de faaliyetlerine 1 Haziran'da yeniden başlanacağını bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu,...

Sağlık emekçileri: Adaletsiz ek ödeme değil, temel ücret artışı

İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde bir araya gelen sağlık emekçileri, ek ödemelerdeki adaletsizliği alkışlarla protesto etti, taleplerini yineledi. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri...

Çok Okunanlar

Süleyman Soylu hamlelerine devam ediyor: Survivor’da SS şovu

AKP'ye yakınlığı ile bilinen Acun Ilıcalı'nın sahip olduğu TV 8'de yayımlanan Survivor isimli programda canlı yayında 3 milyona ulaşıp...

Öğrencilerden çağrı: “YKS Eylül’de yapılsın”

YKS'nin Haziran ayında yapılacak olmasına tepki gösteren öğrenciler, "YKS Eylül'de yapılsın" etiketi ile sosyal medya eylemi düzenledi. Cumhurbaşkanı ve AKP...

0-14 yaş arası çocuklar yarın sokağa çıkabilecek

Ramazan Bayramı'ndan uygulanan 4 günlük sokağa çıkma yasağının sona ereceği 27 Mayıs tarihinde 0-14 yaş arası çocuklar, saat 11.00-15.00...

An interview from the Covid-19 frontline in Istanbul

The doctor, who has overseen treatment of Covid-19 patients in Istanbul since the epidemic began, says: We are past...

CHP Gençlik Örgütleri İzmir İl Sekreteri’ne, 7 yıl önceki paylaşımları nedeniyle ev hapsi verildi

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel, 2013 yılındaki tweetleri nedeniyle Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle CHP Gençlik...

Gözden Kaçmasın